Dili İyi Bilmek Başkalarıyla İletişim Kurmamızı Nasıl Etkiler? - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Dili İyi Bilmek Başkalarıyla İletişim Kurmamızı Nasıl Etkiler?

  1. Türkçe, söz sanatlarının inceliklerine sahip zengin bir dildir, iyi bir konuşmacı, öncelikle dilinin kurallarını ve olanaklarını iyi bilmelidir, Söz dağarcığı zengin olmalı, sözcükleri doğru söylemeli, söyleyiş (telaffuz) yanlışı yapmamalıdır.


    Dili İyi Bilmek Başkalarıyla İletişim Kurmamızı Nasıl Etkiler?

    Örneğin, "hanımefendi" yerine "hamfendi", "kâğıt" yerine "kağıt", "lâstik" yerine "lastik", "yalnız" yerine "yanlız", "kibrit" yerine "kirbit", "herkes" yerine "her kez" denmesi konuşma dilinde sıkça rastlanan söyleyiş yanlışlarıdır. Öte yandan, râkip-rakip, âlem-alem, âşık-aşık, âdet-adet, takdir-taktir gibi sözcüklerin birbirine karıştırılması da iletinin anlamını değiştirmektedir.

    Sözlü anlatımdaki özensiz kullanımlar ise günlük yaşamımızda sıkça tanık olduğumuz şu cümlelerle örneklendirilebilir: "Saat dokuz gibi gelirim." cümlesinde, "gibi" benzetme ilgeci (edatı), sözcükler ve kavramlar arasında bir anlam ilgisi kurmamaktadır. Bu yargının, "Sekize doğru gelirim" ya da "Sekiz sularında gelirim" biçiminde söylenmesi gerekir. "Korkunç güzel bir olay yaşadım" cümlesi de bir başka özensiz kullanımı yansıtmaktadır.


    Bu cümleyi de gündelik dilin doğal mantığı içinde anlamlandırmak olanaksızdır. Çünkü, temel anlamı "çok korkutan, dehşete düşüren, çok korku veren" olan ve cümlede sıfat görevi üstlenen "korkunç" sözcüğünün, "hayranlık uyandıran, her yönüyle hoş olan" ve cümlede aynı görevi üstlenen "güzel" sözcüğüyle birlikte kullanılması, dil mantığı açısından uygun değildir.


    Doğru ve etkili konuşmanın önemli bir boyutu da vurgu ile ilgilidir. Sözlü anlatımda vurgunun, söze duygu değeri kalmak, anlamın kavranmasını kolaylaştırmak, sesi, söyleyişi, sözdeki ezgiyi canlandırmak gibi önemli görevleri vardır. Dilini bilen iyi bir konuşmacının sözcük ve cümle vurgularını da doğru yapması gerekir. Cümlede önemsenen öğe yükleme yaklaştırılarak vurgu yapılacağı gibi, sözcüklerin yerleri değiştirilmeden de önemsenen öğeye vurgu yapılarak (önemsenen öğe daha belirgin, baskılı söylenerek) anlamda farklılık yaratılır ve iletinin doğru kavranılması sağlanır.

    Örneğin, aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle yazılmış öğeler vurgulandığında, cümlelerde anlamsal bir değişikliğin oluştuğu görülecektir:

    Dün akşam, çocuk hastalanınca doktora gittiler.
    Dün akşam, doktora çocuk hastalanınca gittiler.
    Doktora, çocuk hastalanınca dün akşam gittiler.
    Dün akşam, çocuk hastalanınca doktora gittiler.
    Dün akşam, çocuk hastalanınca doktora gittiler.
    Dün akşam, çocuk hastalanınca doktora gittiler.

    Okuma eyleminde metnin noktalama işaretlerine göre yapılan durgu ve duraklar anlamayı kolaylaştırır. Konuşma içeriğinin anlamı da yapılan durgu ve duraklarla aydınlanır. Konuşurken, durgu ve duraklara yeterince önem verilmez ya da özensiz davranılırsa konuşma bozulur, anlam gölgelenir. Örneğin, "Kara, deniz, hava yollarında aksama oldu." cümlesinde, virgüllerin bulunduğu yerlerde durgu (kısa süreli duruş, susuş) yapılmaz ise, cümlenin anlamı değişir, bozulur. Ayrıca, konuşma sırasında uzun süreli duruşlar (durak) yapılarak, konuşmanın doğal akışı içinde anlam ayrıcı bir işlev gerçekleştirilir. Yapılan duraklar (anlamlı susuşlar), konuşmanın bir bütün olarak doğru anlaşılmasına ve konuşma konularındaki anlamsal geçişimin (karışıklığın) önlenmesine olanak sağlar.

    İyi bir konuşmacı; söyleyiş, vurgu, tonlama, ulama, durgu ye durak becerilerini konuşmada bütünleştirmesini bilmelidir. Konuşma sırasında, bütünleştirilen bu becerilere, beden hareketlerinin de (tavrın, jest ve mimiğin) sözün anlamını pekiştiren, anlama güç katan bir biçimde katkı sağlaması beklenir.


    Güncelleme : 2017-10-15

Konu Etiketleri

ana dilini iyi bilmek niçin önemlidir, dilini iyi bilmek başkalarıyla iletişimi nasıl etkiler, dilini iyi bilmek iletişim kurmamızı nasıl etkiler

  Okunma: 3511 - Yorum: 0 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -