Diriliş Ertuğrul Dizisi Hakkında 1
Diriliş Ertuğrul

Uzun zamandır Diriliş Ertuğrul Dizisi hakkında bir şeyler yazmak istiyordum fakat bir türlü cesaret edemiyordum. Konuyu sadece dizi olarak mı ele almak gerekiyordu yoksa daha derinlemesine girerek olayı başka platformlara mı taşımak gerekiyordu bilemiyordum. İşin açıkçası hala bilemiyorum. O yüzden doğaçlama yaparak düşüncelerimi aktaracağım…

Diriliş Ertuğrul Dizisi 2014 yılında vizyona girmiş ve büyük beğeni almış bir dizi olarak yola devam ediyor. İnanılmaz büyük bir hayran kitlesi. Dizi özellikle Türkiye’de ve İslam ülkelerinde büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Öyle ki her yayınlanan bölümünü bir kaç gün içinde 1,5-2 milyon izlenme sayısına ulaşıyor. Sevildi yani hem de çok sevildi.

Diriliş Ertuğrul Neden Sevildi?

Bende diziyi ilgiyle takip edenlerin içindeyim. Diziyi sanatsal olarak yorumlayacak bilgi ve tecrübeye sahip değilim. Diziyi seyrediyorum çünkü diziden haz alıyorum. Beni hem heyecanlanıyor hem de köhneleşmiş duygularımı ve arzularımı canlandırıyor. Bazı duygulara o kadar aç kalmışım ki bizi resmen duygusal olarak beni doyuruyor. Diziyi her seyrettiğimde kendimi çok garip hissediyorum. Sanki olmamam gereken bir benliği içindeyim de, o benlikten sıyrılıp çıkmam gerekiyormuş gibi hissediyorum kendimi.

Ve gördüğüm kadarıyla bu konuda yalnız değilim. Çok ama çok ciddi miktarda insan benim hisselerimi paylaşıyor. Öyle olduğunu düşünüyorum. Bu duygular hafızasını kaybeden ve yıllar sonra kim olduğu hatırlayan bir insanın hissettiği duygulara benzer duygular olabilir. Zira geçmişimize baktığımızda toplumumuzun büyük bir hafıza kaybı yaşadığını açıkça görebiliriz.

Ben işin siyaset tarafına girmek istemiyorum. Ben tarihimizi olduğu kabul eden ve saygı duyan biriyim. Tarihimize damga vurmuş tüm lider kişilikleri seviyorum. Şimdi yeni moda oldu. Siyasi görüşüne uygun değilse tarihi istediğin gibi çarpıtabilir ve kişileri bizden ve bizden değil diye ayırabilirsiniz. Siyasi görüşünüze uygun olmayan tarihi bir kişiliğe ağza alınmayacak hakaretler etmek bazen çok pirim sağlıyor ne yazı ki. Özellikle zamane yazar ve araştırmacıları bunu sıklıkla yapıyor ve bazı çevrelerden prim kazanıyorlar. Yaşamadığımız ve hissedemediğimiz bir dönemle alakalı kişileri acımasızca suçlamak ne kadar etik sizce?

Diriliş Ertuğrul Neden Önemli?

Şimdi bu konunun diziyle ne alakası var diye düşünebilirsiniz. Alakası var ne yazık ki alakası var. Ülkemizin entelektüel geçinen kesimleri diziyi izlemiyor ve çoğunlukla dalga geçiyorlar. Dizi ve oyuncularını iktidar yalakası olarak görüyorlar. Şaka gibi ama gerçek. Ne yazık ki gerçek.

Biz toplum olarak başka hiçbir toplumun yaşamadığı bir şeyi yaşadık. Tarih bazı toplumları ve kültürlerini yok etmiştir. Bu bazen savaşlar bazen de doğal felaketlerle olmuştur. Bazı toplumlar bu nedenlerden dolayı o kadar büyük darbeler yemişler o kadar büyük kayıplar vermişler ki, kültürleri bile dünya üzerinden yok olmuştur.

Biz de bu toplumlardan biriyiz bir farkla. Bizim yok oluşumuz tamamen kendi ellerimizle yaptıklarımızdan kaynaklı. M.Ö 600 yıllarda Anadolu’ya gelen Türk kültürü, M.S 500’den sonra Türk-İslam kültürü olarak gelişmeye ve yayılmaya devam etmiştir. Taki 1900 yılların ilk çeyreğine kadar. Osmanlı İmparatorluğumuz yıkıldığında her zaman yaptığımızı yapmış ve yeni bir devlet kurmuşuz. İşte ne olduysa bu yeni devleti kurarken olmuş. Binlerce yıllık kültür ve bakış açısı bir kalemde silinip, binlerce yıldır mücadele verdiğimiz kültür ve bakış açısı ile devlet kurmuşuz.

Bu şekilde konuştuğum için bana çok kızan oluyor ama gerçek bu. Buna gözümüzü kapatmanın bir manası yok. Kapatsak da bu gerçekten kurtulamayız. Bir toplum tüm gerçeklerini geride bırakıp yeni bir yaşam stiline ve düşünce yapısına geçebilir mi? Bu mümkün müdür? Bu kadar marjinal bir değişimi bir toplum kaldırabilir mi? 200-2500 yıllık bir tarihten bahsetmiyorum! En az 2000 yıllık bir yaşam şekli ve bakış açısından bahsediyorum. Evet konuşmasak da işimize gelmese de kültürümüz bir katliama uğradı. Bu bu katliam o kadar iyi yapıldı ki, ülkenin bir kısmı geçmişinden neredeyse nefret ediyor. Geçmişimizle ilgili her öğeyi ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ihanet olarak algılıyor.

Birileri çıkıp Osmanlının neyi vardı ki diyebiliyor. 600 yıllık Osmanlı hakkında konuşulurken sanki cahil bir kaç kişinin kurduğu ve yönettiği bir kabileden bahseder gibi bahsediliyor. Osmanlı ki, Mustafa Kemal Atatürk gibi yüzlerce belki de binlerce kişiyi bağrından çıkarmış bir devlettir. Osmanlı ki, 600 yıl ayakta kalmış ve 50’den fazla devleti içinde barındırmış bir devlet. Şaka gibi. Osmanlı’dan bahsedilirken telaffuz edilenlere inanamıyorum. İnsanlarımız özellikle gençlerimizin beyinleri 1923’e o kadar odaklandırılmış ki, sanki tüm tarihimiz 1923 ile günümüzden ibaretmiş gibi. 1922’ye geçtiğiniz an karanlık bir çağ başlıyor ülkemizde. Hemen bir küçümseme, bir dalga geçme havası ve aşağılama.

Tabi ki durum böyle olunca da geçmişimizle ilgili ortaya ne koyulursa koyulsun entelektüel geçinen uygar insanlarımız hemen celalleniveriyorlar. Osmanlıyı sever ve saygı gösterirsen geri kafalı oluveriyorsun. Osmanlıda neler neler olmuş. Ne kötü olaylar olmuş başlıyorlar anlatmaya. Bende böyle konuşan arkadaşlara diyorum ki; “Biricik ülkemiz yakında 100 yaşına giriyor. Sadece 100 sene içinde ülkemizde olan olaylara bak. Öyle çok geriye de gitme. Sadece son 50 senemize bak. Askeri darbeler, peşkeş çekmeler, suikastlar, ekonomik felaketler, hainlikler vs. 600 yıllık Osmanlı ile karşılaştıramayacağın kadar çok olumsuzluklar.”

Ve geldiğimiz noktaya bakın. Toplumumuza bakın. Ne Avrupalı ne Asyalı. Garip bir toplum haline geldik. Gençlerimize bakın bir. Neredeyse hiçbir değere sahip değiller. Ben Atatürkçüyüm diyen gencimiz Atatürk hakkında tek kelime bilmez. Ben Osmanlıcıyım diyenler de aynı. Osmanlı hakkında tek kelime bilmezler. Hatta dinimize bakın. Toplumumuz bir kısmı resmen dini ile siyasi görüşü arasında sıkışmış kalmış durumda. Kavram karmaşası başını almış gitmiş durumda ne yazık ki…

Ülkemiz gece yatmadan önce dakikalarca Allah’a gözü yaşlı dua eden, namaz kılan ve Kuran okuyan, toplum içine çıktığında ateist gibi davranan insanlarla dolu. Müslümanım deyip en ufacık bir İslami motifi gördüğünde deliren insanlardan oluşan bir toplum olabilir mi? Olur. Bal gibi olur. Biz tam olarak böyle bir toplum olduk.

Dedelerimiz bu topraklara neden geldiler? Ne yaptılar, nasıl yaşadılar? Yüzlerce binlerce yıl hangi değerleri yaşatıp varlıklarına devam ettiler? Biz bu soruların cevaplarını toplum olarak ne zaman merak edip kendimizle yüzleşeceğiz?

Diriliş Ertuğrul Dizisi Neden İzlenmeli?

İşte Diriliş Ertuğrul Dizisi tam olarak bu konularla ilgili bir dizi. O yüzden çok sevildi. Toplum olarak ruhumuzda oluşan bu boşluk ve karmaşayı bu dizi dindiriyor. Bu dizi bizlere dedelerimizi hatırlatıyor. Bu topraklar ve inançları için verdikleri mücadeleyi hatırlatıyor bu dizi. Dediğim gibi sanatsal olarak bilemiyorum ama toplumsal farkındalık ve fayda olarak benim izlediğim en güzel dizi.

https://www.delinetciler.net/portal/wp-content/uploads/2019/04/dirilis-ertugrul-dizisi.jpghttps://www.delinetciler.net/portal/wp-content/uploads/2019/04/dirilis-ertugrul-dizisi-150x150.jpgFatih ELTUNSinemaDiriliş Ertuğrul Uzun zamandır Diriliş Ertuğrul Dizisi hakkında bir şeyler yazmak istiyordum fakat bir türlü cesaret edemiyordum. Konuyu sadece dizi olarak mı ele almak gerekiyordu yoksa daha derinlemesine girerek olayı başka platformlara mı taşımak gerekiyordu bilemiyordum. İşin açıkçası hala bilemiyorum. O yüzden doğaçlama yaparak düşüncelerimi aktaracağım... Diriliş Ertuğrul Dizisi 2014 yılında...Bilgisayar, Moda, Teknoloji, Sinema, Bilim, Tarih, Haber üzerine sınırsız bilgiyi sizlere sunuyoruz.  Biz interneti takip ediyoruz.Bizimle Kalın...
Diriliş Ertuğrul Dizisi Hakkında - Delinetciler Portal
Diriliş Ertuğrul Dizisi Hakkında 2
Diriliş Ertuğrul Dizisini herkese tavsiye ediyorum. Toplum olarak bu dizinin yansıttığı duygulara ve düşüncelere çok ihtiyacımız var. Bu tür yaptılar özellikle gençlerimizin farkındalıkları için çok önemli.
Editor's Rating:
5