Yaşamımızı sürdürürken karşılaştığımız yenilikler, olaylar, sorunlar hatta hatta güzel süprizler bizi şaşırtır ve bazen ne yapacağımızı bile şaşırabilriz. Hayatımızı düzene sokabilmek için, gelişmeleri önceden takip edip, olabilecekler için en azından psikolojik olarak kendimizi hazırlamamız, hayatımızın kontrolünü yitirmeden, olaylardan gereğinden fazla etkilenmeden yaşamımızı sürdürmemizi sağlayabilir. Çocuk eğitiminde tamamen süpriz olabilecek şeyler sayılıdır. Hatta eğer çocuklarınızı iyi tanıyorsanız, her durumda gösterbilecekleri tepkileri, ileri sürebilecekleri bahaneleri, karşılaşabilecekleri sorunları tahmin edebilir, tedbir alabilir, alternatif çözümler üretebilirsiniz. İnanın bu tutumunuz işinizi hayli kolyalaştıracaktır. Olayla karşısında, aklınızda alternatif çözümleriniz varsa, çocuklarınızın zekice oyunlarına, siz de kurnazca cevap verebilirseniz. İhmaliniz, hazırlıksız yakalanmanıza, çözüm üretememenize neden olacaktır. Genel olarak sorunları gerçekleşmeden çözümleyebilmeniz için bir kaç öneri haırladık, gelin birlikte değerlendirelim:


1.Ne kadar özel olduklarını anlayabilmeleri için çocuğunuza yada birden fazla çocuğunuz varsa, her bir çocuğunuza olumlu mesajlar verin. Onlarla özel vakitler geçirin. Ama topluca değil, her çocuğunuz için özel zamanlarınız olsun. Hatta randevulaşın. Şöyle söyleyebilirsiniz, "canım oğlum, seninle bir saat sonra salonda buluşalım ve yarım saat baş başa olalım. Ne dersin" Bu teklifiniz, çocuğunuzun memnun olacağı şeyler yapacaksanız, kesinlikle geri çevrilmeyecektir.


2.İşbirliğini ve takım çalışmasını vurgulayan etkinlikler bulun. Çocukların, farklı kuvvetleri ve yetenekleri olan insanların birlikte hareket etmesinin daha eğlenceli olacağını keşfetmelerine yardım edin. Ailenizin bütün üyelerinin içinde yer alacağı oyunlar oynayın, akşamları aile toplantıları düzenleyin, ailenizin kararlarına katılmalarını sağlayın, onların fikrilerini değerlendirin, uygulanması mümkün olanları da uygulayın.


3.Çocukların, onları diğer çocuklardan ayıran özelliklerini nasıl takdir ettiğinizi bilmelerini sağlayın. Çocuklarınızın özelliklerini bilin, diğer çocuklarla kıyaslamadan, özelliklerini ifade edin, sahip olduklarını nasıl kullanabileceğini söyleyin ve destekleyin. Çocukları, yanlış bir şekilde, diğer çocuk gibi olmaları için güdüleme cabası içine girerek birbirleriyle kıyaslamayın. Bu onlar için engelleyici, "diğer çocuk" kardeş ise rekabete, arkadaş ise kindarlığa yol açabilecek tehlikeli bir tutumdur.


4. Aile toplantılarında ve diğer etkinliklerde, her bireyin farklı olmasının ve aileye farklı yetenekler ve fikirler getirmesinin ne kadar önemli olduğunu vurgulayın. Tabi çocuklarınızın bu sözlerinize itibar edebilmesi için, öne sürdükleri, teklif ettikleri fikirlerin kabul görmesi, ağır başlılıkla karşılık bulması ve yeri geldiğinde de uygulanması gerekir.

5. Üç yaşın altındaki çocuklara yeni bebekler hakkında hikayeler okumak yardımcı olmaz. Eğer bebekle geçirdiğiniz kadar onlarla da vakit geçirirseniz, yeni kardeş düşüncesi onu fazlaca etkilmeyecektir. Bu başlı başına bir konu ama, şimdilik kısaca şunu söyleyebiliriz:

Yeni bir bebek sahibi olacaksanız, çocuklarınızı yeni bebeğe alıştıracağım derken, abartmamaya ve sorunu büyütmemeye gayret edin. Çocuklarınıza karşı tutumunuzu değiştirmez ve zamanınızı çocuklarınız arasında eşit şekilde paylaştırısanız, sorunlarınız azalacaktır. Diğer kardeşin yanında, yeni bebek üzerinde titreyip sevgi seli gösterisinde bulunmayın. Bu, büyük çocuğun "yerini başkası aldığı" inancını perçinleyecektir.

6. "Hak düğmesi" olmaktan kurtulun. Yoksa çocuklar bu düğmeye basıp onu sizi idare etmek için kullanacaklardır. Çocuklarınızın yaşadıkları anlaşmazlıklarda araya girip hakem rolü üstlenmeyin, yoksa her defasında sizden bunu beklerler. Dahası sorunlarını kendileri çözmektense, bu gün sizden yarın bir başkasından yardım isteyeceklerdir. Sorun birbirlerine fiziki zarar verecek kadar ilerlememişse, kendiliklerinden çözüm bulmalarına destek olun, yardımınız yol göstermekle sınırlı kalsın.