Özledim Seni - Duygusal Yazı - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Özledim Seni - Duygusal Yazı

  1. Özledim seni...

    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...

    Beynimi uyuşturuyor özlemin...

    Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca ay içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

    7 - Özledim Seni - Duygusal Yazı


    Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp sürekli bir boşluğa dönüşüyor.

    Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karş ılamaları özlüyorum; oynaşmalarymızı, hırlaş malarımızı, yürüyüşlerimizi, kaçamak tatillerimizi, sevimli haşarılğıını, çocuksu küskünlüğünü...

    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...

    Bilsen, ne zor gitmen gerektişini bile bile "Kal" demek sana...

    Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtişini bilmek...

    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur oldu?umuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...

    "Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor...

    ..Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden; sesin, kokun hala beynimdeyken...

    ..Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşıylaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...

    ..Yeni bir sevdayı kesinlikle yasakladığım kalbime söz geçirmek...

    ..Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...

    ..Yokluğunu beklemek, ne zor...

    Bunlary düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp, terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden...

    Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

    Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve "Dön birtanem" demek istiyorum:

    "Geri dön... canın seni bekliyor..."

    CAN YUCEL



  2. 2006-11-18 #2
    Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henuz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti. Hatırlıyorduda sevdiği ona birkeresinde:
    - Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.

    Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdiki. Kendisini sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında olmasıydı. Ne olurdu onu birkez daha görebilse, onu birkez daha koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.

    Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. " Müjde kızım,kalp bulundu " dediğinde kızının bir peri güzellliğinde, sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan...

    Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir dünyadaydı. İçinde acaip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever olmuştu.

    Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:
    - Bir aya kalmaz geçer, demişti.
    Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.

    Birgün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi. Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zarzor oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya başladı:

    " Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm çile ve azapla geçti. Hergün sana şiirler yazdım, hergün şiirlerimi okudum ve hergün ağladım. Tam beş yıl boyunca hergün yazdım, okudum, ağladım. Birgün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olurmu. Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olurmu. Kırmızı güllere ve kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim Hoşçakal..."demişti




  3. 2006-11-18 #3
    Yüreğindeydim yüreğimin yangınıyla. Hayatımın son demindeyim belki son haykırışlarımla.. İçimdeki tarifsiz acıyı anlatma mümkün değil. Sensizliği sana anlatmak, imkansız…

    Derin bir nefes alıyorum,kalbim yaşlandığını anlıyorum. Aslında sensiz hayatımda bile her şeyin sen olduğunu anlıyorum. Yemek yesem aklımda sen,uyusam,yürüsem… Yağmurda bile sen varsın. Hayatımın her deminde, bedenimin her hücresinde sen varsın. Atamıyorum seni içimden.. Söküp fırlatamıyorum bir kenara.

    Gece yatağıma uzanıyorum… Korkuyorum yalnız yatmaktan. Gece lambasını yakıyorum ve sol yanıma bakamıyorum. Baktığım zaman yokluğun bir kez daha yakıyor içimi.. Sensizlik yine acıtıyor yüreğimi. Yorgana sarılıyorum ama senin tenin gibi kokmuyor. Uyuduğum uykuda sen hariç her şey var anlayacağın. Kabuslar,huzursuzluk… Bir sen yoksun,bir tek sen…

    Artık yemek yemiyorum. Yediğim hiçbir yemek senin yaptıkların kadar lezzetli değil. Yaptığım hiçbir yemekten de zevk almıyorum. Eğlenceli gelmiyor artık bana. Yine yokluğunu hissediyorum. Bir kez daha yanıyorum yokluğunda…

    " Biz aşkı meleklerden çaldık.." diye bağırıyor dışarıdan biri. Senin olmayacağını bildiğim halde penceremden bakıyorum. Yoksun. Halbuki lisede biri öyle bağırsa bilirdim ki o sendin. En çok dinlediğimiz şarkıydı diyorum ve dinlemeye başlıyorum. Sadece hoş bir melodi doluyor kulaklarıma. Yine bulamıyorum seni.
    İşten geldikten sonra evi toplu halde buluyorum. Her şey bıraktığım yerde. Bu ev aslında benim değil farkına varıyorum. İçinde yaşayan insanlar sana hiç benzemiyor. Odama kaçıyorum. Duvarlara bakıyorum çeşitli posterler asılı ama hani bizim geçen yaz çektirdiğimiz resim? Kitaplığıma yöneliyorum bunlar senin kitapların değil.

    Derin bir nefes daha alıyorum, yaşlı kalbim ağrıyor. Gözlerimde yağmur bulutu ve bir efkar sigarası. Hani seninle de içerdik ya hani Sezen abla söylerdi biz dinlerdik. Sonra bizde eşlik ederdik ona.
    Yokluğuna alışmak zor be Bebişim. Sensiz bir evde yaşamak çok zor. Sensiz bir ömür çürütmek bi o kadar acı. Yağmurun yağması bile anlamsız geliyor artık. Islanmak gelmiyor içimden sen olmadan. Gittiğinden beri iki kalp iki ruh taşıyorum bedenimde. Ağırlığında eziliyorum aşkın.


  4. 2006-11-18 #4
    SENİN ARDINDAN...

    10. sınıf:benim en iyi arkadasımdı.Dersten sonra kalktıve geçen günsınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi,ona notlarını verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.

    Nedenini bilmiyodum ama çok utanıyodum.

    11.sınıf:Ağlıyordu.Bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı.Beni evine çağırdı.Yanlız kalmak istemediğini söyledi.Gittim yanına oturdum.Bir film izledik.Uyumaya karar verdi.Herşey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.

    Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyorum.

    son sınıf:En iyi arkadaş olarak mezuniyete beraber gittik.O akşam çok güzeldi.Partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım,kapının önünde ona baktım.Onun benim olmasını istiyordum.Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum.Bana hayatının en güzel zamanını geçirdiğini söyledi ve beni yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.ONU çok seviyordum ama söyleyemiyordum

    Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

    mezuniyet günüiplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum.Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu,bunu biliyordum.Yanıma geldi ve ağlayarak sarıldı.Sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın teşekkürler"deyip yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.Nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum.

    Aradan yıllar geçti........Onun nikahını izliyordum.Artık evleniyordu."evet kabul ediyorum"demesini yeni hayata girmesini izledim.Onun benim olmasını istiyordum.Ama o benim ona baktığım gözle bakmıyordu,bunu biliyordum.Yeni hayatını girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldiğin için teşekkürler"deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.

    Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

    Şuan benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum. Eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı.

    Günlüğünde şu satırlar vardı;

    Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim.Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum. Keşke bana beni sevdiğini söyleseydi.
    __________________
    BEN SENİ HEP SEVDİM SEV-DİM DESEMDE HEP SEVECEĞİM


  5. 2006-11-20 #5
    YALNIZLIK ÇEMBERİNDE

    Günlerim herzaman ki gibi karanlık yine
    acı ile geçiyor saatler özlem ile
    ne zaman dalmıyorki gözlerim senli sensizliklere
    durmuyor gözyaşlarım yalnızlık çemberinde.

    Yorulmuyor hayat dert çile vermeye
    şarkılar yoldasım sigaramla birlikte
    tükenmek bilmeyen bir boşluğun içinde
    savruluyorum rüzgarla birlikte
    farkında olmadan yalnızlıık çemberinde.

    Nedeni yok belki bu sensizliğin
    yada bana verdiğin bu ayrılık yelinin
    sana yazdığım ilk şiiri hatırlarmısın
    Ayrılıktı adı
    ayrılmam dediğin ayrılık
    yıkılmıştı o gün dünyam
    gözümde yalandı herşey sevda bile
    yıkmam demiştin
    ama bıraktın beni yalnızlık çemberinde.

    Şimdi soruyorum kendime
    neden sen, neden sevdim diyorum
    oysa ne mutluydum senden önce
    aradığım aramasını beklediğim
    düşündüğüm kimse yoktu
    mutluydum yinede yalnızlık çeberinde.

    Şimdi ise perişanım
    hasret rüzgarlarını saldın üstüme
    çaresizliği tanıttın
    derman bulamıyorum şimdi dertlerime
    öyle acımasızki şu hayat
    gelmiyor ECEL\'im YALNIZLIK ÇEMBERİNDE...

    _________________


    Güncelleme : 2006-12-02
  6. 2006-11-20 #6
    Hüzünlü Geceler


    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Senden uzak gözlerim ıslak hüzünlü
    Dudaklarımda binlerce seranat
    Sinemde yaalvarış dillerimde yakarış
    Ayaklarımda pranga ellerimde kelepçe
    Kalemlerimde sana yazılmış dilekçe

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Nağmeye bürünmüş hasretinden
    Bir mehtap gecesinin şevkinde dururken
    Küllenen acılar savruldu yeniden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Tatlı bir yorgunluk sarar yeniden
    Tatlı bir hüzün sarar yeniden
    Acı gülümsemeler dudaklarda yeniden
    Bir meltem bir esinti bir fısıltı derinden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    hüzzam bir ayrılık şarkısı mırıldanırken
    Yalnızlık acı elem keder geriye kalan
    Sadece sadece bir elveda kısacık
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Çaresiz umutsuz gözyaşları
    Söyler misin gözbebeğim
    Söyler misin birtanem
    Ayrılık acısı ve hüzün
    Neden arkanda bırakılmış
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Senden ayrı saatler gün günler yıl
    Yıllar mevsim mevsimler asır
    Hasretinden şiirler mısra mısra
    Dokusu gözyaşı ilmeği hüzün
    Kafiyesi ızdırap hecesi hüzün-efza
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Senden uzak gözlerim ıslak hüzünlü
    Dudaklarımda binlerce seranat
    Sinemde yalvarış dillerimde yakarış
    Ayaklarımda pranga ellerimde kelepçe
    Kalemlerimde sana yazılmış dilekçe

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Nağmeye bürünmüş hasretinden
    Bir mehtap gecesinin şevkinde dururken
    Küllenen acılar savruldu yeniden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Tatlı bir yorgunluk sarar yeniden
    Tatlı bir hüzün sarar yeniden
    Acı gülümsemeler dudaklarda yeniden
    Bir meltem bir esinti bir fısıltı derinden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    hüzzam bir ayrılık şarkısı mırıldanırken
    Yalnızlık acı elem keder geriye kalan
    Sadece sadece bir elveda kısacık
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Çaresiz umutsuz gözyaşları
    Söyler misin gözbebeğim
    Söyler misin birtanem
    Ayrılık acısı ve hüzün
    Neden arkanda bırakılmış
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Senden ayrı saatler gün günler yıl
    Yıllar mevsim mevsimler asır
    Hasretinden şiirler mısra mısra
    Dokusu gözyaşı ilmeği hüzün
    Kafiyesi ızdırap hecesi hüzün-efza
    İsmini andım hüzünlü gecelerde


  7. 2006-11-20 #7
    Aşkı Aşkınla Tanıdım

    Özlemek nedir bilmezdim camların arkasından seni ararken öğrendim
    Aşk acısı çekmezdim seni gördüğümden beri kurtulamadım
    Şiiri sevmezdim sana yazarken sevdim
    İçimdeki ateşi söndürmüştüm sen alevlendirdin


    Gözlerden kalbe giden yoldan hiç geçmemiştim senle geçtim
    Ben yanmamıştım hiç böyle ama sen beni ateşlere attın
    Seni görebilmek için körlüğü hiç saydım
    Aynalara düşmanken sana bakıp kendimi sevdim


    Ben sana kalbimi verdim sen hançeri soktun
    Ne kadar o kalbi delik deşik etsende aşkım
    Ne yazık ki o yine senin için çarpmaya devam edecek
    İster üzerine sensizlik yağsın ister karşılık bulamasın


  8. 2006-11-20 #8
    Dayanmam Lazım Hasretine
    Sensizliğin ışıkları vuruyor bu sabah yine,
    Ne yapsam dinmiyor hasretin.
    Varlığın hayatımı aydınlatırken,
    Yokluğun karartıyor.
    Hasretin dinmek bilmiyor,
    Her geçen gün hasretimi,sevgimi ve seni büyütüyor içimde.
    Biran önce kavuşmak istiyorum sana.
    Aramızdaki mesafeler kısa bir süreliğine engel oluyor buna.
    Dayanmam lazım bu hasretine,
    Çünkü sonunda SEN VARSIN...



  9. 2006-11-20 #9
    Seni görüyorum düşlerimde
    Yanımdasın;
    Ellerini tutuyorum sımsıkı
    Gözlerine bakıyorum sıcacık
    İçim ısınıyor senin yanında
    Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor
    Dansediyorlar etrafımızda
    Başımı omuzuna dayıyorum;
    Sarhoş olmuş gibiyim
    Başım dönüyor
    Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı
    Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme
    İnanamıyorum...
    Hiç uyanmak istemiyorum
    Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki
    Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde
    Yanımda sen varsın düşlerimde
    Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra
    Bakıyorum ama yoksun
    Kalbim kanıyor
    Canım çok yanıyor
    Hasretin altın saplı hançer olmuş
    Saplanmış yüreğime
    ölüyorum....
    Başım dönüyor aşkım
    Gözlerim kararıyor
    Zaten sensiz karanlık değil miydi?
    Nefes alamıyorum aşkım
    Sensiz hiç nefes almadım ki
    Hasretin öldürüyor beni
    Çok canım yanıyor bir tanem
    Kalbimi söküp atmak istiyorum
    Bu acı dinsin diye
    Onda da sen varsın yapamıyorum
    Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda,
    Gördüğüm her şeyde
    Duyduğum her sözde sen varsın
    Düşüyorum birtanem
    Artık sensizliğe dayanamıyorum
    Avutmuyor hayalin
    Sıcaklığın olmayınca
    Üşüyorum,ölüyorum...

    Yeşim Erdoğdu


  10. 2006-11-20 #10
    Bana Sor Özlemden Yanıp Tutuşmayı...

    Sen özlemeyi bir de bana sor;
    Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi,
    Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi
    Bana sor severken özlemeyi…
    Bir ses ararken kulaklarım,
    Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı,
    Gözlerim seni ararken,
    Karanlıkta hayalini görmeyi,
    Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi…
    Elimi göğsüme sokup,
    Okşamayı seni özleyen kalbimi,
    Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini…
    Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken,
    Hasretimden süzülen birkaç damlayı,
    Bana sor sensiz ağlamayı…
    Sensiz saatler çabuk geçsin diye,
    Geceye sığınmayı,
    Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı,
    Bedenimi sarmanı beklemeyi,
    Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi
    Sensizken seninle sevişmeyi,
    Bana sor…
    Bana sor sen özlemeyi
    Özlemenin en acı, en yalnız çığlıklarını,
    Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı…


  11. 2006-11-20 #11
    Ne özlemekten yoruldum...


    Ne özlemekten yoruldum...
    Ne de sensizlikte duruldum...
    Kollarım yoruldu boşluğunu sarmaktan
    Borçlanmış gibi sensizliği yaşıyorum
    Yoruldum koşuşturmaktan...
    Aşkım nefesim hayatım...
    Sensiz bir hiçmiş gibi
    Boylu boyumca uzanıyorum yokluğuna
    Nefes alamadığım dar sokaklar buluyorum
    Adını arıyorum dağılmış çöp torbalarında
    Ateşler yakıyorum...
    Savuruyorum savruluyorum
    Dudağının üstündeki küçük yara izinde boğuluyorum
    Sensizim
    Seninleyim
    İçinde ve dışındayım
    Gidip geliyorum
    Uzaklaşıp sana koşuyorum
    Gelip kurtarmayacak mısın beni
    Uçurumlardayım...
    Sana düşüyorum
    Yorgun akşamlardayım sana doğuyorum
    İğneleri batıyor sabahların
    Söküp atıp sana uçuyorum
    Tutmayacak mısın beni...
    Ne özlemekten yoruldum
    Ne de sensizlikten
    Bitirmeyecek misin beni?
    Soyup atmayacak mısın hayata?
    Bir meleğin öpücüğüydü seninki
    Kirli, masum, yetmez, bitirmez...
    Bir öpücükle öksüz bırakmayacak mısın beni?


  12. 2006-11-20 #12
    291 - Özledim Seni - Duygusal Yazı





    Özlem Doluyum


    Özlem doluyum bugün
    Taşıyamıyorum duygularımı
    Yağmur yüklü bulutların
    Suya aç topraklara
    Kavuşma arzusu gibi
    Seni arzuluyorum
    Duygu yüklüyüm bu gün
    Sakladım göz yaşlarımda
    Süzülen her damlada
    Binlercesi var sana ifade edemediğim
    Ağırlığında ezilip
    Dışa vuramadığım
    Aşkıma ait duygu yüklüyüm
    Duygu yüklüyüm bu gün
    Yabancı ellerde
    Yalnızlığıma inat
    Sana muhtaç yerlerde


  13. 2006-11-20 #13
    Sevmek var aslinda, Özlemek var,beklemek var. Simdi neredesin? Ne yapiyorsun? Günes çoktan dogdu.


    Uyanmis olmalisin. Saçlarini tararken beni hatirladin degil mi..? Öyleyse ayrilmadik. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. Zamani hatirlatan herseyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. Ikiside kötü, ikiside hazin tarafi yasantimizin. Bir çocugun önce dogmasini bekliyorlar, sonra yürümesini, konusmasini,büyümesini. Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasini, kanunlara saygi göstermesini,insanlari sevmesini, aldanmasini, aldatmasini bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoglunun.. Ya o? Ya o? Insanlardan dostluk bekliyor. Sevgilisinden sadakat, çocuklarindan saygi ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yasamaktan. Zaman ilerliyor ve bir gün o da ölümü bekliyor artik. Aradiklarinin Çogunu bulamamis, beklediklerinin çogu gelmemis bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. Iste yasamak maceramiz bu..

    Yasarken beklemeyi beklerken yasamak ve yasayip beklerken ölmek. Özleme bir diyecegim yok. O kömür kirintilari arasinda parlayan bir Cam parçasi. O nefes alisi sevgimizin, kavusmalarimizin anlami. O tek Güzel yönü bekleyislerimizin.. Insanligimiz özleyislerimizle alimli, yasantimiz özlemlerle güzel.

    Özlemin buruk bir tadi var, hele seni özlemenin bir kokusu var bütün çiçeklere degismem. Bir isigi var, bir rengi var seni özlemenin, anlatilmaz.

    Verdigin bütün acilara dayaniyorsam; seni özledigim içindir. Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni; seni özledigim içindir.

    Yasiyorsam; içimde umut varsa, yine seni özledigim içindir. Seni bunca özlemesem, bunca sevmezdim ki !


  14. 2006-11-20 #14
    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

    Şiir tadındaydın sevgiliSu gibi yudum yudumHava gibi nefes nefesEkmek gibi dilim dilimBen seni özlemişim…Gözbebeklerinde yüzümüDudaklarında adımıHayalinde düşümüCanım deyip gülüşünüBen seni özlemişim…
    Niçin dolar gözlerimNiçin bulurdum benHer şarkıda seniNiçin her hüzünlü şiirDerinden dağlarmış yüreğimiBen seni özlemişim…Yokluğunda üç gece Titrediğini elleriminDelice çarptığını Yaralı yüreğiminSaklasam bilmeyeceksinBilmelisin ki bir'sinHer an benimlesin Ben seni özlemişim…Nereden baksan ayrılıkNereden baksan yoksullukNereden baksan sensizlikÖlüm gibiymiş banaYaşayıp bilmeliymişimBen seni özlemişim…Uykusuz gecelerde kalmayıSenle sevdalara uyanmayıYangınlarda suya kanmayıYeniden sana sevdalanmayıBen seni özlemişim…Ayrılık nasıl olurduÖlüm gibi yokluğunSensiz gecelerde benimBir şey var farkında olduğumBen seni…Yanı başımda iken özlemişim...


  15. 2006-11-20 #15
    Özlemimizi Beklerken


    Hani bekleyişlerimiz,özlemlerimiz vardır.Hani sabahlamalarımız vardır.uykusuz kalmalarımız,kan çanağı olmuş gözlerimiz,sigara üstüne sigara,fincan fincan kahveler…
    Bazen de gelmeyeceğini bile bile gözlerimizi onun yollarını bekleme kölesi yapmalarımız vardır.hani bir umut ışığı yaksa gönlümüzde,her şeyimizi vermeye uğruna feda etmeye hazırdırız.hani hiç olmadık,hiç duymadık heyecanlarla beklemelerimiz vardır baharı.geceyi gündüze,kışı yaza,rüzgarı dala kavuşturan rabbimiz özlemimizi ve sevdalımızı bize kavuşturacak bize geri verecek diye bekleriz her baharın gelişini.baharda gonca gonca açan gülleri bir başka bekleriz.zannederiz ki o goncadan onun yüzü çıkacak onun kokusu yayılacaktır.
    Özlemimizi beklerken geceye sevdalı deliler gibiyizdir.ayla yıldızlarla konuşmalarımız karanlığa haykırışımız vardır.sanki o karanlığın ardında beliren aydınlıkta bekler bizi özlemini çektiğimiz.onun içindir ki boş boş sözler savurup dalıp gideriz o yokluğa,o karanlığa,o aydınlığa….
    Günler ayları aylar yılları koparır takvim yapraklarından.ama sevdalımız,özlemimiz bir kez olsun çalmamıştır kapımız ve bir kez olsun ortak olmamıştır sabahlamalarımıza.
    Halbuki kapının bir tık sesine neler vermeyizdir ki.ne yapsak ne etsek boştur artık gidenler geri gelmez derler.
    Ama inadına bekleriz,inadına ayaktayızdır güneşle birlikte ve inadına umutlarımızın suyunu verip umudumuzu yeşertiriz her baharın sabahında.


    Bu gün olmazsa yarın,yarın olmazsa mahşerde deyip bekleriz günlerce,aylarca…özlemle beklediğimiz özlemimizi


  16. 2006-11-20 #16
    Bekleyenler İçin


    Bir ayak sesi duymayayım
    Kapıya koşuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir siyah saç görmeyeyim
    Yüreğim burkuluyor
    Ağlamaklı oluyorum
    Her şey bana seni hatırlatıyor
    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesine görürüm
    Bir rüzgar değse yüzüme
    Ellerini düşünmeden edemem
    Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
    Tadı senden gelir
    Yediğim yemişlerin
    İçtiğim içkilerin
    Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni beklediğim içindir

    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artık
    Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
    Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
    Şu ayna karsısında güzelliğini seyretmeni
    Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

    Ve şu saat geldiğin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman çıldırabilir
    Çünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
    Bir çocuk dogmayı bekler
    Bir ağır hasta ölmeyi
    Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
    Yalnız bir kadın sevilmeyi
    Ve düşün ki bir adam
    İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
    Seni bekler
    Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

    Sen gelinceye kadar
    Pencerem kapalı duracak
    Rüzgar gelmesin diye
    Artık perdeleri açmayacağım
    Gün ışığı girmesin diye
    Sonra kahrolacağım
    Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
    Ve günlerce gecelerce haykıracağım
    Nerdesin diye, Nerdesin?
    Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
    Biliyorum
    Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
    Yıllarca sonra
    Öldüğüm gün bile gelsen
    Butun bu bekleyişimi ve olduğumu unutup
    Çocuklar gibi sevineceğim
    Kalkıp sarılacağım ellerine
    Uzun uzun ağlıyacağım.


  17. 2006-11-20 #17
    Ben seni kavuşmak için değil, kavuşmayı özlemek için sevdim...
    Öyle bir imza attın ki sol yanıma,
    gizli gizli dolaşıyorsun bedenimin her yanında...
    Öyle bir yazıldım ki alnına,
    taşıyorsun gitsen de dünyanın öbür ucuna...
    Buydu istediğim hayatıma anlam katan adamım,
    ben sensiz, sen bensiz
    hep yarım kalacak bir yanımız...


  18. 2006-11-20 #18
    Bazen özlem diye bir duygu yüklenir insanın yüreğine
    İnsana geçmiş zamanları ve sevgiyi hatırlatır
    Dostluk sevgisini, biirbirine bağlılıklarını hatırlatır özlersin
    Durup dururken sancı girer yüreğine boğazın düğümlenir ağlamak istersin ağlayamazsın
    Haykırmak istersin, avazanın çıktığı kadar bağırmak istersin olmaz
    Çünkü boğazın düğümlenir
    Hiç bişeyden tad alamazsın
    Herşeyden sıkılırsın
    kendinden, yaşamaktan,etrafındakilerden
    Özlem başlar eski günlere
    Hayatın nasıl akıp gittiğini anlayamazsın
    Geceyle gündüzü farkında olmadan yaşarsın birbirine karışır
    Herşeyden sıkılır daralır boğulursun
    Çıkıp gitmek istersin kendinden herşeyi kırıp döküp
    Bildiğin kendini bulmaya..


  19. 2006-11-20 #19
    Şu an ne yapıyorsun?
    Belki gecenin karanlığında yıldızları seyrediyorsun
    Belki elinde bir fincan çay, yalnızları oynuyorsun
    Kim bilir belki de beni düşünüyorsun...
    Ben seni düşünüyorum.
    Seni düşünüyorum tüm kalbimle;
    Seni düşünüyorum evlerine giden yalnız güvercinleri seyrederken...
    Yanımda olmanı istiyorum her zamanki gibi
    Sabaha kadar dayanamıyorum
    Uykuya dalıp her akşam
    Seni görmek istiyorum rüyamda
    Her akşam sana seni ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha söylemek,
    Seni doyasıya öpüp koklamak istiyorum
    Her sabah lanetler okuyarak uyanıyorum
    Senin sıcak kolların yerine yatağımda uyandığım için
    Her seferinde sensiz yaşayamadığımı haykırmak istiyorum sabaha...
    Seni her gördüğümde kalbim bir başka çarpıyor
    İşte o an, tam o an
    Seni adınla değil, kalbimle çağırmak istiyorum birtanem...


  20. 2006-11-20 #20
    Bazen özlem diye bir duygu yüklenir insanın yüreğine
    İnsana geçmiş zamanları ve sevgiyi hatırlatır
    Dostluk sevgisini, biirbirine bağlılıklarını hatırlatır özlersin
    Durup dururken sancı girer yüreğine boğazın düğümlenir ağlamak istersin ağlayamazsın
    Haykırmak istersin, avazanın çıktığı kadar bağırmak istersin olmaz
    Çünkü boğazın düğümlenir
    Hiç bişeyden tad alamazsın
    Herşeyden sıkılırsın
    kendinden, yaşamaktan,etrafındakilerden
    Özlem başlar eski günlere
    Hayatın nasıl akıp gittiğini anlayamazsın
    Geceyle gündüzü farkında olmadan yaşarsın birbirine karışır
    Herşeyden sıkılır daralır boğulursun
    Çıkıp gitmek istersin kendinden herşeyi kırıp döküp
    Bildiğin kendini bulmaya..


  21. 2006-11-20 #21
    Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim

    Sevmek... Dile kolay, kalbe ağır duygu. Hatırlıyor musun ansızın çıkıp gelerek nasıl da yüreğime taht kurduğunu.

    Ayrılıklar... Hüzünler... Gözyaşları... Hepsi zalimce birer birer gelip yüreğimin başköşesine oturmuşlardı. Hayat, simsiyah bir tüle sarılmış açılmayı bekleyen bir hediye paketi gibi önümde durmaktaydı.

    Hüzün yüklü karabulutların hızla yüreğimi kaplamaya çalıştığı bir zamanda, inatla girdin kararmaya yüz tutmuş dünyama...
    Kilometrelerce uzaktan, bambaşka bir şehrin, değişik havasıyla, taşıyla, toprağıyla... Umutlarıyla… Şiirleriyle… Farklı yaşamı ve sevdalarıyla her şeyden önemlisi sevgi yüklü, sıcacık yüreğiyle geldin.

    Karanlık bir girdabın içinde sürüklenmekteyken, tüm sevginle ve gücünle çekip çıkardın. Yaşamı yeniden sevmeme, hayata yeniden bağlanmama sebep oldun. Bu yüzden sevdim seni.

    Öyle farklıydın ki, yüzyıllardır kapağının aralanmasını, içindeki gizemin keşfedilmesini bekleyen kara kaplı bir defter gibi görmekteydim seni.

    Ben bu defterin kapağını ilk açtığımda, dokunmakta olduğum simsiyah ve sert yüzünün aksine, bembeyaz sayfalara yumuşacık bir yazıyla yazılmaya çalışılmış kocaman bir ömür gördüm.

    Neler yoktu ki içinde, ayrılıklar, ümitsiz bekleyişler, kederler… Mutluluk getiren sevinçler, gözyaşları… Yarınlara gülümseyerek bakan sevmeler... Daha neler... Neler...

    Kara kaplı deftere yazılmış, her bir cümle, yüreğime gemici düğümleri misali açılmamacasına, düğümlüyordu seni.

    Günüm seninle başlıyor, gecem seninle bitiyordu... Sesini duyduğum zaman yüzümdeki goncalar gül misali açılıyor, dünyam seninle dönmeye başlıyordu...

    Yolda yürürken, otobüse binerken, yemek yerken, insanlarla konuşurken, kısacası nefes aldığım her an, konuştuğumuz her cümle, anlattığın her hikâye, okuduğun her şiir beyimde yankılanıyordu.

    Ben sensizliği bile seninle yaşıyordum… Bu yüzden seviyordum seni.

    Hatırlar mısın? Gökyüzünden aynı beyazlığın yeryüzünde iki farklı şehre yağdığı bir kış günü, gece yarısına doğru aramıştın beni... Eve gidiyorum, bu soğuk havada sesin içimi ısıtsın istedim demiştin. Biz birbirinden kilometrelerce uzakta, iki candık... Konuşmaya başladık, konuşma uzadıkça, dışarıda olanca hızıyla yağmakta olan kara aldırmadan, sen park ettiğin arabanın içinde, ayaklarını hissetmekte zorlanana dek, bense soba yanmayan buz gibi bir odada soğuktan parmaklarım buz tutana kadar konuşmuştuk. Yaşamın her hali gelip geçmişti telefon tellerinden...


    Hiç kimse, yağan kar altında kulağıma senin gibi şiirler okumadı.
    Hiç kimse bana senin baktığın gibi bakmadı…
    Hiç kimse beni, senin sevdiğin gibi sevmedi…
    Ve hiç kimse ama hiç kimse yüreğinin sıcaklığı bana senin kadar hissettiremedi.

    İşte, O gecede, ne dışarıda yağan kar, ne de aradaki mesafeler bana şiirler okumana, beni sevdiğini söylemene engel olamamış, o ana kadar hiç kimse beni senin kadar mutlu edememişti.

    Sevdan bana yakıştığı için, sevdam sana yaraştığı için seviyordum seni...

    Sana kavuşmak, seni sevmek kadar yasak ve imkânsızdı… Ben sadece olabilme ihtimallerini sevdim.

    Ben kara kaplı bir defterin, bembeyaz sayfalarını sevdim… Beyaz sayfalarsa kendisine dokunan her eli…

    Ben sana âşıktım… Sense aşk'a… Ben seni seviyordum… Sense mevsimleri…
    Gelen her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardı, bu yüzden sen, sevemedin sadece beni...

    Sen, baharda açan her bir gül tanesini sever gibi sevdin, yeni gelen her sevgiliyi...
    Baharla her gelen sevgili için, unutup, sildin beni...
    Bil ki! bir ben silemedim yüreğimden seni...
    Çünkü ben seni UNUTMAK İÇİN SEVMEDİM Kİ...


  22. 2006-11-20 #22
    dilin söylediğini yüreğin desteklemiyorsa
    ne önemi var ki;seni seviyorumların
    ben sözümle değil,bütün özümle sevdim.
    aynı şehirde gurbet girsede aramıza,
    seni aşkların en güzeliyle
    en ölümsüzüyle sevdim.sevdikçe özledim
    özledikçe daha bir çok sevdim.......


  23. 2006-11-20 #23
    Bir bilsen sevgilim yokluğunda ne çok özledim seni…Sana anlatıcak nelerim birikti.. yokluğunda istediğin gibi güçlü olmayı öğrendim…Demiştin ya ne olursa olsun hep güçlü olucaksın ben yanında olmasamda.. Dediğini yaptım sevgili…Başım dimdik hayata yalan insanlara, sahte dostlarla , hastalıklarla baş etmeyi öğrendim…Bütün bunları bana sen öğrettin ama sensiz kalmayı öğretemedin sevgili… Bir bilsen beni en çok yaralayan bu oldu…Çaresizliğimin ağlamalarımın tek sebebi sensizliktendi…Günler geçti aylar geçti ama alışamadım bir türlü sensizliğe…geceler boyu ağlamalarım dinmedi bir türlü…Hep geliceksin ümidiyle yaşadım…umutlarım tükeniyo sevgili gerçekten dedikleri gibi sen hiç gelmemek üzere mi gitmiştin…hiç olmayacak mıydım yanımda hiç tutmayacak mıydın ellerimden…ağladığımda silmeyecek miydin göz yaşlarımı…Söylesene sevgili sahiden beni böyle yapayalnız mı bıraktın…? Hatırlıyor musun sevgili bir ayrılığımızda " Şunu unutmamanı istiyorum.Sana hep KADINIM derdim biliyorsun ve hep öyle kalacaksın hayatımda ve yüreğimde.Ta ki başkasının oluncaya dek.Çünkü başkasının olduğunda hayatında sana KADINIM diyen bir adam olmayacak.O adam işte o zaman seni öbür dünyada bekliyor olacak…" bana bunları söylemiştin ben hala seninim sevgili… senden sonra yapamadı bu yürek açamadı sensiz sevdalara yelkenlerini…nerde bana bunları söylen adam nerde benim yüreğini aşık olduğum adam…! Ne kadar unutmuş olsanda bitmiş olsakta.. ben sensizde sevdamı yaşatıyorum varsın olsun sen bilme sana olan sevgimi…yeter ki sen mutlu ol DİĞER YARIM…!


  24. 2006-11-20 #24
    Aşk, Ne lüks arabalar ne sporlar...
    Sadece bisiklete binmek istiyorum seninle, neşeli çığlıklarını duyarak ha düştük ha düşeceğiz diye...
    Ünlü bir şarkıcı olup, herkesin beni dinlemesini değil,taşlı bir kıyıda, ateşin önünde, fısıldamak istiyorum şarkımı sana makamlı makamsız..
    Lüks lokantalar, vitrinde yemek gibi geliyor bana.İnan arabesk değil, yarim ekmek kaşar üstü kola paylaşmak
    istiyorum seninle...
    Tüm kitapları okuyup, yazarlarıyla tartışmak değil, Gece yatağımızda sarmaş dolaş, okuyup tartışmak bir kitabı. Senin fikirlerinle benimkilerle yoğurmak, benimkilerle seninkileri...
    Bir sır vereyim sana, insanlar bilmiyorlar ama; ruh sevişir bedenden önce.
    Geceler bizim.Ne su yatağı, ne mobilya, yatak odasında aşk ...
    Yer yatağı sıcak gelir hep bana, ve çiçek, aldırma odayı oksijensiz bırakır çiçek diyenlere.
    Onlarca yastık istiyorum aşk, yatak odamıza rengarenk, aldırma zevksiz olur diyenlere, Zevkli, içten duygu anlatımıysa, herhangi bir konuda; zevksiz bir şey yapamayız...
    O kadar yoğunki duygularım sana....
    Ne lüks villalar istiyorum onlarca odalı, ne dev malikane, ne yalı Duvarı olsun yeter metrekaresi önemli değil...
    Bak bir sır daha sana, Eşlerin mutluluklarını, huzursuzluklarını, karakterlerini,geçmişlerini bir evin duvarı anlatır.
    Bomboşsa duvarlar, ruh yoktur ikisinde de... Sadece yetmiş seksen yıl yasayacaklardır zaten.
    Bizim, fotoğraflarımız olacak en sevgili anlarımızda çekilmiş,mutlaka gülerken.
    Senin bana, benim sana hediyelerimiz olacak asılan, çirkinde olsa kendi elimiz değmiş resimler, Belki alçı kalpler, belki bir senin bir benim boyalı ellerimizle kaplayacağız duvarımızı rengarenk..
    En güzel aşk şiirleri sana olacak
    Duvarlarımız yalan söylemeyecek, buram buram yaşam sevgisi kokacak...
    İnsanlar mutsuzlar sevgili, her şeye açlar ve doyumsuzlar...
    Bense, bir tek seni istiyorum, bir tek seni aşk ...
    Çünkü, sen benim her şeyimsin aşk, aşkım...


  25. 2006-11-20 #25
    Hava kararmış, yağmur yağıyordu.. Düşlerime yağmur yağıyordu.. Hiç olmadığın
    kadar içimdeydin.. Sensiz geçen zamanlara inat daha bir hissettim seni bugün..
    Yalan değil başka sevdalar, başka aşklar peşinde koştum yokluğunda.. Sana
    benzeyen her şeyi sevdim ben.. Sevdiğim her şeyde senden izler vardı. Aradığımı
    buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma
    düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi
    içimden ama yapamadım..

    Yalnızlığın acısıyla kahroldum her gece. "Gelir" dedim kendi kendime, "Söz verdi
    gelmesi gerek." Bekledim. Kendimi param parça hissetim ama yine de sana
    kızamadım. Unuttum kötü sözlerini.. Unuttum kapında bekletildiğimi.. Unuttum
    telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum..

    Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim..
    Zamanla alıştım acılara.. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa
    alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim..

    Şimdi artan yalnızlığım, büyüyen yokluğun var.. Tenimde kokun, gülüşün içimde
    saklı. Sen neredesin sevgili, varlığın nerede? Bir mevsim döndü , sen dönmedin..

    "Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün
    ışığına. Hasret hiç bu kadar büyümemişti.."


  26. 2006-11-21 #26
    ÖZLÜYORUM SENİ

    Kızıyorum hep kendime
    Bu susuşlara, zamansız ayrılıklara...
    Yarım kalmış masallarım erteleniyor,
    Bir başka gecenin gök mavisi sevdasına,
    Dalıp gidiyorum,
    Dudaklarının en tatlı anında uzaklara...

    Ben;
    Serçe tadında öpüşmelere ömür verirken,
    Sen sahte aşk pazarlarında,
    Hükmünü yitirmiş buselere hayat sunar oldun,
    Yokluğunu tattığım gecelerde,
    Sana olan özlemim takılır hasret kokan gülecime…
    Ben özledikçe sen yüreğimde kaybolursun...

    Susarım zamansız,
    Yutkunuşlarım dokunur yamacıma…
    Gözlerim dalar vuslatsız,
    Her yer de senin duruşun düşer aklıma…

    Serçe tadındaki dudaklarına hüzün düşmüş,
    Bir ömre bedel öpüşün benden habersiz ölmüş…

    Şimdi;
    Ben sensiz nasıl yaşarım?
    Nasıl mutlu olurum?
    Söyle sevgili! ! ! !
    Nasıl....?

    'Özlüyorum seni işte özlüyorum'

    ...Hemde özlemim bir diz boyu...
    Ölçüsü yok...
    Özledim bunun başka açıklaması da yok


  27. 2006-11-21 #27
    SUSARAK ÖZLÜYORUM

    susarak özlüyorum...
    sözcüklerim varmiyor uzaklarina
    birer birer düsüyor bütün öpmelerim
    agir yenilgiler alarak …

    adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip …

    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip
    sense uzak, çok uzakta
    bir deniz gibisin resimlerde

    dokunsan dersim olur, göçerim mecburen
    duydum çok sonradan, adin önemli degil
    acin ayni tadi veriyor …

    adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip …

    iste buna biçak çekiyorum
    simdi adi yok, hiç bir sevgilinin
    zaman zaman degil simdi
    yalniz benmiyim bu ahir zamanda
    dervis mekanina ask ile cagiran
    bu ahir zamanda …


  28. 2006-11-21 #28
    ÖZLEDİM SENİ

    Çocuk gibiyim bugünlerde;
    Herşeyden alınıyorum
    Biri azıcık içime dokunan,
    Bir söz söylese;
    Ağlayacak gibi oluyorum,
    Kırıyorum karşımdakini..
    Sanki sonu olmayan,
    Kapkaranlık bir yoldayım da
    Çıkış arıyorum..Gülüşlerim bir türlü
    Yansımıyor dudaklarıma.
    Hep yarım,hep eksik günler yaşıyorum.
    Yüreğim ağır geliyor bana...
    Hayata karşı bir yenilmişlik,
    Bir boşvermişlik içindeyim
    Oysa herkes uzun zaman önce,
    Güneşe açtı kucağını
    Bense nereye gitsem,
    Gri bulutları sürüklüyorum peşimden
    Güneş bir benim içime doğmuyor Nedense.....
    Nicedir huzurla uyumanın,
    Ne demek olduğunu unuttum.
    Tatsız,tuzsuz bir hayat işte...
    Bu salak,bu saçma,bu delice Mutsuzluktan kurtulmak istiyorum
    Ama mümkün olmuyor.
    Nereye baksam seni görürken
    Nasıl yapacağım bunu?
    Daha önce çok denedim...
    Çok denedim seni unutmayı,
    Ama olmadı...
    Ben yüreğimden ve beynimden
    Çıkardığımı sanarken seni,
    Sen saklanmışsın biryerlere...
    Meğer hiç çıkmamışsın benden,
    Meğer çoğalmışsın,kök salmışsın.
    Şimdi yeniden çiçek açıyorsun
    Ve yayılıyorsun bütün bedenime...
    Seni yok sayarken yaşamak daha kolayd
    Kalbimin önüne bir duvar örmüştüm
    Aslında ben değil de sen örmüştün,
    O duvarı bilmeden...
    Acı,özlem,hüzün gibi duygular
    Giremiyordu yüreğime.Kendimce rahattı
    Bir yol tutturmuş gidiyordum
    "Olmazdı"diyordum,
    "İmkansız bir aşktı"diyordum.
    Avutuyordum kendimi.Şimdi seninle
    Yaşadığım ne varsa, bir film şeridi
    Gibi geçiyor önümden!
    Her aynaya baktığımda beni değil,
    Seni görüyorum!!!
    Söyler misin,bütün bunları yaşarken
    Nasıl silebilirim seni?
    Nasıl olmadığını varsayabilirim?
    Özledim seni birtanem...
    Özleminle başedemiyorum artık,
    Olmuyor...
    "Gel"desem,"sev"desem gelir misin?
    kollarını açarak koşar mısın bana?
    Bu sevdayı ötelere taşır mısın,
    Benimle?Beni sensizlikten ve
    Bu bitip tükenmez acıdan
    Kurtarır mısın?


  29. 2006-11-21 #29
    Öyle Bir Özlemdin İçimde

    Öyle bir özlemdin içimde,
    Nice saatler uykusuz,
    Küf tutan yokluğun efkarlı,
    Oturup en uzun gecelerde,
    Suskun bekledi sarhoşluğum seni,
    Gelirsin diye sabaha belki de,

    Ellerinde elma şekerleri,
    Çocuklar yürüdü şafaktan,
    Uçurtmalarında gökyüzü nefes,
    Sonu gelmez bir alışkanlıktı,
    Dağıldı buluşmadan aşkta,
    Aşkı yaşamayan herkes,
    Öncesi yok,
    Sonrasına gündüz bile karanlıktı,

    Yağmur getirdi akşamlarım,
    Büyüdümü ne çabuk,
    Hayatta kalan yanlarım,
    Düşündürdün beni,
    Oysa,
    Ben seni düşlerimde saklardım,
    Öyle bir özlemdin içimde işte,
    Bitti mi ne yazık,
    Öpemediğim zaman gözlerini,
    Ben aynada yansırdım,
    Aynalarda ağlardım,

    Yani,
    Umurunda mı meselesi,
    Yollara düştü hüznün cazibesi,
    Kıyılarında emanet avcısı,
    Yitik bakışlar donuklaştı,
    Sonsuzluk mu dersin buna,
    Aşk bir yalanmış ey sevdalı,
    Denizlerim tükendi,
    İçimdeki çöplüğe kaldı martılar,
    Yüreğim boğuk,yüreğim senden saklı,

    Öyle bir özlemdin içimde,
    Günahsız,
    İçimden bana yasaklı...


  30. 2006-11-21 #30
    Özlediğimi Söylesem

    Seslensem sana
    Sesim kulaklarında çınlasa
    Bir vapurla gelsen bana
    Özlediğimi söylesem doya doya
    Bir daha gitme desem
    Dinler mi beni acaba?
    Sarılsam boynuna, ağlasam hıçkıra hıçkıra
    Ağlamaktan ceketin ıslansa,
    Ceketini dolabına assan; sevdiğimin gözyaşları var desen
    Belki engel olurum bir dahaki gitmene...


  31. 2006-11-21 #31
    Burası sensiz çok soğuk sevgili...Elimden tutup,yüreğinin ateşini bana hissettirmeni,gözlerine baktıkça bedenimin senin sevginin ateşiyle erimesini istiyorum...Üzüntülerimin yerine,sıcacık sevinçlerini,yüzüme gülen ifadeni,kalbime ise SEVGİNİ mıh gibi çakmanı istiyorum...

    Sen burada olduğun gün,bayramlarım,düğünlerim,en güzel günlerim,hepsi geride kalacak ve "işte bu günü unutmayacağım" diyeceğim her zaman...Ellerim üşüyor,yüreğim sensiz çarpmak için tereddütte,yüzüm sensiz gülmüyor SEVGİLİ...Gel artık,gel SEVGİLİ... Özlüyorum Seni
    BURASI SENSİZ ÇOK SOĞUK SEVGİLİ,ÜŞÜYORUM....


  32. 2006-11-21 #32
    ÖZLEM

    Bir gece,
    Gecede bir uyku..
    Uykunun içinde ben...
    Uyuyorum,
    Uykudayım,
    Yanımda sen.

    Uykunun içinde bir rüya,
    Rüyamda bir gece,
    Gecede ben...
    Bir yere gidiyorum,
    Delice...
    aklımda sen.

    Ben seni seviyorum,
    Gizlice...
    El-pençe duruyorum,
    Yüzüne bakıyorum,
    Söylemeden,
    Tek hece.

    Seni yitiriyorum
    Çok karanlık bir anda...
    Birden uyanıyorum,
    Bakıyorum aydınlık;
    Uyuyorsun yanımda


  33. 2006-11-23 #33
    İsminin her harfini gönlüme kazımışım, başka bir ismi kabul etmiyor!..
    "Dur" diyorum, durmuyor, "sus" diyorum, susmuyor!..
    Her atışında seni haykırıyor..
    Kırık bir dal gibi, dökülmüş yaprak gibi, hazan gibi, kor gibi..
    Biraz buruk, biraz donuk, biraz da yanık bu kalbim..
    Sadece sende can buluyor!..
    Ölmeden öldürüyor, gülmeden ağlatıyor..
    Bilmem, ne hallerdeyim..
    Perişanım, derbederim..
    Halimi arzetmeye ne kelimeler yetiyor, ne şarkılar, ne şiirler..
    Ruhum, ruhunu arıyor, bedenimden uzak gibi..
    Ama ne tamamen gidiyor, ne de benim oluyor..
    Usandım halimden yar!..
    Özlem yapışmış yakama!..
    Her gece çöktüğünde boğazımda bitiyor, düğüm düğüm, lokma lokma..
    Gitmiyor!..
    Kor gibi, lav gibi, ateş gibi gözyaşlarım, ta sinemden geliyor!..
    Bu yastığım her gece şahit! Gözyaşlarımla yıkanıyor..
    Dayanamıyorum!..
    Artık gel!..
    Sevdamı ve ruhumu al götür bu bedenden kendi ruhuna kat..
    Ben artık yaşamayayım, sonsuza kadar sende hapis kalayım..
    Seni sende yaşamak istiyorum!..
    "Ben"de mecal kalmadı..


  34. 2006-11-23 #34
    Bekleyenler İçin


    Bir ayak sesi duymayayım
    Kapıya koşuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir siyah saç görmeyeyim
    Yüreğim burkuluyor
    Ağlamaklı oluyorum
    Her şey bana seni hatırlatıyor
    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesine görürüm
    Bir rüzgar değse yüzüme
    Ellerini düşünmeden edemem
    Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
    Tadı senden gelir
    Yediğim yemişlerin
    İçtiğim içkilerin
    Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni beklediğim içindir

    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artık
    Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
    Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
    Şu ayna karsısında güzelliğini seyretmeni
    Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

    Ve şu saat geldiğin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman çıldırabilir
    Çünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
    Bir çocuk dogmayı bekler
    Bir ağır hasta ölmeyi
    Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
    Yalnız bir kadın sevilmeyi
    Ve düşün ki bir adam
    İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
    Seni bekler
    Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

    Sen gelinceye kadar
    Pencerem kapalı duracak
    Rüzgar gelmesin diye
    Artık perdeleri açmayacağım
    Gün ışığı girmesin diye
    Sonra kahrolacağım
    Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
    Ve günlerce gecelerce haykıracağım
    Nerdesin diye, Nerdesin?
    Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
    Biliyorum
    Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
    Yıllarca sonra
    Öldüğüm gün bile gelsen
    Butun bu bekleyişimi ve olduğumu unutup
    Çocuklar gibi sevineceğim
    Kalkıp sarılacağım ellerine
    Uzun uzun ağlıyacağım.


  35. 2006-11-23 #35
    Seni Yasamak

    Seni her özledigimde sevgilim,
    Gökyüzüne bakiyorum;
    Gögün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü.
    Seni her özledigimde bir tanem,
    Denizlere bakiyorum.
    Ufuga bakinca mucizeni görüyorum çünkü.
    Seni her özledigimde bir tanem,
    Kuslara bakiyorum.
    O kanatlardaki özgürlügünü görüyorum çünkü.
    Ve askim, seni her özledigimde,
    Adinda isyan ediyorum.
    Seni özlemek istemiyorum ben,
    Ben seni yasamak istiyorum,
    Seni her özledigimde sana bakmak istiyorum
    Ve seni sende görmek sadece..

    Behçet Necatigil


  36. 2006-11-23 #36

    SENİ ÖZLEMEK

    Sen özlemeyi bir de bana sor;
    Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi,
    Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi
    Bana sor severken özlemeyi?
    Bir ses ararken kulaklarım,
    Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı,
    Gözlerim seni ararken,
    Karanlıkta hayalini görmeyi,
    Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi?
    Elimi göğsüme sokup,
    Okşamayı seni özleyen kalbimi,
    Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini?
    Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken,
    Hasretimden süzülen birkaç damlayı,
    Bana sor sensiz ağlamayı?
    Sensiz saatler çabuk geçsin diye,
    Geceye sığınmayı,
    Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı,
    Bedenimi sarmanı beklemeyi,
    Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi
    Sensizken seninle sevişmeyi,
    Bana sor?
    Bana sor sen özlemeyi
    Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı...


  37. 2006-11-25 #37
    Özlem
    Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin,
    Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin,
    Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin,
    Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin...
    Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem,
    Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem,
    Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem,
    Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen...
    Yillarim seni beklemekle geçti umutla,
    Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda,
    Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda,
    Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda...
    Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin,
    Özlemek tek çaresi olacak sensizligin,
    Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin,
    Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin,
    Kaçinilmaz olacak özlemin,
    Özlemim...


    Özlüyorum seni,
    Yalansız bir özlem bu
    Dolansız, saf bir özlem.
    Yeni doğan bir çoçuğun
    Minicik elleri gibi
    Yumuşak ve mazlum
    bir özlem bu...

    Gökyüzü kadar büyük
    Senin kadar yüce
    bir özlem bu...

    Hasretten ağlayanan sevdalıların
    Yıllarca kavuşamayanların
    İki gün bile dayanılamayan
    bir özlem bu...

    Ne yapacağini bilmeyen
    Telefonlar bekleyen
    Ağlayan, isyan eden
    Kendisini harap eden
    bir özlem bu...

    Yolda yürürken
    Otobüslere dört gözle bakan
    Belki, onu görürüm diye
    Kıpır kıpır yerinde duramayan
    Salak salak, bos bos gezinen
    Seni arayan bir özlem bu.

    Bulutlara baktığında bile
    Sanki seni göreceğini sanan
    Orda olmadiğını bilen
    Ama yinede şansını deneyen
    bir deli özlem bu...

    Yani güzelim,
    Bir kalpsizi bile,
    Ağlatabilecek,
    bir deli özlem bu...


    Güncelleme : 2006-12-06
  38. 2006-11-29 #38
    Özledim Sesini ne oLur Konuş

    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle
    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle
    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle
    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle
    Bazen kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle...


  39. 2006-11-29 #39
    rüya gördüm dün gece
    avuçlarımda aynalar,seviyordum
    karşımda sen gibi biri
    uzatırken ellerimi

    ruhumu kaybettim...

    düşlerden doğan günlere uyandım
    yürüdüm uzayan kaldırımlarda

    seni özleyeceğim tuttu,ağladım...

    dilimde senden kalan nağmeler
    dolandım durdum nedenler içinde
    gitmem gerek bu şehirden dedim sonra

    gidemedim,
    seni özledim,ağladım...


  40. 2006-11-29 #40
    Bugün kaç gün oldu bilmiyorum tenine dokunmayalı nefesini hissetmeyeli, kaç zaman geçti zaten bilmek istemiyorum ama bildiğim tek bir şey var o da senin yokluğununun fırtına öncesi sessizliği, yalnızlığı ve kafamı her sağa sola çevirdiğimde bıraktığın her anının bir acıya dönüştüğüdür. Yalanlar söyledim seni her sorana o var dedim iyi dedim güzel dedim ama her kelimemde kendimi yiyip bitirdim.

    Vazgeçilmezim oldun her şeyim oldun sen yalnız benim olmadın,özlemim oldun, sen oldun, dön gel dedim, gelmedin. Gözyaşlarım içime akardı daha da tutamıyorum bir açılırsa kapakları ne set nede hiç bir kum torbası engel olamayacak seni ağlamama.

    Kangren oldu kalbim hissetmiyor atışları,bakışları vede yalvarışları. İklimler değişiyor hergün hayatımda, derdim kahkamının ardında öylece bakıp duruyor. Kimse bilmiyor sen olduğunu, yaşamıyor içimde kahkaha, sadece ifadelerde, o da kimse sormasın ne oldu sana diye. Bahar artık bir şey ifade etmiyor kuşlar uçmuş çiçekler açmış cemre düşmüş benim baharımda kuşlar küskün, çiçekler solgun ve cemreler yorgun. Çok durgunum, yorgunum hayalini özlemekten gelgitler var akşamlarımda sabahları zaten istemiyorum. Her güneş doğduğunda kahreden yalnızlığım yeniden karşıma dikilip bir gün daha diyor bir gün daha. Akşamlar anlıyor, duvarlar dinliyor kahrımı ama onlarda hiçbir şey söylemiyor yalnızlık her gün dahada boy gösteriyor. Aynalar küskün bana alışkınlar ne de olsa her sabah gülen yüzle beni karşılamaya. Bugün tutamadım kendimi vurdum en ücra, yalnızlığın bol olduğu nasırlı sokaklara hepsi birer sille gibi indi günden güne yok olmaya yüz tutan suratıma. Ve karar verdim bugün seni sensiz yaşamaya ve karar verdim hayatımı bir ipin ucunda yaşamaya ve karar verdim kimsesiz bir kaldırım üstünde gözlerimi kapamaya ve karar verdim sensiz bir ömrün kapılarını kapatmaya.


  41. 2006-11-30 #41
    Gece olmuş yine günler geçiyor
    Ve her geçen gün sana özlemim büyüyor
    Sen uzaklarda mutluluk yaşarken
    Hapsolmuşum kendime cezam dolmuyor
    Sensiz olmuyor

    Bir şafak vakti bir yıldız gibi
    Kayıp giderken çok uzaklara
    Baka kaldım ardından kayboluşuna
    Sonra sarıldım ben yanlızlığa

    Yatağımın bir yanı serin
    Bir yanı derin boşluklarda
    Seni arıyorum
    Kapadım perdeleri
    Güneşin doğması için
    Kapıda bekliyorum

    Geleceğim diyorsun
    Biliyorum geleceğini
    Ama bilmiyorsun
    Sen gelene kadar
    Günlerin nasıl geçeceğini
    Ben sana alışmışım sensizliğe değil

    Saat şu an dört sabahın körü
    Şafağın vakti senin gittiğin saat
    <!-- / message --><!-- sig -->

  42. 2006-11-30 #42
    iliyorum, hiç beklemiyordun bu daveti.
    Birden geliverdi değil mi.
    "Daha dün konuşmuştuk ama.." diyorsun.
    "Ama nasıl olur!"lar çekip çekiştiriyor iki yakanı.
    "Hiç beklenmedik bir ölüm!" bu, değil mi?
    "Vakitsiz"
    "Erken!"
    "Sürpriz!"


    İşine ara vereceksin bugün...

    Neşeni kaçırdım biliyorum.

    Kocaman bir pürüz gibi duruverdim karşında.

    Hızını kestim hayatının.

    Dahası, üzerine alındın.

    Ölüm bize de yaklaşırmış dedin.

    Ölmesi kanıksanmış, öleceği gelmiş bir yaştayız artık.

    Ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım.

    Bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye.

    Köprüde trafik akıyor hâlâ.

    Ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların.

    Ben öldüm bu defa...

    Hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen.

    Gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda.

    Belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...

    "Ölen biri çıkar bu şehirde her gün!" diye kanıksadığım

    Adını bile sormaya zahmet etmediğin.

    Eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin.

    Gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte.

    Aynı manzara, aynı tabut, aynı üzgün yüzler.

    Aynı güneş gözlükleri.

    Sıradan bir cenaze yani.

    Ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.

    Seni bilmem ama beni bekliyorlar.

    Ayıp olur, çok ayıp...

    Davetlilerin yüzüne bakamam sonra.

    Dediği gibi şairin, bir musallalık saltanatım bu benim.

    Başroldeyim.

    Toprağa konulacak adam rolü benim.

    Ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım.

    Hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa.

    Üzerine toprak atılan adamı.

    Bir toprak yığının altında yüzü erimeye terkedilen adamı

    Hüzünlerin müsebbibi olacak adamı.

    Ayakkabısının kendisini bekleyeceği adamı.

    Elbiseleri evden çıkarılacak adamı.

    Yatağı boş kalacak adamı.

    Akşam eve dönmeyecek adamı.

    Eve dönmesi beklenmeyecek adamı.

    Sofrada yeri boş duracak adamı.

    Adı telefon rehberinden silinecek adamı.

    Şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.

    Sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıranın evinden hemen kapı dışarı edilecek adamı

    Resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki.

    "Adı neydi.... Hani.... şunu yapardı ya!" diye yokluğu normal bilinecek adamı.

    Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı.

    Ben oynuyorum bugün...

    Sahnedeyim.

    Sensizdim kendime bir iş aradım,
    Baştan savıp asabımı bozdular.
    Hatırşinas dostlarıma uğradım,
    Sağolsunlar müdür beye yazdılar.

    Müdür bey gerçekten yufka yürekmiş,
    İşim inşaatta kazma kürekmiş,
    Bir sağlık raporu almam gerekmiş,
    Tam teşekkül hastaneye yazdılar.

    Yağışlı gözümün hazan çağı da,
    Olur olmaz yerde başlar ağıda,
    Sinir servisine giden kağıda,
    Aklından zoru var diye yazdılar.

    Bir saat anlattım tek bir buseni,
    Doktorlar efsane sandılar seni,
    Belki de alaya aldılar beni,
    Belki palavracı diye kızdılar.

    Bir ara sensizlik krizim tuttu,
    Bilmem ki o anda ne olup bitti.
    Hekimler heyeti havale etti,
    Acil vak'a Bakırköy'e yazdılar.

    Bu çağda bu sevda abes dediler,
    Cezası çelikten kafes dediler,
    Ben kime ne yaptım,ne istediler,
    Bana bu çukuru niye kazdılar.

    Burda ne sen varsın, ne de bir iş var,
    Üç adım voltalık gidiş geliş var.
    En ayıp sözlerle kaplı dört duvar,
    Bunca küfrü kime ,niye yazdılar.

    Açmak için zahmet etme zarf açık,
    Hala bana sevgin varsa birazcık,
    Mektubumu alır almaz yola çık,
    Gözyaşlarım bir acayip azdılar,
    Gözyaşlarım bir acayip azdılar

    Göz gamın ne olduğunu bilseydi,
    gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
    padişah bu acıyı duysaydı;
    göz gece demez gündüz demez ağlardı,
    gökler yıldızlara, güneşle, ayla
    gece demez gündüz demez ağlardı.
    padişah bakardı ününe,
    tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
    gece demez gündüz demez ağlardı.

    Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
    uçan kuş avlanacağını bilseydi,
    gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
    uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,


    Zaloğlu bu zülmü görseydi,
    ecel bu çığlığı duysaydı,
    cellâdın yüreği olsaydı;
    Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
    ecel bakardı kendine ağlardı,
    cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.

    Kumru, başına geleceği duysaydı,
    tabut, içine gireni bilseydi,
    hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
    kumru selviden ayrılır ağlardı,
    tabut omuzda giderken ağlardı
    öküzler, beygirler, kediler ağlardı.

    Ölüm acılarını gördü tatlı can,
    koyuldu işte böyle ağlamaya.
    Olanlar oldu, gitti dostum benim.
    şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var.
    öylesine topraklar altında kalmışım.


    Güncelleme : 2006-11-30
  43. 2006-12-02 #43
    NERDESIN?

    Sevmekten korkuyordu yüreğim
    Kaçıyordu sevdalardan
    Sen çıkıverdin karşıma ansızın
    Bahar çiçekleri derleyip
    Sundun yüreğime çeşit çeşit
    Gelecekteki kıştan korkarak ben
    Solmasın diye çiçeklerin
    Ellerimi uzatamadım sana
    Kapatmaya çalıştım gönül kapılarımı
    Anlayışla suladın çiçeklerini
    Sabırla ektin kalbime umut tohumlarını
    Gelen yazla birlikte
    Güneşe döndü kalbim yüzünü
    ektiğin çiçekler
    Rengarenk açıverdi yüreğimde

    Oysa şimdi
    Yüreğim korktuğu kışa dayandı
    Çiçeklerim boyunlarını büktüler sensiz
    Bir yanı öksüz kaldı lalelerimin
    Nerdesin

    Göçmen kuşlarla birlikte
    Hangi diyarlara uçuverdin habersiz
    Çiçeklerim ve ben sensiziz
    Oysa bu dünyada kalbime diktiğin
    İman çiçeklerim
    Ahirette cennete döneceklerdi yüzlerini
    Ellerimle sana
    Yüreğimde büyüttüğüm
    Lalelerimi sunacaktım
    Lalelerim ölüyor nerdesin
    Kış zorlu geçer buralarda
    Dayanamaz çiçeklerimiz yağan karlara

    Söz vermiştin
    Ayrılık bizden çok uzaklarda olacaktı
    Esen rüzgarlarla
    Başka zamanlara savrulacaktı
    Ayrılık rüzgarları vurdu lalelerime
    Nerdesin


    Suskunum Sana

    Hangi şiire başlasam suskunum sana
    Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
    Güneşte kavrulan bir kum tanesi
    Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
    Yağmura suskun yaşamaya suskun
    Haykırabilsem
    Belki bir nehir köpürebilir sesimde
    Silinebilir kuraklığın bütün izleri
    Upuzun çöller vadileşebilir içimde

    Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
    Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
    Özlüyorum seni masmavi
    Koşuyorum sana bembeyaz
    Ve kahroluyorum bir anda kapkara
    Ah oluyorum
    Of oluyorum
    Ve susuyorum
    Oysa haykırabilsem
    Işık yumağı bir pınar olur soluğum

    Hangi türküye uzansam suskunum sana
    Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
    Tut ki vurulmuşum
    Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
    Bir saçlarının rüzgarına
    Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
    Hangi dalga silebilir beni senden
    Hangi kasırga koparabilir
    Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
    Coşkuların her şahlanışında
    Sana deprem deprem susmuşum
    Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

    Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
    Sözlerinde baskı yasası yeter
    Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
    Zafer sabahlarında gece kadar
    Bayram sabahlarında yas kadar suskun
    Böyle güzelliklere de
    Böyle suskunluklara da lanet olsun
    Al bu suskunluğumu al artık
    Al ki
    Bütün gürültüler kahrolsun

  44. 2006-12-03 #44
    Özlüyorum
    İğde çiçeklerinin kokusu hep gönlümde
    her zaman seyrettiğim
    yolları özlüyorum

    Eskimiş sokaklarda eskimemiş duygular
    baharın sıcaklığı sihirli bakışlarda
    anılarla yaşayan
    kentleri özlüyorum

    Oya gibi işlenmiş günleri özlüyorum
    gözlerime yerleşmiş
    gözleri özlüyorum

    İçimde filizlenen bahar çiçeklerini
    göç yollarından dönen
    kuşları özlüyorum

    O köydeki pınarı su içtiğim tasları
    özgürlüğü kısıtsız koşan doruk atları
    çadırlarla donanmış Yörük yaylalarını
    tırmandıkça yücelen
    dağları özlüyorum

    Bana beni anlatan yaşamı özlüyorum
    gerçekleri yaşatan aşkları özlüyorum
    düşlerde sakladığım sırları özlüyorum
    satırlarda saklanan
    öz beni özlüyorum

  45. 2006-12-03 #45
    BEN SUSTUĞUM ZAMAN
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM,
    ANLATMAK İSTER BÜTÜN ANLATAMADIKLARIMI,
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM.
    YOL ARAR ÇIKMAZLAR ORTASINDA
    HER ŞEY SUSAR, SEBEPLER SUSAR
    ÖZLEM SUSAR,
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM.
    COŞMUŞ İÇİMDE YANARDAĞIM,
    HAREKETE GEÇMİŞ LAVLAR GİBİ
    KAFESİNDE DURAMAMANIN MÜJDESİ VAR
    UÇMAYA ÂMÂDE
    YILLARDIR UYUMANIN VERDİĞİ MAHMURLUĞU
    ATMAK İÇİN
    YÜZÜN YIKANMAYA OLAN İHTİYACIN BİLİR.
    YIKAR YÜZÜMÜ GÖZYAŞLARIM.
    KENDİMİ BİR ŞAİR KADAR YALNIZ MI HİSSETTİM?
    YİNE ARKADAŞ OLUR
    PAYLAŞIR YALNIZLIĞIMI
    KONUŞUR BENİMLE GÖZYAŞLARIM.
    ACIDAN KONUŞAMAZ HALE GELMİŞ
    DİLİME İNAT, YİNE KONUŞUR
    HAYALLERİMİN ASILI KALDIĞI BULUTLARIN
    YERE AĞLAMASI GİBİ
    AĞLAR GÖZYAŞLARIM.
    BUZULLAR ÜLKESİNDE OLDUĞUM BU DEM,
    BÜTÜN YOLLARIN ÇIKMAZ DİYE HAYKIRDIĞI
    DÜNYAMA DAİR
    HAYIR, BEN O BUZ KRİSTALLERİNİ
    ERİTECEK KADAR COŞKUN,
    BİR O KADAR DA SICACIK AKIP
    ERİTECEĞİM DER GİBİ
    HER ŞEY SUSAR
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM...




    Güncelleme : 2006-12-03
  46. 2006-12-04 #46
    Bir sonbahar özlemi


    Bulutların o sonsuz mavi üzerindeki hiç bitmeyen yolculuğudur benim sevdam.
    Bir rüzgar çıkar aniden sert
    dağılmamak için tutunurum tüm benliğime.
    Güneşin o kızgın sıcaklığı ısıtmaz artık bedenimi
    mevsimler birbirine karışır.
    Sanki hiç gün doğmayacakmış gibi gelir.
    Hep gece hep karanlık...
    Uzun ve korkutucu geceler bitmek bilmez.
    Sensizliğin verdiği acı kabus olur rüyalarımda.
    Uyku zaten bir lüks artık benim için,
    o lüksümüde bu kabuslar mahvediyor.
    Devinimsiz geçen günler...
    Anlamını yitirmiş sanki hayat.
    Boş bakıyorum güneşin battığı o turuncu gökyüzüne.
    Birazdan yine akşam olacak ardından gece,
    sanki hiç bitmeyecek gibi gelen.
    Sigaranın biri bin para...
    ama ne yapacaksın bitmez yoksa bu uzun ve karanlık geceler.
    Birini söndürüp öbürünü yakıyorum,
    paketin nasıl bittiğini bile anlamıyorum.
    Biraz dolaşıyorum yağmur kokulu şu ıslak gecede.
    Hava serin ruhumu okşayan bir rüzgar.
    İnsanın içine işliyor hava.
    Rahatlatıyor bedenimi.
    Ama yine o eve girince,
    duvarlar gelecek üstüme üstüme...
    Köpekler gecenin bekçileri,
    birbirince havlıyorlar yine...
    Bu sessiz sokakta yankılanıyor o hırçın notaları.
    Havada ıslanan yaprakların o gıcıklayıcı kokusu.
    Anlaşılan güz gelmiş.
    Ağaçlar kel,
    kahverengi bir gece...

  47. 2006-12-07 #47
    Hangi eylemin içindeydin

    Gökkuşağından bir dirhem düştü içime
    Can oldu damarlarımda bekleyen fidana
    Halbuki kaçıncı cemreydi içime düşen
    Kaçıncı mevsimdi yaşadığım
    Ve hep sevda sanıp aldandığım…

    Aslında ben barikatların ardında doğmuştum
    Panzerlere göğsümü gere gere
    kurşunlara hedef olmuştum
    Ben mitinglerde dev gibi bir nefes
    Davayı sevda diye içine çeken bir ses

    Ben parmaklıkların ardında doğmuştum
    Düşünmem yasak, sevmem yasak
    Geçtiğim yollar hep tuzak!

    Mememin sol yanına güneşin çocuğu
    Mertliğin soluğu demiştim
    Ben sevdayı sadece yürüdüğüm yol bilmiştim.

    İtiraf ediyorum;
    Suçluysam beni de asın
    İsterseniz ellerimden çakın
    Bakın, gözlerime iyi bakın
    Ben kırmızıyı kanda
    Sevdayı yürüdüğüm yolda bilirdim
    Davam namusum kadar kan olsa da bana
    Ben sevdayı sadece onda bilirdim


    Mavzerim, kurşunum, kalemim, kitabım
    Sen neredeydin benim mezar taşım
    Çilingir sofralarında içtiğim
    Hangi şarabın renginde
    Uğruna canımı serdiğim
    Hangi eylemin içindeydin ki
    Bugün karşıma geçtin!

    Aslında Bir mavzermiş yüreğim patlamaya hazır
    Bir volkanmış sevgim sana nazır

    Geç kalmış baharım benim
    Yediğim hangi kurşunu çıkaracaksın etimden
    Hangi ihaneti sileceksin zihnimden
    Gücün yeterse gel!
    Gel tutsaklığıma bir özgürlük gibi
    Gel karanlığıma bir güneş gibi
    Zapdedelim seninle bu güneşi!

    Kar, boran, fırtına gelse de bana
    Prangalar takılsa da ayaklarıma
    Gel, kıralım bu zincirleri
    Seninle yaşayalım mevsimlerin en güzelini


  48. 2006-12-09 #48
    ***Varlıgın Cennet Gibiydi Yoklugun Ölüm***
    Cennetin bahcelerinden calınmıştı Gözlerin
    Ellerindeki sıcaklık guneşin ısısıydı sankı
    Yuzundeki aydınlığı Gökteki Ay kıskanırdı
    Yüreğindeki yangının közleri daglardı yuregımı
    Kucuk dunyamda kısa zamanda ne buyuk yer etmıstın
    Zamanları tuketıp sana her gelıslerım
    Ve yanında zamanı dursun dıye bekleyıslerım
    Hep bu yuzdendı

    Ne cok sey olmustun sen bende
    Can olmustun, Canımın İçi olmustun
    Sorgusuzdu gelişin yureğime
    Ve hesapsızdı dünyama yerleşişin

    Sonra gittin
    Dünyamdaki Güneşim söndü
    Bahcemdeki çiçekler boynunu büktü
    Ay parlamıyor artık eskisi gibi

    Gelişinle Cennet'e dönen dünyam
    Gidişinle Ölüm sessizliğine büründü
    Soldu renkler, Soldu tüm dünya
    Sendin tek anlamı, Sen Farkında mıydın?

    Varlıgın Cennet gibiydi ya
    Gittin
    Yokluğun Ölüm gibi yerleşti y


  49. 2006-12-09 #49
    Çok özledim.. gel yanıma.
    Çok bekledim.. beni anla.

    Sensiz hersey haram bana,
    Sensiz yasamak olumden beter.
    Kelepçeler gibi baglanmıstım
    Boyle şekilde bıraktın.. Baxana
    Yakısır mı sana be guzelim
    Ben olumune kadar gidecektim
    Hani bizi sadece ölüm ayırırdı
    Güneş gibi günler yagmur gibi damladı
    Kara bulutlar sardı ustumuzu
    Yanında olsam seni korusam
    Eminim sende beni ozluyorsun
    Kalbin bunu bana soyluyor...
    -Senin kalbin bir hapishane
    Ver bana ceza ömür boyu yatarım
    Sucumu seninle paylasırım
    Yeterki senin yanında olayım
    Ellerim tutmaz gözlerim kör
    Senin yanında olmak bir cennet
    Son nefesime kadar seni sevecem
    Dunyada sadece seni goruyorum
    Geceleri seni dusunuyorum
    Gunduzleri seni arıyorum
    Ama bulamazsam yine içiyorum
    Alıstım acılara deyip geçiyorum
    Dayanamıyorum beni anla
    Seni cok cok seviyorum


  50. 2006-12-11 #50
    Özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı?
    Sizi hiç yalnız bırakmayan biri...
    Cesur, sempatik, azimli, kararlı,.. Arayan, soran,
    "Seni özlüyorum" diyen biri.
    Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz.
    Yanıltmaz! Anlayışla karşılar her şeyi...
    Hataları, günahları-sevapları her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla...
    Bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir zaten.
    Bir gün bir bakarsınız, karşınızda... Bir de bakmışsınız sımsıcak sohbetler,
    Derin konular, sırlar, paylaşımlar...
    Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınızı,
    Geçmişteki izleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz.
    Kadın, erkek fark etmez. Bir dost bulun! Ama gerçek olsun.
    Aradığınızda işinizi değil, sizi soran..
    Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun.
    Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın.
    Güvensin! Cinsiyeti olmasın!
    Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun.
    Doğruları söylesin!!!!!.
    Gözleriyle ve kalpten konuşsun.
    Yaşasın! Doya doya yaşasın, doya doya yaşatsın.
    Beyninden değil,
    Yüreğinden versin. "Olsun varsın! Paylaşırım." desin.
    Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın...
    SENİ OZLUYORUM DIYEN BIRI OLMALI ...


  Okunma: 29271 - Yorum: 160 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -