Ana Menü

Gerçekten Uzaylılar var mı?

Herhalde bu sorunun gerçek cevabını merak etmeyen yoktur. Evrende insan dışında akıllı bir form bulunması ihtimali gerçekten insanı garip hissettiriyor. Çünkü ortaya çıkabilecek akıllı bir türün zeka seviyeleri ve diğer kabiliyetleri dünya hayatını baştan sona değiştirebilir. Ve ne gariptir ki sanki artık böyle bir beklenti oluşmaya başladı gibi. 

Takip edenler bilirler son yıllarda dünya dışı varlıklara ilgi o kadar arttı ki, artık varlar mı yoklar mı tartışması yerini ne zaman gelecekler ve geldiklerinde neler olacak tartışmalarına bıraktı. Sayıları ciddi miktarlara ulaşan bir zümre ciddi ciddi uzaylıların varlıklarını kabul ediyorlar ve bununla ilgili ciddi bir kamuoyu oluşturuyorlar. 

Tabii ki böyle heyecan verici bir konu ilgi yaratacaktır ama şuan geldiği konum itibariyle bu ilgi olmaktan çıkıp bir gerçek haline dönüşmeye başladı. Sanki insanoğlunun böyle bir şeye ihtiyacı varmış gibi. Peki bu kadar büyük bir ilgiyi veya beklentiyi ne tetikliyor?

Dünyamızda yaşanan içler acısı olaylar, çoğumuzun bu garip düzen içinde büyük haksızlıklarla karşı karşı gelmesi ve depresyonik bir yaşamın içinde mahsur kalmanız sanki herşeyi değiştirebilecek bir gücün beklentisini yaratıyor. İnsanoğlunun çaresizliği uzaylılar iddiasını besliyor olabilir mi?

Bence çok büyük bir ihtimalle öyle. Zira teknolojinin geldiği bu noktada hala elle tutulur kanıtların gün yüzüne çıkmamış olması bana bunu düşündürüyor.

Bu konuda en popüler hikayelerin arasında 51. Bölge, grıler ve yeşiller bulunmakta. Genel olarak tarif etmek gerekirse grılerin zararsız bir tür olduğu ve anlatılan kaçırılma olaylarının kahramanları oldukları söyleniyor. Bu türün bir kaza sonucu insanoğlu ile iletişime geçtiği ve iletişimlerinin devamında insanlarla anlaşma yaparak dünya üzerinde araştırma yapma hakkı kazandıkları iddiası en baskın iddaa.

Bu tür insanlarla yaptıkları anlaşma karşılığında insanlara yüksek teknolojilerini transfer ettiler ve bu sayede teknoloji hiç olmadığı bir hızla buraya kadar geldi. Bu iddiayı popüler yapansa gerçekten 1950’ler den sonra teknolojinin çok hızlı gelişmesidir. Bu altındaki sebep uzaylılar mı yoksa doğal sürek mi bilemiyoruz. İddiaya göre uzaylılar.

İddiaya göre bu grıler kısa boylu, telepati ile iletişime geçen, vücutları insanlara göre çok güçsüz ve yaşayabilmek için pek fazla birşeye ihtiyaç duymayan bir tür.

Yeşiller denen türün kertengeleye benzeyen güçlü, zararlı ve istilacı oldukları söyleniyor. İddiaya göre şekil değiştirebilen bu türün bireylerinden dünyada yani içimizde yaşayanları var.

Bu işin en can alıcı noktası ise hiç kimsenin ve hiç bir kurumun bu iddiayı çürütememesidir. Evet bu iddiayı kimse çürütemiyor çünkü yaşadığımız evren çok büyük. O kadar büyük ki ne kadar büyük olduğunu bile tanımlayamıyoruz. İnsanoğlu olarak neyin içinde ve kimlerle yaşadığımızı bilmiyoruz. Bilemiyoruz. Bu kadar büyük bir yapının içinde bizim dışımızda akıllı bir formun bulunmaması gerçekten garip geliyor. Varsa da neredeler ve neden bizimle iletişime geçmiyorlar tam olarak bir soru işareti. 

Bizden habersiz olabilirler, bizi önemsemiyor da olabilirler veya hiç olmayabilirler de. Eğer teknolojileri bizden çok ama çok üstünse, biz onlar için çok basit ve gelişmemiş canlılarsak bizi önemsemiyor olabilirler. Bunu şöyle düşünebilirsiniz. Yeni kesfettiğiniz bir adada ilk olarak adayı dolaşıp ada hakkında bilgi sahibi olmaya çalışırsınız. Adada gördüğünüz bir çalıyla veya bir kuşla iletişime geçmeye calışmazsınız. Bizde evrende bu konumda olabiliriz. Bizler çok az gelişmiş basit bir tür olabiliriz. Yani bu yanlızlığımızın nedeni bu olabilir.

Sonuç olarak eğer uzaylılar varsa ve iletisime geçmiş olsalardı herhalde insanlar bunu bir şekilde farkederlerdi. Yani bu saklanabilmesi kolay birşey değil kanaatimce. Aslına bakarsanız dünyamızda ki bu bozuk düzenin değişmesi için uzaylılara ihtiyaç varsa hiç beklemesinler gelsinler. Çünkü dünyamız ve insanoğlu her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Bizler birbirimizi yemeden gelmedileri hayırlı olur diye düşünüyorum.

Yorum Yap