Ana Menü

Doğru Kişiyi Bulmak

Günümüzün en büyük sorunlarından biri hale gelen ilişkilerin sağlıklı yürütülememesi gün geçtikçe toplumumuzu daha mutsuz ve depresif bir hale getiriyor. Ne yazık ki bu konu toplum içinde sorumlu kişi ve kuruluşlar tarafından ciddiye alınmıyor ve sorunun çözümü konusunda hiçbir adım atılmıyor. Özellikle gençlere ikili ilişkiler ve insan psikoloji hakkında eğitim verilmemesi bu sorunu gün geçtikçe derinleştiriyor.

Popüler kültür insanoğluna hiç iyi gelmedi. Gelmesine de beklenemezdi zaten. Zira popüler kültür insanları araştırmaktan ve düşünmekten uzaklaştırıp, anı yaşama denen bir felsefeyi aşılıyor. Artık insanlar kafa yormak yerine deneme yanılma yoluyla doğruları bulmaya çalışıyor. Bu denemeler sırasında ortaya çıkan olumsuzlukları da önemsememek bu kültür yapısının en belirgin özelliği.

Bu durum ikili ilişkiler üzerinde de kendini bariz bir şekilde gösteriyor. Daha önce bir yazımda değinmiştim ama yine tekrar edeyim. Günümüzdeki ilişkiler temelsiz başlıyor. İlişkinin başlaması için hiçbir şart aranmıyor. Karşımızda kişiyi hiç sorgulamadan herhangi bir özelliği  baz alınarak o kişinin doğru kişi olduğu kararı veriliyor ve ilişki başlatılıyor. Tabii ki de böyle başlayan bir ilişki kısa sürede bitiyor. 

Toplum ve kişiler için bir ilişkinin başlayıp bitmesi aslında büyük bir sorun değildir. Ne kadar sorgularsanız sorgulayın, doğru kişi olduğuna inandığınız bir kişiyle başladığınız ilişki hiç beklemedik bir şekilde kısa sürebilir. Zira insan çok karmaşık bir varlıktır. Kimi zaman çok güçlü ve sert olabilirken kimi zaman çok narin ve kırılgan olabiliyor. Stabil bir ruh haline sahip olmayan insanoğlunun ilişkilerinin zor olması gayet normaldir. Bu da ilişkilerin bitmesinde büyük pay sahidir. Dediğim gibi ilişkinin başlaması ne kadar normalse bitmesi de o kadar normaldir. Sorun şurada çıkmaktadır. Çok sık ilişki yaşayan biri, yani hayatına çok kişinin girip çıktığı bir kişi bir zaman sonra ihtiyacı olan birçok duyguyu yitiriyor. Sevgi, aşk, bağlılık ve güven gibi duygular yıpranıyor ve kullanılmaz bir hale geliyor. İşte bu durum toplumu depresifleştiriyor. Sağlıksız ilişkiler sağlıksız bireyleri ortaya çıkarıyor. 

Bunun önüne geçmenin en temel şartı doğru ilişkiye başlamak ve ilişkiyi doğru şekilde devam ettirebilmektir. Doğru ilişkiye başlamak kavramını iyi anlamak ilişkiyi yorumlamak için olmazsa olmazdır. Peki doğru ilişkiye başlamak ne demek?

Doğru İlişkiye Başlamak

Aslına bakarsanız bu cümlenin daha doğru hali “doğru kişiyle ilişkiye başlamaktır.” Bizler doğru kişi seçimi yapmakta çok zorlanıyoruz. Çoğu zaman da doğru kişiyi bulamadığımıza inandırıyoruz kendimizi. Ama aslında durum böyledir. Doğru kişiler çoğu zaman çok yakınımızda olurlar ama onları bir türlü göremeyiz. Bir çok seferde de görmek istemeyiz. Çünkü beklentilerimizin altında olduğunu düşünürüz. İşte birçok ilişkinin katili kendini tam da burada belli eder. Beklentilerimiz…

Biz karşımızdaki insandan ne bekliyoruz, nasıl bir insan arıyoruz tam olarak buna karar vermiyoruz. Buna karar verebilenler çoğunlukla yaşı belli bir yaşı aşmış ve birçok kötü tecrübe yaşamış insanlar oluyorlar. Neden mi? Çünkü, gençlik yıllarımızda değer verdiğimiz şeylerin daha sonraki yıllarda pekte değerli olmadıklarını anlıyoruz. 

Fiziki yapı, maddi durum ve olanaklar, güzellik ve yakışıklılık kavramı, popülerlik gibi kıstasları ön planda tutarak çıktığımız yolların genelde sonu olmuyor. Ve işin acı tarafı da gençliğimizin büyük bir kısmında bu değerlere önem veriyoruz. Ta ki defalarca duvara toslayıp artık bıkana kadar buna devam ediyoruz. Ancak fiziken ve ruhen posamızın çıktığı, yaşımızın kemale erdiği dönemlerimizde yeterince tecrübeye sahip olabiliriz. 🙂 İşte bu kötü durumun önüne geçip, gençlik yıllarımız yanlış insanlara defa olmadan doğru ilişkiye doğru kişiyle başlamamız gerekiyor. 

Doğru insanı bulabilmemiz için yapmamız gereken ilk şeyler, ne aradığımıza karar vermek ve sabırlı olmaktır. Kıstaslarımızı gerçekçi bir şekilde ortaya dökmek gerekmektedir. Kıstaslarımızı belirleme işi zor gibi görünse de aslında çok basittir. Kişi kıstaslarımızı belirlerken kullanacağımız kalı bizzat kendimizdir. Biz kimiz ve nasıl bir insanız? Bu soruyu kendimize defalarca sormalıyız ve korkmadan doğru cevaplar verebilmeliyiz.

Çoğumuz çoğu zaman olmadığımız biri gibi görünme ihtiyacı duyuyoruz. Bunu bazen kendimizi daha iyi hissetmek bazen de karşımızdakine daha iyi izlenim bırakabilmek için yapıyoruz. Peki biz ne yapmaya çalışırken ne yapıyoruz aslında…

Olduğumuzdan daha iyi, daha kültürlü, daha kılas, daha zengin, daha zeki, daha popüler görünmeye çalışıyoruz. Fotoğraflarımızı bile üzerinde oynama yapmadan paylaşmıyoruz. Olmadığımız biri gibi görünmeye çalışabilmek için o kadar zaman, o kadar enerji harcıyoruz ki…

Bu şekilde yapmanın bizi daha mutlu edeceğine ve kazancımızın daha çok olacağına inanıyoruz. Ama kesinlikle böyle olmuyor. Kendimizi germekten ve mutsuz etmekten başka bir şey yapmıyoruz bu şekilde. Doğal hali şen şakrak olan bir kişiyken, kasıntı ve kendini beğenmiş bir kişi gibi görünüyoruz. Mesela, bu psikoloji içindeyken çok daha basit ve etkili bir cümle kuracakken, karma karışık ve hiçbir şey ifade etmeyen bir cümle kurabiliyoruz. Aslında hiç ilgimizi çekmeyen ve pek fazlada bilgimiz olmayan bir konu üzerinde konuşmak zorunda hissediyoruz kendimizi. Çünkü masa da oturan kişi biz değiliz. Görünmeye çalıştığımız kişi. 

Bu durum büyük ihtimalle karşınızdaki insanda da vücut buluyor. O kişi de olmadığı kişi gibi görünüyor. Öyle olmasa da sizin keskin duruşunuz karşınızdaki kişiyi de geriyor. O da kendinizi ifade edemiyor. Ortaya çıkması gereken eğlenceli pozitif hava ortaya çıkmıyor. Bu da çok kısır hemen hemen hiçbir şeyin paylaşılmadığı buluşmalara dönüşüyor. İşte bu durum doğru olmayan ilişkilerin filizlenmesine neden oluyor. İleri ki zamanlarda tanıştığınız kişiyle birlikte olduğunuz kişinin aynı kişi olmadığını görünüyorsunuz. Tabii ki bu sizin içinde geçerli. Karşınızdaki kişi de aynı sonuçla karşılaşıyor. Ve sonuç olarak ilişki kısa sürede bitiyor.

Burada açık bir şekilde görünüyor ki, yapmanız gereken ilk şey olduğunuz kişi olarak masaya oturmaktır. Öyle davranmak, öyle konuşmak ve öyle görünmek. Böyle olduğunuz sürece doğru kıstaslar ortaya çıkar. Hem sizin hem de karşınızdaki kişi için. Çok güzel veya yakışıklı değilseniz karşınızdaki kişinin de çok güzel veya yakışıklı olmasını beklemezsiniz. Orta gelirli bir kişi iseniz karşınızdakinin yatı, katı ve arabası olsun demezsiniz. Sizde olmayan bir şeyi karşınızda aramak kötü bir şey değildir ama bunu şart olarak ortaya koymak ileri ki zamanlarda sizi zor duruma düşürür.

Sizin için en doğru kişi size en denk kişidir.  Karşınızdaki kişinin size ne kadar denk olduğunu belirlemek zaman yani sabır işidir. Onu tanımak için geçecek arkadaşlık havasındaki o zamanı mutlaka ilişkinizde bulundurmalısınız. Çok iyi arkadaş olacağınız veya birbirinizden nefret edeceğiniz bir kişiyle sevgili olmamak için sabırla onu tanımaya ve kendiniz tanıtmaya çalışmalısınız. Bu şekilde yanlış bir karar verme olasılığınızı düşürebilir ve durup dururken bir insanla kanlı bıçaklı olmaktan kurtulabilirsiniz.

Sonuç olarak doğru kişiyi bulmak için yapmanız gereken birkaç önemli şey vardır. 

  • Doğal olmak
  • Sabırlı olmak
  • ve en önemlisi kendinize denk bir kişiyi aramak…

Yorum Yap