Acı kırmızı biberde yoğun olarak bulunan alkaloid madde "kapsaisin"in, kanser başta olmak üzere birçok sağlık sorununda olumlu etkiye sahip olduğu belirlendi.

Kırmızı biberin insan sağlığı üzerine etkilerini inceleyen çalışmalar yapıldı. Çalışma sonuçlarına göre; kırmızı biberin içerisinde bol miktarda bulunan "Kapsaisin" maddesinin insan sağlığı üzerine birçok olumlu etkiye sahip olduğu belirlendi.

Buna göre:

İsim:  20414.jpg
Görüntüleme: 806
Büyüklük:  69,0 KB (Kilobyte)


Ağrı kesici ve iltihap çözücü etkisini P- maddesi yok ediyor, kanser önleyici etkisini ise içindeki kırmızı karotenoid maddesi sağlıyor. Ayrıca kırmızı biberin kolesterol düşürücü, mide asidini düzenleyici ve mikrop öldürücü etkilere sahip. Sanıldığının aksine kırmızı biber zayıflatıcı etki de gösteriyor.

Bu faydaların sağlıklı kurutulmuş ya da taze yenilen kırmızı biberde görüldüğünü bildirildi.

KANSERİ ÖNLÜYOR
Geçtiğimiz yıllarda ABD'de bilim adamları tarafından yapılan araştırma sonucuna göre, kırmızı biberin içinde etkin olarak bulunan ve acılığını veren bir maddenin, prostat kanseri hücrelerinin "intiharına" neden olduğunu ortaya çıkarıldı.

Los Angeles'teki Cedars-Sinai Hastanesi Kanser Enstitüsü ve California Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, acı kırmızı biberde yoğun olarak bulunan alkaloid madde "kapsaisin", kanserli prostat hücrelerine enjekte edildiğinde, bunların parçalanarak yok olmalarını sağladıklarını anlatan Yılmaz, araştırmada, laboratuar farelerine nakledilen kanserli insan prostat hücrelerinin yüzde 80'inin "kapsaisin" karşısında imha olduklarının ortaya çıktığını kaydetti.

KIRMIZI BİBER (İSOT)-CAPSİCUM-ANİTUM

Halk arasında isot (ısı otu), bilim çevrelerinde ise "capsicum anitum" adıyla bilinen kırmızı acı biber, sevilerek tüketilen ve kültürü yapılan bir bitki.

Anavatanının Meksika olduğu sanılan ve Azteklerin yazılı belgelerinde söz ettikleri kırmızı acı biber, Avrupa'ya 15. yüzyılın sonlarında geldi, 16. yüzyılda kıta ülkelerine ve Osmanlı topraklarına yayıldı.

Kırmızı biberi en çok tüketen ülkelerden olan Hindistan'a ise, bu bitki 17. yüzyılda Portekizliler tarafından ulaştırıldı. Hint ve Meksika mutfağında çok sık kullanılan kırmızı acı biber, Türkiye'de enfazla Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yetiştirilmekte ve tüketilmekte.

L.T. Tresh adlı bilim adamı, 1846 yılında bibere acılığı veren maddenin kristal yapısında olduğunu tespit ederek, adını "capsaicin- kapsaisin" koymuştu.