Orman Varlığımız

Ormanlar en verimsiz ve eğimi fazla arazilerde yetişir. Ekonomik, stratejik ve çevre faydaları sağlar, Ormanlarımızda hektardaki servet ve artım göz önüne alınırsa kişi başına 0.2 hektar verimli orman alanı düşmektedir, bunun dünya ortalaması 0.7'dir, hektardaki yıllık artım 1.370 metreküp olarak ve hektardaki dikili servet 46 metreküp olarak dünya ortalamasından oldukça düşüktür.


Ormanın Hava Kirliliğini Önleyici Etkisi

Çevrenin tahribi ve kirletilmesi çeşitli şekillerde olmaktadır. Sanayileşmenin gelişmesi ve yaygınlaşması, hayat standartlarının yükselmesi ve refahın artması çevre kirliliği yaratmaktadır.

Çevre kirlenmesinin bir yönü hava kirliliğidir. Hava kirliliğine atmosferdeki katı küçük parçacıklar, zehirli gazlar ve radyoaktif artıklar sebep olmaktadır. Ormanın ve bitki topluluklarının hava kirliliğini azaltma etkisi karbondioksiti bağlama, oksijen verme, katı kirleticileri tutma, zehirli gazların etkisini azaltma ve iklim aşırılıklarını yumuşatma şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Orman Yangınları

Orman yangınları sebebi ile büyük sahalar kül edilip kalite bozulmasına uğratılmakta, büyük miktarlarda kullanılacak ve yakacak odun hiçbir fayda sağlamadan heder olmaktadır. Öte yandan insan emeği ile yaklaşık 15 yılda yapılan ağaçlandırma alanı bir yılda yanıp yok olabilmektedir.

Orman, yangın tahribine uğraması halinde zamanla işlevlerini kaybeder. Orman toprağını örten humus tabakası kaybolacağından gözenekli yapı bozulur, yağış toprağa gerekli hızla sızamaz ve yüzeylerden akış meydana gelir, bu da sel ve su baskınlarına sebep olur.

Yanmış orman toprağı yüzeyinde bulunan kül tabakasında tohum çimlenmesi zordur. Ayrıca yağış ile kayganlaşan kül tabakası humusun yapıştırıcı özelliğinden yoksun olduğundan toprak eğimli yerlerde dere ve nehirlere taşınır.

Ağaçlandırma

Cumhuriyet döneminde 1985 yılı sonu itibarı ile, toplam 925 bin hektar ağaçlandırma yapılmış, bu dönemde fidan üretimi 472 milyona ulaşmıştır. Memleketimizdeki büyük çıplak arazilerin bulunması gerçeği karşısında tabii ki bu rakamlar değersiz kalmaktadır.

Tabii kaynaklardan olan ve yenilenebilir özellikteki ormanın çeşitli işlev ve faydaları vardır. Bir kere, odun ham maddesi ve bundan başka çok çeşitli hatta çok kıymetli bazı ürünlerin kaynağıdır. Toprağın korunması, akarsu rejiminin düzenlenmesi, iklimin yumuşatılıp düzenlenmesi, rekreasyon ve estetik fayda sağlamak, sağlığa faydalı olmak gibi işlevleri de vardır. Vatandaşa iş imkanı verme ve yurt savunmasında rol oynama hususunda ormanların değeri vardır.

Çeyrek yüzyıl içinde meydana gelen nüfus artışı besin, yakıt ve odun ham maddesine ihtiyacı ve dolayısıyla talebi çoğaltmıştır. Böylelikle orman serveti ve orman toprağı üzerine olumsuz etkiler ve baskılar ortaya çıkmıştır. Orman tahripleri yani ormansızlaşma ile, tabiatta kendi kendine pek çok yavaş ilerleyen toprak aşınması (erozyon) denilen verimli ve canlı üst toprak kaybı, memleket tarımını olumsuz etkileyen ve çevreyi tahrip eden bir hal almıştır. Gelişen ekonomi ve sosyal şartlar, refahın yükselmesi, ormansızlaşma ve sanayileşmenin ortaya çıkardığı çevre tahribi, insanları, ormanların her çeşit faydasına yani orman ürünlerine ve hizmetlerine daha da muhtaç hale getirmiş ve talebi artırmıştır.

Buna karşılık memleketimiz ormanları kalite ve kantite bakımından taleplere cevap verecek durumda değildir. Çünkü memleketimiz, coğrafi konumu itibarı ile yeryüzünde ormanların bitip çöllerin başladığı yarı kurak bir iklim kuşağında yer alarak zaten hassas bir dengede bulunmaktayken, ormanların eski tarihlerden beri süregelen savaşlara, uzun zamanlardan beri yangınlara, yürütülen usulsüz kesim, tarla-yerleşim alanı açma ve hayvan otlatma faaliyetlerine maruz kalmış olması sonucu tahrip edilmesi, niteliksizleşmiş, verimsizleşmiş olması ve ıslaha muhtaç durumda bulunması, orman ürünleri ve hizmetlerinin beklenen ölçüde karşılanabilmesini zorlaştırmıştır. Ayrıca orman tahribi sonucu erozyon, su baskını ve heyelan gibi olaylar artmıştır. Bu bakımdan orman varlığının, ağaçlandırma ile nitelik ve nicelik bakımından düzeltilmesi ve artırılması gerekmektedir. Ağaçlandırmanın ilk şartı da, ağaçlandırılacak alanlarda mülkiyet artırılması gerekmektedir. Ayrıca ağaçlandırma alanlarına her türlü tehdidin ortadan kaldırılması ve yöre halkının müdahalesine karşı sosyal, hukuki ve ekonomik tedbirlerin alınması gereklidir.

Ormancılık ve Kırsal Kalkınma

Ormanın korunması her şeyden önce içi ve bitişiğinde yaşayan ve ormancılık faaliyetleri ile doğrudan bağlantılı orman köylüsünün sosyal ve ekonomik olarak kalkındırılması ile mümkündür. Arazi yapısının ve iklim şartlarının elverişsizliği sebebi ile, orman köylerinde tarım yapılabilen alanlar çok sınırlıdır. Genelde kuru tarım yapılmakta, sulu tarım bunun %10'u kadar olabilmektedir. Yetiştirilen ürünlerin %90 kadarı tahıldır, bundan başka tütün, pamuk ve pancar üretilip, birim alandan alınan hasıla en düşük seviyededir.

Orman içi ve kenarı mera alanları 1.5 milyon hektar olup, bu alanlarda 5.6 milyon sığır ve manda, 10.7 milyon koyun, 11.8 milyon kıl keçisi ve 1.6 milyon at ve benzeri hayvan otlamaktadır. Buna karşılık bu yörelerde hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu, orman içi ve bitişiğindeki otlakların ağır otlatma baskısı altında bulunduğu, ahır hayvancılığı gibi bir alışkanlığın mevcut olmadığı, yem bitkileri üretimi ve otlak planı bulunmadığı gerçeği ortadadır. Böylelikle bozuk vasıflı otlatma alanlarında vasıfsız tür ve ırklı hayvanlardan dolayı çok düşük verim alınmaktadır.

Orman civarı köylülerin ormandaki çeşitli işlerde işlendirme imkanları ve bunlara kalkınma fonu uygulanması, zorluklarının ortadan kaldırılmasına yetmemektedir. Orman ürünlerinin üretim açığı çok kısa zamanda daha etkili olarak ortaya çıkacağından orman varlığımızı artıracak, mevcudu ıslah ve ihya edecek tedbirlerin alınması zaruridir. Yerel yönetimlerin ağaçlandırma faaliyetlerine katılmaları kanun ile özendirilmesi; orman köylülerine tarım sübvansiyonlarının farklı uygulanması; yakıt tasarrufu sağlamak üzere rüzgar ve güneş enerjisi gibi kaynakların ikame edilmesi; toprağın verimliliğin artırılması ile araziye talebin düşürülmesi; kavakçılığın teşvik edilmesi; ormanda tabii olarak yetişen, ekonomi ve tıp açısından değerli bitkilerin kültürünün yapılmasının köylülere öğretilmesi ve bunun organize edilmesi sayılabilir. Sosyal ormancılık uygulaması olarak ağaçlandırma alanları kenarlarına ceviz, dut, zeytin antep fıstığı, fıstık çamı, badem, zeytin, korunga ve mantar yetiştirme; odun ihtiyacını karşılamak üzere hızlı gelişen ağaç türleri ve azot bağlayarak toprağı ıslah eden kızılağaç, demir ağacı ve gladiçya gibi türlerin yetiştirilmesi; yapay göllerde balık ve su ürünleri yetiştirilmesinin planlanması ve uygulanması yürütülebilir.