(1871-1950)
İmparator Wilhelm dönemindeki otoriteye körü körüne bağlanmış burjuvaziyi çoğunlukla yergi biçimindeki yazılarıyla teşhir eden Alman toplum eleştiricisi Heinrich Mann, 27 Mart 1871'de doğdu. Lübeckli tüccar Thomas Johann Heinrich Mann'ın beş çocuğunun en büyüğü olan yazar doğduğu kentte lise eğitimi aldı. Ancak okulunu hiç sevmedi ve 18 yaşına geldiğinde liseyi terk ederek Dresden'de bir kitapçının yanında staj gördü. 1890'da Berlin'e giderek S. Fischer Yayınevi'nin gönüllü stajyerleri arasına katıldı.


Akciğer kanaması geçirdi ve sağlığına tekrar kavuşmak için değişik ılıcalara gitti ve zaman zamanda edebiyat çevrelerinin yakından tanıdığı kardeşi Thomas ile İtalya'da yaşadı. 1891'de babasını kaybeden Heinrich Mann, 20 yaşına geldiğinde bundan sonraki hayatını sanatsal çalışmalara özellikle de edebiyat ve resme adamaya karar verdi.


Mann, öğrencilik yıllarında deneme yazıları yazmış ve günce tutmaya başlamıştır. İlk romanı yayınlandıktan sonra, Almanya'nın ulusal dergilerinin birini; 20. Yüzyıl Alman Irkı ve Sosyal Yardımlaşması İçin Sayfalar'ı (Semitik Das Swanzigste Jahrhundert. Blaetter für deutsche Art und Wohfahrt) çıkardı.

20. yüzyılın başında çıkardığı "Tembeller Ülkesi" adlı romanında yüzyıl dönümü sırasındaki Berlin sosyetesini anlattı ve romanlarında kullanacağı anlatım tekniğini benimsedi. Bundan sonraki yıllarda Mann, bir toplum eleştirmeni olarak üstlendiği misyonu daha da genişletti. "Profesör Unrat ya da Bir Zalimin Sonu" romanında İmparator Wilhelm dönemindeki burjuvaziyle hesaplaştı. Bu hesaplaşma sırasında kusurlu bireylerin maskesini düşürdü, yergili bir dil kullandı. Yönetmen Josef von Sternberg, Heinrich Mann'in bu eserini 1930'da başrolünde Marlene Dietrich'in oynadığı "Mavi Melek" (Den Blaue Engel) adıyla sinemaya uyarladı.


Ekspresyonizmin etkisi altındaki Mann kendisini, yolsuzlukları teşhir etmek onların düzeltilmesine katkıda bulunmak isteyen politik bir yazar olarak görüyordu. 1912'de Uyruk adlı yapıtını yazmaya başladı. İki yıl sonra tamamladığı bu eserini ancak 1918 yılında yayınlayabildi. İmparatorluk adlı üçlemesinin iskeletini oluşturduğu bu "Uyruk", Diederich Hessling adlı bir çocuğun acımasızca geçen yıllardan sonra nasıl korkunç bir işadamına dönüştüğü anlatılır.Mann bu karakter araştırmasıyla otoriteye inanan dar kafalı Alman vatandaşların prototipini karikatürize etmektedir. Tefrikalı roman olarak bir Münih dergisinde yayınlanmaya başlayan roman, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte 13 Ağustos 1914 yılında yayını kesilmiştir. Mann, yazısının dergiye sokulmama kararı alınmasından bir gün önce Praglı oyuncu Maria Kanova ile evlenen yazar, 1930'da sonlanacak bu evlilikten bir çocuk babası oldu. Üçlemenin diğer bölümleri "Yoksullar" ile "Kafa" ancak yıllar sonra yayınlanabildi.


Birinci Dünya Savaşı yıllarında savaşa ve otoriter devlete karşı cephe alan Heinrich Mann, demokrasiyi ve pasifizmi savunması yüzünden askeri müdahaleyi ve imparatorluğu savunan kardeşi Thomas ile fikir ayrılığına düştü. Heinrich Mann, Weimar demokrasisini savunurken Fransa ile barışılması gerektiğini düşünüyor ve Alman devletinde oluşmaya başlayan insanlık dışı eğilimleri görerek uyarılarda bulunmayı da ihmal etmiyordu.

1931'de Prusya Güzel Sanatlar Akademisi Şiir Sanatı Bölümü Başkanı olarak atandı. Ancak 1933'te Hitler'in iktidara gelmesinden iki hafta sonra Nasyolist Sosyalistlerce hem bu kurumdan uzaklaştırıldı hem de Alman vatandaşlığından çıkartıldı. Yazarın Uyruk'ta yapmaya çalıştığı toplum analizi acı bir gerçeğe dönüşmüştü.

Vatandaşlıktan çıkarılmasının ardından Nis'e göç eden Mann, 1935'te Alman Halk Cephesi'ne katıldı ve hazırlık komitesi üyeleri arasına girdi. Aynı yıl içinde Kral IV. Henri'nin Gençliği adlı romanı ve bu romanın devamı olan "Kral IV. Henri'nin Gelişimi"ni tamamladı. Mann, burada hümanist dünya görüşünü faşizmin karşısına koyarak bireyin uluslararası anlaşma konusundaki sorumluluğu vurguladı. Hemen hemen bütün yapıtlarında olduğu gibi bu eserlerinde de 19. yüzyıl sonrasındaki Fransız felsefesine yakınlığını da ortaya koydu. 1939 yılında Nelly Kroeger ile evlenen yazar eşinin 1944'te intihar etmesiyle bir yine yalnız kaldı.

Heinrich Mann, 1940 yılında yani İkinci Dünya Savaşı'nın arifesinde Amerika'ya kaçmak zorunda kaldı. Los Angeles ve Hollywood'da otobiyografik çalışması olan Bir Döneme Bakış adlı eseri yayınladı. Geç dönem romanlarından "Soluk" ile "Dünya Tarafından Kabul", yazarın İmparatorluğa veda edip demokratik bir geleceğe inancını gözler önüne serer.

1949'da Demokratik Alman Cumhuriyeti Alman Güzel Sanatlar Akademisi başkanlığına getirilerek yeni kurulan devletin ilk ulusal ödülüne layık görüldü. Ancak yazar Demokratik Alman Cumhuriyeti'ne taşınmaya fırsat bulamadı. Heinrich Mann, 78 yaşına geldiği 13 Mart 1950'de Kaliforniya'da buluna Santa Monica'da yaşama gözlerini yumdu.

Eserleri
Roman: Aile İçinde (In einer Familie, 1894), Tembeller Ülkesinde (Im Schlaraffenland. Eim Roman unter feinen Leuten, 1900), Profesör Unrat ya da Bir Zalimin Sonu (Professor Unrat oder Das ende eines Tyrannen, 1905), Uyruk (Der Untertan, 1912), Yoksullar (Die Armen, 1917), Der Kopf (Kafa, 1925), Kral IV. Henri'nin Gençliği (Die Jugend des Königs Henri Quarte, 1935), Kral IV. Henri'nin Gelişimi (Die Vollendung das Königs Henri Quartre, 1935), Soluk (Der Atem, 1949), Dünya Tarafından Kabul (Empfang bei der Welt, 1956)

Deneme: Zola (1915),
Otobiyografi: Bir Döneme Bakış (Ein Zeitalter wird besichtigt, 1945)