Ana Menü

İnsana Dair Keriman Halis’in Dünya Güzeli Seçilmesi Avrupa’nın İslamiyete Karşı Zaferi miydi?

Güzellik yarışmalarına karşı biriyim. Onlarca genç kızın birkaç jüri üyesi ve binlerce seyirci önünde mayo ile yada yarı çıplak  kendilerini beğendirmeye çalışması bana hep çok saçma gelmiştir.  Kim bu jüri üyeleri ve bir genç kızı Türkiye’nin en güzel kızı seçme yeterliliğini kendilerinde nasıl buluyorlar?  Türkiye’nin en güzel kızı seçilen kız gerçekten Türkiye’nin en güzel kızı mı? Birde dünyanın en güzel kızı seçiliyor ki bu kadar ağır bir sıfatı bir genç kıza neye göre yüklüyorlar? 

Bunlar benim şahsi fikrim ve bir kızım olsa asla bir güzellik yarışmasına katılmasına izin vermem. Hiç kimse bir insanın güzelliği konusunda  bu güzel, bu güzel değil yada yeterince güzel değil gibi yorumlarda bulunamaz ve karar veremez. 

Keriman Halis’in Dünya güzeli seçildiğini biliyordum ve resimlerini daha önce de görmüştüm fakat nasıl ve neden Dünya güzeli seçildiği konusunda hiçbir fikrim yoktu.  Keriman Halis’in bu güzellik yarışması macerasını okuduğumda çok ilginç bilgiler okudum ve çok şaşırdım. 

Keriman Halis (2)

Keriman Halis’in resimlerini ilk gördüğümden beri aklıma takılan şu olmuştur ne özelliği vardı da birinci seçildi. Fiziksel özelliklerine baktığımda gördüğüm belirgin Türk kadını özelliklerine sahip olduğu. Bu ne demek?  Koyu renk gözler , koyu renk saç , beyaz ten ve 1.65 boy.  Sokağa çıktığınızda gördüğünüz her 10 kadından beşi bu özelliklere sahip.  Dünyanın en güzel kızı seçilmesi için bunlardan daha farklı bir özelliğimi vardı acaba? 

1932 yılında katıldığı güzellik yarışmasındaki 28 rakibinden daha mı güzeldi yoksa daha mı zarifti? İşte bunları araştırırken kafa karıştıran  o bilgileri gördüm.  Bu yarışmadan sonra yarışma ve sonucu hakkında çok fazla yorum yapılmış ama Keriman Halis bunların hiçbirine cevap vermemiş. İşte o iddialar…

Keriman Halis (1)

Yazılanlara göre Uluslararası Güzellik ve Zarafet Yarışması’nda Keriman Halis’in katıldığı sene ilk kez oylama yapılmamış.  Yarışmayı bizzat izleyen Hâlid Turhan Bey izlenimlerini şu şekilde belirtmiş. 
Hâlid Turhan Bey Hatıraları’nda Keriman Hâlis Ece’nin dünyâ güzeli seçilmesini şu şekilde anlatıyor: 1932 senesinde yine Cumhûriyet Gazetesinin tertiplediği güzellik yarışmasını Keriman Hâlis kazanmıştı. Aynı yıl Belçika’nın Spa şehrinde 28ülkenin katılmasıyla dünyâ güzellik yarışması düzenlenmişti. Keriman Hâlis bu yarışmaya Türkiye’yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller, çeşitli kimselerle görüştü ve konuştular. Yarışma gününde jürinin önünden kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar.

Jüri salona geçip puan değerlendirmesi yapmak istedi. Başkan kürsüye geçerek şöyle konuştu:

“Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünyâ üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslâmiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa Hıristiyanları bitirmiştir. Elbette Amerika’nın ve Rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. Neticede bu, Hıristiyanlığın zaferidir. Müslüman kadınların temsilcisi, Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdâhale eden Kanûnî Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sütyen ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmek istemektedir. Biz de bize uyan bu kızı beğendik, Müslümanların geleceği böyle olması temennisiyle, Türk güzelini dünyâ güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.”

Keriman Halis (3)

Keriman Halis’in birinci olduğu bu yarışma Türkiye’de uzun yıllar konuşulmuş , yazılmış ve hatta  iddiaya göre Japonya da bir dönem ”Keriman Halis Olayı” adı altında ders kitaplarında okutulmuş. Atatürk’de bu iddialar karşısında resmi bir açıklama yapmış ve durumu şöyle açıklamıştır. 

“Türk ırkının necip güzelliğinin daima mahfuz olduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. Fakat Keriman Ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün Türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. Bu güzel Türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. Cumhuriyet gazetesi bu meselede Türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle intaç eylemiştir. Arzusunu da ilave edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, Türk kızlarından birinin Dünya Güzeli intihap edilmiş olmasını çok tabii buldum.”

Bu güzellik yarışması tarihe Avrupa’nın Osmanlı’dan intikamı olarak geçmiştir.  Avrupa bakın Osmanlıyı ne hale getirdik derken Türkiye’de ise Türk modernleşmesinin ispatı olarak görülmüştür. 

Yorum Yap