Makber, Abdülhak Hamit Tarhan'ın karısı Fatma Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı şiiri. O yıllarda yeni yeni oturan Avrupai Türk Şiiri tarzının en önemli örneklerinden biri olarak yerini almış, yazılmasından onlarca yıl geçtikten sonra bile birçok şairin esin kaynağı olmuştur. Okurun duygularına seslenen eser metafizik ürpertiyi (yani ölüm korkusu) de Türk şiirine getirmiştir.


Makber
Eyvah ne yer ne yar kaldı Gönlüm dolu ah u zar kaldı
Şimdi buradaydı gitti elden Gitti ebede gelip ezelden
Ben gittim o haksar kaldı Bir köşede tarumar kaldı
Baki o enisi dilden eyvah Beyrutta bir mezar kaldı
Bildir bana nerde nerde Ya Rab Kim attı beni bu derde Ya Rab
Nerde arayayım o dil rübayı Kimden sorayım bi-nevayı
Derler ki unut o aşnayı Gitti tutarak reh-i bekayı
Sığsın mı hayale bu hakikat Görsün mü gözüm bu macerayı?
Sür'atle nasıl da değişti halim Almaz bunu havsalam hayalim.
Çık Fatıma! lahdden kıyam et Yadımdaki haline devam et
Ketm etme bu razı şöyle bir söz Ben isterim ah öyle bir söz
Güller gibi meyl-i ibtisam et Dağı dile çare bul meram et
Bir tatlı bakışla bir gülüşle Eyyamı hayatımı temam et
Makber mi nedir şu gördüğüm yer Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber.