Acı çekmek (duymak) : -1. Vücutta herhangi, bir yara, ezik vb. nedeniyle aa duymak. -2. Yaptığı bir işin kötü sonuçlanmasından ötürü üzülmek.

Acı gelmek (bir şey, birine) : Bir söz, durum, davranış ona dokunmak, onu üzmek.

Acından ölmek : -1. Çok acıkmış olmak. -2. Açlıktan ötmek.

Acı kuvvet: Zorlayıcı, ezici güç.

Acısı çıkmak : Bir güçlüğün daha sonra olumsuz, kötü sonuçlarını görmek, yaşamak.

Acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek) : Üzüntü yaratan bir olay belleğinde, gönlünde derin iz bırakmak.

Acısını almak : -1. Act tadını gidermek. -2. Sızısını, üzüntüsünü gidermek.

Acısını çekmek (bir şeyin) : Yapılan yanlış bir işin üzücü sonuçlarını görmek.

Acısını çıkarmak (bir şeyin) (bir kimseden) : -1. Uğradığı maddi ve manevi kayıpları gidermek . -2. Zamanında gereği gibi yapılamayan
bir-şeyi fırsatı düşünce fazlasıyla yapmak; telafi etmek, gidermek. -3.
Yapılan bir kötülüğe kötülükle karşılık verip öç almak; intikam almak.

Acı soğuk : Çok üşüten, sert soğuk.

Acı söylemek: Yanlış yolda olan bir kimseyi çekinmeden uyarmak, sert dille eleştirmek.

Acı tatlı: Hem hoş hem üzüntü verici olan.