Delilik Adına Herşey - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Delilik Adına Herşey

  1. Delilik hakkında herşeyi burada paylaşalım. Resimler, şiirler, delice fikirler, şarkı sözleri delilik konulu yazılar içinizden ne gelirse paylaşın lütfen. İlk paylaşım benden olsun.


    1307 - Delilik Adına Herşey


    Diyorlar ki bazen gözlerimden

    Deliler doluşmus bakıyor birer birer

    Delilerden sen anlarsın, konuş onlarla

    Nasıl muhtacım buna.



  2. 2008-06-11 #2
    SEVDİM SENİ BİR KERE

    Sevdim seni bir kere
    Başkasını sevemem
    Deli diyorlar bana
    Desinler değişemem
    Desinler değişemem



    Ben Deli Bir Şairim


    Ben deli bir şairim kafiye bilmem kıtadan anlamam
    Ben deli bir şair sevsen de can gider nefret etsem de
    Ben deli bir şairim ozanlar söyleyemez türkümü
    Ben deli bir şairim hiç bir romancı yazamaz öykümü
    Ben delirdim artık akıllanmak bahane
    Zaten yaşamak hiç yakışmadı bana zaten ölmek yaşamak tan daha şahane

    Ben deli bir şairim
    Aldırmam hiçte güneşe yıldıza aya
    Ben deli bir şairim şiir deli etti beni
    Sevda deli etti
    Yalnızlık deli etti ..
    Ben deli bir şairim rüzgar ne yöne eserse essin;
    Ben deli bir şairim isterse yüreğimde fırtınalar kol gezsin!
    Ben deli bir şairim ister güneş doğmasın bu yöreye
    Ben deli bir şairim her an hazırım ölmeye.

    Ben deli bir şairim dediysem deliyimdir
    Ben sevdiysem sevmişimdir
    Ben yanmışsam yanmışımdır
    Ben : kimse boy ölçüşmesin bu sevdam rüzgar gibi
    Ben deli bir şairim gözlerim efkar gibi
    Ben deli bir şairim
    Ben deli bir şairim...
    Vurun karanlıklar beni bakın , bakın görün ki pes etmeyeceğim
    Vurun karanlıklar beni sizden ayrılsam da yari terk etmeyeceğim.

    Ben deli bir şairim belli olmaz sağım solum
    Ben deli bir şairim budur vazgeçilmez yolum !...


  3. 2008-06-11 #3
    ben keder üretir dert yaratırım çünkü bende bir deliyim

  4. 2008-06-12 #4
    Deli

    Aranıyor sahibi ruhumun
    Tam yerine mi düştüm
    Direniyor sahibi tutkunun
    Kızmış küçülmüş

    Aranıyor sahibi ruhumun
    Tam yerine mi düştüm
    Direniyor,direniyor,direniyor

    Beni büyütün
    Ağlatmayın
    Sevginiz nerde
    Övündüğünüz

    Beni büyütün
    Ağlatmayın
    Sahte düşlerle
    Oyalamayın

    Aranıyor sahibi ruhumun
    Tam yerine mi düştüm
    Direniyor sahibi tutkunun
    Kızmış küçülmüş

    Aranıyor sahibi ruhumun
    Tam yerine mi düştüm
    Direniyor,direniyor,direniyor

    Beni büyütün
    Ağlatmayın
    Sevginiz nerde
    Övündüğünüz

    Beni büyütün
    Ağlatmayın
    Sahte düşlerle

    Bir yanım akıllı bir yanım deli
    Herkes akıllı bir ben deli
    Bir ben deli
    Bir ben deli

    Beni büyütün
    Ağlatmayın
    Sevginiz nerde
    Övündüğünüz

    Beni büyütün
    Ağlatmayın
    Sahte düşlerle
    Oyalamayın


  5. 2008-06-12 #5
    1256 - Delilik Adına Herşey


  6. 2008-06-12 #6
    1240 - Delilik Adına Herşey


  7. 2008-06-12 #7
    Ah kalbim
    Ben senden çok çektim
    Söyle nedir bu halin
    Valla sen delisin delisin

    Olmaz ki
    Böyle çarpılmaz ki
    Çıldırmışsın sanki
    Valla sen delisin delisin

    Ne olmuş birden gördüysen onu
    Ömründe ilk gördüğün erkek o mu
    Aman sus sus duymasınlar sesini
    Göğsümden koparır atarım seni

    la la la
    delisin delisin delisin
    delisin delisin


    la la...

    Bu kaçıncı sevgi
    Belki kırkbeş elli
    Ben bildim bileli
    Kalbim sen delisin delisin

    Hiç mi ders almazsın
    Bir an boş durmazsın
    Fikrimi sormazsın
    Vallahi delisin delisin

    Anlaşıldı sen duruncaya dek
    Bu iş hep böyle sürüp gidecek
    Aşk her bağrına saplı bir ok
    Senden bana hiç rahat yüzü yok

    la la la
    delisin delisin delisin
    delisin delisin delisin
    delisin delisin
    delisin...


  8. 2008-06-14 #8
    974 - Delilik Adına Herşey



    "akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabilmektedir. öyleyse delilik toplum düzeninin varlığı için gereklidir; çünkü bu düzen kendine ancak negatifin aynasında kimlik verebilmektedir". (yukarıdaki alıntı mehmet ali kılıçbay`ın çevirdiği deliliğin tarihi kitabının önsözünden bir bölümdür.)



    Michel foucault deliliğin tarihi`nde,1500 yıllarından 1800 yıllarına;deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı,kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallaya sallaya dolaştıkları ortaçağdan,artık tehlikeli sayılmaya başladıkları,tımarhanelere kapatıldıkları,öteki insanlarla aralarında ilk kez duvarların çekildiği döneme dek,batı`da deliliğin arkeolojisini irdeliyor.


    (jaques derrida)



    Foucault kitabında hapishane, tımarhane, okul gibi kurumların avrupa toplumunda kapitalizmin ortaya çıkışı ile birlikte kurumsallaşma sürecini anlatır. tımarhanenin bu üçlü arasındaki özel yeri toplum`un `normal` tanımının -ki bu normal genelde beyaz, erkek vb insanlar üzerinden tanımlanır- dışındaki kalan bireylerini disipline etmek üzere calışan bir kurum olmasından ileri gelir. deli kime ve neye göre delidir. deliler niye tımarhaneye tıkılmışlardır gibi konular üzerinden yola çıkarak, modern kapitalizmin 1800lerin sonundan itibaren dayatmaya çalıştığı, rasyonel insan, homo-economicus düsturuna karşı fikirsel bir mücadele vermiştir.



  9. 2008-06-14 #9
    Delilik insanın saçmalayabime özgürlüğüdür.



    Deli gibi üye oldum, Manyak gibi banlandım

    Deli sormuş deliye aşk nedir diye deli gülmüş deliye ben niye delirdim diye

    Sorma neden titrer ellerim,
    Gündüzler sizin, geceler benim.
    Ben hep çocuk kalmak istedim,
    Bin defa söylesen yine de sana tapmam.
    Şarabın ateşiyle yanmayan anlamaz.
    Öyle bir dert ki istesem de boşalmaz.
    Sen ol dersin, o sana uymaz.
    Deli gömleği bu, ütü tutmaz.
    Deli gömleği bu, alev almaz.
    Deli gömleği bu, yanmaz.


    Güncelleme : 2008-06-14
  10. 2008-06-15 #10
    889 - Delilik Adına Herşey


  11. 2008-06-15 #11
    888 - Delilik Adına Herşey


  12. 2008-06-27 #12
    Deliler

    Birinci deli kara sevdalı
    Elinde kağıt kalem
    İri memeli, geniş kalçalı
    Kadın resimleri yapıyor
    Burumuş bir mektup avuçlarında
    Hem ağlıyor, hem öpüyor

    İkinci deli Tanrıya küskün
    Çıkmış dinden, imandan
    Küfrediyor bütün gün
    Kocaman kocaman elleri var
    Bir tutuşta parçalayacak gökyüzünü
    Bıraksa gardiyanlar

    Üçüncü deli zavallının biri
    Bakışları bomboş
    Cam gibi mavi gözleri
    Bir yangında dört yıl önce
    İki çocuğu yanmış cayır cayır
    Çıldırmış, karısı da ölünce

    Dördüncü deli bir eski zengin
    Düşmüş, namerde muhtaç olmuş
    Bir dilim ekmek için
    Hala rüyasını görür geçen zamanların
    Sekiz silindirli otomobillerin
    Dağ gibi apartmanların

    Beşinci deli aklı başında
    Besbelli hayli dirsek çürütmüş
    Büyük ümitler peşinde
    Deli demeğe bin şahit ister
    Beğenmemiş gidişini dünyanın
    Deli demişler.


  13. 2008-10-09 #13
    Ben deliyim
    Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim...
    Gecenin gözleri üzerimde.
    Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem…
    Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim.
    Ey! Sabreden derviş bana da sabretmeyi öğretsene.
    Ben deliyim, ama çok şey bilirim.
    Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana...
    Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum.
    Kara bir tren gibiyim yani, bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde.

    Ben deliyim
    Yağmurun yağması benim için romantik değildir,
    ben kurşun yağmurlarını bilirim.
    Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ayım hep mehtap halindedir, rüzgârlarım doğudan eser...
    Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum,
    Mezem ise bir dilim umut.
    Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.

    Ben deliyim.
    Ben buralara ait değilim.
    Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, surlarla çevrili bir şehrim.
    12 den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım bir de kara gözlü yarim var benim.

    Ben Deliyim.
    Söyleyemediğim düşüncelerim var.
    Her akşam ayrı bir meydanda, Atatürk heykelinin karşısında, olmayan aklımı dar ağacına asar, ipini çekerim.
    Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime.
    Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim.
    Ben sıratın canbazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.

    Ben deliyim
    Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır.
    kuşlardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar.
    İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.

    Ben deliyim
    Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım. Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.

    Ben deliyim...
    Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
    Telefon kulübeleriyle kavga ederim.
    Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım.
    Çıkmaz sokaklarda kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım.
    Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.

    Ben deliyim
    Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım.
    Dumanı iner efkarımın şehrin üstüne.
    Parayı sevmem ama para için çalışırım.
    Dört yaşında aşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omuzuna dayamadığını hatırlar, hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar, Rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini hatırlamadığım halde...

    Ben deliyim
    Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım.
    Ben kendime bile yabancıyım...
    Duygularım hep sansüre uğramış, bir ******nin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım...
    Ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
    Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşarım.
    Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi dağıtırım.
    Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kankırmızılaşır.
    Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim... Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi...
    Yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...

    Ben deliyim, ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...
    Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim.
    Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım.
    Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında,
    Kimisi tükürür, kimisi öper.
    Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.

    Ben deliyim...

    Zülfün hergece ihanetler rıhtımında.
    Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer.
    Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.

    Ben deliyim...
    Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota.
    Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir Tanrıyım.

    Ben deliyim, geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım...

    Ben deliyim, ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim.
    Ben deliyim, bağrı taşlarla dolu bir Toprak parçasıyım.
    Bir uçtan bir uca kurumuşum.
    Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim...
    Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.

    Ben deliyim...
    Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim.
    İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam.
    Anlamayana az gelirim, anlayana çok...
    Ne yarınlar birşey bekler benden, ne de ben yarınlardan...
    Ben deliyim...
    Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...



  14. 2008-11-30 #14
    Deli

    Bana kötü davranıp durma

    Zaten iyi değilim

    Beni anladığını da hiç sanmam

    Kimbilir kaç taneyim

    Ne seninle oluyor ne bensiz

    Ne kendimle mutluyum ne de sensiz

    Aklımla çözemedim bu işi


    Deliye vurdum deliliğe vurdum kendimi

    Anladım karasızım yaralarıma yarasız

    Islığımı fısıldamıştım şişeye

    Kıyıya çığlığım vurmuş

    Dokunulmayalı çok olmuş ki

    Kalbim kuş yuvası olmuş

    Doluya koysam almıyor

    Bu bardak hep yarım dolmuyor

    Aklımla çözemedim bu işi


    Deliye vurdum deliliğe vurdum kendimi

    Anlayan el sallasın bana merhaba der gibi

    Beden gitmeye teşne hayat kal der gibi


  15. 2008-11-30 #15
    Değerli üyelerimizden biri olan M.Levent ÖZGEN'in bir şiiridir

    - - - DELİ - - - -

    Bizim mahallede bir deli vardı
    Yaşını bilmeden yaşlanıyordu
    Henüz sokağının yol ayrımında
    Evine girmeden taşlanıyordu.

    Bir muhabbet duysa kulak kabartır
    Yorgun bakışıyla yürek sarartır
    Güldü desem cehennemi aratır
    Alevi gelmeden yaslanıyordu.

    Güneşi gördü mü selam dururdu
    Eliyle gözüne gölge olurdu
    Kim bilir orada kimi bulurdu
    Bakarken durmadan ıslanıyordu.

    İndirip elini büyük hevesle
    Yarılardı yolu bir tek nefesle
    Üç beş çocuk görmüş buymuş mesele
    Oraya varmadan dışlanıyordu.

    Biz mi ?
    Olana bitene keyifle baktık
    Ağlayan yüreğe gülmeye kalktık
    Bilmem ki bu nefsi nerde bıraktık
    Gözyaşı silmeden paslanıyordu.

    Delidir diyerek gülüp geçen ben
    Doğrusu dururken yanlış seçen ben
    Ne var ki gönlümde sınav açan sen
    Soruyu sormadan sesleniyordu...!


    M .Levent ÖZGEÇ
    'GÖNÜL PINARI Kitabından'


  16. 2010-08-21 #16
    çok güzel gerçekten çok hoşuma gitti

  Okunma: 11865 - Yorum: 15 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -