GT-R'ın en büyük pazarlarından olan Avustralya'daki otomobil dergileri bu süper otomobilin reklam ve tanıtımlarını hemen yapmaya başlamış ve otomobile "Tekerlekli Godzilla" adını takmışlardı.


Tarih kitapları ilk Nissan Skyline GT-R'ın bundan yaklaşık 20 yıl önce görüldüğünü söyler. 1960'larda çirkin bakışlı Skyline sedana 160 HP gücünde 2 litrelik bir motorun konması, üretildiği zamanlar ve 90'lı yıllarla sonrasına damga vurmayı başaran ve insanın tüylerini diken diken eden GT-R isminde bir efsaneyi yarattı. Üretim bandından çıkan ilk GT-R'lar 1973'de yaşanan petrol krizi nedeniyle büyük bir başarısızlık öyküsüne imza atmış olsa da 1989 yılı bu efsanenin asıl doğduğu yıldır.


1973 Nissan skyline GT-R (C110)


Daha önce olduğu gibi yeni GT-R, Nissan'ın sekizinci nesil şasisi olan "E-BNR32" kodlu Skyline'ın sıradan, gösterişsiz kasasına oturacak ve güçlü motoru otomobilin en önemli özelliği olacaktı. R-32 GT-R, yakında emekli olacak pist yarışçısı R31 GTS-R'ın yerine geçeceği için otomobili üretme işini Nissan'ın motor sporları departmanı Nismo üstlendi. Bu amaçla Nismo, yeni otomobili 308 HP gücünde, 2350 cc'lik çift turbolu ve sıralı altı silindirli bir güç ünitesiyle donatmaya karar verdi. Böylece GT-R, zamanın Grup A kurallarına göre turbo motorlu otomobillerin sahip olduğu gücün 1.7 değerinde "eşitlik faktörü" ile çarpılması sonucunda 4000 cc'lik gruba giriyordu.


Nissan Skyline R31 GTS-R (1985-1989 309.716 Adet Satıldı)

545 - Nissan Skyline GT


Ancak R32'nin rakiplerinden daha üstün bir otomobil olmasını sağlamak için baş mühendis Nagaroni Itoh daha da ileri gitmeye karar verdi. Her şeyine hayran olduğu bir otomobil olan Porsche 959'dan aldığı ilhamla ekibiyle birlikte ileri teknoloji ürünü bir dört çeker sistem geliştirme çalışmalarına başladı. Yoğun süren araştırma ve geliştirme çalışmalarının sonucunda ortaya ATTESA E-TS Pro/Elektronik Tork Dağılımlı Gelişmiş Çekiş Sistemi çıktı. Bu sistem yanal ivme ve tekerleklerin hızını tek tek ölçen birçok sensörle birlikte GT-R'ın çekişini gerektiğinde yüzde 50 oranına kadar ön tekerleklere göndermeye yarıyordu.

Nissan Skyline R32 GT-R


Donanımı az olan Skyline'larda kullanılan dört tekerlekten direksiyon sistemi HICAS/Yüksek Performanslı Aktif Süspansiyon Kontrolü elden geçirildi ve Super-HICAS ile desteklenen şasi, sahip olduğu teknolojiyle otomobile büyük bir avantaj sağladı, ancak bu teknolojinin bir de zayıf yanı vardı, o da otomobile yüklediği ağırlıktı. Nismo bunun üzerine motor hacmini 2568 cc'ye çıkarttı ve GT-R bu yükselmeyle birlikte 4500 cc'lik araçlar sınıfına girdi.

R32 Skyline GT-R, Ağustos 1989'da satılmaya başlandığında 2.6 litrelik motor resmi rakamlara göre 276 HP güç üretiyordu ve bu rakam Japon beyefendilerin o yıllarda yaptığı anlaşmanın müsaade ettiği maksimum rakamdı. Ancak otomobilin gerçek gücü 300 HP'in üzerindeydi. Sahip olduğu kusursuz kontrol özellikleri ve oldukça makul fiyatı sayesinde büyük sükse yaptı. GT-R'ın en büyük pazarlarından olan Avustralya'daki otomobil dergileri bu süper otomobilin reklam ve tanıtımlarını hemen yapmaya başlamış ve otomobile "Tekerlekli Godzilla" adını takmışlardı.

Nissan Skyline R32 GT-R


Ancak GT-R, 1991 ve 92 yıllarında Bathurst 1000 yarışı da dahil olmak üzere yarıştığı her pistte Ford ve Holden'ları birer birer dize getirmeye başlamış ve bu nedenle Avustralyalı yarış tutkunlarının antipatisini kazanmaya başlamıştı. Bathurst'de kazanılan zaferlerin ikincisinde birden bastıran sağanak yağmurun ardından slick lastiklerle yarışan çoğu otomobilin kaza yapması nedeniyle yarış, kırmızı bayrakla durdurulmuştu. Jim Richards ve Mark Skaife'nin pilotajında olan GT-R'ın da bu kazalara karışmasına rağmen, kırmızı bayrağın sallanmasından bir tur önce lider olduğu için birinci ilan edilmesi seyirciler tarafından yuhalanmıştı. Seyircilerin bu tepkisine Richards'ın cevabı ise "Bir grup ahmak" olmuştu…

GT-R, Japonya'da ise ortalığı kasıp kavuruyordu. Japon Binek Otomobil Şampiyonası'nı 1990 yılından başlayarak art arda dört yıl kazanmış ve bu başarı otomobilin satışlarını inanılmaz bir şekilde artırmıştı. Nissan'ın ilk etapta 5 bin adet R32 GT-R üretme planından çoktan vazgeçmiş ve projenin 1994 yılında sona ermesiyle birlikte 44 bin adetlik bir satış rakamına ulaşılmıştı. Artık hem Nissan'ın hem de dünyanın yeni bir performans ikonu vardı.

Kaynak: Evo Magazin Türkiye