24 Ocak 1517'de Kahire alindi. 4 Subat 1517'de Yavuz büyük bir törenle Kahire'ye girdi ve Misir Memlükleri'ne bagli Abbasi halifeligine son verdi. Yakalanan Tumanbay idam edildi.

Misir Seferi sonunda Suriye, Filistin ve Misir Osmanli hakimiyetine girdi. Ayrica Hicaz ve yöresi de Osmanli topraklarina katildi. Dogu ticaret yollari tamamen Osmanlilarin eline geçti. Elde edilen ganimetler ve alinan vergilerle Osmanli Hazinesi doldu.

6 Temmuz 1517'de Emanet-i Mukaddese (Mukaddes Emanetler) denilen ve aralarinda Hz.Muhammed'in (S.A.V) hirkasi, disi, sancagi ve kilici da bulunan esyalari, Hicaz'dan Yavuz Sultan Selim'e gönderildi. 29 Agustos 1516'da Hilafet Abbasi soyundan Osmanli Soyuna geçti.

Yavuz Sultan Selim, Ayasofya Camii'nde yapilan bir törenle, son Abbasi halifesi Üçüncü Mütevekkil'den (kendi deyimiyle Hadim-i Haremeyn-i Serifeyn) Haremeyn-i Serifeyn, yani Mekke ve Medine'nin hizmetkari ünvanini devraldi ve böylece bütün Müslümanlar'in dini ve siyasi lideri oldu.

Rivayete göre, Üçüncü Mütevekkil kürsüye çikip, Halifeligi Osmanli Padisahi Sultan Selim Han'a devrettigini açikladi. Sirtindaki cübbeyi Yavuz'a elleriyle giydirdi. Halifelik nisanlarindan sayilan kilici elleriyle Yavuz'un beline bagladi. Yavuz Sultan Selim, o andan itibaren Müslümanlar'in dini ve dünyevi lideri oldu. Artik yalniz padisah olarak degil, "halife" olarak da anilacakti ve ondan sonra gelen tüm padisahlar da ayni zamanda halife olacaklardi.


Yavuz Sultan Selim, tahti devraldiginda 2.375.000 km.kare olan Osmanli topraklarini sekiz yil gibi kisa bir sürede 6.557.000 km.kareye çikarmayi basardi. Devletin gelismesi için de bir çok faaliyeti oldu. Çok düzenli çalisan bir casus teskilati vardi. Bu sayede ülke içinden ve disindan istedigi bilgileri alan Yavuz Sultan Selim'in adam seçiminde büyük bir isabet yetenegi vardi.