Isı Yalıtımı ve Isı Yalıtım Malzemeleri - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Isı Yalıtımı ve Isı Yalıtım Malzemeleri

  1. Dogadaki tüm olaylar enerjinin niteliginin azalacagı yönde gelismektedir. Masaya bırakılan bir fincan kahvenin zamanla soguması ya da soguk bir mesrubatın zamanla ısınması buna bir örnektir. Termodinamigin 2. Yasası olarak bilinen bu olgu; 1850'li yıllarda William Rankin, Rudolf Clausius ve Lord Kelvin tarafından yapılan arastırmalar ile ortaya konulmustur.insanların konforlu bir yasam sürebilmeleri; 20-22°C sıcaklık ve yüzde 50 bagıl nem degerine

    sahip olan ortamlarda mümkün olabilir. Kıs aylarında dıs ortam sıcaklıkları 20°C'nin oldukça
    altında seyreder. Yaz aylarında ise hava sıcaklıkları 20°C'nin oldukça üstündedir. Isı bir enerji
    türüdür ve Termodinamigin 2. Yasası geregi ısı; yüksek sıcaklıklı ortamdan düsük sıcaklıklı
    ortama transfer olur. Bu nedenle yapılarda; kısın enerji kayıpları, yazın ise istenmeyen enerji
    kazançları meydana gelir. Bina içerisinde istenen konfor ortamının saglanabilmesi için kıs
    mevsiminde kaybolan ısının bir ısıtma sistemiyle karsılanması ve yaz aylarında kazanılan ısının
    bir sogutma sistemiyle iç ortamdan atılması gerekir. Gerek ısıtma gerek sogutma islemleri için
    enerji harcanır. Bir yapıda ısı kazanç ve kayıplarının sınırlandırılması; ısıtma ve sogutma amaçlı
    olarak tüketilmesi gereken enerji miktarının azaltılması anlamına gelir. Isıtma ve sogutma
    prosesleri; çogunlukla sıcak veya soguk akıskanların ilgili tesisatlar aracılıgıyla tasınmasını
    gerektirir. Termodinamigin 2. Yasası geregi sıcak olan akıskandan ortama dogru veya ortamdan
    soguk akıskana dogru enerjinin niteligini azaltan bir ısı transferi meydana gelmesi kaçınılmazdır.
    Isıtma ve sogutma sistemlerinin istenen performansla isletilebilmeleri için; bu kayıp ve
    kazançların miktarı göz önüne alınarak, akıskanın olması gerekenden daha sıcak veya soguk
    olarak kullanılması gerekir. Bu durum ilave bir enerji tüketimine neden olur.
    Yapılarda ve tesisatlarda ısı kayıp ve kazançlarının sınırlandırılması için yapılan isleme "ısı
    yalıtımı" denir. Teknik olarak, ısı yalıtımı, farklı sıcaklıktaki iki ortam arasında ısı geçisini
    azaltmak için uygulanır.
    Isı yalıtımı yaparak binanın ömrünü uzatmak, kullanıcıya saglıklı, konforlu mekanlar sunabilmek
    ve bina kullanım asamasında yakıt ve sogutma giderlerinde büyük kazanım saglamak
    mümkündür. Binaların ısıtılması amacıyla büyük oranda fosil yakıtlar kullanılır. Fosil yakıtların
    yakılması sonucu yanma ürünü olarak açıga çıkan gazlar, hava kirliligine ve küresel ısınmaya
    neden olur. Isı yalıtımı uygulamaları ile konfor kosullarının olusturulmasında kullanılan enerji
    miktarının azalması, küresel ısınma ve hava kirliliginin artmasını önler. Yapılarda kurallara
    uygun sekilde gerçeklestirilen ısı yalıtımının bireyler ve ülkeler açısından pek çok yararı vardır.
    Bunların en önemlisi ısı yalıtımının enerji tasarrufuna olan katkısıdır.

    1 Isı Yalıtımı Enerji Tüketimini Azaltır
    insanoglu dogal kosullarda yasamını sürdürebilecek kürk vb. bir donanıma sahip olmadıgından,
    tarih boyunca kendisi için uygun kosullara sahip dogal sıgınaklarda veya kendi yarattıgı yapay
    ortamlarda barınmak zorunda kalmıstır. Bu küçük ortamlarda enerji harcayarak kendisi için
    gerekli olan iklim kosullarını yaratarak en zorlu iklim kosullarında dahi türünün yok olmasını
    önlemistir.
    Baslangıçta duvarları çok kalın olan magaralara sıgınılarak dıs iklim kosullarından
    korunuluyordu. Yakılan küçük bir ates insanlar için gerekli olan sıcaklık kosullarının olusmasına
    yetiyordu. Magaralar terk edilerek zamanla; su kaynaklarına yakın bölgelerde yerlesik hayat
    düzenine geçildi. Bu dönemde insa edilen yapılarda günümüzdeki örneklerine göre daha kalın
    olan duvarlar kullanılıyordu. Nüfusun yogunlasmasıyla bina sayısı artarak, sehirlesme yolunda
    ilk adımlar atıldı. Bir süre sonra su kaynaklarına olan yakınlık bir sosyal statü göstergesi haline geldi. Su kaynaklarından uzaklasıldıkça konutların degeri düsüyordu ve merkezi bölgelerde
    daha zengin olan kimseler ikamet ediyordu.
    Tarih boyunca meydana gelen depremler, arsaların ekonomik bir deger haline gelmesi ve
    malzeme teknolojisindeki gelismelerle, insaat islerinde hafif ve ince yapı elemanları tercih
    edilmeye baslandı. Kalın duvarlar, ticari degere sahip yapılarda kullanma alanını azaltıyor ve ilk
    yatırım maliyetini artırıyordu. Depremlerde meydana gelen sismik titresimler neticesinde olusan
    moment etkisiyle hantal yapılar yıkılıyordu.
    Yapı elemanlarının incelmesi neticesinde
    saglanması gereken konfor kosulları için daha
    fazla enerjinin tüketilmesine ihtiyaç duyuldu. Birinci
    ve kinci Dünya savasları ve ardından 1970'li
    yıllarda yasanan petrol krizi nedeniyle enerjinin
    önemi giderek arttı. Enerji verimliligi ve enerji
    tasarrufu ile ilgili bilimsel çalısmalara önem verildi.
    Arsa maliyetleri ve kullanım alanları göz önüne
    alındıgında yasadıgımız ekonomik kosullar yapı
    elemanları için; hem mümkün oldugu kadar az yer
    kaplayan, hem de ısı kayıp ve kazançlarının az
    oldugu tasarımları zorunlu kılmaktadır. Yapı elemanlarının kalınlıgını fazla artırmadan, binalarda
    ısıtma amaçlı enerji tüketiminin azaltılmasının hedeflendigi o dönemlerde ısı yalıtım malzemeleri
    bu ihtiyaca cevap veren bir çözüm olarak gelistirildi. Yeni ısı yalıtım malzemeleri; hem hafif
    olmaları hem de ısı geçisine karsı gösterdikleri yüksek direnç nedeniyle günümüz yapılarının
    vazgeçilmez bir parçası haline geldi.
    Dört mevsimi yasayan ülkemizde, ısıtmanın yanı sıra sogutma ihtiyacı da gün geçtikçe artıyor.
    Konutlarda; kaybedilen veya kazanılan enerjinin büyüklügü, ısıtma veya sogutma amacı ile
    tüketilen enerji miktarını belirlediginden, enerji tasarrufu saglamak için yasadıgımız alanın ısı
    kaybı/kazancını azaltmak gerekir. Yapı bilesenleri üzerinden geçen ısıl enerji miktarını
    sınırlandırmak; bina kabugunda ısı yalıtımı yapılması, yalıtımlı dograma ve camların kullanımı
    ile mümkündür.
    nsanların yasam kalitesinden ve konforundan ödün vermeden, enerji tasarrufu saglamak için
    alınabilecek üç önlem vardır. Bunlar, yüksek verimli cihazların kullanılması, otomasyon
    sistemleri ve ısı yalıtımıdır. Bu üç önlem arasında ilk sırayı ise ısı yalıtımı alır. Etkin bir ısı
    yalıtımının yapılmadıgı binalarda, enerji tüketimi çok fazladır. Hesaplamalar, etkin bir ısı yalıtımı
    ile yapılarda ortalama yüzde 50 enerji tasarruf edilebilecegini ortaya koyuyor. Enerjinin verimli
    kullanılmaması, çevre kirliligine neden olurken dogal yasamı da olumsuz etkiliyor.

    2 Isı Yalıtımı Çevrenin Korunmasına Katkı Saglar
    Rusya'nın Çernobil bölgesindeki nükleer santralde ortaya çıkan bir arıza, nükleer enerjinin
    insanlar ve çevre için nasıl bir tehdit olusturdugunu apaçık gösterdi. 1988 yılındaki olayda,
    nükleer santralden sızan radyasyon, çok sayıda insanın hemen, çok daha fazla sayıda insanın
    da ölümcül hastalıga yakalanarak bir süre sonra hayatını kaybetmesine yol açtı. Bölgenin
    ekolojik dengesi tamamen bozuldu, saglıklı yasam olanagı kalmadı. Çernobil'den sızıntı
    nedeniyle yayılan radyasyon, yalnızca santrali çevreleyen bölgeyi etkilemekle sınırlı kalmayarak
    hava akımlarıyla Avrupa'nın yakın ülkelerini ve Türkiye'yi de etkisi altına aldı. Bugün, özellikle
    Karadeniz bölgesinde, kanser vakalarında büyük bir artıs gözleniyor. Bilim adamları, kanser
    vakalarındaki artısın nedeni olarak, Çernobil'deki kazayı isaret ediyor. nsan ve çevre için tehdit olusturan ne yazık ki sadece nükleer enerji degil. Dünyanın enerji
    ihtiyacının yüzde 60'ından fazlasının elde edildigi fosil yakıtlar, belki de nükleer enerjiden çok
    daha büyük bir tehlikeye davetiye çıkarıyor; küresel ısınma…
    Enerji ihtiyaçlarının artması ve verimli enerji kullanılmaması sonucunda; hava kirliligi artıyor.
    Hava kirliligindeki bu artıs kendisini küresel ısınma ve iklim degisikligiyle gösteriyor. Küresel
    ısınma tehdidi ve hava kirliligini azaltmak; günümüzün en önemli konularının basında geliyor.
    Küresel ısınmanın, Çernobil'deki gibi trajik sonuçlarının henüz görünmüyor olusu, çevreciler ve
    bilim adamlarının sürekli uyarılarına karsın, kamuoyunda beklenen tepkinin ortaya çıkmasını
    engelliyor. Kıs mevsiminde ısı kayıplarının, yaz mevsiminde ise ısı kazançlarının azaltılması ile
    elde edilecek yakıt tasarrufu, beraberinde atmosfere atılan sera gazlarında da bir düsüs
    saglayacaktır. Kömür, petrol gibi yakıtlar bir yandan gözle görülür biçimde hava kirliligine yol
    açarken, diger yandan küresel ısınmaya ve buna baglı olarak iklim degisikliklerine yol açıyor.
    Fosil yakıtlar yandıgında, renksiz ve yanmayan bir gaz olan karbondioksit açıga çıkar.
    Genellikle atmosferin alt tabakası troposferde bulunan karbondioksitin ekolojik denge açısından
    önemi büyüktür. Enerji tüketimindeki artıs sonucu, atmosferdeki karbondioksit miktarı yıldan yıla
    artar. Bunun sonucunda, günes ısınlarının yeryüzüne gidisi ve yansıma ile dönmesi sırasında,
    çok fazla miktarda enerji sogurulur ve atmosferin sıcaklıgı giderek yükselir. Küresel ısınma, sera
    gazları olarak adlandırılan gazların etkisiyle atmosfer sıcaklıgındaki bu yükselmenin bir
    sonucudur.
    Hava kirliliginin ve küresel ısınmanın trajik sonuçlarını yakınımızda hissetmiyor olabiliriz. Ancak,
    uzmanların uyarılarının dikkate alınması ve bu konuda harekete geçilmesi gerekir. Bu noktada
    yapılması gerekenlerin basında, yine yalıtım önlemleri gelir.
    Enerjinin etkin kullanımını saglayacak ısı yalıtımı önlemleri, fosil yakıt tüketimini azaltarak,
    küresel ısınmaya yol açan sera gazı emisyonlarının azalmasında önemli bir rol oynayacaktır.
    Yanı sıra ısı yalıtımı, yaz aylarında sogutma için kullanılan ve ozon tabakasına zarar veren
    sogutucu gazlara duyulan ihtiyacı da azaltacaktır. Azalan enerji gereksinimi; elektrik ihtiyacını,
    dolayısıyla elektrik üretimini ve üretimde kullanılan fosil yakıt miktarını; böylelikle de gaz
    salınımını azaltmıs olacaktır.
    3 Isı Yalıtımı Isıl Konfor Saglar
    Kapalı ortamlardaki ısıl kosullar, o ortamda yasayan insanların konforunu ve saglıgını dogrudan
    ilgilendirir. nsanların çalısma verimlerini büyük ölçüde bulundukları ortamın sıcaklıgı belirler.
    Çalısma ortamının ısıl kosulları, insanların bedensel ve zihinsel üretim hızını dogrudan etkiler.
    Çok soguk ya da çok sıcak ortamların çalısma verimini düsürdügü belirlenmistir. Yine çok soguk
    ortamların yol açtıgı saglık sorunları da is gücü kaybına ve buna baglı saglık harcamalarına
    neden olur. Ortam sıcaklıgının is yerlerinde is kazalarına yol açtıgı da belirlenmistir.
    Bunları engellemek için yapılarda ısıl konforu saglamak gerekir. Isıl konforu saglamak için ortam
    sıcaklıgı ile duvar iç yüzey sıcaklıgı arasındaki sıcaklık farkı düsürülmelidir. Bu fark ne kadar
    yüksek olursa konfor da o kadar düsük olacaktır. Konforlu bir mekân için bu farkın en fazla 3°C
    olması gerekir. ç yüzey sıcaklıklarının düsük olması durumunda, ısının ortam içinde soguk
    yüzeylere dogru hareketi, istenmeyen hava akımları olusturur. Bu hava akımları da konforu
    azaltarak hastalıklara neden olur ç yüzey sıcaklıkları ile ortam sıcakları arasındaki farkı azaltmak için ısı yalıtımı gerekir. Isı
    yalıtımı ile mekânın her noktasında homojen bir sıcaklık saglanır ve hava akımları engellenir. Bu
    da hem konforlu hem de saglıklı bir ortam saglar.
    ç ortamda üretilen su buharı, yapılara zarar veren bir potansiyele sahiptir. Su buharı; basınç
    farkı nedeniyle ısı akımı ile aynı yönde hareket ederek yapı elemanının gözeneklerinden geçer
    ve dıs ortama ulasmaya çalısır. Su buharının yapı elemanı içerisindeki bu geçisi sırasında,,
    doyma veya daha düsük sıcaklıkta bir yüzeyle temas etmesi durumunda buharın bir kısmı
    yogusarak su haline geçer. Yapı elemanları içerisinde birikerek yapıya ve konforumuza zarar
    verir. Yogusma iç yüzeyde veya yapı elemanları içine meydana gelebilir. Bu nedenle, yapı
    elemanları tasarlanırken mutlaka yogusma kontrolü yapılmalıdır.
    Bina kabugu tasarımında; bagıl nem degerinin, kısa süreler için bile 0,8'den yüksek olması
    durumunda iç yüzeylerde küf olusumu riski vardır. Yüzeyde meydana gelen yogusma, neme
    karsı hassas olan korunmamıs yapı malzemelerinde hasarlar olusmasına neden olabilir.
    Yüzeydeki nem miktarının fazla olması; telafisi olmayan, fiziksel degisikliklere (dökülme,
    kabarma vb.), kimyasal reaksiyonlara (paslanma vb.) ve biyolojik gelismelere (ahsabın çürümesi
    vb.) neden olarak konforumuzu bozar. Yapı elemanlarının ara yüzeylerinde meydana gelen
    yogusma, yapımızın yük tasıyıcı kısımlarında bulunan demirlerin paslanmasına neden oldugu
    için, yapı ömrünü tehdit eden unsurlardan biridir.
    Yogusma riskinin azaltılması veya ortadan kaldırılması için; yapı bilesenlerinin içinden birim
    zamanda geçen su buharı miktarı sınırlandırılmalı ya da yapı bileseninin tüm kesitindeki sıcaklık
    dagılımı doyma sıcaklıgının üstünde olmalıdır.
    Yogusmanın hiç olmaması için, yapı bileseni içindeki tüm sıcaklıkların, su buharının doyma
    sıcaklıgından daha yüksek olması gerekir. Bu da yapı bileseninin dıs iklim kosullarından
    korunmasıyla, yani dıs cephe ısı yalıtım sistemleri ile saglanır. Böylece yapı bilesenlerinin, ısı
    yalıtımının sıcak tarafında kalmaları saglanır ve yogusma sıcaklıgının üstünde tutulur. Dolayısı
    ile yogusmanın zararlı etkilerinden korunulur (Resim 1).
    Yogusmanın zararlı etkilerinden korunmak için yapılabilecek uygulamalardan biri de içten ısı
    yalıtımı uygulamalarıdır. Bu uygulamalarda, yapı bileseninin içerisinden geçen su buharının
    azaltılması için buhar difüzyon katsayıları, yüksek buhar dengeleyicileri kullanılabilir. çten ısı
    yalıtımı uygulamaları ile iç yüzeyin sıcaklıgı su buharının doyma sıcaklıgının üzerinde tutularak
    küf, mantar, vb. olusumu engellenir. Ayrıca yapı bileseni içerisinden geçen su buharı miktarı
    sınırlandırılarak meydana gelebilecek yogusma miktarının yapı malzemelerine zarar vermesi
    önlenir.
    4 Isı Yalıtımı Saglıklı Yasam Sunar
    Isı yalıtımsız mekânlarda, olusan nemin hastalıklarla iliskisi bilinmektedir. Nemli ortamlar,
    mikroorganizmaların üremesi için uygun kosulları yaratır. Bu da ortamdaki havanın solunum
    yolları için zararlı hale gelmesine yol açar. Nemli ortamlar ve bu ortamlardaki küf olusumu,
    özellikle küçük çocukların astım hastalıgına yakalanma riskini büyük ölçüde artırır. Standartlara
    uygun olarak yapılmıs ısı yalıtımı, tüm bu sorunların olusmasını önler.
    Arastırmalar, hava kirliliginin yogun yasandıgı bölgelerde gögüs hastalıklarına sahip kisi
    sayısında belirgin oranda artıs yasandıgını gösteriyor. Hava kirliligi nedeniyle nefes darlıgı,
    astım, bronsit, üst solunum yolu enfeksiyonları ve zatürree gibi gögüs hastalıklarına yakalanma
    oranı dogrudan artmaktadır. Hava kirliliginin saglık açısından en önemli etkisi ise, uzun
    dönemde görülüyor. Uzmanlar, akciger kanserinin hazırlayıcı etkenleri arasında ilk sırayı hava
    kirliligine veriyor. Ayrıca, hava kirliliginin kalp ve damar hastalıkları, mide ve bagırsak
    rahatsızlıklarına yol açtıgı, böbrek ve beyni olumsuz etkiledigi de uzmanlar tarafından sıkça
    vurgulanıyor.
    Bunun dısında hava kirliligi insanların psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine de yol açıyor.
    Hava kirliliginin iç sıkıntısı olarak kendini gösteren etkilerinin yanı sıra diger psikolojik
    rahatsızlıkları tetikledigi de biliniyor. Isı yalıtımı uygulamaları ile ısıtma ve sogutma amaçlı
    kullanılan enerji miktarı daha az olacagından, hava kirliligi de azalacaktır.
    5 Isı Yalıtımı lk Yatırım ve sletme Maliyetlerini Azaltır
    Yukarıda ele aldıgımız dogrudan yararlarının dısında ısı yalıtımının, dolaylı birçok faydası
    vardır. Isı yalıtımı yapılan yeni binalarda ısınma için daha az enerji gerekeceginden, kazan
    büyüklügü, radyatör sayısı ve kalorifer tesisatının diger ekipmanları daha az kullanılır. Radyatör
    sayısının ve dilimlerinin azalması, odaların kullanım alanını da artıracaktır. Isı yalıtımının
    yaygınlasması bu alanda yatırımları artıracak ve bu da issizligi azaltıcı bir gelisme olacaktır.
    Aynı zamanda tesisatlarda yapılan ısı yalıtımı, tesisatları korozyondan koruyarak ömrünü
    uzatacaktır.
    5.1 Yalıtımlı ve yalıtımsız bir binanın mukayesesi
    stanbul'da insa edilecek olan bir binanın yalıtılması ile isletme ve ilk yatırım maliyetlerinden
    elde edilebilecek parasal tasarrufu, bir örnekle anlatmak mümkün. Hesaplamalarda; taban alanı
    200 m2 olan (her katında 90 m2'lik ikiser daireye sahip) 4 katlı bir apartman örnek alındı. Söz
    konusu binada; 264,4 m2'si betonarme kolon ve kiris, 297,4 m2'si tugla dolgu duvar olmak üzere, toplam 561,8 m2' dıs duvar alanı mevcut. Kat yüksekligi 2,7 m olan binada, 86,2 m2
    camlama bulunuyor.
    Yalıtımsız durum (mevcut durum):
    Yalıtımsız durumda binada herhangi bir ısı yalıtım malzemesi kullanılmamıstır. Dıs duvarlar 19
    cm tugla üzerinde 2 cm iç ve dıs sıvaya sahiptir. Tavan ve tabanda da ısı yalıtımı bulunmuyor.
    Yalıtımlı durum (TS 825'e uygun):
    Yalıtımlı durumda ise binanın tavan, taban ve dıs duvarlarında; TS 825 "Binalarda Isı Yalıtımı
    Kuralları" ve "Isı Yalıtım Yönetmeligi"ne uygun olacak sekilde ısı yalıtım malzemelerinin
    kullanıldıgı varsayılmıstır. Tavanda 12 cm, tabanda 4 cm ve duvarlarda dıstan 4 cm ısı yalıtım
    malzemesi kullanılmıstır.
    Böylece binanın yalıtımsız ve yalıtımlı durumları arasında dogalgaz tasarrufu ve yalıtım maliyeti
    açısından bir karsılastırma yapmak mümkün olmaktadır. Karsılastırmada pencerelerin etkisi ele
    alınmamıstır. Her iki durumda da binanın pencerelerinin 12mm bosluklu yalıtım camı ünitesi ve
    plastik dogramalı oldugu kabul edilmistir. TS 825'e göre binada uygulanacak yalıtım kalınlıgı
    belirlenmis ve yapı elemanlarının detayları olusturulmustur. Binanın ısıtma yükü ise TS 2164'e
    göre hesaplanmıstır.
    5.2 Sonuçlar
    Örnek binaya yapılan ısı yalıtımı uygulamasıyla; saglıklı ve konforlu yasam kosullarının
    olusturulması için gerekli yıllık ısıtma ihtiyacında yaklasık yüzde 60'lık azalma hesaplanmıstır.
    Yalıtımsız binanın toplam ısı kaybı 79 kW., buna karsılık yalıtımlı binada toplam ısı kaybı 32 kW
    olarak hesaplanmıstır. Yalıtım uygulamalarının toplam ısı kaybını azaltıcı etkisi; ekonomik
    olarak hem isletme, hem de ilk yatırım maliyetlerine tesir edecektir.
    lk yatırım maliyetleri açısından mukayese
    Toplam ısı kaybının düsük olması; kazan kapasitesinin küçülmesini, radyatör miktarının
    azalmasını ve ısıtma tesisatında kullanılan boruların çaplarının küçülmesini saglar. Bu durum
    ısıtma sistemi için gerekli olan ilk yatırım maliyetini düsürür.
    Yalıtımsız binada toplam ısı kaybına baglı olarak kullanılması gereken kazanın kapasitesi 82
    kW iken, yalıtımlı binada 35 kW'lık bir kazan tüm ihtiyaçları karsılar. Kazanın maliyetini öncelikle
    kapasitesi belirler. Yalıtımsız binada tesis edilmesi gereken kazanın maliyeti 2.531 $ iken TS
    825'e uygun yalıtımlı binada kazan maliyeti 893 $'dır. Bu çalısmada ele alınan binaya yalıtım
    uygulanması ile kazan maliyetinden edilen tasarruf 1.638 $'dır.
    Benzer sekilde; ısıtma yükünün yalıtım uygulaması ile azalması, ısı transfer yüzeyi saglayan
    radyatörlerin de miktarını ve dolayısıyla maliyetlerini düsürür. Yalıtımsız binada kullanılması
    gereken radyatör maliyeti 1.250 $ iken TS 825'e uygun yalıtımlı binada radyatör maliyeti 534
    $'dır. Yalıtım uygulanan binada, radyatör maliyetinden 716 $ tasarruf edilmistir.
    Yalıtımlı ve yalıtımsız bina ilk yatırım yönüyle ele alındıgında; yalıtımsız binada ısıtma sistemi
    için 3.781 $ yatırım gerekirken, yalıtımlı binada sadece 1.427 $'lık bir yatırım yeterlidir. Yalıtım
    uygulaması ile ısıtma sisteminin kurulmasında 2.354 $ tasarruf elde edilir. Bu gider sadece bir
    defaya mahsustur.
    isletme Maliyetleri Açısından Mukayese
    Toplam ısı kaybının düsük olmasının bir baska getirisi de ısıtma için gereken yakıt miktarının
    azalması ve isletme maliyetlerinin düsmesidir. Yalıtımsız binada, ısıtma periyodu boyunca yıllık
    4.683 $ degerinde 23.413,75 m3 dogalgaz yakılması gerekirken, yalıtımlı binada aynı zaman
    aralıgında 2.000 $ degerinde 9.993,67 m3 dogalgaz kullanılması yeterlidir. Dolayısıyla isletme
    maliyetleri ele alındıgında; yalıtım uygulaması ile yıllık 2.683 $ tasarruf yapılmaktadır.
    Yalıtım uygulamasının belirli bir maliyetinin olması kaçınılmazdır. Bu binanın yalıtımı 11.980 $
    degerinde bir ilk yatırım maliyetine sahiptir. Fakat ısıtma sisteminin ilk yatırım maliyetinden
    2.354 $ tasarruf edilmesi ile yalıtım uygulamasının ilk yatırım maliyeti 9.626 $ olarak
    düsünülebilir. Söz konusu bu yatırım maliyeti, isletme maliyetlerinden elde edilen tasarruf göz
    önüne alındıgında (9.626 $ / 2.683 $) yalıtım uygulamasının, binanın 4. kullanım yılında
    kullanıcısına kâr ettiren bir yatırım oldugu ortaya çıkar.
    Bu çalısmada binada yaz mevsiminde sogutma yapılmadıgı göz önüne alınmıstır. Dolayısıyla,
    hem ısıtma hem de sogutma sistemlerinin ilk yatırım ve isletme maliyetlerinden önemli ölçüde
    tasarruf saglayan yalıtım uygulamalarının, sadece ısıtmadaki etkisi ile yalıtım için yapılması
    gereken yatırımın 4 yılda kendini geri ödedigi sonuç elde edilmistir. Sogutma sistemine de sahip
    olan binalarda sistem kendini çok daha kısa sürede geri ödeyecektir.
    Yalıtımsız binanın toplam ısı kaybı 79 kW, yalıtımlı binanın toplam ısı kaybı 32 kW olarak
    hesaplanmıstır. lk yatırım ve isletme maliyetleri açısından iki yapı asagıda karsılastırılmıstır.
    Kazan (Isıtma tertibatı) Maliyetleri
    Yalıtımsız binadaki kazan maliyeti: 2.531 $
    Yalıtımlı binadaki kazan maliyeti: 893 $
    Kazan maliyetinden tasarruf: 1.638 $
    Radyatör Maliyetleri
    Yalıtımsız binadaki radyatör maliyeti: 1.250 $
    Yalıtımlı binadaki radyatör maliyeti: 534 $
    Radyatör maliyetinden tasarruf: 716$
    Toplam Isıtma sistemi maliyeti
    Yalıtımsız binadaki sistem maliyeti: 3.781 $
    Yalıtımlı binadaki sistem maliyeti: 1.427 $
    Toplam sistem maliyetinden tasarruf: 2.354 $
    isletme maliyetleri açısından mukayese
    Gerekli olan yıllık yakıt miktarı ve maliyeti
    Yalıtımsız binadaki yakıt maliyeti (23.413,75 m3 dogalgaz); 4.683 $
    Yalıtımlı binadaki yakıt maliyeti (9.993,67 m3 dogalgaz); 2.000 $
    isletme maliyetinden tasarruf (13.420,08 m3 dogalgaz); 2.683 $
    Enflasyonun olmadıgı ve yakıt fiyatının hiç artmadıgı düsünülse dahi, geri ödeme süresi
    hesaplandıgında 3-4 yıl sonucuna ulasılır. Geri ödeme süresi; enflasyon oranının yüzde 5
    olması durumunda; 2-3 yıl, yüzde 10 olması durumunda ise neredeyse 2 yıldır.
    3,5
    2683
    11980 2354
    =
    -
    =
    Isletme giderlerinde elde edilen tasarruf
    (Yalitim maliyeti - Isitma sisteminden elde edilen tasarruf)
    yıl
    Hesaplamada yapılan kabuller asagıda listelenmistir;
    • 1 m3 dogalgaz fiyatı 0,2 $ olarak alınmıstır.
    • Isıtma sisteminin merkezi sistem oldugu ve günde 14 saat çalıstırıldıgı varsayılmıstır.
    • Dıs sıcaklık hesap degeri stanbul için TS 2164 standardına göre -3 °C'dir.
    6 Isı Yalıtımı Nasıl Yapılır?
    Isı yalıtımı binaların; çatılarına, dısa veya garaj, depo gibi kullanılmayan bölümlere bakan
    duvarlarına, toprak veya içerisinde yasanmayan mahaller ile daireleri ayıran dösemelerine,
    tesisat boruları ile havalandırma kanallarına yapılır. Ayrıca özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri
    ve yalıtımlı dogramalar kullanılarak kısın pencerelerden olusan ısı kayıpları azaltılır, yazın
    binaya günes ısısı girisi sınırlanır. Böylece ısıtma ve sogutma için harcanan enerjiden tasarruf
    saglanır.
    Isı yalıtımının faydalarından tam anlamıyla yararlanmak için, evlerin kısın soguk, yazın sıcak
    kısımlara bakan tüm duvar ve dösemeleri, çatıları mutlaka yalıtılmalı ve nitelikli pencere
    kullanılmalıdır. Isı yalıtımı, binanın temelinden çatısına kadar dısa veya kullanılmayan kısımlara
    bakan yüzeylerine, ısı geçisini azaltan özel yalıtım malzemelerinin uygulanması ile yapılır.
    Çatıların yalıtımında çatıların sekline göre degisen yalıtım uygulamaları vardır. Çatılarda ısı
    yalıtımı, levha veya silte biçiminde çesitli yalıtım malzemeleriyle yapılır. Çatı örtüsü ile tavan
    dösemesi arasında kullanılmayan boslukların oldugu binalarda, ısı yalıtımı tavan dösemesi
    üzerine serilerek uygulanır. Çatı arasının yasam mekânı olarak kullanıldıgı binalarda ısı yalıtımı
    çatı seviyesinde yapılır. Ahsap konstrüksiyon çatılarda ısı yalıtımı merteklerin arasına, altına
    veya üstüne yapılabilir. Betonarme kırma çatılarda ise genellikle beton yüzeyin üstüne yapılır.
    Teras çatılarda ısı yalıtımı, su yalıtım katmanının üstüne veya altına yapılabilir. Isı yalıtımı
    levhalarının su yalıtımının üzerinde yer aldıgı detaya "ters teras çatı"; su yalıtımı katmanının ısı
    yalıtımı levhalarının üzerinde bulundugu detaya ise "geleneksel teras çatı" denilmektedir. Ters
    teras çatı detaylarında su yalıtım örtüleri aynı zamanda buhar kesici vazifesi görmektedir.
    Çatılarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımı detayları birlikte çözülmeli ve konforlu ortam elde etmek
    için malzemeler birbirleriyle uyumlu seçilerek mutlaka yogusma tahkiki yapılmalıdırDuvarlarda yalıtım ise, çesitli malzemelerin genellikle duvarlara monte edilmesiyle, binanın
    dısından, içinden veya iki duvar katmanının arasından yapılabilir. Dıstan yapılan uygulamalar ile
    cephenin tümüne ısı yalıtım malzemeleri sabitlenebildiginden; ısı köprüleri olusmaz. Aynı
    zamanda uygulama dıs taraftan yapıldıgı için duvarlar sıcak kalır ve yogusma meydana gelmez.
    Dıs cephelerde kullanılacak olan ısı yalıtım levhaları bu uygulama için özel olarak üretilmis
    olmalıdır.
    ki duvar arası veya içten yapılan ısı yalıtım uygulamaları; kısa süreli kullanılan yazlıklar, dag
    evleri gibi yapılarda tercih edilir. Genel olarak bu uygulamalarda ısı yalıtım levhaları duvarın iç
    yüzeyine uygulanır. Bu uygulamalarda ısı köprülerine karsı önlem alınmalı ve mutlaka yogusma
    tahkiki yapılmalıdır. Yogusma tahkiki neticesinde buhar kesici kullanımına ihtiyaç olup
    olmadıgına karar verilmelidir (Resim 3).
    Resim 3: Bina Yalıtımı Uygulama Örnekleri
    Pencerelerde iyi bir ısı yalıtımı, kaliteli, sızdırmaz, dogru uygulanmıs ve düsük ısı geçirgenlik
    degerlerine sahip dogramalar ve yalıtım camı üniteleri ile mümkündür. Binalardaki kapılar da
    enerji verimliligi göz önüne alınarak seçilmelidir (Resim 4).
    Resim 4: Yalıtım Camı Ünitelerinin Kesitleri
    Isı yalıtımının önemli bir unsuru da tesisatların ve ekipmanlarının (vana, armatür vb.)
    yalıtılmasıdır. Isıtma veya sogutma tesisatında yalıtım özellikle ısıtılmayan veya sogutulmayan
    hacimlerden geçen tesisat boru veya kanallarının yalıtım malzemeleriyle kaplanması ile yapılır.
    Sogutma ve ısıtma tesisatlarının ısı yalıtımı ile büyük enerji tasarrufu saglanır, isletme maliyeti
    düser. Buhar ve kaynar su tesisatlarında yüzey sıcaklıgının yüksek olması nedeniyle insanların
    kazaya ugramasının önüne geçilmis olur. Ayrıca kazan dairesinin asırı ısınmasından dolayı
    diger sistemlerin zarar görmesi ve ısı köprüleri önlenir (Resim 5).Isı yalıtımı, yalnızca çesitli yalıtım malzemeleriyle yapılan bir islem olarak algılanmamalıdır. Isı
    yalıtımı daha tasarım asamasında baslaması gereken bir süreçtir. Isı kaybını etkileyen en
    önemli unsurların basında, yapının içinde bulundugu çevresel faktörler gelir ve tasarımcılar bu
    faktörleri dikkate almalıdır.
    Isı yalıtımını etkileyen dıs faktörler sunlardır:
    Cografi özellikler: Enlem-boylam, binanın bulundugu bölgenin egimli ya da düz, yesil ya da
    kurak olusu gibi
    klim özellikleri
    Rakımı
    Arsanın özellikleri: Yön, komsu parsellerle beraber arsanın imar durumu özellikleri
    Mekânların bakacagı yönler: Yasam mekânlarının kuzeye bakmaması ve oturma odasının
    güneye, yatak odasının doguya bakması gibi.
    Etkin bir ısı yalıtımı için bu faktörlerin, tasarım açısından baslayarak dikkatle ele alınması ve
    binanın bu dıs etkilere en fazla direnç gösterecek sekilde tasarlanması gerekir.
    7 Isı Yalıtımı Malzemeleri
    Isı yalıtım malzemeleri; ısı kayıp ve kazançlarının azaltılmasında kullanılan yüksek ısıl dirence
    sahip özel malzemelerdir. Avrupa standartlarında ısı iletkenlik katsayıları 0,06-0,10 W/m.K'nin
    altında olan malzemeler, ısı yalıtım malzemeleri olarak tanımlanır.
    Isı yalıtımı amacı ile kullanılan ürünler açık gözenekli ve kapalı gözenekli olarak
    sınıflandırılabilir. Açık gözenekli veya elyaflı malzemelere; camyünü, tasyünü (mineral yünler),
    ahsap yünü, seramik yünü, cüruf yünü; kapalı gözenekli malzemelere ise EPS genlestirilmis
    polistiren, XPS ekstürüde polistiren, elastomerik kauçuk, polietilen köpügü, cam köpügü örnek
    verilebilir.
    Bu malzemeler genellikle çatı, duvar, döseme ve zemin gibi yapı elemanlarında ve tesisatlarda
    kullanılır. Bu malzemelerin yanı sıra pencereleri olusturan kaliteli dogramalar ile yalıtım camı
    üniteleri de ısı yalıtımında büyük önem tasır (Resim 6).
    Yalıtım camı üniteleri türlerine göre asagıda gruplanmıstır:• Standart yalıtım camı üniteleri
    • Özel ısı kontrol kaplamalı yalıtım camı üniteleri
    • Özel ısı ve günes kontrol kaplamalı yalıtım camı üniteleri
    Resim 6: Kaplama Yalıtım Camı Üniteleri
    Isı yalıtım ürünlerinin temel amacı, yapı elemanlarının ısı iletim direncini artırmaktır. Bu nedenle
    bu ürünlerin yalıtma özelligini ısı iletim katsayıları belirler. Isı iletim katsayısı ne kadar düsükse,
    o ürünün yalıtım özelligi artar. Bu nedenle, yalıtım ürünlerinin ısı iletim katsayısının düsük
    olması istenir. Yanı sıra uygulanacagı detaya göre yalıtım malzemelerinin; ses sönümleme
    degerleri, yangın karsısındaki performansları, su emme degerleri, donma çözülme dayanımı,
    yük altındaki uygulamalar için basma dayanımları malzeme seçiminde önemli rol oynar.
    Kullanım kolaylıgı ve ekonomik olması da ısı yalıtım ürünlerinde aranan diger özelliklerdir.

    Güncelleme : 2009-03-05
  Okunma: 7522 - Yorum: 0 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -