Öz Türkçe Kelimeler ve Karşılıkları - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Öz Türkçe Kelimeler ve Karşılıkları

  1. A

    Ab : Su
    Aba : Keçe
    Abacı : Keçeci
    Abacılık : Keçecilik
    Abaküs : 1.Çörkü 2.Sayıboncuğu
    Abbasî : Abbasoğlu
    Abbasîler : Abbasoğulları
    Abdomen : Karın
    Abdüktör : Uzaklaştırıcı
    Aberasyon : Sapınç
    Abes : 1.Gereksiz 2.Saçma 3.Boş 4.Yersiz 5.Sürevsiz
    Abesle iştigal etmek : Boş işlerle uğraşmak
    Āb-ı zer : Altın suyu
    Āb-ı hayat : Bengisu
    Ābide : Anıt
    Ābideleşmek : Anıtlaşmak
    Ābideleştirmek : Anıtlaştırmak
    Ābidevî : Anıtsal
    Ablatif : Ayrılma (eki)
    Abluka : Kuşatma
    Ablukaya alınmak : Kuşatılmak
    Ablukaya almak : Kuşatmak
    Abone : Sürdürümcü
    Abone etmek : Sürdürümcü yapmak
    Abonelik : Sürdürümcülük
    Abone olmak : Sürdürümcü olmak
    Abonman : Sürdürüm
    Abrasif : Aşındırıcı (kimya)
    Absorban : Soğurucu, soğurgan (kimya)
    Absorbe etmek : 1.Soğurmak (dirimbilim) 2.Emmek
    Absorbsorpsiyon : 1.Soğurma 2.Emme
    Abstraksiyon : Soyutlama
    Abstraksiyonist : Soyutçu
    Abstraksiyonizm : Soyutçuluk
    Abstre : Soyut
    Absürd : 1.Saçma 2.Anlamsız 3.Usdışı
    Absürd komedi : Saçma güldürü
    Acayip : Tansı
    Acayipleşmek : Tansılaşmak
    Acayipleştirmek : Tansılaştırmak
    Acayiplik : Tansılık
    Acele : 1.İvedi 2.İvedilikle
    Aceleci : İvecen
    Acelecilik : İvecenlik
    Acele etmek : Çabuk olmak
    Acemî : Toy
    Acemîce : Toyca
    Acemîlik : Toyluk
    Acemlalesi : Güneştopu
    Acente : İşletme
    Acil : İvedi
    Acilen : İvedilikle
    Aciz : 1.Güçsüz 2.Düşkün 3.Yetersiz
    Acuze : Kocakarı
    Açık gri : Kır
    Adab-ı muaşeret : Görgü kuralları
    Adale : Kas
    Adaleli : Kaslı
    Adalesiz : Kassız
    Adalet : 1.Tüze, türe 2.Yargı 3.Eşitlik
    Ādap : 1.Görgü 2.Yordam
    Adaptasyon : Uyarlama
    Adapte etmek : Uyarlamak
    Adapte olmak : Uyarlanmak
    Adaptör : Uyarlaç
    Addetmek : Saymak
    Addolunmak : Sayılmak
    Ademoğlu : Kişioğlu
    Adet (Ar): Türkçe'de kullanılması çoğu kez yersizdir.
    Ādet : Görenek
    Ādetâ (Ar “âdeten”den yanlış): Neredeyse
    Ādî : 1.Niteliksiz 2.Aşağılık 3.Sıradan
    Ādil : Eşitlikçi
    Adlî : 1.Türel 2.Yargısal
    Adli süreç : Yargısal süreç
    Adli kuvvet : Yargısal güç
    Adliye : Yargılık
    Adliye Sarayı : Yargı Konağı
    Adres : Bulunak
    Adsorpsiyon : Yüze soğurma
    Af : Bağışlama
    Affedersiniz : Bağışlayın
    Affetmek : Bağışlamak
    Aferist : Çıkarcı
    Aferizm : Çıkarcılık
    Afirmasyon : Kesinleme
    Afiş : Ası
    Afişe : Bildiri
    Afişe edilmek : Açığa vurulmak
    Afişe etmek : Açığa vurmak
    Afiyet olsun : Esenlikler , esenlik olsun
    Aforizma : Özsöz
    Aforoz : Dışlama
    Aforoz edilmek : Dışlanmak
    Aforoz etmek : Dışlamak
    Agnosi : 1.Bilinemezlik (felsefe) 2.Tanısızlık (tıp)
    Agnostik : Bilinemezci
    Agnostisizm : Bilinemezcilik
    Agora : Alan
    Agora fobi : Alan ürküsü
    Agrandisman : Büyültme
    Agrandisman etmek : Büyütmek
    Agrandisman ettirmek : Büyülttürmek
    Agrandisör : Büyülteç
    Agrandize etmek : Büyültmek
    Agreman : Uygunluk
    Agresif : Hırçın
    Agresifçe : Hırçınca
    Agresiflik : Hırçınlık
    Agresivite : Hırçınlık
    Aguş : Kucak
    Ağustos : Derim
    Ağustosböceği : Cırcırböceği
    Ağyar : Yabancılar
    Ahbap : Gönüldeş
    Ahbaplık : Gönüldeşlik
    Ahdetmek : Ant içmek --> Antlamak
    Ahenk : 1.Uyum 2.Ezgi
    Ahenkli : Uyumlu
    Ahenksiz : Uyumsuz
    Aheste : Yavaş
    Ahit : Antlaşma
    Ahitleşmek : Antlaşmak
    Ahitname : Antlaşma
    Ahize : Kulaklık
    Ahkam : Yargı(lar)
    Ahlât : Suyuklar
    Ahmak : Bön
    Ahmakça : Bönce
    Ahmaklık : Bönlük
    Aht : Ant
    Ahu : Maral,burçın
    Ahval : Durum(lar)
    Aidat : Ödenti
    Aidiyet : İlişkinlik
    Aile : Bark
    Ailecek : Barkça
    Ailevî : Barksal
    Ait : İlişkin
    Aitlik : İlişkinlik
    Ajan : Çaşıt
    Ajanda : Günce
    Ajanlık : Çaşıtlık
    Ajan provokatör : Kışkırtman
    Akabinde : Ardından
    Akıbet : Son
    Akıl : 1.Us 2.Bellek 3.Öğüt
    Akılcı : Usçu
    Akılcılık : Usçuluk
    Akılda tutamamak : Bellekte tutamamak
    Akılda tutmak : Bellekte tutmak
    Akılda kalmak : Bellekte kalmak
    Akıl dışı : Usdışı
    Akıllandırmak : Uslandırmak
    Akıllanmak : Uslanmak
    Akıllı : Uslu
    Akıllıca : Usluca
    Akıllılık : Usluluk
    Akılsız : Ussuz
    Akılsızca : Ussuzca
    Akılsızlık : Ussuzluk
    Akıl vermek : Öğüt vermek
    Akis : 1.Yansıma 2.Yankı
    Akit : Sözleşme
    Akl-ı selim : Sağduyu
    Aklî : Ussal
    Aklîleştirme : Ussallaştırma
    Akliye : Us sayrılıkları
    Akraba : Hısım
    Akrabalık : Hısımlık
    Akran : Yaşıt
    Akredite : 1.Yetkilendirilmiş 2.Yetkili
    Akrostiş : Adlık
    Aks : 1.Dingil 2.Eksen
    Aksam : Bölümler
    Aksam-ı seba : Yedi bölüm (yazınbilim)
    Aksan : Vurgu
    Aksetmek : 1.Yansımak 2.Yankılanmak
    Aksettirmek : Yansıtmak
    Aksi : Ters
    Aksi istikamet : Ters yön
    Aksilik : Terslik
    Aksine : Tersine
    Aks-i sada : Yankı
    Aksiyom : Belit
    Aksiyon : 1.Etki 2.Etkime 3.Eylem
    Aksülamel : 1.Tepki 2.Tepkime
    Aktif : Etkin
    Aktifleşmek : Etkinleşmek
    Aktifleştirici : Etkinleştirici
    Aktifleştirmek : Etkinleştirmek
    Aktiflik : Etkinlik
    Aktif metod : Etkin yöntem
    Aktif rol oynamak : Etkin olmak
    Aktivist : 1.Etkinci 2.Eylemci
    Aktivite : Etkinlik
    Aktivizm : 1.Etkincilik 2.Eylemcilik
    Aktüalite : Güncellik
    Aktüel : Güncel
    Aktüelleşmek : Güncelleşmek
    Aktüel olmak : Güncelleşmek
    Akustik : 1.Yankıbilim 2.Yankılanış
    Akut : İleri
    Akuzatif : Belirtme (eki)
    Akü(mülatör) : Akımtoplar
    Akvam : Uluslar
    Alafranga : Fransal 2.Avrupal 3.Batısal
    Alafrangalık : 1.Fransallık 2.Avrupallık
    Alâka : İlgi
    Alâkadar : İlgili
    Alâkadar etmek : İlgilendirmek
    Alâkadar olmak : İlgilenmek
    Alâka göstermek : İlgilenmek
    Alâkalı : İlgili
    Alâkasız : İlgisiz
    Alâmet : Belirti
    Alâmet-i farika : Ayırtaç
    Alaniyet : Açıklık
    Alârm : Uyarı
    Alaturka : 1.Türksel 2.Doğusal
    Alaturkalık : 1.Türksellik 2.Doğusallık
    Albinizm : Akşınlık
    Albino : Akşın
    Alelacele : Çarçabuk
    Alelade : Sıradan
    Alenen : 1.Açıkça 2.Açıktan açığa
    Alenî : Açık
    Aleniyet : Açıklık
    Ālet : Araç
    Alet edevat : Araç gereç, takım taklavat
    Aleyh : Karşıtlık
    Aleyhinde konuşmak : Kötülemek
    Aleyhinde olmak : Karşıt olmak
    Aleyhtar : Karşıt
    Aleyhtar olmak : Karşıt olmak
    Aleyhte oy : Karşıt oy
    Alfabe : İmcelik, abece
    Alfabetik : 1.İmceliksel, abecesel 2.Dizinsel
    Alg : Su yosunu
    Ali : Yüce
    Ali cenab : Yüce gönüllü
    Alim : 1.Bilimci 2.Bilge
    Alimlik : Bilimcilik
    Allah : Tanrı
    Allahsız : Tanrısız
    Allah vergisi : Tanrı vergisi
    Almanak : Yıllık
    Alternatif : 1.Seçenek 2.Seçeneksel 3.Seçimsel 4.Dalgalı akım (fizik)
    Altimetre : Yükseklikölçer
    Altruist : Özgeci
    Altruizm : Özgecilik
    Âmâ : Kör
    Ama : Ancak
    Aman Allahım : Aman Tanrım
    Aman yâ Rabbî : Aman Tanrım
    Ambalaj : Sarıt
    Ambalajcı : Sarıtçı
    Ambalaj yapmak : Sarıtlamak, sarmak
    Amblem : Belirtke
    Amel : Edim
    Ameli : Edimsel
    Amele : Edimen
    Amik ovası : Derinova
    Amir : Buyurman
    Amitoz : Eşeysiz
    Amitoz bölünme : Eşeysiz bölünme
    Amme : Kamu
    Amme davası : Kamu dilevi
    Amme hukuku : Kamu tüzesi
    Amme idaresi : Kamu yönetimi
    Amme nizamı : Kamu düzeni
    Ampirik : Deneysel
    Ampirist : Deneyci
    Ampirizm : Deneycilik
    Amplifikatör : Yükselteç
    An : Kıpı
    Anadan üryan : Çırılçıplak
    Anafor : Çevrinti
    Anagalis : Tavukotu
    Anahtar : Açar
    Anahtarcı : Açarcı
    Anahtarcılık : Açarcılık
    Anahtarlık : Açarlık
    Anakronik : 1.Çağaşımsal 2.Çağdışı
    Anakronizm : 1.Çağaşım 2.Çağdışılık
    Analitik : Çözümsel
    Analiz : Çözümleme
    Analiz etmek : 1.Çözümlemek 2.Değerlendirmek
    Analjezik : Ağrı kesici
    Anane : Gelenek
    Ananecilik : Gelenekçilik
    Ananeleşmek : Gelenekleşmek
    Ananeleştirmek : Gelenekleşmek
    Ananevi : Geleneksel
    Anarşi : Kargaşa
    Anarşik : Kargaşalı
    Anarşist : Kargaşacı
    Anarşizm : Kargaşacılık
    Anatomi : Gövdebilim
    Anatomik : Gövdebilimsel
    Anavatan : Anayurt
    Anber çiçeği : Yayla çiçeği
    Ançüez : Balık ezmesi
    Anekdot : Öykücük
    Anemi : Kansızlık
    Anemik : Kansız
    Anemometre : Yelölçer, akışölçer
    Anemometri : Yelölçüm
    Angaje : Bağımlı
    Angajman : Bağlantı
    Ani : Kıpıl
    Aniden : Birden
    Ankebut : Örümcek
    Anlık : Kıpıl
    Anonim : 1.Adsız 2.Ortak
    Anons : Duyuru
    Anons etmek : Duyurmak
    Anormal : 1.Olağandışı 2.Dengesiz 3.Aykırı
    Anormallik : 1.Olağandışılık 2.Dengesizlik 3.Aykırılık
    Anot : Artıuç
    Ansambl : Topluluk
    Ansızın : Birden
    Antagonist : Yağı
    Antant : Antlaşma
    Antet : 1.Başlık 2.Simge
    Antet koymak : Başlık koymak
    Antetli : Başlıklı
    Antetsiz : Başlıksız
    Anti-biyotik : Dirimkıran
    Anti-damping : Karşı düşürüm
    Anti-entellektüalizm : Aydın karşıtlığı
    Antik : Eskil
    Antik devir : İlkçağ
    Antikite : İlkçağ
    Antimon : Rastıktaşı
    Anti-pati : 1.Sevimsizlik 2.Soğukluk 3.İticilik
    Anti-patik : 1.Sevimsiz 2.Soğuk 3.İtici
    Anti-tez : Karşı sav
    Antoloji : Seçki
    Antrakt : Ara
    Antre : Giriş
    Antrparantez : Ayraçta
    Apolet : Omçak,omuzluk
    Aposteriori : Sonsal
    Apostrof : Kesme imi
    Apriori : Önsel
    Aptal : Şapşal
    Aptalca : Şapşalca
    Aptallık : Şapşallık
    Ar : 1.Ut,utanma 2.Utanç
    Arabesk : Arapsal
    Arabiyat : Arapbilim
    Aranje etmek : Düzenlemek
    Aranjman : Düzenleme
    Aranjör : Düzenlemeci
    Ardiye : Yığımlık
    Areometre : Yoğunlukölçer
    Aerometri : Yoğunlukölçüm
    Argo : Yozdil
    Argüman : Kanıt
    Arıza : Bozukluk
    Arızalı : Bozuk
    Arıza yapmak : Bozulmak
    Arif : Bilge
    Arife : Öngün
    Aritmetik : Sayıbilim
    Aritmetik dizi : Eşartanlı dizi
    Arkaik : 1.Aşnı 2.Eskil
    Arkaist : 1.Aşnıcı 2.Eskilci
    Arkaizm : 1.Aşnıcılık 2.Eskilcilik
    Arkeolog : Kazıbilimci
    Arkeoloji : Kazıbilim
    Arkeolojik : Kazıbilimsel
    Arketip : İlkörnek
    Armoni : Uyum
    Arozöz : Yersular
    Arsız : Utanmasız
    Arşiv : Belgelik
    Artifisyel : Yapay
    Artikülasyon : Boğumlanma
    Arz : 1.Yeryüzü 2.Enlem
    Arz : Sunu
    Arz etmek : Sunmak
    Arz-talep dengesi : Sunu-istem dengesi
    Arz-ı hal : Dilekçe
    Arz-ı halci : Dilekçeci
    Arzu : Dilek
    Arzu etmek : Dilemek
    Arzuhal : Dilekçe
    Arzuhalci : Dilekçeci
    Arz ve talep : Sunu ile istem
    Asa : Değnek
    Asabı bozulmak : Sinirleri bozulmak
    Asabi : 1.Sinirli 2.Gergin
    Asabilik : Sinirlilik
    Asabiye : Sinir sayrılıkları
    Asabiyet : Sinirlilik
    Asalet : 1.Soyluluk 2.Asallık
    Asaleten : Asalca
    Asaleti tasdik olunmak : Asallığı onaylanmak
    Asap : Sinir(ler)
    Asayiş : 1.Düzen 2.Güvenlik
    Asayiş ber-kemal : Düzen sağlandı
    Asgari : En az --> Azra
    Asıl : 1.Asal 2.Kök 3.Kaynak 4.Gerçek 5.Temel
    Asıllı : Uyruklu
    Asılsız : 1.Dayanaksız 2.Gerçekdışı
    Asır : 1.Yüzyıl 2.Çağ
    Asırlık : Yüzyıllık
    Asil : Soylu
    Asimilasyon : 1.Benzeşme 2.Eritme
    Asimile etmek : 1.Benzeştirmek 2.Eritmek
    Asimile olmak : 1.Benzeşmek 2.Erimek
    Asker : Süer
    Askeri : Süersel
    Askeri levazımat : Süer gereçleri
    Askeriye : 1.Ordu 2.Süerlik
    Askerlik : Süerlik
    Asli : 1Asal 2.Birincil 3.Temel
    Asrî : 1.Çağdaş 2.Çağcıl 3.Çağsal
    Asrîleşmek : 1.Çağdaşlaşmak 2.Çağcıllaşmak
    Asrilik : 1.Çağdaşlık 2.Çağcıllık
    Asteriks : Yıldız (imi)
    Astrolog : Yıldızbilimci
    Astroloji : Yıldızbilim
    Astrolojik : Yıldızbilimsel
    Astronom : Gökbilimci
    Astronomi : Gökbilim
    Astronomik : 1.Gökbilimsel 2.Uç
    Asuman : Gökyüzü
    Aşikâr : Apaçık
    Aşinâ : Tanıdık
    Aşinâlık : Tanışıklık
    Aşiret : Oymak
    Aşık : 1.Sevgen 2.Tutkun 3.Vurgun 4.Ozan
    Aşk : Sevi
    Aşkar : Sarışın
    Atavist : Atacı
    Atavizm : Atacılık
    Ateist : Tanrısız,Tanrıtanımaz
    Ateizm : Tanrısızlık, Tanrıtanımazlık
    Atelye : İşlik
    Ati : Gelecek
    Atizm : İçe kapanış
    Atik : Çevik
    Atlet : Koşucu
    Atmosfer : Buğuyuvar
    Atölye : İşlik
    Avanak : Alık
    Avangart : Öncü
    Avanproje : Öntasarı
    Avans : Öndelik
    Avanta : Çıkar
    Avantür : Serüven
    Avare : Aylak
    Avarelik : Aylaklık
    Averaj : Ortalama
    Avukat : Savunman
    Ayna : Gözgü
    Aynen : Olduğu gibi
    Aynı : Özdeş
    Aynılık : Özdeşlik
    Aynısı : Özdeşi
    Aynî : Nesnesel
    Aynî yardım : Nesne yardımı
    Ayniyat : Nesneler
    Ayniyat saymanı : Nesne saymanı
    Aysberg : Buzdağı
    Ayyaş : İçken,içkici
    Ayyuka çıkmak : Yayılmak
    Aza : Üye
    Azade : Özgür
    Azadelik : Özgürlük
    Azalık : Üyelik
    Azamet : Ululuk
    Azami : En çok --> Çokra
    Azap : Ezinç
    Azar : Paylama
    Azarlamak : Paylamak
    Azarlanmak : Paylanmak
    Azat etmek : Özgürleştirmek
    Azatlık : Özgürlük



    Güncelleme : 2017-06-20
  2. 2008-08-15 #2
    B

    Bade : Süci
    Badem : Payam
    Badem ağacı : Payam ağacı
    Bademcik : Pay*****
    Badem ezmesi : Payam ezmesi
    Bademiçi : Payamiçi
    Bademlik : Payamlık
    Badem sakızı : Payam sakızı
    Badem yağı : Payamyağı
    Badire : Güçlük
    Bahadır : Yiğit
    Bahane : Nedensi
    Bahar : İlkyaz
    Bahar : Ot
    Baharat : Otyam
    Baharatçı : Otyamcı
    Bahir : Deniz
    Bahis : 1.Konu 2.Söz 3.Öcür
    Bahis mevzuu : Söz konusu
    Bahse girmek : Öcürleşmek
    Bahsetmek : Söz etmek
    Bahse var mısın ? : Öcüre var mısın ?
    Baht : 1.Mut 2.Yazgı
    Bahtiyar : Mutlu
    Bakî : 1.Ölümsüz 2.Kalıcı,kalımlı
    Bakiye : 1.Kalan 2.Artan
    Balans : Denge
    Balast : Kırmataş
    Balya : Dengi
    Banal : Sıradan
    Bandaj : Sargı
    Bandajlamak : Sargılamak
    Bandıra : Sancak
    Banliyö : Palanka
    Banyo : Yunak
    Banyo yapmak : Yunmak
    Bar : İçkilik
    Baraj : Büğet
    Barbar : İlkel
    Bari : En azından
    Barikat : Engel
    Bariz : Belirgin
    Barometre : Basınçölçer
    Barometri : Basınçölçüm
    Basiret : Öngörü
    Basiretli : Öngörülü
    Basiretsiz : Öngörüsüz
    Basit : 1.Kolay 2.Yalın 3.Sıradan
    Basit cümle : Yalın tümce
    Basitleşmek : 1.Sıradanlaşmak 2.Kolaylaşmak 3.Yalınlaşmak
    Basitleştirmek : 1.Kolaylaştırmak 2.Yalınlaştırmak
    Basket : Manka
    Basketbol : Mankatopu,çembertopu
    Basketbolcu : Mankatopçu
    Basketbolculuk : Mankatopçuluk
    Baskül : Tartı
    Baston : Değnek
    Basur : İğnik
    Başkâtip : Başyazman
    Başkonsolos : Büyükelçi
    Başkonsolosluk binası : Büyükelçilik
    Başkumandan : Başkomutan
    Başmakale : Başyazı
    Başmuharrir : Başyazar
    Başşehir : Başkent
    Başvekalet : Başbakanlık
    Başvekil : Başbakan
    Batıni : İçrek
    Bayii : Satıcı
    Bayilik : Satıcılık
    Baz : Temel
    Bazen : Ara sıra, arada bir
    Bazı : 1.Kimi 2.Birkaç
    Bazıları : Kimileri
    Bazısı : Kimisi
    Bedbaht : Mutsuz
    Bedbin : Kötümser
    Bedbinlik : Kötümserlik
    Beddua : 1.İlenç 2.Ah
    Beddua etmek : 1.İlenmek 2.Ah etmek
    Bedel : Karşılık
    Beden : Gövde
    Bedeni : Gövdesel
    Bedevî : Göçebe
    Bedir : Dolunay
    Bednos : Yaban tavuğu
    Behemahal : Kesinlikle
    Beis : Sakınca
    Beka : 1.Kalıcılık 2.Ölümsüzlük
    Beleşçi : Otlakçı
    Beleşçilik : Otlakçılık
    Benchmarking : Bilgileşim
    Bende : Köle
    Bendeniz : Köleniz
    Beraat : Aklanma
    Beraat etmek : Aklanmak
    Beraber : Birlikte
    Berabere : Eşit
    Berabere kalmak : Eşitlikte kalmak
    Beraberlik : 1.Birliktelik 2.Eşitlik
    Berrak : 1.Duru 2.Saydam
    Beste : Ezgi
    Besteci : Ezgici
    Bestekar : Ezgici
    Beşaret : Muştu
    Betonyer : Karmaç
    Bevliye : Siybilim
    Bevliyeci : Siybilimci
    Beyan : 1.Açıklama 2.Bildirim
    Beyanat : Demeç
    Beyan etmek : 1.Açıklamak 2.Bildirimde bulunmak
    Beyanname : Bildirim
    Beyaz : Ak
    Beyazlaşmak : Ağarmak
    Beyaz menekşe : Manta
    Beyhude : Boşuna
    Beyit : İkilik
    Beynelmilel : Uluslararası
    Beyzade : Beyoğlu
    Beyzbol : Sopatopu
    Beyzbolcu : Sopatopçu
    Bezirgan : Tecimen
    Biberon : Sütlük
    Bibliyofil : Betiksever --> Betikçil
    Bibliyografi : Kaynakbilim
    Bibliyografik : 1.Kaynakbilimsel 2.Kaynakçal
    Bibliyografya : Kaynakça
    Biblo : Süslük
    Biçare : Umarsız
    Bidat : Uyduruk
    Bienal : Yılaşırı
    Bigane : 1.İlgisiz 2.Yad
    Bigudi : Sarmaç
    Bihaber : 1.Salıksız 2.Bilgisiz
    Bijuteri : Takı
    Bijuterici : Takıcı
    Bijutericilik : Takıcılık
    Bilafasıla : Aralıksız
    Bilahare : Sonra
    Bilaistisna : Ayırmaksızın
    Bilakis : Tersine
    Bilavasıta : Doğrudan
    Bilet : Girimlik
    Biletçi : Girimlikçi
    Biletçilik : Girimlikçilik
    Bilhassa : Özellikle
    Billur : Sırça
    Bilumum : Bütün
    Bina : Yapı
    Binaen : Dayanarak
    Binaenaleyh : 1.Bundan dolayı 2.Dolayısıyla
    Bina etmek : Kurmak
    Birader : 1.Erkardeş 2.Arkadaş
    Birleşmiş Milletler : Uluslar Derneği --> Ulustay
    Bitap : 1.Bitkin 2.Yorgun 3.Argın
    Biyografi : Yaşamöyküsü
    Biyografik : Yaşamöyküsel
    Biyolog : Dirimbilimci
    Biyoloji : Dirimbilim
    Biyolojik : 1.Dirimbilimsel 2.Dirimsel
    Biyometri : Dirimölçüm
    Biyometrik : Dirimölçümsel
    Biyometrisyen : Dirimölçümcü
    Biyonik : Dirimkurgusal
    Bizatihi : 1.Kendisi 2.Kendiliğinden
    Bizzat : Kendi
    Blender : Karıştırıcı
    Bobin : Sarımlık
    Bodyguard : Koruman
    Bohem : Önemsemez,aldırışsız
    ***s : Yumrukoyunu
    ***sör : Yumrukoyuncu
    ***sörlük : Yumrukoyunculuğu
    Bone : Başlık
    Bonjur : Günaydın
    Bonkör : Eliaçık,açmık
    Bonsuvar : Tünaydın
    Bora : Boğanak
    Botanik : Bitkibilim
    Botanikçi : Bitkibilimci
    Böbürlenmek : Kasıntılanmak
    Braki sefal : Kısa başlı
    Branş : 1.Alan 2.Dal 3.Kol
    Bronz : Tunç
    Bronzlaşmak : Tunçlaşmak
    Bronzlaştırmak : Tunçlaştırmak
    Broşür : Betikçe
    Brulör : Yakaç
    Buat : Kutu
    Bubi : Bombacık
    Bu cihetle : Bu nedenle
    Budala : Bön
    Budist : Budacı, Burkancı
    Budizm : Budacılık, Burkancılık
    Buhar : Buğu
    Buharlaşmak : Buğulaşmak
    Buharlı : Buğulu
    Buharsız : Buğusuz
    Buhran : Bunalım
    Buhur : Tütsü
    Buhurdan : Tütsülük
    Buhurdanlık : Tütsülük
    Bu kadar : 1.Bunca 2.Bu denli
    Bukalemun : Bürüngen, kaya keleri
    Bukle : 1.Büklüm 2.Kıvrım
    Buldozer : Yoldüzer
    Burjuva : Kentsoylu
    Burjuvazi : Kentsoyluluk
    Burs : Öğrenimlik
    Buse : Öpücük
    Bu suretle : Böylece
    Butik : Giyimevi
    Buton : Düğme
    Buzhane : Buzevi
    Büluğ : 1.Ergenlik 2.Yetişme
    Bünye : Yapı
    Bünyevi : Yapısal
    Bürka : Peçe
    Bürleks : Savruklama
    Büyük Şelale : Çavlan




  3. 2017-06-20 #3
    ANADOLUDA KULLANILAN ÖZ TÜRKÇE KELİMELER

    aba: çeket, abla, yağmurdan korunmak için koyun yününden çoban giysisi.
    aboo: hayret etmek, şaşırmak.
    abuu: çok, aşırılığı derece acıma ifade etmek için ünlem sözü.
    acer: yeni
    aga : baba
    ağartı: süt mamülleri.
    ağıl: etrafı çalılarla örülen koyun ve keçilerin barınma yeri
    ağızbağ: çuval için ip
    ağu-ağı : zehir
    ahbın: hayvan gübresi
    ahır: hayvanların barındığı yer.
    ala ağız : geveze
    alaçık: çobanların evleri.
    alaf: ateş yalımı gibi sıcaklık
    alayı : hepsi
    alayı: hepsi
    ale : dur
    alen : dur
    aleyçik : bahçe kulubesi
    alık : eşek palanı
    alkış vermek: biri için dua etmek
    ambar: ağaçtan yapılan buğday gibi kuru bakliyat konulan yer.
    amel: ishal
    araya gitti : boşa gitti
    ark : su yolu
    asbap : çamaşır
    asbap : elbise
    asifinik: naftalin
    asik : eksik
    aş: yemek .çorba
    aşşa : aşağısı
    atlas : kumaş, değerli saten
    avlu : ev önündeki çevrili alan
    avrat: kadın
    ayrıksı : yabancı gibi azık : yiyecek
    azık: yol yemeği
    baa : gerçekten mi?
    babal : vebal
    balçık:çamur
    başa kakmak :iyiliği söylemek
    batasıca : bir çeşit beddua
    bayahdan: demin
    bayak :biraz önce
    baytar : veteriner
    bazlama : ince ekmek
    bazlama : saç üzerinde yapılan yufkadan biraz kalın ekmek
    bazlama :yağlı veya yavan biraz kalın açıkmış katmer ekmek
    bek: pek, çok
    belik :örülmüş saç
    belleki: örneğin
    bellemek :öğrenmek
    beniz :yüz, çehre, yüz rengi
    beriki :yakındaki
    berk :sıkı, sert
    besleme :yetiştirilen kimsesiz çocuk
    bezmek: usanmak
    bıçkı : testere
    bıldır :geçen sene
    bibi : hala
    bibi :hala (babanın bacısı)
    bir demlik: temelli, kalıcı
    bire :erkeklere hitap
    bohça: bezden yapılmış içine çeyiz eşyası sarmaya yarayan çıkın
    bor :nadaslı (kessekli) tarla
    boran :fırtına
    bosdan :bahçe, salatalık
    boydan :uzun kadın elbisesi
    boyraz: yel, poyraz yeli
    boyunduruk: öküzleri koşmaya yarayan ağaçtan aygıt.
    bön :saf, aptal
    börk :başlık, şapka
    bulambaç :pekmezle un karışımı hafif koyu yiyecek
    bundan keri :bundan sonra
    buyurcu :davet eden
    büküm :4 adet katlanmış yufka (1büküm)
    büvelek :büyük baş hayvanları rahatsız eden sinek
    cahal :cahil, bilgisiz
    cangama :gürültü, kavga
    cavlak : boynu tüysüz tavuk
    cavlak : dazlak tüysüz
    cazı :kötü huylu yaşlı kadın
    ceç :buğday,ürün yığını
    cenderme : jandarma
    cerek :ince uzun düzgün ağaç
    cerek: uzun çıta
    cerge : römoka takılarak sap saman taşımaya yarayan ağaç
    cılbanmak: soyunmak
    cılga : patikayol
    cılk : içi çürümüş yumurta
    cıncık :cam, cam parçası
    cıngıl: üzüm cıngılı
    cırcır: fermuar
    cıvık : fazla katı olmayan
    cibik çalmak: alkış
    cingan : çingene
    culuk : hindi
    cücük : civciv
    ç
    çalgı: ahır süpürgesi
    çalık : toprakta yetişen bir bitki
    çalkama : ayran
    çantı : tavan
    çardak: üzeri örtülü ahşaptan yapılmış yüksekce dinlenme yeri.
    çarık :deriden dikilmiş ayakkabı türü (eskiden)
    çarkıt: kırık,bozuk
    çaşır:dağda yetişen bir tür ot
    çebiş:bir yasındaki keçi
    çerçi :satıcı, gezerek satan
    çevirme :sac üstünde pişirilen kalıca açılmış yufka
    çığrışmak :ağlamak (topluca)
    çıkı: bohça
    çıngı: kıvılcım
    çıvgın: kışın karla karış tipi şeklinde esen rüzgar
    çifte :iki namlulu tüfek
    çimmek : banyo yapmak
    çipri : küçük kıyılmış odun
    çit : çalılarla örülmüş bahçe dış korumalığı
    çot :kötürüm, eli ayağı tutmayan
    çot: sakat
    çöğdürmek: işemek
    çömçe : kepçe
    çörtük : dağ armudu
    çuha :kumaş, dokuma
    çul : minder
    çuval :içerisine tahık koymak için büyükçe torba
    dadanmak: alışkanlık haline getirmek
    dalamak :ısırmak (köpekler için)
    danitlemek : bakmak
    darı : mısır
    davar : koyun sürüsü
    davar :koyun ve keçi sürüsü
    dehe:orada,ilerde
    dek/dölek dur: akıllı
    deşirici :dilenci
    devre :yanlış, başka türlü
    deynek :sopa
    deze :teyze
    dımıtmak : hareketsiz hale getirmek
    dışlık :rahat, huzur
    dıvrak: kullanışlı,ufak
    dikme : kavak fidanı
    dil: anahtar
    dilli: konuşgan
    dinelmek : ayakta durmak
    dinelmek: sorutmak, ayakta durmak
    dirgen: ot toplamada kullanılan parmaklı demir alet
    dolukmak: gözleri yaşla dolmak
    domur domur:yumru yumru
    donuz:domuz
    dölek: düzgün
    dölek: düzlük,düz
    döş. göğüs
    dulda: korunaklı yer siper kuytu
    dulda: rüzgar esmeyen yer
    duluk: evin yan tarafı yeri
    duluk: yanak
    düğürcük: bir çeşit çorba,bulgurun ince hali
    dümbük : pezevenk
    dümbül: kuru kalabalık,çokuntu(başına dümbülü toplamış...)
    dürüm: 4 adet dürülmüş yufka ekmek
    düve : dişi dana
    düven : eskiden kullanılan hasat aleti
    ebe : nine
    ede: baba veya yaşlı kişiler, davulcu
    eke: anaç,olgun,kurnaz
    ekelenmek: övünmek,havaya girmek
    ellaham: herhalde
    ellam: sanırım
    ellik : eldiven
    emaaçer: adamakıllı
    eneme: kısırlaştırmak.
    enik: kedi ve köpek yavrusu
    entere : uzun bayan elbisesi
    ergen: genç.
    eringeç: iş yapmaya isteksiz olan
    erinmek: üşenmek
    erişte: bir tür hamurlu çorba
    ertelik: sahur
    eserekli: sinirli, asabi
    essah: gerçek
    eşgi : ekşi
    eşmek : kazmak
    etlik: besili sığır
    evelik: geniş yapraklı bir tür ot
    evlek: tarlanın bölümlere ayrılmış herbir parçası
    evmek: acele etmek
    evrağaç : tandırda pişen ekmeği çevirmeye yarayan ağaç sopa
    evrağaç: ekmeği döndermede (evirmek) kullanılan tahta
    eyağa: kaburga
    eylenmek: durmak
    fer: derman
    ferik : civcivin büyümüş hali
    ferik: taze, körpe, olgunlaşmamış
    ferman: derman
    fırlanmak: dolanmak,dönmek
    fingirdemek: oynaşmak
    firek: eski büyük anahtar
    fistan: kadın elbisesi, entari
    fol: tavuğun altına konan sahte yumurta
    gabarcık: balon
    gada: dert, bela
    galıç : orak
    gapsalık: küçük bahçe kapısı
    garaçor: kağnıların ön kısmına kurulan düzenek
    garez: kin.
    garık: bahçelerin parsellenmiş herbir bölümü
    gasnak: kalburun çemberi
    gatıhlaş: bir yemek
    gatık: ayran
    gavır: kafir
    gayda: düzen, oyun,(tam gaydasına getirdi)
    gayıt: düğün için düzen yapmak,alış veriş
    gebeş : çirkin
    gece oktu : gece vakti
    geçgere : ikikişinin kollarından tutarak yük taşıdığı araç
    gene : kene
    gerek:lazım,ihtiyacı olmak
    gever : küçük sulama yolu
    gever: tarla sulamak için yapılmış küçük ark
    gıbal: kabaca görüntü
    gıcır : yeni
    gımılgımıl: yavaş yavaş
    gıran: öldürücü salgın hastalık
    gırmızı:salça,kırmızı,al
    gıvı : koyun pisliği
    gıyak: düzgün, bakımlı, gösterişli
    gızan: çiftleşme dönemine girmiş dişi köpek yada kedi
    gızınmak ateşte ısınmak
    gicimik:hayvanlarda kaşınma hastalık
    gicişmek : kaşınmak
    gicişmek: kaşınmak
    gilik : ottası delik tandır ekmeği
    gocuk : kaban
    golan: yünden örülerek yapılan ip.
    goö: mavi, gök yüzü
    goşamlamak: avuçlamak
    goya: herhalde (goya bizi tehdit edyor)
    goyurmak: bırakmak
    goyurmak: serbest bırakmak
    gozer : büyük delikli elek
    göcek: ekinin yeşil ve küçük hali
    göğ: mavi
    göp: kağnıların arka tarafı
    göresi gelmek:özlemek
    görümce: kocanın kız kardeşi.
    göze : su kaynağı
    gözel: güzel.
    gubür : süprüntü,çöp
    gubür küreği : çöp küreği
    gulunç: kürek kemikleri arası
    gumpür: patates
    gunnacı: hamile
    gunnamak: doğurmak
    gurk : kuluçkaya yatmış tavuk
    gursak: boğaz.
    gübür: süprüntü
    gütmek: hayvanları otlatmak
    güyüm: ıbrıktan büyükçe su kabı.
    güz: sonbahar
    habe : heybe
    hacet: araç, gereç
    hamut atların boynuna takılarak arabayı çekmesini sağlayan alet
    hapan: un çuvalı
    haral : büyük çuval
    hasım: düşman
    haşeri: yaramaz, ele avuca sığmaz
    havas: heves, istek
    hayma : kışın hayvanlara yedirilen ot yığını
    hedik : kaynamış buğday
    hel : yırtıcı kuş
    hela : tuvalet
    helik: dolgu taşı
    helke: su veya süt taşımak için kova.
    herg : sürülmüş tarla
    hergele : eğitilmemiş at sürüsü
    hergele: başıboş kendi başına
    heye: evet
    hezen: tavana dik kolonların da tuttuğu ana ağaç kolon
    hırlama: köpeğin saldırı öncesi sesi.
    hısta: pay, hak
    hıyar : salatalık
    hıyar salatası : cacık
    hodul: kalın, kaba.
    hol : kuluçkaya konulan yumurta
    hor: düşmanca olumsuz karşılama
    horanta: ev halkı
    hoşbeş: sohbet
    hule : ocak havalandırma deliği
    hürük : tam olgunlaşmamış buğday başağının ateşte pişirilmesi
    ıcık: azıcık, biraz
    ıradiyo: radyo.
    ırbık: ibrik
    ırgalanmak: sallanmak
    ırgat: işçi
    ısmarıç: sipariş
    ıstar: kilim tezgahı
    ıvır zıvır : küçük önemsiz seyler eşya.
    içlik: gömlek
    iğdiş: hadım edilen (kısırlaştırılan)
    ilaan: leğen
    ilaançe: leğencik
    ilançe : büyük bakır tabak
    ilkindi : ikindi
    ipdi: önce
    iskemle: sandalye:
    işlik : gömlek
    işmar: işaret, kaş göz etmek
    it : köpek
    ivedi : hızlı
    kadın
    kakınç: yüze söylenen iyilik
    kalak : tezek istifi
    kalan: artık
    kalık: kalmış, zamanı geçmiş
    ******: dişi.
    kanırmak:
    karsambaç: kar ile karışık
    kasefet: gam, keder
    kavlak: kavlayan, kabuğu soyulan dazlak
    keh: köşe
    kele: bayanlara hitap
    kele: ya veya hey anlamanda
    keleş: güzel
    keli : iki tarla arasındaki sınır
    kemçik: kuru zayıf eğri çene
    kemirtlek: gırtlak
    kenef : tuvalet
    kepmek çökmek, göçmek
    kerme : tezek
    kertmek: hafif çizip iz bırakmak
    kes : otttan yapılan saman
    kesean : tarla faresi
    kesek : toprak kütlesi
    keven : dikenli bir bitki
    kevgir : süzgeç
    kılavlamak: bilemek
    kırklık : koyun kıkma makası
    kırklık: makas
    kırmızı: domates
    kısır: yavrusuz insan veya hayvan
    kısmık: cimri
    kız
    kirkit : halı kilim dokuma aracı
    kişiflemek: gözetlemek
    kişiflemek: gözetlemek, röntgencilik
    koğu: dedi kodu
    kokulu yağ: kolonya
    kombe: yayla çöreği
    konez : fino köpeği
    kopmak: koşmak
    kosguluç : ucu sivri ağaç
    koynek : atlet
    koyurmak: bırakmak
    kömbe : içi patatesli fırın ekmeği
    kömüş : manda
    kösüre : bileme taşı
    köynek: gömlek, atlet
    köztavası : küçük çöp küreği,sobanın külünü boşaltmak için kullanılan kürek
    kurun : su yalağı
    külek : ağaçtan yapılan silindir kap
    külüstür: çok eski.
    künde : hergün
    lavaş : tandırda pişen ince ekmek
    lepir lepir: çürümüş dökülmek üzere olan
    lo : yuvarlak taş veya beton ile yapılan ağır silindir
    loda : samanı kışın açık arazide saklamak üzeri kapatılan saman yığını
    ma: tavan
    maarim: meğerse
    made: ondan başka
    madem: öyle ise
    mağbeyn: salon
    makat : divan
    malamat: kepaze, rezil
    manak : yufkanın katlanmış hali (kaşık gibi)
    mancınık: tahtadan, avlu kapılarının açılmaması için arkasına konulan ağaç.
    marga: at arabasını çekmek için atların bağlandığı araç
    masat: bileme taşı
    mayışmak: gevşemek
    mazı: tekerleri bağlayan ağaç
    mecal: güç, derman
    melefe: ince bez yorganın iç yüzü
    menik: halı ve kilim ipi (sarılmış hali)
    meses: öküz sopası
    meses: ucu çivili öküz sopası
    meşrep : su tası
    meymenetsiz: işe yaramaz
    mıh: çivi (sanırım farsça)
    mil : su dbinde toplanan ince kum yığını
    muhaat olmak: korumak,sahip olmak
    muhanet : kimseyle paylaşmayan
    mukayet: sahip olmak, bırakmamak
    namazla : seccade
    neader: ne kadar
    neçe: nice
    nic'oluk: ne olmuş, nasıl olmuş
    nizah: kavga dövüş
    nizah: kavga,münakaşa
    nodul: hayvanlara hız vermek için ucunda çivi çakılı sopa
    noorek: ne yapalım
    nörüyon : ne yapıyorsun
    okenmek : taklıt etme
    okumak: çağırmak,davet etmek
    okuntu: davetiye
    oluk: 1-olmuş, 2-damlardan yağmur suyı akan boru
    omaç: yemek çeşidi
    oncaaz: o kadarcık
    onulmaz: yapılmaz, tamir olmaz
    ödlek: korkak
    ökbeleşmek: inatlaşmak
    öksüz oğlan çiçeği : kardelen
    ören: eski yıkılmış duvar
    örk : hayvan otlatmak için kullanılan ip veya zincir
    örme: kıldan örülmüş kalın ip
    öşür : vergi
    ötean: önceki gün
    ötürük: ishal
    ötüüz: öte yüz (dağın arkası)
    öyke: sinir
    öz: çayırlık yer
    papah: şapka
    pece: baca peşkir: havlu
    peşgır : havlu
    pırtı: kumaş
    pinelik: kümes
    pus: duman
    pürçüklü : havuç
    rapata: bezden yapılmış tandıra ekmek yapıştırma aleti
    sağmak: süt çıkarmak
    sako: kalın palto
    sal: ölü taşıma aracı
    sarı erik : kayısı
    sası: kötü, otsu koku savış: geç (buradan geç)
    savuşmak
    sayrı: hasta
    sazak: soğuk esen rüzgar
    sedir : divan
    seki: basamak halindeki
    seki: oturma icin yerden yüksek yer
    seklem: buğday çuvalı
    sekmen : merdiven,basamak
    sere serpe: yere serilmiş vaziyette
    serpenek : çatı saçağı
    seyip: serbest bırakılmış
    seyirsiz: terbiyesiz, cahil
    sınamak: denemek
    sındı : makas
    sınıkçı : kırık-çıkıkları tedavi eden kişi
    sırım: deriden yapılmış çarık bağı
    sırımak yorgan dikmek
    sıtgı: yürekten, gönülden
    sıyırgı: kar kürüme aracı
    sin: mezar
    sini : yuvarlak tepsi
    sinirmek: yediğini hazmetmek
    sofa : koridor
    soğukkuyu : lastik ayakkabı
    sohranmak: homurdanmak
    soku dibek
    soku: buğday döverek, yarma yapmak için içi oyulmuş taş
    sokum: lokma
    soluk: nefes
    sorutmak: ayakta durmak
    soyak: cins, soy
    soyka: ölen kişinin eşyaları
    soykana kala: beddua (öl de dağıtılsın)
    suçukmak: suçlu gibi suçlu duruma düşmek
    sumsuk: yumruk
    susa: yapılmış yol
    süaanpe : yassı taş
    sürek: sığır sürüsü
    süsmek: hayvanın kafası ile itmesi
    sütlü : sütlaç
    süve: pervaz
    şahbaz : çalışkan, iş bilir
    şalvar: geniş pantolon türü giyecek
    şamar: tokat şarmıta: utanmaz, edepsiz
    şavkı: yansıması
    şelek: insan yükü
    şelek: sırtta odun yükü
    şemsi gamer : ayçiçeği
    şemşamer: çekirdek,ayçiçeği
    şıllık: 1 evlerin çatısına dökülen çamur 2 ahlaksız şımarık kız
    şıvgın: yeni sürmüş filiz
    şikir: surat
    şindi: şimdi
    şipşipi : terlik
    şire: tatlı
    şişirtmeç : balon
    şor: laf, söz
    şörük: salya
    tabaka : tütün koymak için kap
    talan: yağmalamak, hırsızlamak
    tamah : muhanet
    taman: hani
    tamaşa: seyretmek
    taptan düşmek: güçsüz,dermansız kalmak
    tavatır: zorlu
    teke : erkek keçi
    tekne : römork
    temelli: devamlı
    terki: ata binenin arkasına oturmak
    terlik : bere
    teşt : leğen
    tezzek : hayvan dışkısından yakacak
    tığ:mil,yakışıklı
    tılısım: büyü.
    tike : krutulmuş kuşbaşı et
    tohmalamak: cok yiyerek tam bir rahatsızlık hali
    toklu : bir yaşındaki kuzu
    toklu: bir yaşındaki kuzu
    tomar: topluca, hepsi
    tosba: kaplumbağa.
    tuman bol ve geniş olarak dikilmiş bayan pantolonu
    tummak: suya dalmak
    tünek: tavuk sığınağı.
    tütün : duman
    uflah : büyük bıçak
    ummak: bir şeyler beklemek
    ura : hamur açarken kullanılan un
    urgan : kalın sağlam örgülü ip,halat
    urum : rum
    uruplağa: çeyrek şinik
    usluplu: görgü bilen, adabınca
    uşak: çocuk, çocuklar
    uylamak: ısrar etmek
    uyluk: diz kapakla kalça arası
    uyuk: uymuş
    uyuz: kaşıntı hastalığı
    üryan: çıplak
    ütmek: 1yenmek 2 yakmak
    verep: meyil
    vetsiz: luzumsuzca davranışta bulunmak
    yaba: saman atma aracı
    yaban: yabancı, yabani
    yadırgı: yabancı, el
    yafıdı : yahudi
    yağlık: eşarp dülbent
    yal: köpek yiyeceği
    yalak: 1 su çukuru,2 köpek yal kabı
    yalım: alev, ateş
    yapağı: baharda kesilen koyun tüyü.
    yapma: tezek
    yastı : tatsı
    yazı: arazi, tarla, toprak, ova
    yazmak: sermek
    yazzık: günah, acımak
    yeğni: hafif
    yekinmek: ayağa kalmaya davranmak
    yel : rüzgar
    yılışmak: sırıtmak,gülümsemek
    yırak: uzak
    yitik: kayıp eşya
    yitmek: kaybolmak
    yoz: koyunun kısır ve erkekleri
    yuka yürek: ince, duygulu
    yular: eşşeği çekmek için başına bağlanan ip.
    yumak : yıkamak
    yumuş : buyruk,emir
    yüklük: yorga, yatak yığılan yer
    yüzü suyu: hatırı
    zaar : köpek
    zahmeri: ocak ayı
    zahra: kışlık yiyecek,tahıl
    zatı: zaten
    zavar: ö?ğütülmüş hayvan yemi
    zerze : kapıyı kilitlemeye yarayan zincir veya demir
    zevle : öküzlerin boynuna takılarak kağnıyı çekmeye yarayan demir çubuk
    zevzek: gevezelik eden boş konuşan
    zıbın: çocuk elbisesi
    zıpcık : söğüt dallarının yeni oluşan filizleri ince dalları
    zıvana: kağnı aksında bir parça
    zikke : demirden yapılmış büyük kazık
    zimel : parmak kalınlığında sağlam örgülü ip ,halat
    zitil : ağaç kkünde oluşan filizler
    zobu: kısa boylu şişman kişi
    zorlu: sıkı, çok iyi
    zorsınmak: zor symak, zoruna gitmek
    zumzuk: yumruk
    Hazırlayan:Celaleddin ÇINAR
    Teknik Öğretmen


  Okunma: 2523 - Yorum: 2 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -