Solunum Yolları Hastalıkları Hakkında Bilgiler - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Solunum Yolları Hastalıkları Hakkında Bilgiler

  1. NEZLE

    Burun hava için giriş kapısıdır. Hava burunda ısıtılır, burnun içindeki cilia dediğimiz küçük tüyler ve nem sayesinde havayı tozlardan ve mikroplardan arındırır. Bunun için burun yapısının düzgün, burundaki etlerin (Allerjik çocuklarda bunlar sık sık şiş olur.) normal büyüklükte olması ve burun salgılarının akışkan olması gerekir.

    Nezleye "rinovirüs" adı verilen bir virüs neden olur. Bu virüs burun, boğaz ve soluk borusuna yerleşerek burnu tıkar, hapşırık, hafif ateş (38 ºC 'nin altında), gözlerde yaşarma ve halsizliğe neden olur. Boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrıları da görülebilir. Akut olarak meydana gelir, kuluçka süresi 1-4 gündür.

    Solunum Yolları Hastalıkları Hakkında Bilgiler



    7-10 günde kendiliğinden geçer hasta istirahat etmelidir. Sıvı gıdalar ( su, ayran, meyve suları v.b.) verilmeli ve ateş takibi yapılmalıdır.

    7-10 gün içinde geçmez veya aşağıda belirtilen şikayetler görülürse mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir.

    · 39 ºC' yi geçen ateş,

    · Sürekli yada çok kıvamlı balgam üreten öksürük,

    · Nefes alırken ağrı,

    · Devamlı kulak ağrısı,

    · Şişmiş lenf bezleri,

    · Yutkunurken zorlanma

    Çocukların soğuk algınlığından korunmaları için:

    1. Çocuklara ve erişkinlere iyi el yıkama tekniğini ve alışkalığını kazandırın. Oyuncakları ve yüzeyleri hergün temizleyin ve dezenfekte edin.

    2. Çocuğunuzun odasını ve yatağını düzenli aralıklarla havalandırın.

    3. Çocuklara öksürüp, aksırdıkları vakit disposable mendillerle ağızlarını kapatmalarını ve bu mendillerdeki sekresyonları ellerine bulaştırmamayı öğretin.

    4. 5 yaşının altındaki çocukların bağışıklık sistemleri tam gelişimini tamamlamadığı için daha sık hastalanırlar. Bu nedenle soğuk algınlığı da dahil, üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklar diğer çocukların sağlığını etkilememeleri için yuva ve kreşten uzaklaştırılmalıdırlar.

    Nezle Nedir?

    Nezle, virüslerin sebep olduğu ve acil tedavi gerektirmeyen bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle "rhinovirüsler" adı verilen bir virüs türü nezle yapmaktadır.

    Havadan solunarak alınan rhinovirüsler burun mukozasına tutunurlar. Bağışıklık sistemi devreye girerek virüsü vücuttan uzaklaştırmaya çalışır. Virüsleri atma çabasıyla burun akması, hapşırma ve ateş gibi tepkilere neden olur. Vücut virüsten kurtulunca bu reaksiyonlar sona erer.

    Toplumda grip ile nezle tabirleri eşanlamlıymış gibi kullanılmaktadır. Oysa bunlar farklı hastalıklardır. Nezle virüslerle meydana gelen bir hastalıktır ve hafif seyreder. Grip ise daha ani başlayan ve sıklıkla ateşin daha yüksek seyrettiği bir hastalıktır. Salgınlar yapar ve yatağa düşürür. Nezle veya grip için hiçbir bir antibiyotiği kullanmaya gerek yoktur.


  2. 2007-03-16 #2
    Sinüzit, erişkinlerde burun tıkanıklığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı, yüz-diş-göz ağrısı ve öksürük, çocuklarda ise huzursuzluk, inatçı öksürük ve geniz akıntısına bağlı öğürme hatta kusma ile kendini gösterir. Tıbbi tedavinin yanı sıra, evde, buğu, buhar tedavisi, burun damlaları ve tuzlu su ile burun temizliği yapılarak, burnu açık tutmaya özen gösterilebilir.

    Sinüzit nedir?

    Burun ve göz çevresindeki kemiklerin içinde bulunan boşluklara sinüs; bu boşlukların içini döşeyen mukozanın iltihaplanmasına sinüzit denir.

    İnsanlarda 10-20 civarında büyüklü-küçüklü sinüs bulunur. Her sinüsün tek tek veya gruplar halinde buruna açılan drenaj kanalları vardır. Bu kanallardan geçen burun mukozası, aynı bir odanın badanası gibi sinüs içini çepeçevre örter. Normal şartlarda, bu mukoza, aynen tükürük veya gözyaşı gibi berrak bir salgı üreterek bu kanallardan burun içine akıtır ve solunum yolunun nemli olmasını sağlar.

    Hangi durumlarda sinüzit meydana geliyor? (Sinüzit nasıl oluşur?)

    Akut sinüzit, tipik olarak viral üst solunum yolları enfeksiyonu da denen bir nezletakiben ortaya çıkar. Burun ve sinüs mukozasındaki (özellikle drenaj kanalındaki) şişlik, sinüsten buruna salgı akışını bloke ederek, sinüs içinde göllenmesine ve sekonder bakteri enfeksiyonuna (sinüzite) yol açar.

    Ayrıca, burun polipleri, büyük geniz etleri, konka hipertrofileri ve septal deviasyon gibi burun anatomik bozuklukları, alerji ve bazı kalıtsal mukoza hastalıkları da mekanik ve fonksiyonel drenaj bozukluğu yaparak sinüzite yol açabilirler. Kronik sinüzitlerin altında yatan neden genellikle bu son paragrafta sıralananlardır.

    Sinüzit belirtileri nelerdir?

    Halk arasında bilinenlerin aksine sinüzitlerin çoğunda başağrısı olmaz. Akut sinüzit, tipik olarak uzayan bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Bir haftadan fazla devam eden nezlelerin büyük çoğunluğu sinüzittir.

    Sinüzit belirtileri, erişkinlerde burun tıkanıklığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı, yüz-diş-göz ağrısı ve öksürüktür. Çocuklarda ise huzursuzluk, inatçı öksürük ve geniz akıntısına bağlı öğürme ve kusma olabilir. Tüm yaş gruplarında, kısmen daha az rastlanan belirtiler, ateş, kırıklık, yorgunluk, ağız kokusu, koku alma duyusunda azalma, boğaz ağrısı, bazen ses kısıklığıdır. Sinüzit seyri sırasında ortaya çıkan alın ve gözde ağrılı şişlikler, çift görme ve genel durum bozukluğu, sinüzit komplikasyonu olabilir. Aktif tedavi gerektirir. Mutlaka hekime başvurulmalıdır.

    Sinüzit olan hastalara uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir? (Sinüzit nasıl tedavi edilir?)

    Sinüzit tedavisinde hedef, drenajı bozulan sinüste üreyen bakterinin öldürülmesi, drenajın sağlanarak sinüsün temizlenmesidir.
    Akut sinüzitlerde, bakteriyi öldürmek için antibiyotik, drenajın sağlanması için ise burun damlaları, ağızdan kullanılan burun açıcı bazı ilaçlar ve burun temizliği yeterli olabilmektedir.

    Kronik ve tekrarlayan sinüzitlerde ise burun içindeki anatomik ve fonksiyonel bozukluklara yönelmek gerekmektedir. Bu da genellikle bir ameliyat olmaktadır. Ameliyat kararından önce mutlaka bir sinüs tomografisi çektirilerek sinüzite yol açan patoloji ve patolojiler doğru tespit edilmelidir.

    Ameliyat çözüm müdür?

    Ameliyat sonrasında sinüzitin tekrarlama ihtimali var mıdır? Ameliyatın riskleri nelerdir?

    Her sinüzit ameliyat edilmez. Akut sinüzitlerin büyük çoğunluğu ilaç tedavisine iyi cevap verir. Kronik ve tekrarlayan sinüzitlerin altında yatan neden tam ve doğru olarak saptanmalıdır. Burun, sinüs drenaj kanalları ve genizi tıkayan-daraltan patolojilerde, bu patolojiyi ortadan kaldırmaya yönelik ameliyat en iyi çözümdür.

    Modern sinüs cerrahisinde sinüs ameliyat edilmez. Sinüsün drenajını bozan patoloji ameliyat edilir. Tekrarlayan burun poliplerinde, ameliyat sonrası yeniden polip oluşursa, sinüzit de oluşabilir. Ameliyatın hayati tehlike yaratan bir riski olmamakla birlikte nadir komplikasyonlar oluşabilir.

    Tedavi ne kadar sürer?

    Sinüzitin ilaçla tedavisi, en az 10 gün antibiyotik kullanımıdır. Vakanın klinik durumuna göre bu tedavi, üç, bazen dört haftaya uzatılabilir.

    Sinüziti olan hastaların dikkat etmesi gereken konular nelerdir?

    Sinüziti olan hastaların nezle, grip gibi viral hastalıklardan korunması gerekir. Bu tip etkenlerden korunmak zor olduğundan grip aşısı denenebilir. Alerjik riniti (saman nezlesi) olanlarda allerji kontrol altında olmalıdır. Bilinenin aksine ıslak saçla sokağa çıkma sonrası oluşan başağrısı, sinüzitten çok, baş derisinin üşümesi sonucu oluşan nevralji veya kas gerilim ağrısıdır. Ancak, üst solunum yollarının enfeksiyonu sırasında üşütmek sinüzit oluşumunu kolaylaştırır. Tekrarlayan sinüziti olan hastaların havuza girmeleri sakıncalıdır.

    Evde uygulanabilecek bir tedavi yöntemi var mıdır?

    Tıbbi tedavinin yanı sıra, evde, buğu, buhar tedavisi, burun damlaları ve tuzlu su ile burun temizliği yapılarak, burnun açık tutulmasına özen gösterilmesi tedavinin başarısını artıracaktır.

    Sinüzit Nedir?

    Alın, burnun arka kısmı ve burnun her iki tarafında bulunan kemik boşluklara yüz sinüsleri (paranazal sinüsler) adı verilir. Bu boşlukların ve iç yüzlerindeki mukozanın iltihabına da sinüzit denir.

    Sinüzitler ve Tedavisi


    Burun boşluğu çevresinde yüz kemikleri içerisinde yerleşmiş hava dolu boşluklardır. Burun fizyolojisine yardımcı olurlar. Bu sinüslerin bazıları doğumda varolmasına karşın bir kısmı da çocukluk çağında belirginleşirler. Bu sinüsler maksiller, etmoid, frontal ve sfenoid sinüs olmak üzere gruplar oluştururlar.


  3. 2007-03-18 #3
    DİFTERİ: Günümüzde seyrek rastlanmasına karşın hastalanan her on kişiden birinin ölümüne sebep olan ciddi bir hastalıktır.Tanısı oldukça güçtür.Genellikle her yıl küçük bölgesel sagınları görülür.Ağız, burun, boğaz salgılarıyla direkt temas ile, solunum yoluyla veya ender olarak mikropla yeni kirlenmiş maddelerin (oyuncak vs.) ağıza götürülmesiyle bulaşır.Kuluçka süresi 2-5 gündür.En sık 2-5 yaşlarında görülür.

    Bademcik Difterisi (Tonsiller Difteri): Hafif ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ile başlar.Bademcikler üzerinde gri, kaldırılınca kanayan membranlar oluşur.Mikrobun yaydığı toksinin (zehirli salgı) miktarına bağlı olarak damaktada yayılabilir.Kalp yetmezliğine sebep olabilir.

    Gırtlak Difterisi:Ses kısıklığı, hırlama ve solunum durması yapar.Gırtlağa yayılan membranların çözülerek solunum yolunu tıkamasıyla ani ölümler görülebilir.

    Cilt Difterisi:Ciltte keskin sınırlı üzerleri membranlı yaralar oluşturur.

    Burun Difterisi:
    Süt çocuklarında görülür.Nezle şeklinde başlar.Kötü kokulu, hızla artan ve tıkanmalara neden olan gri-beyaz membranlar oluşur.Toksin salgısı yavaştır.

    Korunma:Aşılanma ile olur.


  4. 2007-03-22 #4
    BOĞMACA : Boğmaca, her yaşta duyarlı bireyleri etkileyen, hızlı seyirli, bulaşıcı solunum yolları enfeksiyonudur. Özellikle çocuklarda ağır seyreder. Hastalık etkeni Bordetella pertussis olarak adlandırılmıştır. Boğmaca belirli bir coğrafi dağılım göstermez ve mevsimsel olarak daha çok sonbahar aylarında görülmekle beraber yıl her mevsiminde görülebilir, ancak asıl ortaya çıkmasına neden aşılama oranının düşüklüğüdür. Bu nedenle aşı oranının düşük olduğu bölgelerde daha sık ortaya çıkar. Boğmaca erişkinlerde tanısı zor konulan bir hastalıktır ve genellikle daha ılımlı bir klinik tablo gösterdiğinden basit üst solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılarak tanısı konulamayabilir. Boğmaca hastalığında aşılama büyük önem göstermekte, aşının uygulamaya başlanılmasından sonra hastalığın ortaya çıkış sıklığında ve neden olduğu ölüm olaylarında belirgin bir gerileme olduğu saptanmıştır. Bununla beraber hastalığın sayısında son yirmi yılda artış eğilimi olduğu gözlenmektedir. Bazı bilim adamlarına göre aşılamanın sağladığı koruyuculuğun yıllar içinde azaldığı, yaygın aşılama faaliyetinin doğal yoldan oluşan bağışıklamayı engellediği ve böylelikle yaygın aşılamanın olduğu bölgelerde erişkin insanların bu hastalığa karşı daha duyarlı hale geldiği savunulmakta. Hastalığın görülme sıklığında cinsiyet ayrımı olmamasına rağmen, çocukluk döneminde erkek ve kadınlarda hastalığın görülme sıklığı aynı iken bu durum erişkinlerde kadınlar aleyhine gelişmektedir. Bunun nedeni de kadınların çocuklarla daha çok ilgilenmesinden dolayı etken ajan ile daha çok karşılaşmasıdır. Hastalığın sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda, toplu yaşam alanlarında, kalabalık gruplar halinde yaşayanlarda, uygun olmayan hijyenik koşullarda, yetersiz ve kötü beslenme durumunda ölüme daha çok sebep olduğu bilinmektedir. Ülkemizde boğmaca salgın bir hastalık olduğundan ve ölümlere sebep olması nedeniyle bildirilmesi zorun bir hastalıktır

    Boğmaca Nedir?

    - Boğmaca Bordatella pertussis tarafından solunum yolunda meydana getirilen akut bir enfeksiyon hastalığıdır.

    - Boğmaca tüm dünyada görülen bir hastalıktır.

    - İnsanlarda görülür. Gençler ve erişkinler hastalığın taşınması ve çocuklara bulaştırılması açısından enfeksiyon kaynağı olarak rol oynarlar.

    - Boğmaca en sık olarak öksürme ve hapşırma ile havaya dağılan mikroorganizmanın solunum yolu ile alınması ile oluşur. Daha az olarak yine hasta kişinin mikrobu bulaştırdığı nesneler aracılığıyla da olabilir.

    - Boğmaca'nın sık görüldüğü bir sezon olmamakla birlikte yaz ve sonbaharda artabilir.

    - Boğmaca'nın bulaşıcılığı çok yüksektir. Hasta kişi ile aynı evde yaşayanlara bulaşma %80'dir. Boğmaca en çok öksürük başladıktan sonraki ilk iki haftada bulaşıcıdır.

    Boğmaca Tedavisi

    6 aydan küçük infantların hastaneye yatırılarak izlenmesi gerekebilir. Destekleyici tedavi önemlidir. Gerekirse steroid ve inhale salbutamo ve beta2 adrenerjik agonistlerl kullanılabilir. Anitmikrobiyal ajanlar yayılımı engellemek açısından önemlidir. Kataral dönemde klinik seyri engelleyebilir. Erythromycin ve diger makrolidler birinci seçenektir.Erythromycin en az 2 hafta önerilir. Trimethoprim-sulfamethoxazole, erişkinlerde florokinolonlar kullanılabilir.


  5. 2012-04-16 #5
    Béncé çok güzél olmuş vé çok işimé yaradı téşékkürlér. :D

  Okunma: 15944 - Yorum: 4 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -