Türkçe Ders Notları - Yapılarına Göre Cümleler - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Türkçe Ders Notları - Yapılarına Göre Cümleler

  1. Yapılarına Göre Cümleler

    YAPILARINA GÖRE CÜMLELER Her cümle bir yargı bildirir. Ancak bazı cümlelerde birden fazla yargı bildiren unsur bulunur. Bunlar bazen iki ayrı yüklemle, bazen yan cümleciklerle sağlanır. Cümlenin yapısına geçmeden önce yapıyı belirleyen temel ve yan cümleleri görelim.
    Temel Cümle Bir cümlenin yüklemi temel cümledir. Cümlenin bildirmek istediği asıl yargı da bu cümleyle verilir. Diğer öğeler temel cümleyi açıklayan tamamlayıcı öğelerdir.
    Örneğin;"Akşama geleceğim."cümlesinde "geleceğim" yüklemi temel öğe, "akşama" sözü de onun tamamlayıcı öğesidir.

    Yan CümleTam bir yargı bildirmeyen, temel cümlenin bir öğesi durumunda bulunan ve kendi içinde değişik tamamlayıcı öğeler de alabilen söz öbeğidir.Yan cümleler iki şekilde yapılabilir: Fiilimsilerle ve çekimli fiillerle.


    * Fiilimsilerle yapılanlar:Cümle içinde temel cümlenin bir öğesi olan ya da bir öğenin tamamlayıcısı olan fiilimsiler yan cümlecik yapar.


    Örneğin;"Öğretmen sınıfa girince herkes ayağa kalktı."cümlesinde "ayağa kalktı" yüklemdir. "Ne zaman ayağa kalktı?" sorusuna "Öğretmen sınıfa girince" cevabı geliyor. Cümlede zarf tümleci olan bu öğe "girince" bağfiili üzerine kuruludur. Görüldüğü gibi fiilimsi, bir öğe durumundadır. Öyleyse zarf tümleci bir yan cümleciktir. "Bana fotoğrafını gönderen okuruma teşekkür ederim."cümlesinde ise "teşekkür ederim" yüklemdir. "Kime teşekkür ederim?" sorusuna "Bana fotoğrafını gönderen okuruma" dolaylı tümleci cevap verir. Cümlede "gönderen" sıfat-fiilini görüyoruz. Bu söz "okur" isminin sıfatı durumundadır. Yani dolaylı tümlecin tamamlayıcı öğesidir. Tamamladığı öğeyle birlikte yan cümle yapmış ve dolaylı tümleç görevini üstlenmiştir."Karadeniz'de denize fazla açılmak tehlikelidir.""Davetime gelmeyişine çok üzüldüm.""Onunla nerede buluşacağınızı biliyor musunuz?""Babasını görmeden okuluna gitmezdi.""Kapıyı açar açmaz karşımda onu gördüm."cümlelerinde altı çizili söz öbekleri fiilimsiyle yapılan yan cümleciklerdir.


    * Çekimli Fiillerle yapılanlar :Fiilin yüklem olabilmesi için çekimli olması gerektiğini söylemiştik. Ancak her çekimli fiil yüklem olmaz, bazen cümlenin tamamlayıcı öğesi olur. İşte bu durumda, yani çekimli bir fiilin bir öğe olduğu durumda, bu fiil yan cümlecik olur.
    Örneğin;"O da gelirse gideriz."cümlesinde "gideriz" yüklemdir; "O da gelirse" zarf tümlecidir. Bu tümleci oluşturan "gelirse" sözü "gelmek" fiilinin geniş zamanının şartıyla çekimlenmiştir. Görüldüğü gibi çekimli bir fiil temel cümlenin öğesi durumundadır ve yan cümlecik oluşturmuştur. "O bana, ben de geleceğim, dedi."cümlesinde ise "dedi" yüklemdir; "ben de geleceğim" sözü ise nesnedir. Bu öğe aynı zamanda "geleceğim" sözünün çekimli olmasından dolayı bir cümle özelliği de gösteriyor. Bu yüzden nesne görevindeki bu cümle, bir yan cümlecik oluşturmuştur. Şimdi cümleleri yapılarına göre inceleyerek konuyu daha da pekiştirelim.


    1. Basit Cümleİçinde yan cümlecik bulunmayan cümlelerdir. Bu cümleler tek bir yargı bildirir."Bu sıcakta evde oturulur mu?"cümlesi basit bir cümledir. Çünkü "oturulur mu" yükleminden başka yargı bildiren öğe yoktur. Yan cümlecik kullanılmayan bir cümle basit demektir. Basit cümle demek, kısa cümle demek değildir."Bahçenin ana kapısından, üstü başı perişan, zavallı bir adam, elinde eski, yırtık bir torbayla içeriye girdi."cümlesi uzun bir cümledir. Ancak tek bir yargı bildirdiğinden, yani içinde yan cümlecik bulunmadığından basittir."Kalabalıktan biri yavaşça kürsüye doğru ilerledi.""İri iri şeftalileri büyük bir zevkle dalından kopardı.""Sözlerime içten içe gülüyorlardı."cümleleri yapısına göre basit cümlelerdir.


    2. Bileşik CümleTek bir yüklemi olan ve içinde yan cümlecik bulunan cümlelerdir. Yan cümlenin özelliğine ve yükleme bağlanışına göre değişik gruplara ayrılır.

    a. Girişik CümleYan cümleciğin fiilimsi olduğu cümlelerdir. "Çocukların sağlıklı büyümesi için gayret gösterilmeli."cümlesinde "gayret gösterilmeli" yüklemdir. Diğer söz öbeği zarf tümlecidir. Bu tümleç içindeki "büyümesi" isim-fiili yan cümle yapmıştır. Fiilimsi hangi öğe içindeyse, görevi o öğeyle özdeştir. Bu cümlede zarf tümleci içinde olduğundan kendisi de zarf tümlecidir."Çiçekleri koparan çocukları sonunda yakaladım."cümlesinde "yakaladım" yüklemdir. "Çiçekleri koparan çocukları" nesnedir. Nesne içindeki "koparan" sıfat-fiili yan cümlecik yapmış, yan cümleciğin görevi de nesnedir."Kimsenin kalbini kırmadan görevini yaptı."cümlesinde "yaptı" yüklem, "kimsenin kalbini kırmadan" zarf tümlecidir. "Kırmadan" fiilimsi olduğundan yan cümleciktir.Bazen yan cümlecik yüklemin içinde de olabilir."Kimsenin bilmediği, ıssız güzel bir yerdi."cümlesi bir sıfat tamlaması olduğundan, olduğu gibi yüklemdir. Yüklem içindeki "bilmediği" sıfat-fiili sıfat görevindedir. Yani yüklemin temel unsuru olan "yer" isminin tamamlayıcı öğesi olduğundan yan cümleciktir.Bazı cümlelerde ise fiilimsi yüklem görevindedir."Romancının görevi okuyucuyu aydınlatmaktır."cümlesinde "aydınlatmaktır" fiilimsisi, temel cümleyi oluşturduğundan cümlede yan cümlecik yoktur. Cümle basit bir cümledir.

    b. Şart CümlesiTemel cümleye şart koşan bir yan cümlecikten oluşan cümlelerdir.Yan cümle daima -se, -sa şart kipiyle çekimlenir."Bir kişi daha olursa kadroyu tamamlıyoruz."cümlesinde "tamamlıyoruz" yüklemdir. "Bir kişi daha olursa " öğesi ise şart bildiren yan cümleciktir."Sınava iyi hazırlanmışsa, onu mutlaka kazanır."cümlesinde "kazanır" yüklemdir, "sınava iyi hazırlanmışsa" öğesi ise temel cümleye şart koşan bir yan cümleciktir.Şart anlamı veren her cümle yapıca şart cümlesi değildir."Yarın gelmek üzere şimdi dağılabilirsiniz."cümlesinde şart anlamı olmasına rağmen cümle yapısına göre şart cümlesi değildir. "Gelmek" sözü fiilimsi olduğundan cümle girişik bileşik cümledir.

    c. İlgi CümlesiÇekimlenmiş bir fiilden oluşan yan cümleciğin, temel cümleye "ki" bağlacıyla bağlandığı cümlelerdir. Temel cümle çoğu zaman "ki" den önceki öğedir."Anladım ki o da beni seviyormuş."cümlesinde "anladım" yüklemdir. "Neyi anladım?" diye sorarsak "o da beni seviyormuş" sözü gelir; bu nesnedir. Aslında bir cümle olabilen söz öbeği nesne görevinde kullanıldığı için yan cümlecik oluşturmuştur. Yükleme "ki" bağlacıyla bağlandığı için cümle ilgi bileşik cümlesidir.

    d. İç İçe Bileşik CümleCümle içinde bulunan başka bir cümlenin yüklemin bir öğesi durumunda bulunduğu ya da bir öğenin tamamlayıcısı olduğu cümlelerdir."İçeriye girerken duyduğum, dışarıda bekle, sözü beni korkuttu."cümlesinde "korkuttu" yüklemdir. "Korkutan ne?" sorusuna "dışarıda bekle, sözü" cevap veriyor. Özne olan bu öğenin içinde bulunan "dışarıda bekle" söz öbeği aslında bir cümle olabilir; çünkü "bekle", çekimlenmiş bir fiildir. Cümle olabilecekken temel cümlenin öğesi durumunda bulunan bu öğe, bir yan cümleciktir.Cümlenin yüklemine göre gösterdiği durum da çoğu zaman yapıyla birlikte adlandırılır.
    Örneğin;"Bu konuyu iyi bilmek çok önemlidir."cümlesi yüklem isim soylu olduğu için isim cümlesi, "bilmek" yan cümleciğinden dolayı bileşik cümledir. İkisini birden ifade edecek olursak, cümle bileşik isim cümlesidir.


    3. Sıralı - Bağlı CümleEn az iki yüklemi bulunan cümlelerdir.
    Örneğin;"Kalktı, gitti."cümlesinde "kalktı" ve "gitti" yüklemleri birbirinin öğesi durumunda bulunmayan ayrı yüklemlerdir ve sıralı cümle oluşturmuşlardır.Eğer yüklemler birbirlerine bir bağlaçla bağlanmışlarsa buna bağlı cümle denir."Aradım, fakat evde yoktun."cümlesinde "aradım" cümlesiyle "evde yoktun" cümlesi birbirine "fakat" bağlacıyla bağlanmıştır. Dolayısıyla bağlı cümle oluşturmuştur."Seni çağırdım, çünkü sana bir haberim var.""Mademki sen de gelecektin, niçin bana haber vermedin?""Ne konuyu biliyorsun ne de öğrenmeye çalışıyorsun."cümleleri değişik bağlaçlarla bağlanan bağlı cümlelerdir.Sıralı cümlelerde yüklemlerin ortak öğesi bulunabilir. Bu tür cümlelere bağımlı sıralı cümle denir.


    Örneğin;"Öğrenciler kitaplarını aldılar, çantalarına koydular."cümlesinde "aldılar" birinci cümlenin yüklemidir. "Öğrenciler" özne, "kitaplarını" nesnedir. İkinci cümlenin yüklemi "koydular" dır. Bu cümlenin de öznesi "öğrenciler"; nesnesi "kitaplarını"dır. Görüldüğü gibi hem "aldılar" hem "koydular" yüklemlerinin özneleri ve nesneleri ortaktır. Bu nedenle cümle bağımlı sıralı cümledir.Sıralı cümlede yüklemlerin hiçbir ortak öğesi yoksa cümle "bağımsız sıralı cümle" adını alır."Çocuklar bahçede oynuyordu; anneleri onları bekliyordu."cümlesinde "oynuyordu" ve "bekliyordu" yüklemlerinin hiçbir ortak öğesinin olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla cümle bağımsız sıralı cümledir.


  2. 2010-05-21 #2
    YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER
    1. Basit Cümle
    2. Birleşik Cümle
    a. Girişik Birleşik Cümle
    b. İç İçe Birleşik Cümle
    c. İlgi Cümlesi
    d. Şartlı Birleşik Cümle

    3. Sıralı Cümleler

    4. Bağlı Cümle
    1. "ki"li Bağlı Cümleler
    2. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar
    Cümleler, bildirdikleri yargı sayısına ve öğelerin yüklemle olan ilişkisine göre çeşitlere ayrılırlar.

    Cümlede bir ya da birden fazla yargı vardır. Başka bir deyişle birden fazla cümle bir araya gelip bir cümleymiş gibi görünebilir.
    Bir ceylan gibi ürktü. Tek yargı
    Sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. İki yargı
    Bu tür cümlelerde bazı öğeler ortak olduğu gibi öğelerin tamamı farklı da olabilir. Bu cümleler birbirlerine bazı bağlaçlar yardımıyla bağlanabildiği gibi anlam bakımından da bağlanabilirler.
    Saatine baktı ve otobüsü kaçırdığını anladı.
    Cümleler yapı bakımından çeşitlere ayrılırken içlerindeki kelime sayısı değil yüklem, fiil veya yargı sayısı dikkate alınır.

    Yapı bakımından cümleler; basit, birleşik, bağlı ve sıralı olmak üzere dörde ayrılır.

    1. Basit Cümle


    İçerisinde tek yargı, tek fiil, dolayısıyla isim veya fiil cinsinden tek yüklem bulunan cümledir.
    Başka bir cümleye bağlanmaz, yani bağımsız bir cümledir. Tamamladığı ya da onu tamamlayan bir cümlecik yoktur.
    Yarın akşam maç yapacaklar.
    Zayıf kolları kirli tunç rengindeydi. Tekrar başını kaldırdı.
    Gökle denizin birleştiği dumandan çizgiye baktı.
    Sıcak yaz aylarını geçirmek için deniz kenarlarına, kırlara tepelere kaçanlar, şimdi birer birer kışlıklarına dönüyorlar.

    *Bazı dil bilimcilere göre içerisinde yüklemin dışında isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil bulunan cümleler de basit cümledir; bu kelimeler ve kelime grupları yargı bildirmezler.
    Rüzgâr, denizin yüzünü pürüzlendirerek küçük savaşlar yaratıyordu.
    Birden köşe başından, iki karayağız atın çektiği bir fayton peyda oldu.

    2. Birleşik Cümle

    Bir temel cümle ile onun anlamını tamamlayan en az bir yan cümlecikten meydana gelen cümlelerdir.Yani yapısında birden fazla cümle bulunduran cümlelerdir.
    Temel cümleyle yan cümlenin bir araya geliş şekillerine göre birleşik cümleler çeşitlere ayrılır.
    a. Girişik Birleşik Cümle
    Bu tür cümlelerde yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi olabildiği gibi, bir öğenin parçası da olabilir.
    Girişik birleşik cümleler, fiilimsilerle ve çekimli fiillerle kurulur.
    Havaların ısınması / tatil düşkünlerini sevindirdi. Özne
    Çadırları çalanlar / bulunamadı. Sözde özne
    Evlerin ne zaman biteceğini / bilmiyoruz. Nesne
    Yarın / bir tanıdığa / gideceğiz. Dolaylı tüml.
    Babasını karşısında görünce / çok sevindi. Zarf tüml.
    Havalar soğuduğundan / artık dışarı çıkmıyor. Edat tüml.
    Ellerim takılırken / rüzgarların saçına
    Asıldı arabamız bir dağın yamacına,
    b. İç İçe Birleşik Cümle
    Bir temel cümleyle, herhangi bir sebeple onun içinde kullanılan bir yardımcı cümleden oluşan cümlelerdir.
    Yardımcı cümle de temel cümle gibi bağımsız bir cümle yapısındadır.
    Asıl yargı sonda bulunur.
    ]Yardımcı cümle nesne olarak kullanılabilir. Alıntı hâlindedir.
    Adam, / "Kartınız geçerli değil." / demez mi?
    Şark için "Ölümün sırrına sahiptir." derler.

    ]Yardımcı cümlenin yüklemi "de, zannet-, san-, bil- gör-, görün-, farzet-, düşü-" fiillerinin çekimli şekli olabilir.
    "Seni göremedim diye bu bahar
    İçimde bin türlü duygunun isyanı var."
    Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan
    "Savaşı önce kendime karşı kazanmalıyım." diye düşündü.

    ]Yardımcı cümle ana cümle içinde bir isim tamlamasının tamlayanı olarak bulunabilir.
    Iraklardan bir dondurmacının "Vişnelim var, kaymaklım" nidası titreyerek dağılıyordu.
    Artık "Ev alma komşu al." atasözünün hükmünün kalmadığına inanıyorum.

    ]Yardımcı cümle edat grubu olabilir.
    Gönül Anadolu'da Yunus Emre'nin "Taştın yine deli gönül / Sular gibi çağlar mısın" gibi mısralarıyla şahlanır.
    c. İlgi Cümlesi
    Temel cümlenin herhangi bir öğesi olan veya bir öğenin açıklayıcısı olan yan cümleciğin, bağlı bulunduğu veya açıkladığı öğeye "ki" bağlacıyla bağlanması sonucu ortaya çıkan cümleye ilgi cümlesi denir.
    Bu cümlelerde ki atılarak yan cümleciğin hangi öğeye bağlı olduğu görülür.

    Muhsin, / ki öğrencilerimizdendir, / böyle bir şey yapmaz.
    Öğrencilerimizden olan Muhsin...
    Dün gece, / ki oradaki son gecemizdi, / çok eğlendik.
    Oradaki son gecemiz olan dün gece...
    Duydum ki o da ziyarete gelecekmiş.

    d. Şartlı Birleşik Cümle
    Bir temel cümle ve onun şartı olan bir cümleden oluşan birleşik cümlelerdir.
    Şart cümlesi tek başına yargı bildirmez; ana cümleyi zaman, şart, sebep ve benzetme yönlerinden tamamlar. Onun zarfı olarak kullanılır.
    Hava güzel olursa / yarın pikniğe gideriz.
    Çanakkale'yi de gezerdik, / vaktimiz olsaydı.
    Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.
    "Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yarim kara topraktır."
    Artık demir almak günü gelmişse zamandan
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.


    *Bazı kalıplaşmış şart cümleleri özne veya nesne de olabilir.

    Ne yapsa faydasız.
    *İstek bildiren şart eki bağımsız cümle kurar. Ancak istek ifadesinde de yargının kuvvetli olmadığı sezilmektedir.
    Bir gün çıkıp gelsen, vursan kapıma
    Atılsan boynuma kollarını açarak
    Otursan dizlerime yaramaz bakışlarla
    Konuşsan yine öyle yarım yamalak. (YBB)
    3. Sıralı Cümleler

    Bağımsız cümlelerin, aralarındaki anlam ilgisinden dolayı virgülle veya noktalı virgülle birbiri ardına sıralanmasıyla oluşan cümleler topluluğudur.
    En az iki cümleden oluşur.
    "Yağız atlar kişnedi, / meşin kırbaç şakladı, /
    Bir dakika araba yerinde durakladı.
    Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, /
    Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar..."
    "Gök sarı, / toprak sarı, / çıplak ağaçlar sarı...
    Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları,"
    "Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu, /
    Gökler bulutlanıyor, / rüzgar serinliyordu."
    Sarı çiçeğin saçları yolunmuş, kana bulanmıştı.
    Bu, asırlardan beri böyle olagelmişti, asırlarca da böyle sürüp gidecekti.
    * Sıralı cümlelerin bütün öğeleri ayrı olabildiği gibi bazıları ortak da olabilir.
    Otobüs her zamanki gibi yine geç geldi; / biz de derse geç kaldık.
    Mart kapıdan baktırır; kazma kürek yaktırır. Özne ortak.
    Mallarımızı önce çaldılar, sonra geri bize sattılar. Özne ve nesne ortak.
    Merdivenleri kardeşin yıkasın, sen de sil. Nesne ortak.
    İnatçı adama dil döküyor, sürekli yalvarıyordu. Özne ve dolaylı tüml.
    Sıralı cümleler ikiye ayrılır:
    1. Bağımlı sıralı cümle:
    Öğe ortaklığı olan cümledir. Farklı yüklemlerin özne, nesne, tümleç gibi ortak öğeleri vardır.
    (Ben) Dün akşama kadar çalıştım, çok yoruldum. (Özne ortak)
    Her zaman planlı çalışır, başarılı olurdu. ( Z.T. ortak öge)

    2. Bağımsız sıralı cümle: Öğe ortaklığı olmayan sıralı cümledir. Cümleler arasında anlam ilgisi olduğu hâlde hiçbir öğesi ortak olmayan cümlelerdir.
    Biri yer, biri bakar.
    Horoz ölür ,gözü çöplükte kalır.
    Sakla samanı gelir zamanı.
    Besle kargayı, oysun gözünü.
    Laf çok, icraat yok.
    Sınıf temiz, öğrenciler temiz, gökyüzü temizdi.

    4. Bağlı Cümle

    Aralarındaki ilgiden dolayı birbirlerine bir bağlaçla bağlanan cümlelerdir.
    Bağlaçlar cümle öğesi değildir.

    İkiye ayrılır.
    1. "ki"li Bağlı Cümleler

    Farsça "ki" bağlacıyla birbirine bağlanan bağımsız cümlelerden oluşur.
    Yardımcı cümle ana cümleyi genellikle nesne ve zarf göreviyle tamamlar.
    Ana cümle başta, yardımcı cümle sonra bulunur. Bu sıralanış, Türkçe cümle yapısına aykırıdır.
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.
    "Gönlüm isterdi ki mazini dirilten sanat
    Sana tarihini her lâhza hayal ettirsin."
    (Gönlüm, mazini dirilten sanatın sana tarihini her lâhza hayal ettirmesini isterdi.)

    ]Yardımcı cümlenin başta, ana cümlenin sonda kullanıldığı cümleler de vardır. Burada da yardımcı cümle zarf görevindedir.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi.
    (Büyük olduğun için kanın tevhidi kurtarıyor.)
    Kırk elli adım uzaklaşmıştı ki iki iri kanadın havada çarpışmasından çıkan boğuk bir gürültü işitti.
    (İki iri kanadın havada çarpışmasından çıkan boğuk bir gürültü işittiğinde kırk elli adım uzaklaşmıştı.)

    ]Bu tür cümlelerde "ki" bazen düşebilir. Cümle, okuyanın, dinleyenin muhayyilesine bırakılır.
    Darıldı diye o kadar korktum ki... (anlatamam)

    Not: "ki" edatının şüphe kattığı cümleler bağlı cümle değildir.
    Düşler mi ki şu burcu burcu kokan havada
    Renk mi ki üzerimde akaduran bu nehir?


    2. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar

    "ve, veya, ya da, da, fakat, ama, lâkin, hâlbuki, ne.....ne, meğer..." bağlaçlarıyla birbirine bağlanan bağımsız cümleler topluluğudur.
    Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi.
    Çocukluk günlerini hatırladı ve gözlerinde iki damla yaş belirdi.
    Okumayı bilmiyor veya numara yapıyor.
    "Ne doğan güne hükmim geçer
    Ne hâlden anlayan bulunur."
    Bu ev güzel, temiz, her şeyi yerinde bir ev; / ama / Şinasi Bey'in istediği ev değil.
    "Yatsam, acaba uyuyabilir miyim?" diye düşündü, yatıp da uyuyamamaktan korktu; / ama / korktuğu başına gelmedi. Sabaha kadar yattı, hem de uyudu.
    Burnu biraz basıkça, / fakat / gözleri derin ve güzel; alnı küçük ve dar, / fakat / saçları altından bir duman gibi yumuşak ve seyyal; dişleri biraz eğri, / fakat / dudakları çilek gibi küçük, toplu ve yuvarlak... Güzel değilse bile çirkin hiç değil.
    Onun bu sözlerinin samimî olduğuna hiç şüphe etmediler / ve / bir çocuk ruhu kadar temiz ruhundan gelen nutuklarını sessizce dinlediler.
    Dün resim yapmadı / da / maça gitti.
    Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde.


    ]Bağlı cümlelerin bir kısmında yüklemin kipi ve şahsı aynı, bir kısmında farklıdır.

    Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi.
    Ayakkabılarını ayağına geçirdi ve kendini sokağa attı.
    İstediğiniz evrakları getireceğim, fakat okuyabileceğinizi sanmıyorum.
    Ben saatinde gelmiştim, ama o henüz ortalıkta yoktu.
    ]Unsurların biri veya birkaçı ortak olan bağlı cümleler de vardır.
    Ya okumayı bilmiyor ya numara yapıyor.
    Sonuç

    Bir cümle, yapı bakımından basit, birleşik, bağlı, sıralı cümlelerden ancak birine dahil olabilir. Birleşik, bağlı ve sıralı cümleleri oluşturan cümleler de ayrı ayrı basit, birleşik, sıralı veya bağlı olabilir.
    Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum / ki / rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım ve hep bunları tefsir etmek isterdim.
    Çeşidi: "ki"li bağlı cümle
    Yardımcı cümle: basit:
    Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum
    Ana cümle: bağlı:
    rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım / ve / hep bunları tefsir etmek isterdim.
    Ana cümleyi oluşturan cümlelerin her biri: basit:
    rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım
    hep bunları tefsir etmek isterdim.
    Örnekler
    Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu, ufak bir uyku kestireyim diye kompartımanda uzandım.
    Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana
    Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki ona bigâne olanları yakar, mahveder.

  Okunma: 3073 - Yorum: 1 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -