On bir deneğin beynindeki sinir liflerine ait görüntülerin değerlendirilmesinden sonra, insanın, beyinde iki değil birbirine bağlı üç bölge sayesinde konuşabildiği anlaşıldı

Sonuçlar, insandaki konuşma yetisinin yeni beyin yapılarının oluşmasıyla değil halihazırdaki sinir bağlantılarındaki değişimlerle geliştiğini göstermekte. Londra King's College kurumundan Marco Catani'nin konuyla ilgili araştırma yazısı Annals of Neurology dergisinde yayımlandı.

Deneklerin beyin etkinlikleri özel bir manyetik rezonans tomografisiyle incelenirken bilim adamları konuşma sırasında hangi sinir bağlantılarının kullanıldığını görebilmişler. Konuşma sırasında etkin olan üç beyin bölgesi iki paralel sinir yoluyla birbiriyle bağlantılı. Oysa daha önceleri sadece birbirine bağlı iki beyin bölgesinin konuşmadan sorumlu olduğu sanılıyordu ki bunlardan biri dilin oluşumundan diğeri ise konuşulanların anlaşılmasından sorumluydu. Fakat Catani ve ekibi şimdi bu tahminin doğru olmadığını kanıtladı. Bilim adamları üçüncü bölgeyi, daha önce bilinen konuşma bölgeleriyle bağlayan sinir yolunun, özellikle de çocuklardaki konuşma yetisi için önemli olduğunu düşünüyorlar. Çünkü beyindeki bu dil bölgesi, çocukların okumayı ve yazmayı öğrendikleri dönemde gelişmekte.


Catani bundan sonraki çalışmalarında üçüncü bölgedeki bozuklukların otizm ve legasteniyle ilgili olup olmadığını araştıracak. Benzer sinir bağlantılarını daha basit bir biçiminin maymunlarda da bulunması nedeniyle, son bulgunun insanın dil yetisinin geçmişini de aydınlatabileceği sanılmakta.