Osmanlı Devleti Sadrazamları - Sayfa 2 - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Osmanlı Devleti Sadrazamları - Sayfa 2

  1. 2010-03-24 #51





    Malkoç Yavuz Ali Paşa


    Malkoç Ali Paşa I. Ahmet saltanatı döneminde 16 Ekim 1603-26 Temmuz 1604 tarihleri arasında dokuz ay onbir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Malkoçoğulları soyundandır ve bu soyun tarih sahnesinde ön plana çıkmış son ferdidir.

  2. 2010-03-24 #52



    Sokolluzade Lala Mehmed Paşa



    Sokolluzade Lala Mehmed Paşa (ö. 1606) I. Ahmet saltanatı döneminde 26 Temmuz 1604-21 Haziran 1606 tarihleri arasında bir yıl on ay yirmi altı gün sadrazamlık yapmış ve devletin çeşitli kademelerinde hizmet vermiş bir Osmanlı devlet adamıdır. 1595 yılında dokuz gün sadrazamlık yapmış Lala Mehmet Paşa ile karıştırılmamalıdır
    Lala Mehmed Paşa Sokollu ailesinden gelmektedir. Boşnak kökenli olup Sokollu Mehmet Paşa'nın amcasının oğludur. Küçük yaşta Topkapı Sarayı'na girdi. Enderun'dan yetişti. Osmanlı Hanedanı şehzadelerine öğretmenlik yaptığı için Lala ünvanını aldı. 1590 yılında Yeniçeri Ağası ve sonra da Anadolu Beylerbeyi görevine atandı. 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı'nda Serdar-ı Ekrem olarak görev yaptı. Tarihçi İbrahim Peçevi'yi kanatları altına alarak destekledi.
    1605'te Estergon Kalesini fethederek Estergon Fatihi unvanını almıştır. Macar soylusu Bocskai István'ın (Stefan Boçkay) Macar Kralı olarak tayin edilmesini sağladı. Osmanlı padişahı I. Ahmet'in temsilcisi olarak ona kılıç ve taç giydirdi. 1606 yılında o sırada devam etmekte olan 1603-1611 Osmanlı-İran Savaşı'na kumandanlık etmek üzere İstanbul'a çağrıldı. Ancak bu sefere çıkamadan İstanbul'da öldü ve Eyüp'teki Sokollu Mehmet Paşa türbesine gömüldü.

  3. 2010-03-24 #53


    Boşnak Derviş Mehmed Paşa



    Boşnak Derviş Mehmet Paşa I. Ahmet saltanatı döneminde 21 Haziran 1606-9 Aralık 1606 tarihleri arasında beş ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Osmanlı tarihinde, dört farklı yüzyılda sadrazamlık makamına gelmiş, dört farklı Derviş Mehmet Paşa bulunmaktadır. Diğerleri şunlardır;
    Bıyıklı Koca Derviş Mehmet Paşa, Avcı Mehmet saltanatı döneminde 21 Mart 1653-28 Kasım 1654 tarihleri arasında bir yıl yedi ay sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Moralı Derviş Mehmet Paşa, I. Abdülhamit saltanatı döneminde 6 Temmuz 1775-5 Aralık 1777 tarihleri arasında bir yıl altı ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Burdurlu Derviş Mehmet Paşa, II. Mahmut saltanatı döneminde 5 Ocak 1818-5 Ocak 1820 tarihleri arasında iki yıl bir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  4. 2010-03-24 #54


    Kuyucu Murat Paşa




    Kuyucu Murat Paşa I. Ahmet saltanatı döneminde 9 Aralık 1606-5 Ağustos 1611 tarihleri arasında dört yıl yedi ay yirmi yedi gün sadrazamlık yapmış Pomak asıllı bir Osmanlı devlet adamıdır. 1585'teki Osmanlı-İran savaşı sırasında atının ayağının tökezlemesi sonucu bir çukura düştü ve İranlılar tarafından esir alındı. Bu tarihten sonra kendisine "Kuyucu" lakabı takılarak, Kuyucu Murat Paşa olarak anılmaya başlandı. Çeşitli kaynaklarda göre, çoğunluğu Anadolu Türkmen halkından oluşan yaklaşık 50-150 bin kişiyi katlettirdiği tahmini yürütülmüştür. Celali isyanlarını bastırmak adı altında pek çok Osmanlı vatandaşının idam edilmesini sağlamıştır. Acımasızlığı ve vahşiliğiyle pek çok kişinin gözünde nefret uyandırmıştır. Osmanlı devletinin otoritesini sağlamak amacıyla reayaya baskı yapılmasını savunmuş, bu uğurda oldukça sert bir baskı politikası uygulamıştır.
    Peçevi, Kuyucu Murat Paşa'yı, "Bu ol vezir-i azamdır ki, memalik-i Al-i Osman'ı eşkiyadan temizlemiştir ve 500 yıl önce Şeyh-i Ekber hazretleri (Muhyiddini Arabi) Kuyucu Koca diye ona işaret ile kitabına yazmıştır. Saltanatın namusunu korumakta, kesin kararlı idi. Celali diye adı çıkan kimsenin Cuhud, imana gelmez, merd-i mülhid, tövbekar olmaz dizesinin anlamına uygun olarak, ne imanına, ne Müslümanlığına, ne de tövbesine kesinlikle güvenmezdi. Ölümden gayrı bir araçla onun doğru yola getirilebileceğine inanmazdı!" şeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir.
    Aslen Sırp olan Kuyucu Murat Paşa, sırasıyla kethüda, sancakbeyi ve ardından Diyarbakır, Anadolu ve Rumeli Beylerbeyliği yapmış ve nihayet 1606 yılında vezir-i azam olmuştur.
    III. Murat saltanatında Anadolu'da başlayan Celali İsyanları, III. Mehmet saltanatında artarak devam etmiş ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu İsyanı ile, Anadolu yakılıp kavrulmaya başlamıştır. Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 tarihli Zitvatorok Antlaşmasını mecburiyetten imzalaması üzerine, Kuyucu Murat Paşa, Osmanlı padişahının fermanıyla aşağıdaki icraatlarda bulunmuştur:
    1) Murad Paşa'nın üzerine yürüdüğü ilk Celali, Konya'daki Saracoğlu Ahmet'tir ve çevresine 30000 kişi toplayacağını söyleyen bu eşkiya hemen idam edilmiştir. Bunu Silifke ve Adana'yı işgal etmiş olan Cemşit ve Muslı Çavuş eşkıyalarının temizlenmesi takip etmiştir.
    2) İkinci önemli sorun, bir türlü durdurulamayan Canbolatoğlu ve Lübnan ile Suriye taraflarında baş kaldıran Dürzi eşkıyalardır. Canbolatoğlu ile 1607 yılında İskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murat Paşa, Canbolatoğlu'nu teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiştir.
    3) En büyük sorunu teşkil eden Kalenderoğlu Piri Mehmet'e gelince, aslında eski bir çavuş, kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu şahıs, 1604'de isyan etmiş ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hakimiyeti altına almıştı. Üzerine yürüyen Murat Paşa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancakbeyliğini kabul etmiş, ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve Canbolatoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30000 kişilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıştır (1607). Bu olay İstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıştır. İstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramış ve komutanları öldürülmüştür. Bu bozgun Batı Anadolu'daki birçok şehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuştur. Kovalamacalar sonunda Murat Paşa, 1608 yılında Göksun taraflarında Kalenderoğlu ile karşı karşıya gelmiş ve kuvvetlerini dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı İran'a sığınmıştır. Ona destek veren Tavilin Meymun ve benzeri eşkıyalar da neticede İran Şahı'na iltica etmişlerdir.
    4) Murat Paşa'nın görevi bununla da bitmemiştir. Bayburt'ta Murat Haniler ve Beyşehir'de Emirşahi denilen eşkıyaları tamamen ortadan kaldırmıştır.Bu seferler esnasında sefer güzergahı üzerinde bulunan isyanlarında bastırıldığı bilinmektedir.Bunlardan en iyi bilineni şuanda Giresun sınırları içerisinde bulunan Gelvaris düzü(çimeni) denilen düzlükte isyancıları katledip kuyulara doldurduğu bilinir. Yüzyıla yakın bir süredir Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celali İsyanlarını böylece sona erdirmiştir. Tarihlerin kaydettiğine göre, Kuyucu Murat Paşa'nın üç sene süren bu eşkıya temizleme hareketi sırasında, 50000 küsur eşkıya öldürülmüştür (belirtilen rakamlar 150000'e kadar varmaktadır).



    Çeşitli kaynaklarda Kuyucu Murat Paşa


    Celali bahanesiyle yoksul Anadolu köylüsünün kitleler halinde katledilmesine Ermeni rahip Kemahlı Grigor'un 1595-1640 yılları arasını kapsayan kronolojisinde de değinilmektedir. Ermeni rahip de Kuyucu Murat Paşa'dan övgüyle söz etmekle birlikte, katledilen köylülerden oluşan tepeleri de yazmaktadır: "Görenlerin bize bizzat anlattıklarına göre Murat Paşa bütün konakladığı yerlerde önceden kuyular kazdırır ve bütün Celalileri, muzir adamları öldürüp bu kuyulara attırır, oraya indirilen birkaç adamda atılanları istif ederdi. Vakadan dört sene sonra kış mevsiminde oradan geçerken ev büyüklüğünde olan kuyuları görmüştük. Birkaç tanesi çökmüş olduğundan odun ve toprakla kapatılmıştı. İşte böylelikle ortadan kaldırılan melunlar duman gibi yok olarak Allah'ın şanından mahrum kaldılar." Bu şekilde, Canbulatoğlu'yla olan karşılaşmasından sonra 26 bin kişinin başını kestirerek tepe yaptığı iddia edilir.
    "O gün, gün batımına kadar ruus-u maktüa-ı a'dadan (kesilmiş düşman başlarından) defterlerle adetleri zaptedilen, yirmialtıbin kelle-i büride (kesik baş) işgah-ı serdar-ı Behram iktidara (Behram kudretle serdarın önünde) getürülüp otag-ı zernitak (altın kuşaklı otağ) önünde püşte-var (tepe halinde) yığıldı. Yirmi neferden fazla cellatlar, darb-ı rikabdan (ense vurmaktan) dinlenmeyip güruh güruh getirilen eşkiyaların kellelerini kat'ederlerdi"
    Naima, Kuyucu Murat'ın çocuk öldürmesine tanık oluşunu şu şekilde anlatmaktadır: "... Bir gün pişgah-ı otakta (otağın üstünde) iskemle üzerinde oturup harfolunan (kazılan) bi're (kuyuya) gelen adamları katlettirip doldurmağa meşgul idi. O sırada gördü, halk verasında (arkasında) bir atlı sipahi, bir sabiyi (çocuğu) kenduye redif edip (ardından getirme) geçup gide. Paşa emreyledi varıp sabiyi at arkasından indirip huzuruna ***ürdüler. Oğlancığa:

    - Sen ne yerdensin? Celali arasına neden düştün?, dedikte, sabi doğru söyleyip,
    - Falan diyardanım, kıtlık sebebinden babam beni alıp bunlara katıldı. Boğazımız tokluğuna yanlarınca gezerdik, dedi.
    - Baban ne idi?, deyu sorıcak,
    - Şeştar çalardı ve anınla doyunurdu. Vezir-i Azam Murad Paşa başını sallayarak acı acı güldü.
    - Hay, Celalileri şevke ***ürürdü, deyup, çocuğun katline işaret etti. İşaret üzerine çocuğu cellatlara verdiler. Fakat cellatlar;
    - Bu sabi masumu nice öldürelim, deyu çekilip her biri bir tarafa gidip göz yumdu. Murad Paşa emrinin neden geciktiğini sordukta, cellatların çocuğu merhamet edip istinkaf ettiklerini bildirdiklerinde, Paşa:
    - Yeniçerilerden birisi öldürsün, deyü buyurdu. Yeniçeri dilaverlerine teklif olduklarından onlar dahi, sabiye bakıp;
    - Biz cellat mıyız? Cellatlar bile merhamet etti. Vezir kendi iç oğlanlarına emretti ki sabiyi öldüreler. Anlar da ki huzurundan dağılı kabul etmediklerinden oğlancık meydanda kalıp onu öldürecek adam bulunmadıkta, ihtiyar vezir arkasından kürkünü bırakıp ve kalkıp sabiyi kendi eliyle alıp, kuyunun kenarına getürüp başını vurup boğazını sıkıp helak ve kendi eliyle kuyuya inkaa etti."
    İsmail Hakkı Danişmend ise, hakkında şu ifadeleri kullanmaktadır: "Anadolu Türkü'nün ebediyyen lanetle anacağı Kuyucu Murat ihtiyarlığından dolayı "Koca" lakabıyla da tanınan 90 lık bir zalimdi. Kuyucu yalnız asilerle taraftarlarını değil, onlara her nasılsa ekmek ve su vermiş zavallılardan başka civarlarda bulunan komşularını bile kılıçtan geçirtecek derecede kana ve bilhassa Türk kanına susamış bir canavardır."
    Kuyucu Murat Paşa 90 yaşına kadar istikametli bir hayat yaşamış ve padişah'ın baba iltifatına mazhar olduktan sonra ölmüştür.

  5. 2010-03-24 #55




    Gümülcineli Damat Nasuh Paşa



    Gümülcineli Damat Nasuh Paşa, I. Ahmet saltanatında, 5 Ağustos 1611 - 17 Ekim 1614 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.
    1611'de Kuyucu Murat Paşa'nın ölmesi üzerine sadrazamlığa getirilmiştir. Padişah I. Ahmet'in kızı Ayşe Sultanı nikahlamış olduğundan saraya damat olmuştu. 1614'de Padişaha yapılan bir ihbar sonucu öldürülmüştür.
    Sadrazamlığı öncesinde, 1599 yılında Osmanlı-İran Barış Antlaşmasının imzalanmasını sağlayarak dönemin önemli bir diplomatik başarısına imza atmıştı. Bağdat'tan eski İpek Yolunu takip ederek İstanbul'a dönerken bugünkü Nallıhan ilçe merkezinin bulunduğu yerde konaklar. Bir vadi içindeki bağlık, bahçelik ve ormanlık bu alan çok hoşuna gider. Buraya kırk odalı bir han, bir hamam ve bir camii yaptırır. O günden itibaren Nallıhan ilçe merkezi burada gelişerek büyümüştür.

  6. 2010-03-24 #56
    Öküz Kara Mehmed Paşa


    Öküz Mehmet Paşa veya Kara Mehmet Paşa I. Ahmet saltanatı döneminde 17 Ekim 1614-17 Kasım 1616 ve Genç Osman saltanatı döneminde 18 Ocak 1619-23 Aralık 1619 tarihleri arasında toplam üç yıl, yedi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Öküz sıfatı bazı kaynaklarda iddia edildiğinin aksine Oğuz kelimesinin değişikliğe uğramış hali olmayıp, babasının Karagümrük'te öküz nalbantlığı yapmış olması ile alakalıdır.
    İlk sadaretinden, 1616'da çıktığı İran Seferi'nde Safevilere yenik düşmüş olmasından ötürü azledilmesi sonrasında tayin edildiği Aydın Valiliği esnasında Batı Anadolu ticaretinin gelişmesini teşvik için Kuşadası'nda inşa ettirdiği kervansaray (sonradan ticari merkez yabancı tacirlerin tercihiyle İzmir'e kaymıştır) onun adını taşımaktadır.
    Ayrıca, ikinci sadaretinde, İran Seferi esnasında, Niğde'nin Ulukışla ilçesinde de bir kervansaray inşa ettirmiş olup, bu yapı sonradan Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Han Duvarları" şiirinin ilham kaynağını oluşturmuştur.
    1619 yılında ölmüştür. Öküz Kara Mehmet Paşa'nın mezarı Halep'tedir.








    Öküz Mehmet Paşa ile ilgili bir anekdot



    Çevresindekilerce gizliden gizliye "Öküz" olarak adlandırılmış olan Mehmet Paşa'nın komuta ettiği ve İran'a karşı düzenlenen bir seferde, ordu komuta heyeti kışlak çadırında toplanmış taarruz planlarını gözden geçirirlerken, birliklerin iaşesi ve taşıma işleri icin getirilmiş öküzlerden biri çadırın aralığından kafasını uzatıp gözlerini Öküz Mehmet Paşa'ya dikmiş. Çevresindekiler gülmemek icin kendilerini zor tutmuşlar, biraz tebessüm ederlerken, ökuz gitmiş. Ancak bir süre sonra tekrar gelip, başını yine içeri uzatmış ve yine uzun uzun Öküz Mehmet Paşa'yı süzmüş. Bu sefer çevresindekiler artık kendilerini tutamayıp kahkahaları basmışlar. Herkes gülmekten kırılırken, Ökuz Mehmet Paşa, "Bu hayvan bana ne diyor biliyor musunuz?" diye sormuş. "'Hadi senin kim olduğunu anladım da, bu yanındaki eşekler neyin nesi?' diye soruyor."

  7. 2010-03-24 #57



    Damat Halil Paşa


    Damat Halil Paşa, 17 Kasım 1616 - 18 Ocak 1619 tarihleri arasında, I. Ahmet saltanatının son döneminde, I. Mustafa'nın ilk saltanatında ve Genç Osman saltanatının ilk döneminde iki yıldan biraz fazla bir süre ve daha sonra IV. Murat saltanatı döneminde 1 Aralık 1626-6 Nisan 1628 tarihleri arasında birbuçuk yıla yakın bir süre olmak üzere, toplam üç yıl yedi ay yedi gün sadrazamlık ve Trabzon valiliği yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  8. 2010-03-24 #58



    İstanköylü Çelebi (Güzelce) Ali Paşa

    Çelebi Ali Paşa Genç Osman saltanatı döneminde 23 Aralık 1619-9 Mart 1621 tarihleri arasında toplam bir yıl iki ay on yedi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  9. 2010-03-24 #59



    Ohrili Hüseyin Paşa



    Ohrili Hüseyin Paşa Genç Osman saltanatı döneminde 9 Mart 1621-17 Eylül 1621 tarihleri arasında altı ay dokuz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  10. 2010-03-24 #60



    Dilaver Paşa


    Dilaver Paşa, Genç Osman saltanatı döneminde 17 Eylül 1621-19 Mayıs 1622 tarihleri arasında sekiz ay iki gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Hırvat asıllı olup Enderun'da yetişti. Sırasıyla zülüflü, baltacı ve çaşnigar oldu. Bir süre Mısır'da kullarağası, Deşişe nazırı ve cizye emini görevlerinde bulundu. Daha sonra İstanbul'a getirilerek sarayda çaşnigarbaşılığa tayin edildi. Bu görevde iken 1610'da Kırım Hanı Selamet Giray'ın ölümü üzerine, İstanbul'da bulunan Canı Beg Giray'la birlikte Kırım'a giderek, onun han olmasında rol oynadı.
    Dilaver Paşa, 1613 yılında Kıbrıs Beylerbeyiliği, ardından Bağdat beylerbeyliğine getirildi. Revan Seferine katıldı. 1616'da vezir unvanıyla Diyarbekir beylerbeyliğine getirildi. Bu görev sırasında vakıf ve tımar meselelerindeki haksızlıkları, eyaleti dahilindeki isyan hareketlerini ve bazı anlaşmazlıkları halletti. Sultan II. Osman'ın tahta çıkışından sonra Rumeli beylerbeyliğine getirilen Dilaver Paşa, beraberindeki kuvvetlerle İran seferine katıldı. Osmanlı Ordusunu yenilgisiyle sonuçlanan Serav Savaşından sonra imzalanan Serav Antlaşmasının akdinde önemli rol oynadı.
    Daha sonra ikinci kez Bağdat beylerbeyliği görevine tayin edilen Dilaver Paşanın görevi kısa bir süre sonra Diyarbekir beylerbeyliğine çevrildi. Lehistan savaşında, Hotin Seferi sırasında Dinyester nehrine dayanan sağ kolda yer aldı. 17 Eylül 1621'de Ohrili Hüseyin Paşanın yerine sadrazam oldu.
    Sultan II. Osman'a karşı ayaklanan asilerin idamını istedikleri kişiler arasında yer alan Dilaver Paşa, önce padişah tarafından korunduysa da daha sonra asilere teslim edildi. Asiler tarafından katledilen Dilaver Paşanın naaşı Üsküdar'daki Miskinler Mezarlığına gömüldü (Mayıs 1622).

  11. 2010-03-24 #61



    Kara Davut Paşa


    Kara Davut Paşa 1622 yılında 25 gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Davut Paşa zihin özürlü padişah I. Mustafa'nın kız kardeşiyle evlenerek Osmanlı Hanedanına damat girmişti. I. Mustafa kısa bir süre tahtta kaldıktan sonra yerine tahta çıkan Genç Osman'a karşı yeniçeriler isyan ettiler. Yeniçeriler I. Mustafa'yı ikinci bir kez tahta çıkarttıkları gibi kayınbiraderi olan Davut Paşa'yı da 19 Mayıs 1622 tarihinde sadrazam yaptılar. Osmanlı tarihçisi Peçevi'ye göre Davut Paşa bizzat kendisi Genç Osman'ı Yedikule zindanlarına ***ürdü ve ertesi gün boğdurttu.
    I. Mustafa'nın ikinci saltanatı yeniçerilerin isteklerine göre sadrazamların değiştirildiği bir anarşi dönemiydi. Davut Paşa'nın sadrazamlığı 19 Mayıs 1622-13 Haziran 1622 tarihleri arasında ancak yirmibeş gün sürdü. I. Mustafa zihin özürlü olduğu için bu süre boyunca Davut Paşa I. Mustafa'nın annesiyle birlikte devletin kontrolünü ele geçirmeğe çalıştı. Ancak bunda başarılı olamadı ve 13 Haziran 1622 tarihinde görevden alınarak idam edildi.

  12. 2010-03-24 #62


    Mere Hüseyin Paşa


    Mere Hüseyin Paşa Genç Osman'ın Yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek idam edildiği ve amcası I. Mustafa'nın ikinci kez tahta geçirildiği anarşi sırasında 13 Haziran 1622-8 Temmuz 1622 ve 5 Şubat 1623-30 Ağustos 1623 tarihleri arasında toplam yedi ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Osmanlı Devleti tarihinde Türkçe bilmeyen tek sadrazam olduğu rivayet edilir. Lakabının da, kellesini istediği kişiler için söylediği ve Arnavutça "alınız" anlamına gelen "mere" sözcüğünden kaynaklandığı söylenir.

  13. 2010-03-24 #63



    Lefkeli Mustafa Paşa



    Lefkeli Mustafa Paşa (buradaki Lefke, Kuzey Kıbrıs'ta bulunan Lefke olmayıp, günümüzde Bilecik'in Osmaneli ilçesi olan Lefke'dir) zihin özürlü I. Mustafa'nın şeyhülislam fetvası ile tahttan indirilmesinden hemen önceki dönemde 8 Temmuz 1622-21 Eylül 1922 tarihleri arasında iki buçuk ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  14. 2010-03-24 #64



    Gürcü Hadım Mehmed Paşa



    Hadım Mehmet Paşa IV. Murat saltanatının devlet idaresinin annesi Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde 21 Eylül 1622-5 Şubat 1623 tarihleri arasında dört ay on gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  15. 2010-03-24 #65




    Kemankeş Kara Ali Paşa


    Kemankeş Ali Paşa IV. Murat saltanatının devlet idaresinin annesi Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde 30 Ağustos 1623-3 Nisan 1624 tarihleri arasında yedi ay dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. IV. Murat ile arasında geçen bir diyalogda IV. Murat ona "Topal Zorba Başı" diye hitap etmiş ardından zülüflü baltacılara boğdurtmuştur.

  16. 2010-03-24 #66


    Çerkes Mehmed Ali Paşa



    Çerkes Mehmet Paşa IV. Murat saltanatının devlet idaresinin annesi Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde 3 Nisan 1624-28 Ocak 1625 tarihleri arasında dokuz ay yirmi beş gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  17. 2010-03-24 #67



    Müezzinzade Filibeli Hafız Ahmed Paşa




    Müezzinzâde Hâfız Ahmet Paşa, IV. Murat saltanatının devlet idaresinin annesi Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde, 28 Ocak 1625-1 Aralık 1626 ve 25 Ekim 1631-10 Şubat 1632 tarihleri arasında toplam iki yıl bir ay yirmi gün sadrazamlık yapmış Pomak asıllı bir Osmanlı devlet adamıdır. İkinci sadaretinde Yeniçeriler tarafından padişahın gözleri önünde linç edilmiş olması IV. Murat'ı derinden etkilemiş, sonradan asayişi kurmak için başvuracağı çok sert önlemlerde belirleyici olmuştur. Ahmed Paşa ayrıca Bağdat kuşatması sırasında söylediği ve IV.Murat'ın da cevap verdiği bir beyiti ile meşhurdur. Yeniçeri zorbabaşlarının tesiri ile iyice çıgrından çıkmış ve 17 kelle isterler en başta Hafız Paşa. Padişah onu öldürülmemesi için saraydan kaçırmıştır.Yalnız yeniçerilerin bakısına dayanamayan padişah Hafız Paşayı çağırır.Paşa saraya gelir divan toplanmış kararı bekler.Padişah IV.MURAT Hafız Paşaya yeniçerilerden bahseder.Padişah hüzünlenir zira Hafız Paşa şu sözleri söyler Padişahımın yoluna hezar ahmed fedadırder ve abdest alır.Yaniçerilerin arasına doğru yürür ve Osmanlı tokadı denilen tokat Hafız Paşadan çıkar.Hafız Paşa attığı bir tokat ile yeniiçerilerden birini öldürür.Başı kesilerek orda bırakılır.IV.MURAT onu öldüren zorbaları düzeni sağlar sağlamaz cellada teslim eder.

  18. 2010-03-24 #68



    Gazi Ekrem Hüsrev Paşa


    Hüsrev Paşa IV. Murat saltanatının devlet idaresinin annesi Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde 6 Nisan 1628 - 25 Ekim 1631 tarihleri arasında üç yıl altı ay on dokuz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  19. 2010-03-24 #69




    Topal Recep Paşa


    Recep Paşa IV. Murat saltanatında 10 Aralık 1632-18 Mayıs 1632 tarihleri arasında dört ay on beş gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. 1.mustafa'nın tahta ilk defa çıktığında mshpeyker kösem sultan ile yönetimi ele geçirmiştir

  20. 2010-03-24 #70



    Tabanıyassı Mehmed Paşa


    Tabanıyassı Mehmet Paşa IV. Murat saltanatında 18 Mayıs1632-2 Şubat1637 tarihleri arasında dört yıl sekiz buçuk ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  21. 2010-03-24 #71



    Bayram Paşa



    Bayram Paşa IV. Murat saltanatında 2 Şubat 1637-26 Ağustos 1638 tarihleri arasında bir yıl altı ay yirmi iki gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. İstanbul'un Bayrampaşa semti onun adını taşımaktadır. Gençliğinde çok yakışıklı olduğu kayda geçen Bayram Paşa henüz bir yeniçeri iken dönemin padişahı I. Ahmed'in kızı Hanzâde Sultan ile evlenmiştir. Saraya intisabından sonra önemli mevkilere getirilmiştir. IV. Murad zamanında sadrazamlığa yükselmiş, padişahın Bağdat Seferi sırasında, beyin kanamasından ölmüştür. (1638) Bayram Paşa'nın adı Nef'i'nin idamı sırasında da geçmektedir. IV. Murad'ın, Nef'i'den bir daha hicviye yazmaması istemesinden sonra Nef'i, sözünü tutmamış ve IV. Murad'ın eniştesi Bayram Paşa'yı hicvetmiştir. Bayram Paşa'nın isteği üzerine padişah, Nef'i'yi idam ettirmiştir. Şair Nef'i, Bayram Paşa'nın evinde öldürüldükten sonra cesedi Sarayburnu'ndan denize atılmıştır.

  22. 2010-03-24 #72



    Tayyar Mehmed Paşa


    Şehit Mehmet Paşa IV. Murat saltanatında 26 Ağustos 1638 - 23 Aralık 1638 tarihleri arasında 3 ay 28 gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  23. 2010-03-24 #73




    Kemankeş Kara Mustafa Paşa



    Kemankeş Kara Mustafa Paşa IV. Murat saltanatının son yıllarında ve I. İbrahim saltanatının ilk yıllarında, 23 Aralık 1638 - 31 Ocak 1644 tarihleri arasında beş yıl bir ay sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  24. 2010-03-24 #74



    Civankapıcıbaşı Sultanzade Semiz Mehmed Paşa


    Semiz Mehmet Paşa I. İbrahim saltanatında 31 Ocak 1644 - 17 Aralık 1645 tarihleri arasında bir yıl on ay on yedi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  25. 2010-03-24 #75


    Nevesinli Salih Paşa

    Salih Paşa I. İbrahim saltanatında 17 Aralık 1645 - 16 Eylül 1647 tarihleri arasında bir yıl dokuz ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  26. 2010-03-24 #76




    Kara Musa Paşa



    Kara Musa Paşa, I. İbrahim saltanatında 16 Eylül 1647 - 21 Eylül 1647 tarihleri arasında beş gün sadrazam ünvanını taşımış bir Osmanlı asker ve devlet adamıdır.
    Nevesinli Salih Paşa'nın idamı üzerine sadrazam tayin edilmiş ve sadaret mührü kaptan-ı derya sıfatıyla seferde bulunduğu Girit'e deniz yolu ile gönderilmiştir. Ancak Kara Musa Paşa, tayininden 5 gün sonra, haberi almış ancak mührü henüz alamamış iken, 21 Eylül 1647 günü Kandiye kalesi kuşatmasında şehit düşmüştür. Ölümü üzerine gemiler yoldan çevrilerek mühür İstanbul'a geri getirilmiş ve Kara Musa Paşa beklenirken vekaleten sadrazamlık görevini yürüten Hezarpare Ahmed Paşa asaleten sadrazamlığa getirilmiştir.
    Bu nedenden dolayı, Kara Musa Paşa Osmanlı sadrazamlarını listeleyen bazı belgelerde yer almaz.

  27. 2010-03-25 #77



    Hezarpare Ahmed Paşa


    Hezarpare Ahmet Paşa I. İbrahim saltanatında 21 Eylül 1647 - 7 Ağustos 1648 tarihleri arasında on ay on altı gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Yeniçeriler tarafından linç edilerek (parçalanarak) öldürülmüş olduğu için, tarihçilerce Farsça "bin parça" anlamına gelen "Hezarpare" lakabıyla anılmıştır. Sağlığında "Tezkereci Ahmed Paşa" ismi kullanılmıştır. Bir rivayete göre de, öldürüldükten sonra, çok şişman bir kimse olan sadrazamın yağları "mafsal ağrılarına iyi gelmektedir" reklamıyla parça parça edilip ahaliye zorla satılmıştır.

  28. 2010-03-25 #78

    Mevlevi Mehmed Paşa

    Mevlevi Mehmet Paşa Avcı Mehmet saltanatında 7 Ağustos 1648 - 21 Mayıs 1649 tarihleri arasında dokuz ay on beş gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  29. 2010-03-25 #79



    Kara Dev Murad Paşa


    Mevlevi Mehmet Paşa Avcı Mehmet saltanatında 21 Mayıs 1649 - 5 Ağustos 1650 ve 11 Mayıs 1655 - 19 Ağustos 1655 tarihleri arasında toplam bir yıl beş ay yirmi dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  30. 2010-03-25 #80



    Melek Ahmed Paşa

    Melek Ahmet Paşa, Avcı Mehmet saltanatında 5 Ağustos 1650 - 21 Ağustos 1651 tarihleri arasında bir yıl on yedi gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.
    Evliya Çelebi ona yıllarca yol arkadaşlığı yapmış ve vezirlik gorevlerinde ona yardım etmiştir. Bir yazısında onu gizemlerin efendisi ve vezirlerin şeyhi olarak tasvir etmiştir.

  31. 2010-03-25 #81



    Siyavuş Paşa

    Siyavuş Paşa Avcı Mehmet saltanatında 21 Ağustos 1651 - 27 Eylül 1651 ve 5 Mart 1656 - 26 Nisan 1656 tarihleri arasında toplam iki ay yirmi dokuz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. III. Murat saltanatında 3 kez sadrazamlık yapmış Kanijeli Siyavuş Paşa ile ve II. Viyana Kuşatması sonrasındaki savaşlar esnasında sadrazamlık makamını zorla bir süre almış Köprülü Damadı Abaza Siyavuş Paşa ile karıştırılmamalıdır. Ölümü ile devlet kasasına milyonlarca kese altın bırakarak devletin bekaasına katkıda bulunmuştur. Eyüp Sultan camii güney tarafında kendi adına yaptırmış olduğu çeşme yer almaktadır.

  32. 2010-03-25 #82


    Gürcü Mehmed Paşa



    Gürcü Mehmed Paşa, Avcı Mehmet saltanatında 27 Eylül 1651 - 20 Haziran 1652 tarihleri arasında sekiz ay yirmi üç gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

  33. 2010-03-25 #83



    Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa


    Tarhuncu Ahmet Paşa Avcı Mehmet saltanatında 20 Haziran 1652 - 21 Mart 1653 tarihleri arasında dokuz ay yirmi bir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Arnavutluğun Mat kasabasındandır; Enderundan yetişmiş, silâhdar Bosnalı Musa Ağa'nın 1043 H. - 1633 M. tarihinde Mısır valiği ile saraydan çıkması sırasında bu da kapıkulu süvariliği ile çıkmış ve evvelâ Musa Paşa'ya sonra da Hezarpâre Ahmet Paşa'ya kethüdalık etmiştir. Hezarpâre'nin katlinden sonra kardeşi Oruç, sipahilerin, Sofu Mehmet Paşa'ya karşı olan isyanında maktul düşmüş ise de Ahmet Ağa, şeyhülislâm Abdurrahim Efendi tarafından himaye olunarak hayatını kurtarmış, kendisine Diyarbakır valiliği verilmiş ve daha sonra hacca gitmiş ve memuriyetine dönmeden evvel Mısır valiliğine naklolunmuştur (1059 Muharrem ve 1649 Ocak).
    Tarhuncu Ahmet Paşa, 1061 Safer ve 1651 Ocak'ta Mısır'dan azlolunarak İstanbul'a geldi ve sadrâzam Gürcü Mehmet Paşa bunun sadarete liyakatini görünce Mısır'daki muhasebesini bahane ederek kendisini Yedikule'de hapsedip Yanya sancağıyla Selanik'te oturmak üzere İstanbul'dan çıkarttı. Bu sırada hükümet işleri, Valide Sultan'ın mutemedi Anadolu kazaskeri Hocazâde Mesud Efendi'nin nezareti altında görüldüğü için Gürcü Paşa'nın yerine icraatında kuvvetli bir vezir aranarak şeyhülislâm tarafından Siyavuş Paşa teklif edildi ise de Valide Sultan tarafından kabul edilmediğindan Mesud Efendi'nin tavsiyesi üzerine Tarhuncu Ahmet Paşa İstanbul'a davet olundu; gizlice İstanbul'a gelip Mesud Efendi'nin Süleymaniye'deki konağına inmiş ve geldiği Valide Sultan'a bildirilmiş bunun üzerine pâdişâh ve devlet erkânı ile görüşüldükten sonra teklif edilen işleri (Girit işi, donanma işi ve maaş işi) bazı şartlarla başaracağını taahhüd ve mukabil tekliflerini de yaparak kabul ettirdikten sonra sadrâzam tayin edildi (1062 Receb 12 ve 1652 Haziran 19).
    Tarhucu Ahmet Paşa, dürüst ve icraatında şiddet kullanıp gece ve gündüz çalışarak evvelâ devletin gelirini ve giderini öğrenmek istedi; isteği yapıldı ve devlet erkânı ile görüşerek fazla masrafları kısmaya başladı ve bu hususta sarayın ve diğer ileri gelenlerin fazla masraflarını kesmekte tereddüt etmedi ve bu yüzden hariçten ve dahilden epey düşman kazandı. Bunlar pâdişâhı ve valide sultanı sadrâzam aleyhine harekete sevk ettiler, nihayet bir Nevruz günü yılbaşı hediyelerini pâdişâha takdim ile donanma işleri için tersanede bulunduğu sırada saraya davet olunarak deniz yoluyla Hasbahçe'ye girdikten sonra kendisini kızlar ağası (darüssaâde ağası) karşılayıp sadaret mührünü aldıktan sonra Ahmet Paşa'yı bostancılara teslim edip onlar vasıtası ile boğuldu (1063 Rebiulâhır ve 1653 Mart). Vezir-i âzamlığı 9 ay kadardır. Cesedi, ilk efendisi Musa Paşa'nın zevcesi tarafından gönderilen adam vasıtasıyla saraydan alınarak Üsküdar'a miskinler mevkiine defnedilmiştir; ölümünde yaşı 60'ı geçmişti.
    Tarhuncu Ahmet Paşa iffeti, doğruluğu ile tanınmış olup icraatinde hiç hâtıra ve gönüle bakmadığından bütçeyi dengelemek gayretiyle çok düşman kazanmış, valide sultanın tekliflerini bile reddetmiş ve bu yüzden hayatını kaybetmiştir; tarihlerde adı geçen Tarhuncu bütçesi bunun zamanında yapılmıştır.Mali alanda ıslahat yapan ilk ıslahatçıdır.

  34. 2010-03-25 #84




    Bıyıklı Koca Derviş Mehmed Paşa


    Bıyıklı Koca Derviş Mehmet Paşa, Avcı Mehmet saltanatı döneminde 21 Mart 1653 - 28 Kasım 1654 tarihleri arasında bir yıl yedi ay sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde kendisinden bolca bahis vardır.
    Osmanlı tarihinde, dört farklı yüzyılda sadrazamlık makamına gelmiş, dört farklı Derviş Mehmet Paşa bulunmaktadır. Diğerleri şunlardır;
    Boşnak Derviş Mehmet Paşa I. Ahmet saltanatı döneminde 21 Haziran 1606 - 9 Aralık 1606 tarihleri arasında beş ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Moralı Derviş Mehmet Paşa, I. Abdülhamit saltanatı döneminde 6 Temmuz 1775 - 5 Aralık 1777 tarihleri arasında bir yıl altı ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
    Burdurlu Derviş Mehmet Paşa, II. Mahmut saltanatı döneminde 5 Ocak 1818 - 5 Ocak 1820 tarihleri arasında iki yıl bir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  35. 2010-03-25 #85




    İpşiri Mustafa Paşa


    İpşir Mustafa Paşa Avcı Mehmet saltanatında 28 Ekim 1654 - 11 Mayıs 1655 tarihleri arasında altı ay on dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  36. 2010-03-25 #86



    Ermeni Süleyman Paşa


    Ermeni Süleyman Paşa Avcı Mehmet saltanatında 19 Ağustos 1655 - 28 Şubat 1656 tarihleri arasında altı ay on gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  37. 2010-03-25 #87


    Deli Hüseyin Paşa


    Deli Hüseyin Paşa (ö. 1659) IV. Murat ve I. İbrahim dönemlerinde iki kez toplam 5 yıl süreyle Kaptan-ı Deryalık, IV. Mehmet döneminde de 28 Şubat 1656 - 5 Mart 1656 tarihleri arasında altı gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Osmanlı sarayınna odun işleri ile ilgilenmek için alınmıştır. Yiğit ve kuvvetli olan bu devlet adamının yükselişi İran şahı tarafından gönderilen ve bozulup kırılması çok zor olan bir yayı kırıp atması ile başlamıştır.
    Girit'te ki ordulara, kısıtlı imkânlar ile komutanlık yapmış büyük bir devlet adamıdır.
    Kendisinden sonra sadrazam olan, saraydaki dönve ve devşirmelerin katkısı ile Köprülü Mehmed Paşa tarafından kendisine rakip olacağı endişesiyle Yedikule zindanlarında hapsettirilmiş ve orada boğdurularak öldürülmüştür.
    Osmanlı sadrâzamlarından. Bursa Yenişehir'de doğan Hüseyin Paşa, Enderun'da, saray baltacıları arasında eğitim gördü. Küçük ve büyük mirahurluk vazifesinde bulunduktan sonra, 1632 yılında Kaptan-ı deryalığa getirildi. Bir müddet sonra açılan Revan Seferine Kaptan-ı derya olarak katıldı. Revan'ın fethinde büyük gayret gösteren Hüseyin Paşa, daha sonra Âzerbaycan üzerine yapılan harekâta katıldı. Dönüşte Diyarbekir'deyken 1635 yılında devletin mühim eyaletlerinden biri olan Mısır'a Beylerbeyi tâyin edildi. İki sene bu vazifede kalan Hüseyin Paşa, İstanbul'a çağırılarak, Anadolu Beylerbeyliğine getirildi ve Sultan Dördüncü Murâd'la beraber Bağdat Seferine çıktı. Muhâsara esnâsında kendi tarafına düşen iki kaleyi kolaylıkla zaptetti ve Bağdat'ın içinde sükûnu sağlamada büyük rolü oldu. Ayrıca iç kaledeki Narin Kuleyi bir bölük asker ile ele geçirmesi herkesi hayretler içinde bıraktı. Sultan Dördüncü Murâd bu başarılarından dolayı onu, kubbe vezirliğine tâyin etti. Hüseyin Paşa, 1639 yılında Sadâret Kaymakamı oldu ise de, Sultan İbrahim'in tahta geçmesinden sonra yeniden Kaptân-ı deryalığa getirildi. Bu sıralarda Karadeniz ticâretine engel olan Rus-Kazak korsanlarına karşı Karadeniz Seferine çıktı. Çok geçmeden 30 kadar Rus-Kazak gemisini ele geçirerek İstanbul'a gönderdi. 1641'de Özi, 1642'de Bosna ve 1644 yılında Budin beylerbeyi olan Hüseyin Paşa, nihayet 1646'da Hanya Muhafızlığına getirildi. Savaşlarda gösterdiği cesareti sebebiyle "deli" lakabını alan Hüseyin Paşa, kış ortasında Girit'i ele geçirmek için muhârebeye başladı. Venediklilere karşı yaptığı altı muhârebede de başarı kazandı. Resmo ve Sivrihisar başta olmak üzere, Girit'in bütün şehirlerini ele geçirdi. Karargâhını Resmo'da kuran Hüseyin Paşa, kan ve barut içinde kalmış olan kaleyi yeniden tâmir ettirdi. Şehirdeki bir kiliseyi câmiye çevirdi. Hüseyin Paşa, bir taraftan îmâr faâliyetlerini sürdürürken, diğer taraftan müstahkem Kandiye Kalesini zaptetmek üzere hazırlıklara girişti. Ancak bu sırada yardıma gelmekte olan Osmanlı donanması Kandiye Boğazı önünde Venediklilere yenilince, muhâsaradan bir netice alamadı. Hüseyin Paşa, buna rağmen kuşatmayı kaldırmadı ise de, gerekli yardımı alamaması, kalenin düşmesini engelledi. Önce Rumeli Beylerbeyliğine tâyin edilen Hüseyin Paşa bâzı siyâsî sebeplerle Yedikule'de hapsedildi. 1659 yılında idâm edildi.
    Halk arasında "gazî" ve bilhassa gözünü budaktan sakınmaz tavrı ve hareketleri neticesinde "deli" lakabı ile tanınmış olan Hüseyin Paşa, kuvvetli bir vücut yapısına sâhip, cesur bir vezirdi. Özellikle Revan ve Bağdat seferleri ile Girit'in fethinde gösterdiği kahramanlıklar, kendisine büyük bir şöhret kazandırdı. Girit'te 12 yıl geceli gündüzlü cephede kalmış ve bütün parasını adanın îmârına harcamıştı. Bu sebeple halk arasında ziyâdesiyle sayılıp seviliyordu. Bilhassa Girit Rumları arasında İslâmiyetin yayılmasına gayret etmiş ve onun gösterdiği adâlete hayran kalan Hıristiyanlar, kitleler halinde İslâm'a girmişlerdir. Bu, Arnavutluk ve Bosna-Hersek'tekinden sonra Balkan kavimleri arasında üçüncü toplu İslâmlaşma hareketidir. Bâzı kiliseleri câmiye çevirtip, Hanya ve Kandiye başta olmak üzere pek çok yerde câmi yaptırdı.
    Hüseyin Paşa, son derece kuvvetliydi. Rivâyete göre İstanbul'a gelen İran elçisi memleketinden getirdiği bir yayı Sultan Dördüncü Murâd'a takdim etmişti. Kurulu bir vaziyette bulunan yayın özelliği, boşaltıp yeniden kurmanın son derece zor olmasıydı. Nitekim sarayda tertip olunan bir müsabakada hiçbir şahıs bu yayı boşaltamamış ve pâdişâh yayın Ağa Kapısına asılmasını ve bu işi yapacak olan şahsın kendisine bildirilmesini istemişti. Bu arada Ağa dâiresinde hizmet etmekte olan Hüseyin Paşa, yayı kurup boşaltmış ve durum Sultan Murâd'a bildirilmişti. Hüseyin Paşa, daha sonra aynı hareketi Sultan'ın ve İran elçisinin huzurunda birkaç defa tekrarlayınca, Sultan, pek beğendiği bu genci bir daha yanından ayırmamıştı.

  38. 2010-03-25 #88



    Zurnazen Mustafa Paşa


    Zurnazen Mustafa Paşa Avcı Mehmet saltanatında 5 Mart 1656 tarihinde dört saat boyunca sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.Osmanlı tarihinin en kısa süre sadrazamlık yapan devlet adamıdır. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesine göre Erzurum'a görevi gereği gitmiş ve Erzurum'a vardığı an ölmüştür. Evliya Çelebi onu değer bilen bir vezir olarak anmış ve ona Allah'tan rahmet dilemiştir.

  39. 2010-03-25 #89



    Boynuyaralı Mehmed Paşa

    Boynueğri Mehmet Paşa Avcı Mehmet saltanatında 26 Nisan 1656 - 15 Eylül 1656 tarihleri arasında dört ay on dokuz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

  40. 2010-03-25 #90
    Köprülü Mehmed Paşa




    Köprülü Mehmet Paşa, (1578 - 1661) Arnavut asıllı Osmanlı sadrazamı.
    Zor bir devrede Osmanlı devletini maharetle idare etmiş, karmaşıklığa son vererek, devlete yeniden eski itibarını kazandırmış büyük bir devlet adamıdır. Devlet hizmetine girdiği andan itibaren sık sık haksızlıklara maruz kalmış, çekemeyen kişilerin haset oklarına uğramış, fakat o yılmamış vargücüyle devlet hizmetine koşmuş ve yine en sıkıntılı zamanda hizmete talib olarak devleti selamete çıkarmaya muvaffak olmuştur.
    Mehmet Paşa, 1578'de Arnavutluk'un Berat Sancağı'nın Rudnik Köyü'nde doğmuştur. Babası Vezirköprü eşrafındandı. Gençliğinde İstanbul'a getirilerek saraya alındı. Has odalı Hüsrev Ağa'ya bağlanarak, büyük odalı zümresine dahil oldu. Sonra hazine-i amire'de vazife aldı. Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nın zamanında Mirahorluk payesi aldı. Daha sonra Mirmiranlıkla Şam'a vali tayin edildi. 1650'de kubbealtı veziri oldu. Sadrazam Gürcü Mehmet Paşa'nın garazına uğradı ve bu yüzden rütbesi alınarak Köstendil'e sürüldü.
    İpşir Mustafa Paşa'nın himayesi ile Trablus'a vali tayin edildi. Eskişehir'de karşılaştığı Boynueğri Mehmet Paşa ile birlikte İstanbul'a döndü.
    Bu esnada bütün memlekette anarşi kol gezmekteydi. Zorbalık ve haksızlık almış yürümüştü. Devlet düzeni bozulmuştu. Ordudaki disiplin bozulmuş, askerler ahaliyi rahatsız etmeye başlamışlardı. Henüz çocuk olan IV. Mehmet'in duruma hakim olması mümkün değildi. Annesi Turhan Valide Sultan saltanat naibeliği yapıyordu.
    İstanbul'da bulunan Köprülü Mehmed Paşa ise; yakın dostlarından Mimar Kasım Ağa, şair ve musikişinas Solakzade Mehmet Hemdemi Efendi ve Evliya Çelebi ile sohbet ediyor, devlet idaresi hakkındaki fikirlerini açıklıyordu. Mütevazı fıtratıyla tanınan, mevki ve makamda gözü bulunmayan Mehmet Paşa, devletin içerisinde olduğu durumdan ızdırap duyuyor ve yakın arkadaşlarına devletin kurtarılması için ne yapılması lazım geldiğini anlatıyordu.
    Turhan Valide Sultan'ın müşavirlerinden olan Mimar Kasım Ağa, Köprülünün fikirlerini Valide sultana anlatmış ve Köprülüyü sadrazam olarak tavsiye etmişti.
    Valide Sultan Köprülü ile görüştü ve onu sadrazam yapmak istediğini bildirdi. O esnada 78 yaşında olan Köprülü, kendisine geniş yetkiler verildiği ve aleyhine hile koparanların sözlerine itibar edilmeyeceğine söz verildiği takdirde sedâreti kabul edeceğini bildirmiş ve kendisine çok geniş yetkilerin verilmesi üzerine 15 Eylül 1656'da sadrazamlığı kabul etmişti.
    Mehmet Paşa idareyi ele alır almaz derhal anarşiyi bastırma yoluna gitmiş ve zorbaları birer birer yakalatarak cezalarını vermişti. IV. Murat gibi, ordu intizam altına alınmadan devletin kargaşadan kurtarılamayacağına ve huzurun temin edilemeyeceğine inanan Mehmet Paşa, ordudaki zorbaları temizleyerek, disiplini kurmaya muvaffak oldu.
    İstanbul'daki karışıklıklarda, yeniçeri kiyafetine soktuğu Hristiyanlar vasıtası ile Müslüman ahaliyi zarara uğratan Rum patriğini idam ettirdi.
    İstanbul'daki ulema sınıfı arasındaki kargaşalığı önledi ve bu sınıfın huzurla hizmet görür hale gelmelerini sağladı.
    Devlet bünyesinde asayişi muhafaza edip, huzur ve intizamı ikame ettikten sonra orduyu toplayarak sefere çıktı. Çanakkale Boğazını kapatmış olan Venediklilerin üzerine yürüdü.
    Kaptan Topal Mehmet Paşa'nın denizden, kendisinin karadan yaptığı taarruz neticesinde Venediklileri boğazdan attı ve Venedik işgali altındaki Bozcaada ve Limni adalarını geri aldı.
    Ardından, Eflak, Boğdan ve Erdel meselelerini ele aldı. Bu havalideki isyanları bastırdı. Anadolu'daki Abaza Hasan Paşa isyanını da başarıyla bastırdı ve Anadolu'da huzuru temin etti.
    1661'de Edirne'de vefat eden Köprülü, İstanbul'a getirilerek Divanyolundaki türbesine defnedildi.
    Kendisinden sonra oğulları, Köprülü Fazıl Ahmet Paşa ve Köprülü Fazıl Mustafa Paşa sadrazam olarak devlete hizmet etmişlerdir.




    Yenilik Hareketleri



    • Orduyu disiplin altına aldı.
    • Devlet hazinesindeki paraların gereksiz yere harcanmasına engel oldu.
    • Çanakkale boğazını tehlikeden kurtardı.
    • Osmanlı devletinin iç ve dış karmaşıklarını bastırdı.


  41. 2010-03-25 #91
    Köprülü Fazıl Ahmed Paşa




    Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Avcı Mehmet saltanatında 30 Ekim 1661 - 3 Kasım 1676 tarihleri arasında on beş yıl dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Köprülü Mehmet Paşa'nın oğludur. Girit fatihidir.
    Köprülü Fazıl Ahmet Paşa 1635 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Köprülü Mehmet Paşa'nın vasiyeti üzerine, Sultan IV. Mehmed tarafından sadrazamlığa getirildi ve 15 yıl bu görevde kaldı. Çok iyi bir öğrenim gören Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Erzurum ve Şam valiliklerinde bulundu.
    Sadrazam olduktan sonra ilk iş olarak Avusturya üzerine sefere çıktı. Uyvar Kalesinin 1663'de ele geçirip Avusturya'yı Vasvar Antlaşması ile barış yapmaya zorlayan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, 21 yıldır alınamayan Girit'in fethine yöneldi. Venediklilerden Kandiye kalesini alarak, Girit'i Osmanlı topraklarına kattı. Daha sonra padişahla birlikte Lehistan seferine çıkan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Bucaş Antlaşmasıyla Podolya'yı Osmanlı ülkesine katarak yurda döndü.
    15 yıllık sadrazamlığı sırasında ülkesini eskisinden daha güçlü bir hale getiren bu büyük sadrazam, sefer hazırlığı yaptığı sırada, 1676 yılında Edirne'de vefat etti. İstanbul'da Çemberlitaş karşısında, babası Köprülü Mehmed Paşa'nın yanına gömüldü.




    Yenilik Hareketleri


    • Askeri ve mali alanda yenilikler yaptı.
    • İstanbul Çemberlitaş'ta bir kütüphane kurdurdu.
    • Önemli günlerde saraya ve devlet adamlarına hediye verilmesini yasakladı.
    • Saray içi masrafları kısıp ekonomiye katkıda bulunmuştur.
    • İlk defa laiklik çalışmaları yapmıştır.
    • Ulemanın kaldırılmasını hedefletmiştir


  42. 2010-03-25 #92
    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa





    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa (1634/1635 - 25 Aralık 1683) Osmanlı padişahı Avcı Mehmet zamanında 3 Kasım 1676- 15 Aralık 1683 tarihleri arasında yedi yıl bir ay oniki gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. II. Viyana Kuşatması ile özdeşlemiş olan sadrazamdır ve kuşatmanın hüsranla sonuçlanması üzerine idam edilmiştir.
    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Avusturya seferine çıktıktan sonra diğer önde gelen paşalarla savaş divanı kurup Yanıkkale (bugün Macaristan sınırları icinde kalan Győr-Moson-Sopron şehri) mi yoksa Viyana üzerine mi gidilmesini tartışmıştır. Birçok paşanın bu sene Yanıkkale'nin alınıp seneye daha iyi hazırlanılarak Viyana'nın üzerine gidilmesi fikrine karşı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana üzerine gidilmesine karar vermiştir ve bunun üzerine Osmanlı ordusu Viyana'yı kuşatma altına almıştır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın amacı şehri vire (teslim) ile ele geçirmek böylece yeniçerilerin şehri yağmalamalarını önleyerek Viyana hazinelerini korumak idi. Böylece kuşatma uzadı. Bu da Polonya kralı Jan Sobieski komutasındaki haçlı ordusunun vakit kazanarak Viyana'nın imdadına yetişmesine sebep oldu. Haçlı ordusunun Viyana önlerine gelmesi üzerine askerleri siperlerden çıkararak kuşatmayı kaldıran sadrazam, savaş pozisyonu aldı. Haçlıların ilk saldırısı üzerine Osmanlı hatları yarıldı ve askerler kaçmaya başladılar. Bunun üzerine sadrazam ordunun tüm ağırlıklarını geride bırakarak Belgrad'a çekildi. Viyana bozgunu üzerine Sultan IV. Mehmet bir hatt-ı şerifle kapıcılar kahyasını Belgrad'a göndererek Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı idam ettirdi.







    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa






    1634 (H. 1044) yılında Merzifon'un ilçeye en yakın köylerinden biri olan Marınca (Narinciye-Bahçekent-Karamustafapaşa) Köyünde dünyaya gelen Kara Mustafa Paşa, sipahi ileri gelenlerinden Oruç Bey'in oğludur. Annesi Abide Hatundur. Raşit Tarihinde anlatılanlara göre uğranılan yenilginin acısını belki de çok fazlasıyla ödetebilecek güçte olan bu şanssız Sadrazamın öldürülmesiyle Osmanlının Avrupa'daki "Fetih Dönemi" de kapanmış oldu. Sayın A. Aziz TAŞAN'ın "Dünden Bugüne Merzifon" adlı kitabının 100. Sayfasının sonuna not olarak aldığı;
    Kara Mustafa Paşa tarafından idam ettirilen, Budin Beylerbeyi Koca Arnavut Uzun İbrahim Paşanın idam öncesi sözleri: "Padişah, yenilgi ve bozgun nedeniyle böyle güçlü bir Sadrazamı öldürülerek cezalandırmayı sakın düşünmesin. Bu işin iyi bir şekilde sonuçlandırılması yine onun güçlü yönetimine verilmelidir. Çünkü, çevresindeki ve yönetimindeki pek çok makam sahibine ancak o sözünü dinletebilir. Gayretli bir Sadrazamdır. Ondan başka hiçbir Sadrazam bu karışıklığın ve düşman saldırılarının önünü alamaz."





    Kara Mustafa hakkında Yorumlar



    "Cevdet Paşa tarihi" de Kara Mustafa Paşanın öldürülmesini şöyle değerlendirmektedir: "O zaman düşmanları, eğer Sadrazam Kara Mustafa Paşa yaşarsa gelecek yıl yanlışlarını düzeltir, bu yenilgiyi düşmana ödetir ve parlayıp yükseklerde uçar, bizde onunla baş edemeyiz." Düşüncesiyle onu katlettirdiler. Ama böyle bir devlet adamının yerini kimin doldurabileceğini düşünmediler. Kişisel kin ve çıkarlarını devlet çıkarlarından üstün tuttular. İhanet ettiler. O da sonuçta bir insandı. Yanlışları olabilirdi. Öldürülmesi ise daha büyük bir yanlıştır."
    Edirne'deki mezarın kitabesinde şunlar yazılıdır:
    Ser-I Serdar-ı Ekrem Sadrazam Mustafa Paşa Edip rihlet cıvar-ı evliyada eyledi meva
    Kusuru yoğ iken say-ü gazade min vech-i nevan
    Şehidü hem sait oldu firdevs-i ebed sükna 1095-1684
    (A. Aziz TAŞAN)
    Türkçesi: Başkomutan, Sadrazam Kara Mustafa Paşa, çevresini ermişlerin sardığı bir makama gitti. Çok çaba gösterdiği savaşta yaptıklarından ötürü suçu yokken öldürüldü. Şimdi ebediyen kalacağı, Cennetin Altıncı Bahçesinden sesi duyulan bir şehir oldu. Kara Mustafa Paşanın Kişiliği




    Tarihçilerin yorumu



    Tarihçiler Kara Mustafa Paşayı korkusuz, atak, kararlı, kendini beğenmiş, saplantılı, saltanat ve gösterişe düşkün bir devlet adamı olarak tanıtırlar. Onu bu özelliklerde biri olarak tanıtmakta, düşünce ve işbirliği içindedirler. Yabancı devletlerden gelen büyükelçilere karşı gösterdiği sert, itici davranışlarıyla ünlendirirler. Bazı tarihçilerimiz ise onu okumamış, kültürsüz, bilgisiz olarak tanıtmaya çalışmakta, acımasızca saldırmaktadır. Okumamış, bilgisiz, kültürsüz birisi olduğu düşünülemez; çünkü, Sadrazam Köprülü Mehmet Paşanın oğlu Fazıl Ahmet paşa ile birlikte eğitim gördüğü bu konuyla ilgili tüm kaynaklarda belirtilmektedir. Devlet Makamlarının en yükseklerinde görev yapmış ve başarılı olmuş olması da iyi bir eğitim aldığının kanıtıdır. Sertliği, kendini beğenmişliği, kişiliğinden kaynaklanan özellikleri olarak düşünülmelidir. Ancak bu özellikleri hiçbir zaman devlet çıkarlarını kendi kişisel çıkarlarının altına düşürmemiştir. Uğradığı tek ve son başarısızlık Viyana Kuşatmasında aldığı yenilgidir. Bilindiği gibi Viyana'yı Kanuni Sultan Süleyman da kuşatmış ama alamamıştır. Kara Mustafa Paşa' nın böylesine zor ve güç bir işe girişimi bile alkışlanacak bir davranıştır. İşin sorumluluğunu yalnızca ona yüklemek ise acımasızlıktır.Savaş başarıyla sonuçlanıp Viyana alınsaydı Osmanlının gelmiş geçmiş en önemli Sadrazamı olarak tarihe geçmeyecek miydi? Kuşkusuz onunda pek çok devlet adamında olduğu gibi, kusurlu yönleri vardır. Şunu da belirtmek gerekir: Osmanlılar döneminde kırk kadar Sadrazam ölümle cezalandırılmış; ancak, hiçbiri hakkında Kara Mustafa Paşa konusunda olduğu kadar yazılmamış, tartışılmamış ve konuşulmamıştır. Saltanat düşkünlüğünü sarayındaki savurganlık ve gösterişli yaşantıyı tarihçilerin bazıları abartarak anlatmaktadır.Bununla beraber kibirliliği sayesinde Tatar Hanını dinlemeyip saldırıda geç davranması Osmanlının gerileme döneminin başlangıcı olarak bilinir.Bunun içindir ki ençok adından bahsedilen sadrazam olmuştur.




    Sarayının Harcamaları




    Fransa Kralı XIV. Louis'nin elçisi Marquis de Nointel İstanbul'dan Paris'e yolladığı raporda Kara Mustafa Paşanın sarayını ve harcamalarını şöyle anlatmaktadır:
    Sarayın harem dairesindekiler: Hazinedar, Silahtar, İki Çuhadar, Mühürdar, Kaftancı, Kilercibaşı, Kahvecibaşı, Peşkircibaşı, İbriktar, Şarkıcı, Şamdancı, Seccadeci, Kitapçı, Divitçi, Mendilci, Sofracı, Berberbaşı, Hamamcıbaşı, Dellakbaşı, Tırnakçı ve yüzyirmibeş İçoğlan.
    Sarayın Dışındaki adamları: Kahya Bey, Büyük Tezkereci, Kapıcılar Kayhası, Padişahla iletişimi sağlayan Telhisçi, kırk Saraç, otuzaltı Seyis ve bunların başı olan Miharur, Vekilharç, yirmibir yardımcısı olan Aşçıbaşı, kırk Küçük Ağa, Arpa Emini, Sancaktar, Tuğcular, yirmibeş Mızrakçı ile başları savaş zamanlarında kendisinden ayrılmayan iki özel alay. Ahırında 500 cins at, kırk tanesi Paşanın seçme binek atlarıdır. Yük taşıyan beşyüz deve ve yüzelli katır ile altmış kısrak, dört saltanat arabası, iki yataklı mahfe, saraydaki adamları için dört takım çadır, dışındaki adamları için ikiyüzden çok beylik çadır.
    Tımar ve zeamet gelirleri dışındaki özel varlığı: İstanbul'da bir saray, iki bahçe, Edirne'de iki saray ve iki çiftlik, Merzifon'da bir konak, para olarak da ikiyüzellibin sikke değerinde mücevher.
    Günlük Mutfak Giderleri: Günde beşyüz okka ekmek, ikiyüzonaltı okka et, yüzyirmi okka pirinç, otuzsekiz okka yağ, oniki okka şeker, oniki okka süt, on okka un, yüz okka sebze, on okka kahve, yetmiş tavuk, yüzyirmi yumurta vb." (Bir okka = 1,282 Kg'dır.) (Not: Bu rakamların ne denli sağlıklı olduğu bilinemez.)
    Ahmet Refik Bey de bu konuda şunları yazıyor: " Saraydaki tereyağları, gülsuları, zağferan giderleri çok para tutuyordu. İstanbul, Edirne, Yenişehir ve Merzifon'da sarayları, çiftlikleri vardı." Selahattin Batu'nun "Türk Atları ve At yetiştirme Bilgisi" adlı kitabının 86. Sayfasında: "Ahırlarında beşyüz küheylan, asker ve hizmetlileri için altıyüz at, paşa bir yere göç ettiğinde eşyalarını taşıyan, beşyüz katır ve beşyüz deve, Merzifon'da büyük bir hara ve kırk saraç ile elli at bakıcısı vardı."
    Viyana Kuşatması sonrasındaki bozgun sırasında otağını yağma eden ve Kara Mustafa Paşanın değerli çadırını ele geçiren Leh Kralı Sobieski, eşi Mari Kazmir'e yazdığı mektupta çadırda gördüklerini şöyle anlatıyor: "Osmanlı Sadrazamı, Alman İmparatorunun şatosundan alınan devekuşu yeniden Hıristiyanların eline geçmesin diye başını koparttırmış. Sadrazamın çadırındaki değerli takıları anlatamam. Yağmadan payıma düşenleri saymakla bitiremedim. Bir elmas kemer, iki elmas saat, çok değerli dört-beş kılıç. Beş tane yakut mink ve incilerle süslenmiş tirkeşler, yorganlar, halılar, binlerce ufak tefek eşya, dünyanın en değerli samur kürkleri. Askerler birçok değerli elmas kemer elde ettiler. Bunlar neye yarayacaktı bilmiyorum. Çünkü, Osmanlılarda böyle bir gelenek yoktu. Som altından bir çekmece vardı ki içinde gizemli resimlerle süslü ve parşömen kağıdı kalınlığında üç altın sayfa bulunuyordu. Büyük hazineye gelince; bunun ne olduğu belli değil. Sadrazam çadırlarına önce girdim ve orada hazinenin yağma edildiğini gösteren bir belirti göremedim. Bu durumda hazine ya Osmanlı askerlerine dağıtılmış, ya orduyla birlikte getirilmemiş, ya da savaş öncesi cephe gerisine gönderilerek güvence altına alınmıştır."
    "Merzifon Vakıflar Yönetimindeki Vakfiyesinde", toplumsal yaşamda ortaklaşa kullanılması için değişik yerlerde yaptırarak kullanıma sunduğu yapıların türü ve sayısından söz edilirken Süleymaniye Camii yöresindeki sarayın ve içindekilerin kısa bir tanıtımı vardır ve üç sayfaya yakın tutmaktadır. Sarayının büyüklüğü ve görkemi şaşırtıcı boyutlardadır.




    Atatürk'e göre Kara Mustafa Paşa



    Yıl 1933, Mustafa Kemal Atatürk, Ankara Konservatuvarını gezmektedir. Bir sınıfa girer, ders tarihtir, konu da Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın 2. Viyana Kuşatmasında aldığı yenilgidir. Öğretmen Merzifonlu ile ilgili olumsuz sözler kullanmaktadır. Paşanın bozguna uğradığından ve Osmanlıların bundan sonra gerilemeye, toprak yitirmeye başladığından söz etmektedir. Mustafa Kemal, öğretmenin bu sözlerine sinirlenerek: "- Öğretmen Bey, Öğretmen Bey! 173.000 kişilik bir orduyu İstanbul'dan alıp Avrupa'nın göbeği olan Viyana önlerine ***ürmek her komutanın yapabileceği bir iş değildir. Bu büyük tarih olayını, o büyük adam gerçekleştirmiştir. Viyana'yı Padişah, Kanuni Sultan Süleyman kuşatabilmiştir. Merzifonlu onun derecesinde büyük bir adamdır. Siz nasıl olur da böyle bir başkomutanı kötülersiniz? Gençler! Merzifonlu değerli bir komutandır. Bunu böyle biliniz. Bu şekilde yenilenler, yenik sayılmazlar." demiştir.
    Kişiliği ile ilgili olarak bazı tarihçilerin yazdıkları
    Raşit Tarihi: "Ulusun yönetilmesini, din işlerini ve bunların inceliklerini iyi bilen, doğru yolda, çabalı, cömert, ağırbaşlı, yasaların uygulanışında Aristo gibi davranan biri idi."
    Hadiketül-Vezüra: "Dekaik-i ümur-u alema vakıf, akil, reşid, gayyur, fehim, kerim ve vakur bir vezir-i sahipşuur idi. Ancak tevhir-i male meyl ile meşhur idi. Rahmetullahi Teala." (Din işlerinin inceliklerini iyi bilen, akıllı, doğru yoldan ayrılmayan, çabalı, anlayışlı, cömert, ağırbaşlı, bilinçli bir vezir idi. Ancak; dünya malına düşkünlüğü ile ünlü idi. Allah Rahmet Eylesin.) "
    Netaicul Vukuat: "Maktulün (K.M.Paşa) uğradığı başarısızlık, yanlışlık hoş görülür cinsten değilse de güçlü, yararlılıkları görülmüş, onurlu bir kişi olduğundan yerinde bırakılması gerekirdi. Tarih yazarları giderilmesi olanaksız bir kayıp olduğu görüşünde birleşmektedir."
    Kamus-ul Alam: " H. 1095'de her şeyin başı ve önü olan devlet fermanı ile (savaşta) kötü önlemler aldığı için suçlanan kusurlu bulunan (K.M.Paşa) akıllı, ileri görüşlü, onurlu, cömert bir insandı. Mal toplamaya düşkündü. Öldüğünde elli yaşlarında idi. "
    Hadikat-ül Cevami: " Müşarünileyn dekaik-i umür-ü aleme vakıf, akil, gayyur, kerim ve sahip-i şuur bir vezir olup lakin vakar-ı ve tevfir-i male rağbeti ziyade idi.Şerefli, sıhrıyete dahi nail olmuştur.Rahmetullah-ü aleyh."
    Sicil-i Osmani: " Kara Mustafa Paşa savaş konusunda uzman idi. Sadrazamlık günleri gaza ve harb ile geçmiştir. Viyana'ya kadar dayanmış, ancak alması günlük bir olay durumuna gelmişken Polonyalı ve Almanyalıların yardıma gelmesiyle sonuçsuz kalmıştır. Bu nedenle çok üzülmüş ve kaygılanmıştır. Zeki, önlem almayı bilen, ağırbaşlı birisi idi. "

  43. 2010-03-25 #93
    Gerileme Dönemi Osmanlı Sadrazamları






    SadrazamBaşl.BitişNotlar
    Bayburtlu Kara İbrahim Paşa15 Aralık168318 Kasım1685Türk (Kelkit köylüsü). İdam edilmiştir.
    Sarı Süleyman Paşa18 Kasım168518 Eylül1687Boşnak. İdam edilmiştir.
    Köprülü Damadı Abaza Siyavuş Paşa18 Eylül168723 Şubat1688Abaza. Köprülü ailesi damadıdır. İdam edilmiştir.
    Ayaşlı Nişancı İsmail Paşa23 Şubat16882 Mayıs1688Türk, Ayaşlı
    Tekirdağlı Bekri Mustafa Paşa30 Mayıs16887 Kasım1689Türk, (Tekirdağlı)
    Köprülü Fazıl Mustafa Paşa10 Kasım168919 Ağustos1691Türk (Köprülü ailesi). Savaşta şehit olmuştur.
    Bahadırzade Arabacı Ali Paşa24 Ağustos169121 Mart1692Arnavut. Azil, sürgün ve sonradan idam edilmiş, malı haczedilmiştir.
    Merzifonlu Çalık Hacı Ali Paşa23 Mart169217 Mart1693Rum (Merzifonlu)
    Bozoklu (Bıyıklı) Mustafa Paşa17 Mart1693Mart1694Rum devşirme (Yozgatlı -eski adıyla Bozok)
    Sürmeli Ali Paşa13 Mart169422 Nisan1695Rum devşirme (Dimetokalı). İdam edilmiştir.
    Elmas Mehmed Paşa3 Mayıs169511 Eylül1697arap (Cideli)
    Köprülü Amcazade Hacı Hüseyin Paşa17 Eylül16974 Eylül1702Türk (Köprülü ailesi). Kendi tercihiyle istifa etmiş ve ecelinden ölmüştür.
    Daltaban Mustafa Paşa4 Eylül170224 Ocak1703ManastırlıPomak.
    Rami Mehmed Paşa25 Ocak170322 Ağustos1703Türk
    Sührablı Kavanoz Nişancı Ahmed Paşa22 Ağustos170316 Kasım1703Rus |Pomak
    Moralı Damat Hasan Paşa18 Kasım170328 Eylül1704[Rum]] (Moralı)
    Kalaylıkoz Hacı Ahmed PaşaEkim170425 Aralık1704Türk (Kayseri köylüsü)
    Pakçemüezzin Baltacı Mehmed Paşa (1. sadareti)25 Aralık17043 Mayıs1706Türk (Osmancıklı). 2 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Damat Çorlulu Ali Paşa3 Mayıs170615 Haziran1710Türk (Çorlulu)
    Köprülüzade Damat Numan Paşa16 Haziran171017 Ağustos1710Türk (Köprülü ailesi). Azledilmiş ve ecelinden ölmüştür.
    Pakçemüezzin Baltacı Mehmed Paşa (2. ve son sadareti)18 Ağustos171020 Kasım1711Türk, (Osmancıklı)
    Gürcü Ağa Yusuf Paşa20 Kasım171111 Kasım1712Gürcü
    Silahdar Süleyman Paşa12 Kasım17126 Nisan1713Abaza
    Kel Hoca İbrahim Paşa6 Nisan17137 Nisan1713Rum (Serezli)
    Silahdar Damat Ali Paşa27 Nisan17135 Ağustos1716Türk (İznik'in Sölöz köyünden)
    Hacı Halil Paşa21 Ağustos1716Ekim1717Arnavut. Azledilmiş ve ecelinden ölmüştür.
    Tevkii Nişancı Mehmed PaşaEkim17179 Mayıs1718ermeni (Kayseri köylüsü)
    Nevşehirli Damat İbrahim Paşa9 Mayıs171816 Ekim1730Türk (Nevşehirli). Linç edilmiştir.
    Silahdar Damat Mehmed Paşa16 Ekim173023 Ocak1731Arnavut.
    Kabakulak İbrahim Paşa23 Ocak173111 Eylül1731Türk (Şebinkarahisar köylüsü)
    Topal Osman Paşa21 Eylül173112 Mart1732rum (Moralı)
    Hekimoğlu Ali Paşa (1. sadareti)12 Mart173214 Temmuz1735[[ıtalyan). 3 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Gürcü İsmail Paşa14 Temmuz173525 Aralık1735Gürcü
    Silahdar Seyyid Mehmed Paşa10 Ocak17365 Ağustos1737Arnavut.
    Muhsinzade Abdullah Paşa22 Ağustos173719 Aralık1737Arnavut.
    Yeğen Mehmed Paşa3 Aralık173723 Mart1739
    Hacı İvazzade Mehmed Paşa17 Mart173923 Haziran1740Türk (Evladı Fatihan'dan). Azledilmiş ve ecelinden ölmüştür.
    Nişancı Şehla Hacı Ahmed Paşa22 Temmuz17407 Nisan1742Arnavut.
    Hekimoğlu Ali Paşa (2. sadareti)21 Nisan17424 Ekim1742Venedikli baba ve Türk anneden (Hammer'e göre). 3 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Seyyid Hasan Paşa4 Ekim174210 Ağustos1746Türk (Reşadiyeli Çardaklızade ailesinden)
    Tiryaki Hacı Mehmed Paşa11 Ağustos174624 Ağustos1747Arnavut.
    Boynueğri Seyyid Abdullah Paşa24 Ağustos17472 Ocak1750kürt (Kerküklü)
    Divitdar Mehmed Emin Paşa9 Ocak17501 Temmuz1752Pomak
    Çorlulu Köse Bahir Mustafa Paşa (1. sadareti)1 Temmuz175216 Şubat1755Türk (Çorlulu). 3 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Hekimoğlu Ali Paşa (3. ve son sadareti)16 Şubat175519 Mayıs1755Venedikli baba ve Türk anneden (Hammer'e göre). 3 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Naili Abdullah Paşa19 Mayıs175524 Ağustos1755Arnavut.
    Silahdar Bıyıklı Ali Paşa24 Ağustos175523 Ekim1755Arnavut. Azil ve sonradan idam edilmiştir.
    Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa25 Ekim17551 Nisan1756Türk. Edirneli. Azledilmiş ve ecelinden ölmüştür.
    Çorlulu Köse Bahir Mustafa Paşa (2. sadareti)30 Nisan17563 Aralık1756Türk (Çorlulu). 3 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Koca Mehmed Ragıp Paşa12 Ocak17578 Nisan1763Arnavut.
    Tevkii Hamza Hamit Paşa11 Nisan176329 Eylül1763Arnavut.
    Çorlulu Köse Bahir Mustafa Paşa (3. ve son sadareti)29 Eylül176330 Mart1765Türk, (Çorlulu)
    Muhsinzade Mehmed Paşa (1. sadareti)30 Mart17657 Ağustos17682 dönem sadrazamlık yapmıştır.
    Silahdar Hamza Mahir Paşa7 Ağustos176820 Ekim1768Türk (Develili)
    Yağlıkçızade Nişancı Hacı Mehmed Emin PaşaEkim176812 Ağustos1769Türk (Daday, Sorkun köyünden)
    Moldovancı Ali Paşa12 Ağustos176912 Aralık1769Arnavut.
    İvazzade Halil Paşa13 Aralık176925 Aralık1770Arnavut.
    Silahdar Mehmed Paşa25 Aralık177011 Aralık1771Arnavut.
    Muhsinzade Mehmed Paşa (2. ve son sadareti)Aralık, 17716 Ağustos1773Arnavut.





    Güncelleme : 2010-04-04
  44. 2010-03-25 #94



    Bayburtlu Kara İbrahim Paşa



    Kara İbrahim Paşa Avcı Mehmet saltanatında, 15 Aralık 1683 - 18 Aralık 1685 tarihleri arasında iki yıl dört gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

  45. 2010-03-25 #95



    Sarı Süleyman Paşa



    Sarı Süleyman Paşa, Avcı Mehmet saltanatında, 18 Aralık 1685 - 23 Eylül 1687 tarihleri arasında bir yıl dokuz ay altı gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.
    Boşnak Süleyman Paşa olarak da bilinir. Hersek sancağında Prepolye kasabasındandır. Vakfiyede babasının adı Mürüvvet'tir. Sarayda helvacılar sınıfındayken, padişah musahibi Dilsiz Tavşan Ağa'nın hizmetinde bulunup kethüdası olmuştur. 1699'da çavuşbaşı ve daha sonra Fazıl Ahmet Paşa'nın kethüdalığını yapmıştır.

  46. 2010-03-25 #96



    Köprülü Damadı Abaza Siyavuş Paşa



    Abaza Siyavuş Paşa II. Süleyman saltanatında, 23 Eylül 1687 - 2 Şubat 1688 tarihleri arasında beş ay dokuz gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

  47. 2010-03-25 #97


    Ayaşlı Nişancı İsmail Paşa



    Ayaşlı İsmail Paşa II. Süleyman saltanatında, 2 Mart 1688 - 2 Mayıs 1688 tarihleri arasında iki ay bir gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

  48. 2010-03-25 #98



    Tekirdağlı Bekri Mustafa Paşa



    Tekirdağlı Bekri Mustafa Paşa ya da Tekfur-Dağlı Bekri Mustafa Paşa II. Süleyman saltanatında, 2 Mayıs 1688 - 25 Ekim 1689 tarihleri arasında bir yıl beş ay yirmi dört gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Daha önce de 1683 yıllarında Macaristan'da bulunan Osmanlı kuvvetlerinin Serdarlığını yapmıştır.
    Kendi döneminde başgösteren mali krize çare bulmak amacıyla Osmanlı tarihinde ilk defa tütün vergisi getirmiştir. Daha sonra içki vergisi ve harp vergisi adıyla yeni vergilerin de mimarı olmuştur. Aldığı bu mali tedbirlerin ağırlığının yarattığı hoşnutsuzluk ve kendi döneminde birçok önemli kalenin (Belgrad, Niş kaleleri gibi) düşman eline geçmesiyle birlikte görevinden azledilmiştir.

  49. 2010-03-25 #99


    Köprülü Fazıl Mustafa Paşa



    Köprülü Fazıl Mustafa Paşa II. Süleyman saltanatında, 25 Ekim 1689 - 19 Ağustos 1691 tarihleri arasında bir yıl dokuz ay yirmi beş gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.
    Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, 1637 yılında İstanbul'da doğdu. Köprülü Mehmed Paşa'nın ikinci oğlu, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın kardeşidir. İkinci Viyana Kuşatmasını izleyen günlerde iş başına getirilmiş, aldığı köklü ve yerinde tedbirlerle İmparatorluğun yıkılmasını geçici bir süre için de olsa durdurmayı başarmıştır.
    Sultan İkinci Süleyman ve Sultan III. Ahmed dönemlerine rastlayan görev süresi sadece iki yıl sürmüştür. Ağabeyi gibi çok iyi bir öğrenim görmüş, kültürlü, zeki, ileri görüşlü bir devlet adamıdır. Müderris olmuş, 1680'de vezir rütbesiyle Silistre valiliği ve Babadağı serdarlığına atanmıştır. Sultan IV. Mehmed'in tahttan indirilmesinde rol oynamış, bu olaydan sonra Kandiye ve Sakız muhafızlığına atanmıştır. Avusturyalıların Serasker Recep Paşa'yı Belgrad önlerinde yenilgiye uğratmasından sonra, devletin her açıdan zor durumda olduğu bir ortamda, 1689 yılında sadrazamlığa atanmıştır.
    Sadrazam olur olmaz iç karışıklıkları bastırmakla işe başlayan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, halkı ezen gereksiz vergileri ortadan kaldırmış, saraydaki değerli eşyaları darphanede paraya çevirerek maliyeyi düzeltmiş ve ordudaki asker sayısını azaltarak orduyu yenilemiştir. Avusturyalıların üzerine yürüyerek Niş, Budin ve Belgrad'ı geri almış, 1691 yılında Slankamen Savaşı'nda şehit düşmüştür.

  50. 2010-03-25 #100



    Bahadırzade Arabacı Ali Paşa


    Arabacı Ali Paşa II. Ahmet saltanatında, 19 Ağustos 1691 - 27 Mart 1692 tarihleri arasında altı ay yirmi dokuz gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.
    Kadı Ali Paşa oalrakta bilinir, Ohri'lidir. Bahadirzade denilen Ali Paşa medrese tahsili görüp icazet almıştır, İmamlıktan başlayarak bazı nahiyelerde naiplik yapmış daha sonra Koca Halil Paşa ve Köprülüzâde Fazıl Mustafa Paşa'ya intisap ederek kethüdaları olmuştur. 1689 kasımında Yeniçeri Ağası 19 Ağustos 1691'de sadrazam olmuştur.
    Görevinden azledildikten sonra ilk önce Gelibolu'ya, ardından da Rodos'a sürülmüştür. 1693 yılında Rodos'ta boğularak idam edilmiştir.

  Okunma: 27138 - Yorum: 147 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -