İngiliz bilim adı Judkin şekerin zehir olduğunu söylemiştir. Zehir insanı ürküten bir sözcüktür. Halbuki biz iyiliği, hoşluğu tanımlamada şeker ve tatlı sözcüklerini kullanırız. Sevdiklerimize şekerim, tatlım diye hitap ederiz, iyi insanın niteliklerini "şeker gibi" diye belirtiriz. Dini bayramlarımızdan biri "Şeker Bayramı"dır. Şeker yiyebildikleri için insanları mutlu sayar, herkesin şeker yiyebilmesini dileriz. Bütün bu inançlarımızın karşısına nasıl olur da duyduğumuzda irkildiğimiz zehir sözcüğüyle çıkılır. Bu çelişkiyi kavramanın tek yolu "her şeyin fazlası zararlıdır" ilkesini benimsemekle olur.


Şeker, şeker pancarının fabrikalarda işlenerek şeker kısmının ayrılmasıyla elde edilir. Buna göre pancar doğal besin olmasına karşın, şeker saf besindir. Şeker saf enerji kaynağı sayılır. Ancak şeker tek başına alındığında protein, vitaminler ve madenler olmadığından vücutta şekerden enerji oluşamaz. Bu nedenle şeker "boş kalori kaynağıdır". Özellikle küçük çocuklara şekerli mamalar çok verildiğinde büyüme ve gelişme durur ve çocuk hastalanır. Bu hastalığa kuvaşiorkor "şeker bebeği" denmiştir.


Ağzımızdaki mini canlılar da şekeri çok severler, özellikle sık aralıklarla şeker aldığımızda bu mini canlılar şekeri yiyerek asit yaparlar. Bu asit de dişleri çürütür. Bu nedenle, özellikle gelişme çağında şekerin çok ve sık tüketilmesi diş çürüklerinin başta gelen nedenidir.

Şeker; un, yağ, ceviz, fıstık, kaymak gibi besinlerle karıştırılıp kalori değeri çok yüksek tatlılar yapılır. Şekerlemelerin esası da şekerdir. Tatlı ve şekerlemeler zevkle sevilerek yenir. Böylece kişi farkında olmadan harcadığından çok kalori alır ve şişmanlar. Şişmanlık bir çok hastalığa zemin hazırlar.

Şekerin zehir etkisi yapmaması için, dengeli ve yerinde kullanılması gerekir. Yediğimiz ekmek de sindirildiğinde şekere çevrilir. Bu nedenle, insanın şeker gereksinmesi yoktur. Tatlı tat arzumuzu doyurmak için enerji alımımızı artırmamak koşuluyla şekerden yapılan tatlılardan yiyebiliriz. Beden hareketi az olanlar, ağır tatlılardan sakınmalıdırlar. Bebekler, şekere alıştırılmamalıdırlar.

Şeker ve tatlı yendikten sonra ağız iyice yıkanmalı ve dişler hemen fırçalanmalıdır. Şekerleme ve tatlılar sık aralıklarla yenmemelidir.

Özellikle yaşlı, bedensel hareketi az olan kişiler için en uygun tatlılar sütlü tatlılardır. Bu tatlılar, hem tatlı yeme isteğimizi karşılar, hem de kemik sağlığı için gerekli kalsiyum, protein ve B vitaminleri sağlar. Meyveli tatlılar ile aşure de ağır tatlılara göre daha az kalori verdiklerinden hareketi az olanlar için uygundur.