You´re like teardrops in my eyes You are the sun that always shines

You are the one i ever needed - i love you still - i hope you hear it!

(Gözlerimdeki yas gibisin Herzaman parlayan günessin Sen bu güne kadar
ihtiyac duydugumsun - seni hala seviyorum - umarim duyuyorsundur! )


The shortest word for me is I, the sweetest word for me is LOVE, but the only word for me is YOU

2 good 2 be 4 gotten
[Unutulmak icin fazla iyi]


To the world you are just one person but to one person you may be the world
[Dünya icin sadece bir insansin ama bir kisi icin bütün dünyasin]


Is that a gun in ur pocket or are you just happy to see me?
[Cebindeki bi tabancami yoksa beni gördügüne mi sevindin sadece?]


Don't hate the player, hate the game
[Oyuncudan nefret etme oyundan nefret et]



Do you belive in love at first site, or should I walk by again?
[Ilk gørüste aska inanirmisin yoksa tekrarmi geceyim?]



I'm loved by some, hated by many, but wanted by many
[Bazi kisiler tarafindan seviliyorum, bicok kisi tarafindan nefret ediliyorum ama bicok kisi tarafindan arzulaniyorum]


Your are my sunshine, my only sunshine, you make me happy all day long!
so please don´t take my sunshine away from me!
(Sen benim günesimsin, sadece benim günesim, bütün gün beni mutlu ediyorsun!
o yüzden lütfen günesimi alma benden!)


You never get a second chance to make a first impression
(Hic bir zaman 2 bir sansin olmaz birinci izlenim icin)


You cannot find true love where it does not truely exist and you cannot
hide it where it truely does
(Gercek aski gercek yasanmayan bir yerde bulamazsin ve
gercek oldugu




Honk if you love (name), then drive your car into the nearest tree!
[Hönk, eger (isim) seviyorsan arabani git ve en yakin agaca carp!]


I'm not smiling at you, I'm just trying not to laugh!
[Ben senin haline gülümsemiyorum, sadece kahkaha atmamaya calisyorum]


Love make you blind I know, because you don't see me
[Ask kör eder biliyorum, cünkü beni görmüyosun]