Kaleleri, sıcağı ve kebaplarıyla ünlü kentimiz:

Adana
Antik Kilikya Bölgesinin önemli şehirlerinden biri olan Adana, Hititlerden Osmanlı'ya kadar birçok medeniyetin beşiği. Mitolojiye göre ismini gök tanrısı Uranüs'ün oğlu Adanus'tan aldığı rivayet edilen kent günümüzde ülkemizin önemli ticaret merkezlerinden biri sayılıyor.

Görülecek yerler:
Seyhan Nehri üzerinde Roma eseri Taş Köprü, Bölge Arkeoloji Müzesi, Ramazanoğlu Beyliği Döneminde Halil Bey tarafından 1507 yılında kesme taştan yapılmış Ulu Camii, Ramazanoğlu Medresesi, yapımına Ziya Paşa tarafından başlanan kesme taştan yapılma Büyük Saat Kulesi, Atatürk'ün Adana'da konakladığı Adana Atatürk Evi Müzesi kent içinde görülebilir.

Adana-Ceyhan yolu üzerinde 27 km.'de bulunan Misis'te müze içi taban mozaiği,tarihi 9 gözlü taş köprü, kervansaray ile aynı yolun 30. km'sinde Yılankale ilgi çeken yerler arasında. Yılankale ortaçağda Çukurova'nın Haçlı işgali döneminde 12. yy'da Ceyhan Nehri kenarındaki hakim tepeye yaptırılmış. Hem ovayı hem de tarihi İpek yolunu kontrol etmiş, bulunduğu doğal kaynaklarla bütünleşmiş. Sağlam surları kale meydanına, üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenlerin kullanılmış olması ile fethedilmesi çok güçleştirilmiş. Ramazanoğlu Beyliği döneminde 1357'den itibaren terk edilen kalenin adı Kovara iken ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi 17. yy' da yörede Şahmaran Efsanesinden dolayı Şahmaran Kalesi adını vermiş. Daha sonra Yılankale adını alan kale Anavarza, Tumlu ve Kozan Kalelerinin görüş ve alanı içinde yer alıyor. Dik kayalar arasındaki patikadan tırmanılan kaleye çıkış yarım saat sürüyor. Kale eteğinde Faik Şahan işletmesi Yılankale Turistik Tesisleri Restoran Kafe, rehberlik hizmeti veriyor. Adana- Osmaniye yolunun 80. km' sinde siyah taşlardan yapılmış 12 burçlu Toprakkale bulunuyor. Yoldan 1 km içerideki kale, araçla eteğine dek yaklaşma imkanı veriyor. Bir başka kale Osmaniye'den 15 km kuzeyde yer alan Hierapolis Kastabala. M.Ö. 1. yy'da kurulmuş Roma Kenti sütunlu caddesi, Bazilika, tiyatro kalesi ile bol çukurlu, bozuk yoluna rağmen ilgi çekiyor.


Adana'ya 130 km. uzaklıkta son Hitit kenti Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi yer alıyor. Aslantaş Baraj Gölü manzaralı kentte 1 km.'lik yürüyüş turu ile Fırtına Tanrısı Baal'ın heykeli, sfenksler, kabartma ve yazıtlar görülüyor. Günübirlik piknik alanı da bulunan Milli Park'ta gişede satılan sandal ağacından yapılma kuşbaşlı çerezlik, kaşık gibi ağaç işleri beğeni topluyor. Görülmesi gereken önemli kalelerden biri de Adana-Kozan yolunun 70. km'sindeki Anavarza Ören yeri tırmanılması oldukça zahmetli ve yorucu olan görkemli kale manzarası ve esintili havasıyla çıkmaya değer güzellikte. Anavarza çevresinde ise Roma Zafer Takı, sütunlar, bekçi evi bahçesinde mozaikler ilgi çekiyor.

Biraz da deniz: Antik Klikya'nın önemli liman kentinde Ayas Kalesi, Süleyman Kulesi, Markopolo İskelesi, deniz mağaraları ile ünlü Yumurtalık sahili Adana'nın sıcağından kaçanların uğrak yeri. Lacivert renkli deniz, temizliği ile de dikkat çekiyor. Ayazkule Tesisleri kamp, disko, bar, restoran hizmeti ile rağbet görürken bölgede birçok pansiyon ve dinlenme yeri bulunuyor. Adana'nın bir başka sahili Karataş'ı Yumurtalık'a bağlayan köy yolları ise oldukça bakımsız.

Adana Atatürk Müzesi
Seyhan Caddesi üzerinde 19.yy'da yapılmış, geleneksel Adana evlerinden olan müze, iki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kagir bir yapıdır. Ramazanoğullarından Suphi Paşa'ya ait olan bu evde Mustafa Kemal Atatürk, 15 Mart 1923 yılında eşi Latife Hanım'la beraber misafir olmuşlar, restore edilen bina 1981 yılında müze müdürlüğüne bağlı olarak hizmete girmiştir.

Atatürk'ün Adana'ya geliş tarihi olan 15 Mart günü, her yıl resmi törenlerle bu müzede kutlanıyor. Müze binasının alt katında bilimsel çalışma odası, kütüphane, üst katında ise sofa, yatak odası, basın odası, çalışma odası, mücahitler odası, oturma odası, Hatay odası, silah odası, yaver odası, Kuva-i Milliye odası bulunmaktadır. Atatürk Adana'yı 9 kez ziyaret etmiştir.

NASIL GİDİLİR?
Hava yolunu tercih edenler Adana-İstanbul seferiyle kentin içine iniyorlar.Karayoluyla İstanbul'dan özel araçla çıkanlar Bolu dağı geçişi hariç Akkaya'ya dek otoban konforuyla daha sonra Aksaray, Ulukışla, Pozantı yoluyla tekrar otobana kavuşarak Tarsus yakınından Adana'ya rahatça ulaşabilirler. Kale çıkışlarındaki yürüyüşler için lastik ayakkabı, şort, şapka ve yanınıza su almayı ihmal etmeyin.

NE YENİR?
Adana'ya gidipte kebap yemeden dönülmez tabii, kentte kebapçı çok. Bunlar içinde en ünlülerinden biri de Ziyapaşa Bulvarı üzerindeki ''Yüzevler Kebap Salonu''. Hızlı ve tecrübeli servis ekibine sahip restoranda siparişiniz Adana Kebap ise önce kıyılmış bir çoban salata, kesilmiş iri bir limonun süslediği bir tabak dolusu zümrüt yeşili maydanoz, bir tabakta rende havuç, kıyılmış marul, tuz, sumak, biberle yoğrulup ince doğranmış soğan ve bir sepet sıcak lavaş ekmek sofranıza geliyor. Üzeri naneli kıvamlı cacık ile bir de şalgam suyu sipariş edebilirsiniz. İçerken yudum yudum burukluğunu hissedebileceğiniz soğutulmuş şalgam suyu rakiplerine fark atacak lezzette. Adana'da sadece şalgam suyu satan dükkanlara da rastlanıyor. Bunlar içinde 1947'den beri hizmet veren Kana Şalgam ve Hacının Şalgam suyu beğeniliyor. Nihayet kömür ateşinde pişirilmiş yanında ızgara domates, biber ilaveli kebap, özel yufka ekmek üzerinde masanıza servis ediliyor. Acısı ve lezzetiyle farklı kebap sonrası sıcak steril poşet içinde el bezi servisi yapılıyor. Aydoğdu Kardeşlerin İşletmesi'nin bir şubesi de İstanbul Göztepe'de hizmet veriyor.Bir başka restoranda Adana'nın sahili Yumurtalıktan ismi ''Gel de Gör'' restoranda yöre balıkları çipura, levrek, lüferi İşletmeci Yücel Kumburlu'nun eşi pişiriyor. Renk renk teknelerin süslediği limanı seyrederek, ayağınızın toprağa bastığı manzaralı restoranda mevsim salatası Hatay'dan getirilen özel nar ekşisi ile yapılıyor. Pul biber, sumak, sarmısakla lezzetlendirilmiş sos tarifi anlatılmaz güzellikte. Adana'nın her yerinde şalgam suyu bidonlarla satılıyor. İçi boşalmamış şalgamlardan kaynamış suyla yapılanı tercih ediliyor. Bir de Bici var, serinlemek için yenen bir çeşit nişastalı muhallebi. Üzerinde buz rendelenip kar yapılıyor. Pudra şekeri renkli şerbet ve gülsuyu dökülüp yeniliyor. Manzarası karlı Torosları anımsatıyor...

ŞALGAMIN FAYDALARI
Kırmızı havuç, şalgam turpu, mayalı su ve tuzdan doğal olarak katkı maddesi kullanılmadan imalat edilen şalgam suları;

* İştah açar.
* Sindirimi kolaylaştırır.
* Antidoksin özelliktedir.
* Süt asidi, Fosfor, Kalsiyum içerir, kemik ve dişleri kuvvetlendirir.
* A1,B1 ve C vitaminleri içerir, Stresi önler ve sinirleri yatıştırır.
* Mide ve Karaciğere faydalıdır. İçindeki potasyum kaslara ve kalbe faydalıdır.
* Kalp, Damar ve Gözler için yararlı özellikleri sahip olduğu belirtiliyor.