Osmanlı topraklarında yahudi varlığı çok eskiye dayanır. Osmanlı devletinin bir beylikten bir imparatorluk haline geçmesinden sonra başkent edindiği Bursa'da daha önceden yahudiler yaşamaktaydı. Bu yahudilerin bir kısmı Osmanlıların Bursa'yı ele geçirmeleri sırasında hıristiyanlarla birlikte göç ettilerse de daha sonra Osmanlı yönetiminin çağrısı ile geri döndüler.


Osmanlı yönetimi altında diğer bütün azınlıklar gibi yahudiler de gayet rahat ve huzurlu yaşadılar. Hatta Edirne'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olmasından sonra bu şehirdeki yahudilerin baş hahamı İshak Sarfati Avrupa'daki dindaşlarını "haçın gölgesinden hilalin gölgesine sığınmaya" çağırmıştı.

Fatih'in İstanbul'u fethetmeden önce bu şehirde yaşayan yahudilerle işbirliği yaptığı ve fetih esnasında yahudilerin Osmanlı ordularına yardımcı oldukları bazı tarihi kaynaklarda ifade edilmektedir. Fatih İstanbul'u fethettikten sonra da bu şehirde oturan yahudilere bazı özel imtiyazlar tanıdı. Fatih'in bu tutumu çeşitli mesleklerde kendilerini yetiştirmiş olan yahudilerin sahip oldukları bilgi ve becerilerden yararlanmak içindi.