Gerçekten de sabah Namazı namazların en mühimidir. - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Gerçekten de sabah Namazı namazların en mühimidir.

  1. Sabah namazının çok sevaplı bir ibadet olduğunu hem okuyor hem de dinliyoruz
    hocalarımızdan. Bu sebeple, güneş çıkmadan vaktinde kılmaya büyük önem
    veriyoruz. Ancak bazen gaflete dalarak uyanamıyor bazen de yıkanmayı
    gerektiren durumlara maruz kalarak vaktinde kılamadığımız da oluyor,
    güneşten sonraya kalıyor. Bu durumda ne yapacağız? Güneşten sonraya kalan
    namazımızı nasıl kılacağız? Eda mı, kaza mı olacak? Bu konuda bilgiye, biraz
    da ikaza ihtiyacımız var?"



    Gerçekten de sabah namazı namazların en mühimidir. Efendimiz (sas), şafak
    vaktinde kılınan namazın değerini çarpıcı bir ifadeyle şöyle dile
    getirmişlerdir.

    - Fecir vaktinde kılınan iki rekat namaz, dünyadan da, dünyanın içindekinden
    de hayırlıdır! Neden böyle? Sabah vaktinde kılınan namaz dünyadan, dünyanın
    içindekinden de hayırlı?

    Çünkü dünya da, içindeki mal, mülk de ebedi hayatta geçer akçe olmayacak,
    işe yaramayacak, bir derde deva olmayacaktır. Ancak, kılınan iki rekat
    namaz, dünyanın vermediği faydayı verecek, sahibini cehennem azabından
    korumakla kalmayacak, cennetin güzelliklerine de kavuşmasını
    sağlayabilecektir!..

    Nitekim burada dünyanın nice servetine sahip olan ibadetsizler, orada
    yoksulluk içinde kıvranırken, ibadetinde ihmale düşmeyen yoksulların
    mutluluktan uçacak gibi oluşlarını hayranlıkla seyredecekler, keşke biz de
    bunlar gibi ibadetli bir hayat yaşasaydık, diye hayıflanacaklardır.
    Servetleri, onları kurtarmayacak; ama ibadetleri sahiplerini kurtaracaktır.

    Öyle ise akşam erken yatılmalı, erken de kalkılmalı, güneş çıkmadan dünyadan
    da kıymetli olan ibadet yerine getirilmelidir. Şayet gece gusül gerektiren
    bir duruma maruz kalınırsa, namazı güneşten sonraya bıraktırmayacak derecede
    guslü tehir etmekte mahzur olmaz. Yeter ki, uyuyan kimse yine erkenden
    kalkıp guslünü yaparak namazını güneş çıkmadan eda etme imkânını
    kaybetmesin. Bununla beraber, insanlık halidir bu.



    Hiç arzu edilmediği halde
    uyanamaz, namazı güneşten sonraya kaldığı da olabilir. Bu takdirde artık her
    şey mahvoldu, bitti demek değildir. Bu defa da yapılacak ilk iş: Güneşin
    çıkışıyla başlayan (kırk beş dakikalık) kerahet vakti çıktıktan sonra,
    öğlenin (on beş dakikalık) kerahet vakti girmeden önceki bu arada namazı
    sünnetiyle birlikte mutlaka kaza etmektir. Bu durumda ne olur?



    Hiç olmazsa
    namazı vaktinde kılma sevabından mahrum kalan insan, kaza ederek borçlu
    kalmaktan kurtulmuş olur. Bu gibi hiç de arzu edilmeyen ihmallerde mühim bir
    nokta da şudur: Namazı vaktinde kılamayan insan, bundan derin üzüntü
    duymalı, sırtında dağ gibi bir yük ağırlığı hissetmelidir.

    Bir an evvel
    namazı kaza ederek bu ağır yükten kurtulma gayreti içinde olmalıdır. Böylece
    vaktinde kılamasa da hiç olmazsa bir an evvel kaza ederek altında ezildiğini
    hissettiği borç yükünden kurtulmuş olmanın şükrünü yaşamalıdır. Burada en
    kötü, en vahim durum, vaktinde yapmadığı ibadetinden dolayı üzüntü duymamak,
    vicdan azabı çekmemek, tabiri caizse kılı bile kıpırdamamaktır. Bu
    duyarsızlık hayra alamet değildir. Çünkü üzüntü duyan insan, kendisini üzen
    şeyle tekrar yüz yüze gelmek istemez. İbadetlerini vaktinde yapma gayret ve
    azmi içinde olur. Üzüntü duymazsa bu gayret ve azmi de duymaz. İman zaafı
    işaretleri çoğalmaya başlar. Hatta bu üzüntü konusunda hadisin ikazı oldukça
    çarpıcıdır.

    İnsan günahından dolayı ne kadar üzüntü duyar, vicdan azabı çekerse o kadar
    iman kuvvetine sahip olduğu anlaşılır. Efendimiz (sas) bunu çarpıcı bir
    ifadeyle şöyle dikkatimize verir:

    "Mümin günahını üzerine yıkılacak dağ gibi büyük görür, tedbir alır. Münafık
    ise burnu ucuna konmuş sinek gibi basit görür, kayıtsız kalır!"

    Günahını büyük görme duygusu, tekrar etmeme tedbirine sevk eder, küçük görme
    duygusu da tekrar etmekten çekinmeme ihmaline iter. Tedbir alanın günahı
    azalır, almayanın ise çoğalır... Rabb'imiz hepimize, takva derecesinde
    tedbir alma titizliği lütfeylesin inşallah.


  2. 2008-04-30 #2
    Sabah namazına melekler şahid olurmuş

    teşekkürler Kardeşim..

  3. 2012-10-04 #3
    Gercekten Bilgilendim Allah razı olsun

  Okunma: 2663 - Yorum: 2 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -