3. Dünya Savaşı son zamanların en popüler konularından biri haline gelmeye başladı. Sürekli dillendirilse de bu zamana kadar bu konuya çok ciddi yaklaşan çok kişi yoktu. Ama son yıllardaki gelişmeler 3. Dünya Savaşı olasılığı iyiden iyiye arttırmaya ve insanları çok ciddi bir şekilde germeye başladı. Özellikle 2019 yılı bu konuyu ciddi ciddi takip edenler için çok önemseniyor…

Birçok yazar ve düşünür insanoğlunun savaşmadan yaşayamayacağını düşünüyor. Yani insanoğlunun genlerinde savaşmak varmış. Tarihe baktığımızda bu düşüncenin çok geçerli olduğunu görürüz. İnsanoğlu var olduğundan bu yana sürekli savaşmış. Ve işin garip tarafı savaşların sebepleri her zaman aynı olmuş. Para ve dini inançlar savaşları başlatan unsurlar olmuşlar. Güç ve para doğu ve batı arasında sürekli gidip gelmiş. Çok ilginç bir şekilde de güç ve para hiçbir toplumda kalıcı olmamış. Fakir batının karşısında zengin doğu, zengin batının karşısında fakir doğu. Denklem hiç bozulmadan bu zamana kadar gelmiş.

Tarih bize gösteriyor ki, her büyük savaş bir kuluçka dönemi geçiriyor. Bu kuluçka döneminde savaş için gereken tüm bahaneler ortaya çıkıyor,büyüyor ve kıvama geliyorlar. Geriye sadece insanların psikolojik olarak hazır olması kalıyor. Bu da gerçekleştiğinde savaşlar yaşanıyor ve dünya yeni sürece giriyor. Burada ki en önemli noktanın insanların savaşa psikolojik olarak hazır olması olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak savaşmak istemeyen insanları nasıl savaştırabilirsiniz. Dünyanın bir ucunda yaşayan, sabah işine giden akşam gelen ve ailesi ile güzel yaşam geçiren birinin dünyanın diğer ucunda kendisi gibi yaşayan başka bir insanla ne derdi olabilir ki?

 Toplumlar arasında yaşanan büyük savaşlara baktığınızda şuçok net görebilirsiniz ki toplumların birbirlerine karşı bir düşmanlıkları olmuyor.Savaşlar birileri tarafından çıkarılıyor. Çıkarılmadan önce de taraflar toplumlarını savaşa psikolojik olarak hazırlıyorlar. Bu zamana sürekli olarak bu yapılmış.İnsanlar karşılarındaki insanların kötü olduklarına bir şekilde inandırılmışlar. Teknolojinin yetersiz olduğu ve haberleşmenin çok zor olduğunu dönemlerde bu kara propagandalar sorunsuz olarak iş görmüşler. Peki 20. yüzyılı yaşadığımız ve dünyanın bu kadar küçüldüğü bir dönemde insanları savaşa ikna etmek kolay mı?

İşte beynimi en çok zorlayan şey bu. Neredeyse ülkeler arasında sınırlar yok olmak üzere. İnsanlar arasındaki mesafeler bir tuş uzaklıkta. Olaylar çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Eskiden olduğu gibi devlet liderlerinin tek sözüyle dünyanın bir ucuna giderek savaşacak insanlar da yok. Bırakın liderlerin bir sözü ile savaşa gitmek, toplumlar artık liderlerini yalancı başı olarak görüyorlar. Bu şartlar altında nasıl savaşa çıkacak, kimler bu savaşa neden olacak kestirmek çok güç.

Bir de işin silah boyutu var. İnsanoğlu toplu ölümlere neden olan silahlarla 2. Dünya Savaşında tanıştılar. Bu zamana kadar ki savaşlarda çok ölümcül silahlar kullanılmamasına rağmen milyonlarca belki de milyarlarca insan savaşlar öldü. 2. Dünya Savaşına baktığımızda 60 milyona yakın insan hayatına kaybetti. Şehirler ve hayatlar yok oldu. Savaşa katılan ülkeleri bırakın katılmayan ülkeler bitti perişan oldular. 1940’ların teknolojisi bile insanoğlunu ciddi ciddi tehdit etti. Peki içinde bulunduğumuz bu zamanın teknolojisinin kullanıldığı bir savaşta neler olur?

Açıkçası düşünmek bile istemiyorum. 1. ve 2. Dünya Savaşlarının çocuk kavgası gibi kalacağı bir sonucun ortaya çıkacağı aşikar. Böyle bir savaşın sonunda dünya üzerinde ki yaşamın son bulması bile ihtimallerin içindedir. Savaşların galibi olmaz diye bir söz var. Bu söz gerçek anlamını kazanabilir Böyle bir savaşın sonunda galibiyeti kutlayacak insanlar kalmayabilir. Bundan dolayı ben ülkelerin kolay kolay böyle tehlikeli bir işe kalkışabileceklerini düşünmüyorum. Yani önümüzdeki yıllarda bir savaş beklemiyorum.

Kabul, Dünyada ciddi anlamda bir gerilim var ve bu gerilim gün geçtikçe artıyor. Fakat bu gerilimin ülkeleri savaşa konuma sokacak kadar güçlenebileceğine inanmıyorum. Ve sizlere garip gelebilir ama ben bu gerilime neden olan şeyi çok olumlu buluyorum.

Son Yıllardaki Bu Gerginliğin Sebebi Ne?

Bu zamana kadar dünyanın bir kısmı doya doya hayatın getirdiği tüm nimetlerden yararlanarak yaşarken, büyük bir kısmı her şeyden habersiz yoksulluk içinde yaşıyordu. Sömürü korkunç bir boyuttaydı. Özellikle batı dünyası, dünyanın diğer kısımlarını bol bol sömürdüler ve yaşam standartlarını en yükseğe çıkardılar. Fakat son 20 yıldır teknoloji ile birlikte insanoğlunda büyük bir uyanış başladı. Bu uyanış belirli bölgelerde değil dünyanın her yerinde yaşanmaya başlandı. 3. Ve 4. Dünya ülkeleri dediğimiz her şeyden bir haber yaşayan halklar üretimin ve tüketimin içine girmeye başladılar.

Belirli ülkeler tarafında yenilen pastanın ortakları artmaya başladı. Çin’in, Hindistan’ın vb. bir çok ülkenin ücra köşelerinde yaşayan insanlar şehirlere indiler. Sabit telefondan bile haberi olmayan milyarlarca insan artık akıllı telefonlarla tanıştılar. Bu büyük uyanış bu zamana kadar büyük büyük dilimleri götüren ülkelerin dilimlerini küçültmeye başladı. İşte bu son yıllardaki sancının nedeni de tam olarak bu. Gücü ve parayı elinde bulunduran batı halkı uzun yıllar sonra ilk defa ekonomik sorunlarla yüzleşmeye başladılar. Yokluktan varlığa geçiş kolay bir süreçken, varlıktan yokluğa geçiş sancılıdır. Bu süreci yaşamaya başlayan batı dünyasının gerginliği şuan bütün dünyayı etkiliyor. Ama bir süre sonra onlar da fakirliğe alışacaklardır. Yani alışsalar iyi olur. 3. Dünya Savaşında ölmek yerine biraz daha ekonomik bir hayat sürmenin daha kolay olacağını düşünüyorum.

https://www.delinetciler.net/portal/wp-content/uploads/2018/12/3.dunya-savasi-ne-zaman-baslayacak.jpghttps://www.delinetciler.net/portal/wp-content/uploads/2018/12/3.dunya-savasi-ne-zaman-baslayacak-150x150.jpgFatih ELTUNYaşam3. Dünya Savaşı son zamanların en popüler konularından biri haline gelmeye başladı. Sürekli dillendirilse de bu zamana kadar bu konuya çok ciddi yaklaşan çok kişi yoktu. Ama son yıllardaki gelişmeler 3. Dünya Savaşı olasılığı iyiden iyiye arttırmaya ve insanları çok ciddi bir şekilde germeye başladı. Özellikle 2019 yılı bu...Bilgisayar, Moda, Teknoloji, Sinema, Bilim, Tarih, Haber üzerine sınırsız bilgiyi sizlere sunuyoruz.  Biz interneti takip ediyoruz.Bizimle Kalın...