Müzikal Film
Ana Britannica

Müzikal film, müzik ve dans ögelerine dayanan, şarkılı ve danslı bölümlerin olay örgüsüyle bütünleştiği filmlerdir.
Müzikal sinema, belirli bir gösteri geleneğiyle türün gerektirdiği zengin malzeme ve kadrolara sahip olan ABD'de doğmuş ve gelişmiş, 1930'larla 1940'larda, Büyük Bunalım ve II. Dünya Savaşı'nın sıkıntılı ortamında izleyicilerini katı gerçeklerden uzaklaştırıp renkli düşlere ***ürerek büyük yaygınlık kzanmıştır. Zaman zaman başka ülke sinemaları türün gelişimine katkısı olan filmler çıkardıysa da müzikal film, ağırlıkla Hollywood'a özgü bir tür olarak kaldı.

İlk sesli film olan Al Jolson'lı The Jazz Singer'ı (1927; Caz Şarkıcısı), bu yeniliği değerlendirip kazanç sağlamak amacıyla alelacele hazırlanmış bir dizi müzikli film izlemişti. Bu ilk dönemin az sayıda nitelikli filmlerinden biri, 1928-29 en iyi Oscar'ını alan Broadway Melody'ydi (1929; Broadway Melodisi). İlk müzikal film olarak kabul edilen
Broadway Melody, gösteri dünyasını işleyen konusu ve yapısıyla daha sonraki birçok müzikal film için de model oluşturmuştu.

Alman yönetmen G. W. Pabst 1931'de Bertolt Brecht ve Kurt Weill'ın Die Dreigroschenoper'inden (Üç Kuruşluk Opera) ciddi bir müzikal film yaptı. Ama 1930'ların en sevilen müzikalleri, ABD'li yönetmen Busby Berkeley'nin kalabalık kadrolu, renkli, gösterişli filmleriydi. Daha önce Broadway'de kareograf olan Berkeley, bilinen öykülerin çatısı içinde titizlikle hazırlanmış dans sahneleri kullanıyordu. Berkeley'nin "Gold Diggers" (1933-37, Koca Avcıları) dizisi, Footlight Parade (1933, Ramp Işığı Geçidi) ve Forty-Second Street (1933, Kık İkinci Sokak) adlı filmlerinde rol alan Joan Blondell, Ruby Keeler, Dick Powell gibi sanatçılar ünlü müzikal oyuncuları oldular. Müzikal sinemada daha sonra oyuncu çiftler ön plana çıktı ve Fred Astaire - Ginger Rogers, Nelson Eddy - Jeanette MacDonald gibi çiftlerin başarısı giderek Berkeley gösterilerini geride bıraktı.

1930'ların sonlarıyla 1940'ların başlarında, Judy Garland'lı The Wizard of Oz (1939, Billur Köşk/Küçük Kızın Rüyası), Babes on Broadway (1941, Bebekler Broadway'de), Meet Me St. Louis (1944, Sensiz Olamam) ve Bing Crosby'li Going My Way (1944, Yolumda Giderken/Benim Yolum), The Bells in St. Mary's (1945, St. Mary'nin Çanları) gibi müzikallerde, olay örgüsü ile müziğin daha gerçekçi bir bileşimine doğru yönelişin belirtiileri görülüyordu. Müzikal alanında Hollywood şirketleri arasında süren büyük rekabbette de Metro-Goldwyn-Mayer (MGM) öne geçmişti. Vincent Minelli, Gene Kelly, Stanley Donen gibi sanatçıların katkılarıyla MGM müzikalleri türün en nitelikli örenkleri oldu ve 1940'ların sonuyla 1950'lerin başında Amerikan müzikalinin klasikleri ortaya çıktı. Bunlar arasında Easter Parade (1948, Eğlenceler Perisi), On the Town (1949, Denizciler Geliyor/Şen Denizciler), An American in Paris (1951, Paris'te Bir Amerikalı), Singin' in the Rain (1952, Yağmur Altında), The Band Wagon (1953, Asri Aşıklar/Büyük Gösteri) ve Kiss Me Kate (1953, Öp Beni Kate) sayılabilir.

1950'lerde özgün müzikal filmlere olan talep azalırken, Broadway'de başarı kazanmış oyunlardan uyarlanan Oklahama! (1955), Guys and Dolls (1955), The King and I (1956, Kral ve Ben), South Pasific (1958) gibi filmler büyük gişe gelirleri elde etti.
Büyük müzikaller döneminin sonu olan 1960'larda uyarlamalar West Side Story (1961, Batı Yakasının Hikayesi), My Fair Lady (1964, Benim Tatlı Meleğim), The Sound of Music (1965, Neşeli Günler) gibi yapımlarla sürdü.
Daha önce Sweet Charity (1969, Tatlı Charity) müzikalini yapmış olan Bob Fosse'un Cabaret (1972, Kabare) filmi, siyasal bakışıyla müzikal sinema içinde özgün bir yer edindi. Bu yılların önemli müzikal yapıtları arasında Francis Ford Coppola'nın Finian's Rainbow (1968, Finian'ın Gökkuşağı) ve One from the Heart (1982, Yürekten Biri), Norman Jewison'ın Jesus Christ Superstar (1973), Martin Scrosese'in New York New York (1977), Milos Forman'ın Hair (1979, Bırak Güneş İçeri Girsin) filmleri sayılabilir. ABD dışından birkaç ilginç örnek de, Fransız yönetmen Jacques Demy'nin Les Parapluies de Cherbourg (1964, Cherbourg Şemsiyeleri) ve Les Demoiselles de Rochefort (1966, Tatlı Günler) filmleriyle İngiliz yönetmenlerden Carol Reed'in Oliver (1970) ve Ken Russel'ın Tommy (1975) adlı yapıtlarıdır.
Son dönemde Saturday Night Fever (1978, Cumartesi Gecesi Ateşi), Grease (1978), Flashdance (1983) gibi filmlerde kalkış noktası ve ağırlık disko müziğindeydi. Bu dönemin en nitelikli müzikallerinden biriyse Fosse'un All That Jazz (1979) adlı yapıtı oldu.