Orta Avrupa, kıtanın Baltık Denizi ile Akdeniz ülkeleri arasında kalan bölümünü kapsar. Büyük Tuna Irmağı güneye doğru, çapraz biçimde bölgeyi geçer. Orta Avrupa bölgesi Kuzey Avrupa Ovası'nın Almanya ve Polonya bölümlerini, Güney Almanya ve Bohemya yaylalannı, Alp Dağlan'nın en yüksek bölümlerini ve Orta Tuna bölgesindeki büyük Macaristan Ovası'nı içine alır. Bu yüzden görünümü Doğu Avrupa'nmkine göre çok büyük çeşitlilik gösterir.


Orta Avrupa'nın geniş vadiler ve havzalarla bölünmüş olması, geçmişte buralarda çok sayıda küçük devletin kurulmasına neden oldu. Bunlann bir bölümü Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya İmparatorluğu örneklerinde olduğu gibi büyüyerek imparatorluklara dönüşmeyi başardıysa da tekrar parçalandılar.

SSCB'deki düzlüklerden Pripet Bataklığı ile aynlan kuzeydeki ova, Polonya ile Almanya arasında bölünmüştür. Üç büyük yavaş akışlı ırmak, Elbe, Oder ve Vistül bu ovada kuzeyden güneye doğru akar. Eski zamanlarda burası kanşık ormanlarla kaplıydı; Polonya'nın birçok bölümünde olduğu gibi, toprağın kumlu ve verimsiz olduğu yerlerde hâlâ öyledir. Ama killi, zengin bir toprağı olan geniş ırmak vadilerindeki ağaçlar kesildi ve buralar verimli tarım alanları oldu. Bu yöredeki çayırlar da iyi otlaklardır. Öteki yerlerde en iyi topraklarda buğday ve şekerpancarı, daha az verimli topraklarda ise çavdar ve patates yetiştirilir. Denize akan ve kısa dönemlerin dışında ender olarak buz tutan ırmaklar, vadi-lerdeki çiftliklerin ürünlerini Hamburg, Szczecin ve Gdansk (Danzig) gibi limanlara taşır.


Kuzeydeki ovanın güney sınırında, Orta Avrupa'nın en önemli kömür yataklarına sahip olan Ruhr, Saksonya ve Silezya vardır. Yayladan çıkarılan maden cevheri ve koyunlardan elde edilen yün, buralarda, ortaçağdan başlayarak, l işçiliği ile kumaş ve cam yapımının gelişmesine neden oldu. Çekoslovakya, Güney Almanya ve Güney Polonya'da büyük sanayi merkezleri vardır. Bu ovanın güney bölümündeki korunaklı ırmak vadileri, tahıl ve kök bitkilerinin yanı sıra üzüm ve tütün gibi ılıman iklim isteyen bitkilerin de yetiştirildiği zengin tarım alanlarıdır. Yukarı Ren Vadisi bu tür topraklara bir örnektir.


Alp Dağlan, İsviçre'yi baştan başa geçer ve Tuna'ya yaklaşırken kollara aynlır. Tuna'nın öteki yanında, Karpat Dağlan, Macaristan Ovası'nı kuşatacak biçimde bir yay çizer. Batı Avusturya'dan Balkan Yarımadası'na doğru başka bir dağ sırası iner. Bu sıra, Adriya Denizi kıyılannı izleyerek Yunanistan'a inen batı kolu ile Yugoslavya ve Bulgaristan'ı geçerek Karadeniz'e ulaşan doğu koluna ayrılır. Bu dağ sıralan ulaşım ve iletişim açısından ciddi birer engeldir. Bu dağlardaki belli başlı geçitler, Tuna'nın Viyana yakınlannda dağlarda açtığı yol; Sava Irmağı'nın Adriya Denizi kıyısındaki Triyeste'den kıtanın içlerine doğru akarken Yugoslavya'da Ljubljana yakınlannda açtığı geçit; Belgrad çevresinden geçen ve Yunanistan'da Selanik yakınlarında denize dökülen ırmaklann oluşturduğu gediklerdir. Demiryollan için Alpler'in yüksek orta bölümlerinde tüneller yapılmıştır. Tuna, Viyana'dan Romanya'daki Demirkapı adı verilen dar boğaza kadar, Alp Dağları ile Karpat Dağlan tarafından kuşatılmış geniş bir düzlükte akar. Macaristan Ovası ya da Alföld diye bilinen bu düzlük, SSCB'nin güneyindeki-ne benzer çayırlık bir alandır. Burada domuz, sığır ve at yetiştirmenin yanı sıra buğday ve mısır da üretilir. Tuna, Demirkapı'yı geçtikten sonra, Romanya'da, öncekine benzeyen bir başka büyük ovayı geçerek Karadeniz'e dökülür. Bu ovanın kuzey bölümünde petrol yatakları vardır.