Cebir'in Önemi - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Cebir'in Önemi

  1. ben cebirin önemini araştırıyorum lütfen bulurmusunuz
  2. 2009-11-20 #2
    İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt: 9 Sayı: 15 Bahar 2008 s:229-246
    YENİLENEN MATEMATİK PROGRAMININ
    ÖĞRENCİLERİN CEBİRSEL DÜŞÜNME
    DÜZEYLERİNE ETKİSİ
    Kürşat YENİLMEZ

    Melike TEKE





    Matematik, düşünmeyi geliştirdiği bilinen en önemli araçlardan biridir.
    Bilindiği gibi insanı diğer canlılardan ayıran temel özelliği düşünebilme, olaylardan anlam çıkartıp koşulları kendine uygun olarak yeniden düzenleyebilme yeteneğidir.

    Bu nedenledir ki matematik eğitimi temel eğitimin önemli yapı taşlarından birini,belki de en önemlisini oluşturur (Umay, 2003). Özellikle zorunlu eğitimin ilk basamağı olan ilköğretim okullarındaki matematik derslerinde yer alan kavramlar,kurallar ve işlem bilgileri, demokratik ülkelerde her yurttaş için gerekli olduğundan bu konularda herkesin okuryazar olması; matematikte güçlenmesi gerekmektedir.

    (Ersoy, 1997). Söz konusu matematik okuryazarlığı, yalnızca aritmetik ve temelgeometri bilgileri ile sınırlı olmayıp bunların diğer matematik bilgileriyle, örneğin cebir bilgileri ile tamamlanmasını ve her öğrencinin matematikte güçlenmesini gerektirmektedir (Ersoy ve Erbaş, 2005).

    Bireylerin gelişimi, geleceği için oldukça önemli olan cebir nedir? Cebirle ilgili
    olarak aşağıdaki açıklamalar yapılabilir;

    * Cebir matematiğin önemli bir konu alanıdır. Cebir yapmak soyutlama
    yapabilme gücü gerektirir. Bu bakımdan, matematiğin bir soyutlama yapma
    bilimi oluşu cebirsel ifadelerde tam anlamını bulur (Altun, 2005).

    * Cebir, bugün çok farklı işlevleri üstlenmektedir. Cebirin işlevlerinden bir
    kaçını şu şekilde sıralayabiliriz: Cebir bir dildir, cebir bir problem çözme
    aracıdır, cebir bir düşünme aracıdır, cebir bir okul dersidir (Dede ve Argün,
    2003).
    * Kısacası cebir, hayatın her alanında kendisini hissettirmektedir. Bu durum
    ise, cebirin kişiler (öğrenciler) tarafından öğrenilmesinin bir ihtiyaç olduğunu
    gündeme getirmektedir (Williams, 1997).

    Cebir, şu ya da bu biçimde, bin yıldır belki de birkaç bin yıldır açık seçik
    olmasa da, kapalı bir biçimde öğrenme konusu olmuştur. Cebir öğretiminin bilimsel araştırma konusu olması daha yeni olup son 50 yıldır konu üzerinde çalışılmakta;

    son yıllarda ise araştırma etkinliklerinin yoğunlaştığı konulardan biri olduğuna tanık olmaktayız. Böylece, Cebir bilgileriyle ilgili olarak öğrenme/öğrenme güçlüklerini olduğu yüzlerce yıl öncesinde fark edilmeye başlanmış, fakat sorunların ne olduğu anlaşılamamıştır. Bu bağlamda, günümüzde bile çok sayıda öğrenci temel Cebir bilgilerini ve becerilerini edinerek gerekli yeterlikleri edinememektedir. Oysa çağdaş öğretim programları amaç, içerik ve beklentiler yönünden incelendiğinde, Cebirle ilgili olarak erişilecek hedefler sayıca giderek artmakta ve düzey yükselmekte, her ülkede daha çok sayıda kişinin daha derinlemesine Cebir bilgi ve beceriler edinerek yetkinleşmesi gerekmektedir(Ersoy ve Erbaş, 2005).

    Cebir alanındaki bilgi ve becerilerin artması aynı zamanda cebirsel düşünme
    becerilerinin de gelişimini sağlar. Bu noktada cebirsel düşünmenin ne olduğu sorusu akıllara gelir. Cebirsel düşünmenin tanımı şu şekilde yapılabilir; "nicel durumları göstererek değişkenler arasındaki ilişkiyi açık hale getirebilme kapasitesi" (Driscoll,1999).

    Cebirsel düşünme; durumlardan bilgi çıkarımında bulunurken, bu bilgiyi matematiksel olarak kelimelerle, diyagramlarla, tablolarla, grafiklerle sunarken, eşitlik çözerken, önermeleri kontrol ederken ve fonksiyonel ilişkileri incelerken matematiksel sembol ve araçların kullanımıdır (Herbert ve Brown, 1997). Bilişsel gelişimin açıkladığı şema oluşumu aynı zamanda öğrencilerin cebirsel düşünme yeteneklerinin gelişiminin de temelini oluşturur (Marshall, 1995).

    Cebirsel düşünmenin gelişimi bireylerin cebir alt öğrenme alanında
    edinecekleri etkin deneyimlerle sağlanabilir. Cebirsel düşünmenin gelişimi doğrudan doğruya bireylerin cebir alt öğrenme alanında aldıkları eğitimle ilintilidir.

    Cebirsel düşünmenin başladığı ilk yer matematik derslerinin cebir alt
    öğrenme alanıdır. Matematik programı değişmeden önce cebire giriş konuları ilköğretim 7. sınıfta yer almaktaydı. Bu durum yeni matematik programında değişmiştir. Cebir öğrenme alanı, İlköğretim 1-5. Sınıf Matematik Dersi Öğretim Programı'ndaki örüntüler alt öğrenme alanının kısmi bir uzantısı olarak ele alınmaktadır. İlköğretimin 6-8. sınıflarında öğrencilerin örüntüdeki kuralı genellemesi ve harfle ifade etmesi, temel beceri olarak ele alınmaktadır. Bu genellemeler, daha sonra bir değişkenin diğer bir değişkene bağlı olarak değiştiği iki bilinmeyenli denklemlerle ilişkilendirilmekte ve kavramların daha anlamlı öğrenilmesine yardımcı olmaktadır.

    Cebir ile ilgili kavramların gelişmesinde anahtar rol oynayan diğer bir unsur ise değişken kavramıdır. Değişkenlerin kullanılmaya başlamasıyla öğrenciler yapacakları genellemelerde ve bazı matematiksel durumların ifadesinde yeni bir dil kullanmaya başlamış olacaklardır. Formüllerde, cebirsel ifadelerde, denklemlerde, özdeşliklerde ve benzeri durumlarda değişkenin yüklendiği anlamın, öğrenciler tarafından kavranması büyük önem taşımaktadır (MEB, 2006).

    Öğrencilerde yavaş yavaş kullanılmaya başlanan bu değişken kavramı aynı
    zamanda cebirsel düşünmenin başladığını gösterir. Cebirsel düşünmenin gelişimi ise öncelikli olarak okuldaki cebir derslerinin nasıl işlendiğine bağlıdır.

    Cebirin öğretiminde birçok farklı metot kullanılmasına rağmen hala en yaygın olanı geleneksel metottur. Cebir, yaşamda gerekli olmasına rağmen öğrencilerin çoğu tarafından ezberlenerek öğrenilmeye çalışılmakta ve öğretmenlerin çoğu da kullandıkları öğretim metotlarıyla öğrencileri ezbere öğrenmeye yönlendirmektedirler. Öğretmenlerin, cebiri öğrencilerine anlama ve hatırda tutma düzeylerini en üst düzeye çıkaracak şekilde öğretmeleri gerekmektedir (Kitt ve Leitze, 1992).

    Cebir konularının ne şekilde işleneceği öğrencide oluşacak şemaları doğrudan etkiler. Seçilen öğretim yöntemleri cebirsel düşünmenin anlamlı olarak ve yaşam boyu gelişimini sağlar. Ayrıca cebir öğrenme alanının içinde yer alan, cebirsel ifadeler ile denklemler alt öğrenme alanları işlenirken çoklu temsil yaklaşımından yararlanılması, anlamlı öğrenmeye önemli katkılar sağlamaktadır. Çoklu temsil yaklaşımı, bir durumun veya kavramın farklı biçimlerde ifade edilmesine dayanır.

    Öğretim sırasında, öğrencilerin matematiksel fikirlerini sembol, grafik, tablo, günlük yaşam durumları ve somut modellerle ifade etmeleri daha nitelikli öğrenmeye olanak sağlar.


  3. 2013-03-13 #3
    Çok saol güzel bir konu, ödevimde yardımcı oldu.

  Okunma: 4745 - Yorum: 2 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -