Enzo Ferrari, 1920'lerden beri Alfa Romeo takımında otomobil yarışlarına katılmaktadır ama II. Dünya Savaşı'dan önce kendi şirketini kurmak için Alfa Romeo'dan ayrılır. Ama Avio Costruzioni adını verdiği şirketiyle yaptığı otomobiller ancak savaştan sonra tanınmaya başlar ve "adı otomobil tarihinin en tanınmış markası hâline gelir." 1947'de ilk Ferrari yarış otomobili Ferrari 125 S adıyla üretilir.


1949'da yarış otomobili Ferrari 166 MM Le Mans 24 Saat yarışını kazanır ve Ferrari 166 S Maranello fabrikalarında üretilen ilk turizm otomobili olur. Farklı kullanım amacıyla yapılan bu iki model, özellikle mekanik olmak üzere birçok ortak noktaya sahiptir. 1950'lerde Ferrari birçok dayanıklılık yarışını kazanarak markasının ününe ün katar.


508 - Otomobilin Efsaneleri
Ferrrari 250 TRI, 1963'te Nürburgring'de.

Savaş sonrasında Nazilerle işbirliği yapmak suçundan hapiste tutulan Ferdinand Porsche özgürlüğüne kavuşur. 1947'de salıverilmesinin ardından oğlu Ferry Porsche ile birlikte "356" adı verilen bir prototip üzerinde çalışmaya başlar. Bu prototip, tasarımı Ferdinand Porsche tarafından yapılan "Vosvos" gibi motoru ortada olan küçük bir roadster modelidir. Resmî olarak Porsche markasının ortaya çıkışını gösteren bu prototipin son hâli 1949 Cenevre otomobil salonunda sergilenir ve "çevikliği, kısa dingil mesafesi ve ekonomikliği" ile herkesin ilgisini çeker. Başarılı mekaniği ve modası geçmeyen çizgileri ile markanın ünü gün geçtikçe artacaktır.


Şampiyonaların doğuşu

1920-1930 yılları arasında sportif yarışmalar için özel olarak yapılan otomobiller ortaya çıkar. Ancak bu spor disiplini 1946'da Fédération Internationale du Sport Automobile Otomobil yarışları hızla yayılırken, Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) 1950'de otomobil üreticilerinin katılacağı dünya çapında bir yarış düzenlemeye karar verir. Bu uluslararası şampiyona, Indianapolis 500 dışında Avrupa'da yer alan altı "grand prix"den oluşmaktadır. Yarışlar silindir hacmi 4,5 litreyi geçmeyen Formula 1Indy Carlara açıktır. Giuseppe Farina ve Juan Manuel Fangio tarafından kullanılan Alfa Romeo Alfetta (type 158 ve 159) modelleri şampiyonanın tamamına damgasını vurur. Bunun üzerine FIA kategorileri oluşturur. Formula 2 böylece 1952'de ortaya çıkar.

(Uluslararası Otomobil Sporu Federasyonu) tarafından kuralları ortaya çıktıktan sonra yaygınlık kazanmıştır. otomobillerine ve Indianapolis 500 sırasında
1950'lerin öncüleri


509 - Otomobilin Efsaneleri
Chevrolet Corvette, karoserisi cam elyafından yapılan ilk otomobil.

Doğu Bloğu ülkelerinde, Lada, Trabant ve GAZ gibi otomobil üreticilerinin yaşadığı teknik durgunluğa rağmen otomobil yalnızca nomenklaturaya rezerve edilmişti. Doğu Avrupa'da bir yenilik olmasa da batıda yeniliğin öncüleri ortaya çıkıyordu.

Britanyalı otomobil üreticisi Rover, şimdiye kadar yalnızca uçaklarda kullanılan türbini bir kara aracına uyarlamaya karar verir. 1950'te türbin ile tahrik edilen ve "Jet 1" adı verilen ilk modeli sergilerler. Rover, 1970'lere kadar türbin kullanan otomobilleri geliştirmeye ve üretmeye devam eder. Fransa'da da Jean-Albert Grégoire ve Socéma şirketi türbin ile donatılmış olan ve saatte 200 km hız yapabilen bir model geliştirir. Ancak bir füzeye benzeyen şekliyle, türbin ile donatılmış en ünlü otomobil General Motors'un "Firebird" modelidir. XP-21 adı verilen ilk Firebird modeli 1954'te üretilir.

İlk Amerikan spor otomobili sayılan 1953 model Chevrolet Corvette birçok yenilik taşımaktadır. Bir konsept aracın çizgilerini taşıyan ilk seri otomobil olmasının yanısıra karoserisi sentetik olan cam elyafından yapılmış ilk otomobildir. Fransa'da Citroën DS getirdiği birçok yenilik ile ön plana çıkar: hidrolik direksiyon, diskli frenler, otomatik vites kutusu, hidropnömatik süspansiyonlar ve aerodinamik yapı.

Uluslararası nitelik kazanıyor


510 - Otomobilin Efsaneleri
Volvo PV444, uluslararası nitelik taşıyan ilk İsveç otomobili.

1950'lerden itibaren otomobil yalnızca ABD ve birkaç Avrupa ülkesinin "oyuncağı" olmaktan çıkar. Önceden izole bir pazara sahip olan İsveç 1947'de Volvo PV 444 modeliyle uluslararası pazara açılan ilk otomobilini yapar. Bunu yine İsveçli otomobil üreticisi Saab izler. ABD ve Avrupalı otomobil üreticileri güneydeki ülkelere, özellikle Latin Amerika'ya yayılarak yeni fabrikalar açar. 1956'dan itibaren Volkswagen Beetle Brezilya'da üretilmeye başlar. Avustralya pazarını ele geçirmek için General Motors tarafından Holden markası 1948'de kurulur ve bu ülkeye özgü otomobiller üretmeye başlar.

Japonya ilk seri otomobillerini üreterek yavaş yavaş üretimini artırmaya başlar. Endüstrideki gecikmelerinin önüne geçmek için bazı üreticiler batılı şirketlerle ortaklık kurar. ABD'li istatistikçi William Edwards Deming, sonradan "Japon mucizesi" olarak anılacak olan savaş sonrası Japon ekonomisinin gelişmesinin temeli olan kalite yönetimi yöntemlerini Japonya'da geliştirir.

Ellili yıllar

Görülmemiş ilerleme


511 - Otomobilin Efsaneleri
1950'lerin sembol otomobili Mercedes-Benz 300 SL.


1950'lerde yaşanan önemli ekonomik büyüme otomobil üretiminin de önemli derecede artışını sağlar. II. Dünya Savaşı sonucu yeniden kurulan sanayi etkisini göstermeye başlar. Refah seviyesinin yükselmesi sonucu tüketim mallarının satışı artar ve yeni teknolojik gelişmelerin önü açılır. 1954'ten itibaren otomobillerin satış fiyatı yıllardır ilk defa azalır. Otomobil sahibi olmak için artık kredilerden yararlanılır. 1960'larda sanayileşmiş ülkelerde artık herkes otomobil alabilme noktasına gelmiştir. Ellili yıllarda ABD'de otomobil üretimi o döneme kadar görülmemiş rakamlara ulaşır. 1947'de 3,5 milyon, 1949'da 5 milyon ve 1955'te yaklaşık 8 milyon otomobil ABD'de üretilir.

ABD'de gittikçe daha büyük otomobiller üretilirken, Avrupa'da orta büyüklükte motor hacmi ile ekonomik otomobillerin geliştirilmesi daha yaygındır. 1953'ten itibaren Avrupalılar, ABD'yi yakalar ve küçük ve orta ölçekli araç pazarında liderliği elde ederler. Müttefik Kuvvetler tarafından yapılan yardımlardan ve ABD yatırımlarından yararlanan Almanya otomobil üretiminde Avrupa'da lider konuma gelir. Yine de fabrikaları Sovyetler tarafından girilen bölgelerde kalan BMW ve Auto-Union gibi şirketler bu eknomik büyümeden hemen yararlanamayacaklardır. Orta ve lüks segmentte otomobil üreten Mercedes-Benz ise dünya pazarının lideri olma isteğini gösterir. Bu arzu sonucunda 1954 New York otomobil salonunda "martı kanadı" gibi açılan kapılarıyla 1950'lerin sembolü hâline gelen Mercedes-Benz 300 SL sergilenir.

Otomobil tasarımı gelişiyor


512 - Otomobilin Efsaneleri
Pininfarina tasarımı Cisitalia 202

Biçim açısından bakıldığında otomobil tasarımı giderek daha yaratıcı olmaya başlar. Birbirlerinden çok farklı iki akım otomobil tasarımını derinden etkiler. Bunlar Amerikan refahı ve İtalyan inceliğidir. Tasarıma ilk önemi Amerikalılar verir. "Detroit'in Üç Büyüğü" için çalışan tasarım devleri General Motors için Harley Earl, Ford için George Walker ve Chrysler için Virgil Exner'dir. Raymond Loewy'de tasarımın gelişmesinde rol alır ve 1944'te endüstriyel tasarımcılar derneğinin kurulmasına önayak olur. Üç yıl sonra Time
Ama daha uzun süre yaşayacak olan İtalyan tarzı tasarımdır. Otomobil tasarımının büyük isimleri hâlâ bu alanda liderliklerini sürdürmektedir: Pininfarina, Bertone, Zagato, Ghia... Bu yeni moda 1947 Paris otomobil salonunda Pininfarina tarafından aşağıya doğru inen kaput tasarımıyla "savaş sonrası otomobil tasarımında belirleyici olan" Cisitalia 202 modeliyle lanse edilmiştir.

ABD'de tasarım stüdyoları 1930'lardan beri varolmasına rağmen Avrupa'da henüz yoktur. Tasarımın önemini anlayan Simca Avrupa'da ilk tasarım stüdyosunu kurar. Kısa süre sonra Pininfarina ve Peugeot arasındaki işbirliğini gören diğer otomobil şirketleri de benzer stüdyolarla anlaşır.
dergisinin kapağına çıkar. En güzel tasarımı 1953'teki Studebaker Starliner modelidir.
Karayollarının gelişimi


513 - Otomobilin Efsaneleri
1930'larda bir Alman otoyolu

1910'lardan itibaren otomobil pazarının hızlı gelişmesi yol ağının da gelişmesine neden olur. 1913'te ABD New York'tan San Francisco'ya tüm ülkeyi katedecek olan ve Lincoln Highway adı verilen bir otoyol inşa etmeye karar verir. Yapım masraflarının büyük bir kısmı dönemin otomobil üreticileri tarafından karşılanır.
1960'larda dünya üzerinde karayolu ağı farklı bir boyuta ulaşır. ABD özellikle Interstate Highway System (Eyaletlerarası Otoyol Şebekesi) adını verdikleri projeleri geliştirmeye başlar. ABD Federal Hükümeti 1944, 1956 ve 1968'de Federal Highway Acts

Avrupa'da , Almanya II. Dünya Savaşı sırasında başladığı Autobahn
(Federal Otoyol Yasaları) ile 1968'de 65.000 km'ye ulaşan bir otoyol ağı kurulmasını sağlar. Artık "Amerikan yaşamı otoyolun çevresinde organize olur" ve bundan en çok yararı otomobil endüstrisi ile petrol şirketleri görür. projelerini geliştirmeye devam eder. "Ekonomik ve sosyal konservatizmini" koruyan Fransa'nın karayolu şebekesi yıllar boyunca yalnızca Paris'in batısındaki bir kesimle sınırlı kalmıştır.
« Otomobil bağımlılığı »

Hemen hemen ABD'nin tüm büyük şehirlerinin gelişmesi büyük otoyollar çevresinde ourken aynı zamanda toplumda büyük bir bağımlılık da oluştu. Bazıları bunu psikolojik bir bağımlılık olarak görürken diğerleri pratik bir ulaşım yöntemine bağımlılık olarak değerlendirmiştir. Otomobil bağımlılığının sonuçları arasında şehirlerde trafik tıkanıklığı, hava kirliliği, artan trafik kazaları, fiziksel egzersiz eksikliğinden kaynaklanan kardiyovasküler hastalıkların artışı sayılabilir. Bu bağımlılık, şehirlerde otomobillerin neden olduğu riskler nedeniyle çocuklarını taşımak için annelerin kullandığı arabalarla daha da artmıştır.
"Otomobil bağımlılığı" kavramı Avustralyalı yazarlar Peter Newman ve Jeffrey Kenworthy tarafından popüler hâle getirilmiştir. Newman ve Kenworthy, bu bağımlılığın sürücülere değil otomobile bağımlılık yaratan şehir düzenlemelerine ait olduğunu savunur. Gabriel Dupuy ise otomobil sisteminden ayrılmak isteyenlerin, otomobilin sağladığı birçok yarardan ayrılamadıkları için bundan vazgeçemediklerini belirtir.
Uzmanlar bu bağımlılık için birçok neden ileri sürmüştür. Bunların başında kültürel nedenler gelir, kalabalık şehirler yerine "bahçeli evlerinde ve şehirden uzakta" yaşamak isteyenler otomobilden vazgeçememektedir. Sosyoekonomik açıdan bakıldığında "otomobil alımı tüketim normları arasında sayılır.". Aktif çalışma yaşamına giren, ya da bir aile kuranlar hemen bir otomobil satın almaktadır. Bazıları da otomobilin sportiflik, konfor ve güvenlik açısından benzerinin olmadığını savunur.

Krizin geri dönüşü

Kompakt otomobiller

514 - Otomobilin Efsaneleri
1950'lerin kompakt otomobili Chevrolet Corvair.


1956 yılı otomobil sektörüne krizin geri döndüğü yıldır. Mısır devlet başkanı Cemal Abdülnasır'ın Süveyş Kanalı'nı millîleştirmesi sonucunda otomobil yakıtı fiyatları çok yükseldi. Bunu izleyen ekonomik şok sonucu tüketim düşüncesi kökünden değişti: Önemli bir ekonomik yükselişin ardından otomobil artık yalnızca pragmatik amaçlarla kullanılmaya başlandı.

Otomobil üreticileri artık daha önceden uğraşmadıkları bir sorunla karşı karşıya kalmışlardı: Otomobillerin yakıt tüketimi. Otomobil üreticileri boyu 4,5 m'yi geçmeyen ve adına kompakt denen daha küçük otomobiller tasarlamaya başlar. Özellikle bu krizden etkilenen ABD 1959'dan itibaren daha küçük otomobiller üretir. Bunların arasında en tanınmışları Chevrolet Corvair, Ford Falcon ve Chrysler Valiant'dır. Austin Mini gibi çok daha küçük otomobiller bu dönemde çok başarılı olur.

Üreticilerin birleşmesi

Ekonomik kriz karşısında bazı otomobil üreticileri birleşmek zorunda kaldı, bazıları da büyük şirketler tarafından satın alındı. 1960'ların sonundan 1980'lerin başına kadar bu hareketlilik sonunda büyük otomobil üretici gruplarının sayısında azalma görüldü. Citroën 1965'te Panhard'ı, 1968'de Maserati'yi satın alır; Peugeot Citroën'i ve Chrysler'in Avrupa kısmını satın alarak PSA grubunu kurar; Renault American Motors'un kontrolunü eline geçirir ama sonra Chrysler'e satar; VAG grubu altında Audi, Seat sonradan Škoda birleşir; Saab General Motors'a katılırken Volvo Ford grubuna geçer; Fiat 1969'da Alfa Romeo, Ferrari ve Lancia'yı alır.

Şirketlerin satılması devam eder. 1966'da daha önceden Daimler'i alan Jaguar ile BMC British Motor Holdingi oluşturur ve sonradan Leyland Motor Corporation ile birleşerek British Leyland Motor Corporation şirketi meydana gelir. 1965'te Volkswagen tarafından "Audi-NSU-Auto Union" grubu oluşturulur.

Tüketici hakları ve güvenlik

515 - Otomobilin Efsaneleri
ABD'ye önden çekişli otomobillerin gelişinin simgesi Oldsmobile Toronado.


Trafik kazaları sayısı oldukça yüksektir. ABD başkanı Lyndon B. Johnson, 1965'te Amerika'da son yirmi yılda trafik kazalarından ölenlerin sayısının 1,5 milyonu aştığını ve bunun son savaşlardaki kayıplardan daha yüksek olduğunu belirtir. Ralph Nader, otomobil üreticilerinin sorumluluğunu ortaya koyan Unsafe at any speed (Hangi hızda olursa olsun güvensiz) adlı bir broşür yayımlar. Fransa'da da 1958 - 1972 yılları arasında trafik kazalarının sayısının ikiye katlanması sonucu başbakan Jacques Chaban-Delmas "Fransız karayolu şebekesinin yoğun ve hızlı bir trafik için uygun olmadığını" belirtir.

1971'de emniyet kemeri takma zorunluluğunu ilk olarak oylama sonucu Avustralyalılar kabul eder. Bu yeni öncelikler sonucu arkadan itiş yerine önden çekiş önem kazanır. Otomobil üreticilerini çoğu artık önden çekişli otomobil üretmeye başlar. Fransa'da arkadan motorlu ünlü Renault 4CV'nin yerine önden çekişli R4 geçer. ABD'de de önden çekişe geçer ve Oldsmobile Toronado önden çekişli ilk otomobil olur. Otomobil yarışında orta arka konum yani arka takımın hemen önü öncelik kazanır. Bu konum ağırlıkların daha ideal dağıtılmasına ve aracın dinamik performansında yalpalama ve eğilme hareketlerini azaltır.

1960'larda otomobilin güvenliliği hakkında bilinçlenme sonucu toplumda bir yenilik olarak tüketici hakları ortaya çıkar. Tüketici hakları savunucusu Ralph Nader'in Unsafe at any speed broşürünün Amerikan arabalarının güvenli olmadığını ortaya koymasının ardından General Motors, Chevrolet Corvair modelinin satışını durdurmak zorunda kalır. Nader, otomobil sektörüne açtığı birçok davayı kazanır ve 1971'de "Public Citizen" adını verdiği Amerikan tüketici haklarını koruma derneğini kurar.

Şehir içinde otomobillerin sayısının artması işleri daha da zorlaştırır. Hava kirliliği, trafik sıkışıklığı ve park yerlerinin yetersizliği şehirlerin karşılaştığı sorunların bazılarıdır. Bazı şehirler otomobile alternatif olarak tekrar tramvaylara dönmeye çalışır, otomobilleri tek başına değil, birkaç kişinin bir arada kullanması önerilir.

1970'lerin petrol krizi

516 - Otomobilin Efsaneleri
1970'lerin sembol arabası iki hacimli Volkswagen Golf.

Arap-İsrail Savaşı'nın 6 Ekim 1973'te patlak vermesiyle ilk petrol krizi ortaya çıkar. Bu çatışma sonucunda en büyük petrol üretici ülkeleri içeren OPEC üyeleri brüt petrol fiyatını artırmaya karar verir ve ardından otomobil endüstrisi büyük bir enerji kriziyle karşı karşıya kalır. ABD daha küçük otomobiller üretmek zorunda kalır ama tutucu sayılan bu pazarda yeni modeller pek başarılı olamaz. Avrupa'da kriz sonucu yeni karoseri tipleri ortaya çıkar. Uzun sedan tipi araçlar yerine uzunlukları 4 m'yi geçmeyen ve arka bagajı iç hacimden ayrılmayan iki hacimli otomobiller ortaya çıkar. 1974'te tasarımı İtalyan Ital Design tarafından yapılan Volkswagen Golf ortaya çıkar ve "çekici ve fonksiyonel" çizgileriyle büyük bir başarı kazanır.
1979'da İran ve Irak arasında savaşın patlak vermesi sonucu ikinci petrol krizi ortaya çıkar. Petrolün varil fiyatı iki katına çıkar. Otomobil önemli bir yokluk dönemine girer. Örneğin Los Angeles'da araçların plaka numaralarına göre yalnızca iki günde bir yakıt almalarına izin verilir. Yakıt tüketimini azaltmak için otomobil üreticileri daha aerodinamik otomobiller tasarlamaya başlar. Sürükleme katsayısı "Cx" otomobil tasarımı şartnamelerinde yerini alır.
Krize karşılık teknolojik gelişme

Yeniden tasarlanan motorlar

517 - Otomobilin Efsaneleri
Turbokompresör hava girişi.

Enerji krizi sonucunda otomobillerin yakıt tüketimini optimize etme yönünde araştırmaların başlaması bir gereklilik hâline gelmiş ve otomobil motorları tasarımı yenilenmiştir. Otomobil üreticileri motorların yanma odalarını ve admisyon girişlerini yeniden tasarlayarak ve pistonun motor karteri içindeki hareketi sırasında oluşan sürtünmeleri azaltarak randımanlarını artırma yoluna gitmiştir. Ayrıca karbüratörler yerine enjeksiyon sistemine geçilmiştir. Şanzıman oranları büyütülerek rejim değişikliklerinin genliği azaltılmıştır.
Dizel motor 1920'lerden beri ticari araçlarda kullanılmakta ama hususi otomobillerde pek rağbet görmemekteydi. Mercedes 1936'dan beri Dizel motora sahip büyük sedan otomobiller üreten tek üreticiydi. 1974 yılının sonu Dizel motor kullanan otomobiller için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Benzinli motorlara göre termodinamik randımanı daha iyi olan Dizel motorlar daha az yakıt tüketmekteydi. Bu özellikleri nedeniyle otomobil üreticilerinin çoğu Dizel motora büyük bir ilgi göstermiştir. Volkswagen ve Oldsmobile 1976'dan, Audi ve Fiat 1978'den, Renault ve Alfa Romeo 1979'dan itibaren Dizel motorları otomobilleri piyasaya sürmüştür. Otomobillerin benzinli motordan çok Dizel motor ile üretilmesinin arkasında mazot vergilerini azaltan hükümet desteklerinin yardımı olmuştur.

Turbokompresörler, yakıt enjekte edilen yanma odasına giren havanın sıkıştırılmasına olanak sağlar. Bu sayede aynı silindir hacmine daha fazla hava girmesi sağlanır ve dolayısıyla motorun randımanı artar. Bu teknik 1973'ten beri yalnızca BMW, Chevrolet ve Porsche modellerinin bazılarında kullanılmaktaydı. Ancak Dizel motorların çalışma sisteminin izin vermesi sayesinde yaygınlık kazanmıştır. Turbo sayesinde Dizel motorların gücünün benzinli motorlara nazaran daha fazla olması mümkün olmaktadır.

Elektroniğin yaygınlaşması

518 - Otomobilin Efsaneleri
Otomobilin gösterge tablosunda ABS sembolü.

Otomobil tasarımında elektroniğin kullanımı hemen hemen tüm teknolojik alanlarda yaygınlaşır. Motorların içten yanma süreci ve yakıt beslemesi artık elektronik olarak kumanda edilir. Yakıt enjeksiyonu, debiyi ve enjeksiyon zamanını optimize eden mikroişlemciler tarafından ayarlanır.

Otomatik şanzımanlar vites geçişini düzenleyen programlar sayesinde daha etkin olarak kullanılmaya başlar. Süspansiyonlar yol koşullarına ya da sürücünün kullanım tarzına göre elektronik olarak ayarlanır.
Elektronik sayesinde araçların aktif güvenlik sistemleri gelişir ve anti-patinaj gibi sürücüye yardımcı olan sistemler otomobillerde kullanılmaya başlar. Dört çeker otomobillerde, kaptörler yardımıyla çalışan işlemciler tekerlerin patinaj yaptığını belirler ve motordan gelen torku tüm tekerlere dağıtarak iki çekerden otomatik olarak dört çekere geçer. Bosch şirketi, şiddetli frenleme sırasında tekerlerin kilitlenmesi önleyen ABS (Anti-Blocking System ya da Antiblockiersystem) sistemini geliştirir.

1970 - 1980 yılları arasında otomobil tasarımında bilgisayar destekli sistemlerden yararlanılır ve CAD (Computer-aided design) yaygınlaşır.

20. yüzyılın sonu

Yeni sorunlar

Otomobil 20. yüzyılın sonunda toplumun ayrılmaz bir parçası olmuştur. Gelişmiş ülkelerde neredeyse kişi başına bir otomobil düşer. Bu yoğunluk birçok soruna da neden olmaktadır. Özellikle çevre üzerindeki olumsuz etkileri ve kaza sonucu ölümün önemli bir sorun hâline gelmesiyle birlikte yol güvenliği gibi konular nedeniyle 1970'lerden beri otomobil birçok tartışmanın odağını oluşturmuştur.

519 - Otomobilin Efsaneleri
Düşük maliyetli otomobillerin en tanınmışı Dacia Logan.

Trafik kurallarına uymayanlara karşı devletler ağır koşullar uygulamaya başlar. Çoğu ülke ehliyetin alınmasını gerektiren puan uygulamasına geçerken bazıları hapis cezalarını yasalarına ekler. Kaza sonucu ölüm oranını azaltmak için otomobil tasarımında güvenlik önlemleri alınır ve çarpışma testleri zorunlu kılınır.

20. yüzyılın başında Carfree (Otomobilden kurtulmuş) adı verilen uluslararası bir toplum hareketi ortaya çıkar. Bu hareket içinde otomobil olmayan şehirleri ya da mahalleleri destekler. Anti otomobil eylemcilik giderek artar. Otomobilin algılanması gerçek bir evrimden geçer. Otomobil satınalmak artık bir statü kazanmak olarak değerlendirilmemeye başlar. Büyük metropollerde abonelik ile otomobil kullanımı, ortak araba kullanımı gibi uygulamalar ortaya çıkar.

Düşük maliyetli otomobiller


520 - Otomobilin Efsaneleri
Tata Nano, Dünya'nın en ucuz otomobillerinden biridir.

Otomobil pazarının gelişimi ve petrol fiyatının artışı Renault tarafından geliştirilen Dacia Logan gibi düşük maliyetli, sade, az tüketen ve az kirleten otomobil tasarımının yayılmasına neden olur. Logan önemli bir başarı kazanır; Ekim 2007'nin sonunda 700.000'den fazla satış yapar. Bu başarı sonucunda diğer otomobil üreticileri düşük maliyetli, hatta Hindistan'da 1.500 € fiyata 2009 yılında satılmaya başlayan Tata Nano[161] gibi çok düşük maliyetli otomobil modelleri üzerinde çalışmaya başlar..

Genel olarak düşük maliyetli otomobiller Romanya, İran, Türkiye ve Fas gibi ekonomisi gelişmekte olan ülkelerde büyük bir başarı kazansa da Fransa gibi daha gelişmiş ülkelerde de çok sayıda satış yapmaktadır.
Bu yeni eğilimler, emekli personelinin de getirdiği maliyetin eklenmesiyle General Motors gibi ABD'li otomobil üreticilerinin kendi pazarları da dahil olmak üzere dünya üzerindeki talebe uygun ürünler sunamaması nedeniyle daralmalarında etkili olmuştur.
Modifiye otomobiller


521 - Otomobilin Efsaneleri
2008 Tuning World Bodensee'de sergilenen modifiye bir Chevrolet Corvette.


Modifiye otomobiller ya da tuning 2000'lerde ortaya çıkan ve otomobilleri iyileştirip kişiselleştirmeyi içeren bir modadır. Bu eğilimin temelinde otomobillerin mekaniğini iyileştirip motor gücünü artıran değişiklikler yapanlar yatar.

Genellikle bu modayı izleyenle otomobillerinin hemen hemen tamamını modifiye ederler. Motorlara turbo eklenir, karoseriye aerodinamik kitler takılır ve dikkat çekici renklere boyanır. Kabin içine oldukça güçlü ses sistemleri eklenir. Modifiye otomobiller genellikle kendilerine özgü ve değişik bir otomobil isteyen gençleri ilgilendirir. Modifiye otomobil için ödenen miktarlar oldukça yüksektir. Bu modanın potansiyelinin farkında olan üreticiler modelleri için "tuning kitleri" de hazırlar.

Petrolsüz otomobile doğru


522 - Otomobilin Efsaneleri
Toyota Prius'un hibrid teknolojisini gösteren şema.

Uzmanlar petrol kaynaklarının azalacağı yönünde görüş birliğine varmıştır. 1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı. Çin gibi bazı Asya ülkelerinin büyümesi sonucu benzin kullanımını artırırken üretim düşecektir. Yakın bir gelecekte ulaşım çok derinden etkilenebilecektir ama benzine alternatif çözümler günümüzde hem daha pahalı hem de daha az verimlidir. Otomobil üreticileri artık petrol kullanmandan çalışabilen otomobiller tasarlamak zorunda kalacaklardır. Var olan alternatif çözümler verimsiz ya da az verimli ama aynı zamanda çevre için yararı tartşmalı durumdadır.
Çevreye olan etkiyi azaltmak için gittikçe zorlaştırılan yönetmelikler otomobil üreticilerini yakıt tüketimi azaltılmış motorlar tasarlamaya ya da çevre için temiz bir otomobil üretilebilene kadar Toyota gibi üreticileri Prius gibi hibrid otomobilleri piyasaya sürmeye itmektedir. Bu hibrid otomobiller klasik bir içten yanmalı motor ile buna bağlı olarak çalışan ve elektrikli motora güç veren bir ya da birkaç bataryadan oluşur. Günümüzde artık bir çok üretici geleceğin otomobillerinin güç kaynağı olarak elektriğe doğru yönelmiş durumdadır. Tesla Roadster gibi bazı otomobiller yalnızca elektrik ile çalışmaktadır.

21. yüzyılın başı

Yeni karoseriler


523 - Otomobilin Efsaneleri
Alman üretici BMW tarafından 2008'de tanıtılan 4x4 coupe BMW X6.

21. yüzyılın başında otomobil karoserilerinde yeni tipler ortaya çıkmıştır. Daha önceleri otomobil üreticilerinin model seçenekleri sedan, station wagon, coupe ya da cabriolet ile sınırlı kalıyordu. Rekabetin artması ve dünya sahnesinde oynanması otomobil üreticilerini varolan modelleri bir birleriyle çaprazlayarak yeni karoseri tipleri yaratmaya itmiştir. Bu eğilimin ortaya çıkardığı ilk tip SUV'dir ( Sport utility vehicle). 4x4 arazi aracının şehir içinde kullanıma uygun hâle getirilmesi ile oluşturulmuştur. Crossover modeller arasında en tanınmışlarından Nissan Qashqai hem SUV hem de klasik sedan kullanıcılarını memnun edecek seçenekler sunmaya çalışmaktadır. SUV ve Crossover ABD'de de oldukça popülerdir.
Alman otomobil üreticileri bu alanda en yaratıcı olanlar arasındadır. Mercedes 2004'te beş kapılı bir sedan coupe olan CLS'yi piyasaya çıkarmış; Volkswagen 2008'de sedan Passat'ın coupe-confort versiyonunu tanıtmış ve BMW aynı yıl 4x4 coupé BMW X6'nın satışına başlamıştır.

Finansal kriz


524 - Otomobilin Efsaneleri
GM Genel Merkezi, Detroit, ABD.

2007'de patlak veren dünya finansal krizi otomobil endüstrisine oldukça ağır bir darbe indirmiştir. Temmuz ayından itibaren emlâk piyasası kredi krizinden etkilenen finans dünyası altüst olmuş ve otomobil üreticilerinin büyük çoğunluğunu bundan etkilenmiştir. Üreticiler bu krizin tüketiciler üzerinde yaratacağı tedirginlikten korkmaktaydılar. Ayrıca otomobil satışlarının üçte ikisi banka kredisi ile yapılmaktaydı ve bankalar giderek kredi vermekte zorlanmaya başlamış ve faiz oranları yükselişe geçmişti.
ABD otomotiv endüstrisi bu krizden özellikle oldukça fazla etkilenmiştir. Büyük ve çok yakıt tüketen arabalarıyla tanınan bu ülke endüstrisi yeniden yapılanma, yenilik yapma ve özellikle ekolojik otomobilleri tasarlamakta zorluklar yaşamaktaydı. Ekolojik sorunlar artık ABD'li tüketiciyi yakından ilgilendirmekteydi. Bir zamanlar ABD pazarının lideri olan Detroit Big Three (Detroit'in üç büyüğü) Chrysler, General Motors ve Ford iflas etmenin eşiğine gelmişti. Üç otomotiv üreticisi 2 Aralık 2008'de ABD Kongresi'ne bir kurtarma planı ve 34 milyar dolarlık yardım için başvurur. Bazıları krizden en çok etkilenen Chrsyler'in yokolacağından bile söz eder ancak grubun başkanı Bob Nardelli, 11 Ocak 2009'da şirketin ayakta kalabileceği konusunda güvenini belirtir. Avrupa'da hükümetler ve Avrupa Yatırım Bankası otomobil sektörünü destekler.

Yarının otomobili şüphesiz elektrikli


525 - Otomobilin Efsaneleri
Tesla Roadster, 350 km otonomiye sahip tamamen elektrikli otomobil.

Otomobilin geleceği şüphesiz elektrikli otomobildir. Elektrikli motor ile tahrik yüzyılı aşkın bir süredir bilinmektedir. Günümüzde bataryalarda gerçekleşen teknolojik gelişme sayesinde, Li-ion bataryalar normal otomobillerin performansına erişebilen otomobiller yapılmasını olanaklı kılmaktadır. Tesla Roadster, bu tip otomobillerin performansına bir örnektir.

Elektrikli otomobilin yerleşebilmesi için, hızlı batarya şarj istasyonları gibi yeni altyapıların da geliştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır. Bu tarz altyapılar ancak ulusal düzeyde kararlar sonucu yapılabilir. Bir ülkenin elektrik üretiminin kendisine yeterli olup olmadığı, elektrik üretmek için kömür kullanıp kullanmadığı gibi konular elektrikli aracın termik motorlu araçlara göre enerji açısından temiz olup olmadığını etkileyecektir.

2009 Frankfurt otomobil salonunda Mercedes-Benz'den Toyota'ya hemen hemen tüm otomobil üreticileri çoğu henüz konsept olan 32 adet elektrikli otomobil sergilemiştir. Dört adet elektrikli otomobilden oluşan bir gam sergileyen Renault'nun başkanı Carlos Ghosn, 2011 yılından 2016 yılına kadar İsrail ve Danimarka'da 100.000 elektrikli Renault Fluence satacaklarını açıklamıştır. Volkswagen E-UpiOni-Miev
elektrikli otomobilini 2013'te, Peugeot otomobilini 2010 sonundan itibaren piyasaya çıkaracağını bildirmiştir. Mitsubishi'nin adlı modeli satışa sunulmuştur.
Dünya otomobil parkının gelişimi

Geçmiş büyüme

526 - Otomobilin Efsaneleri
1930 - 2005 arası dünya otomobil parkının gelişimi.
Kaynak : Carfree

Dünya otomobil parkı yıllar boyunca çok hızlı bir şekilde gelişmiştir. Savaş için harcanan çabalar sonucu I. Dünya Savaşı ardından birçok teknolojik yenilik ortaya çıkmış ama aynı zamanda otomobil üretiminin önemli ölçüde artmasına olanak sağlayan üretim yöntemleri ve makine iyileştirmeleri de bulunmuştur. 1950 -1970 arasında dünya otomobil üretimi üç kat artarak 10 milyondan 30 milyona çıkmıştır. Refah ve barış ortamı konfora yönelik tüketim aracı olan otomobilin satınalınabilmesine olanak sağlamıştır. 2002 yılında 42 milyona ulaşan dünya otomobil üretimi, 2007'den sonra Çin'in de büyümesiyle 70 milyonu aşarak 40 yılda iki katına çıkmıştır. 2007 - 2008 krizi Avrupa ve ABD'de otomobil satışlarını düşürmüş olsa da gelişmekte olan ülke pazarlarındaki satışlarla dünya otomobil parkı artışına devam etmiştir.