28 Temmuz 1918 Pazar:

"Karlsbad'da geçen günlerimin anılarını bütünüyle ve olduğu gibi bu deftere geçiremedim.
Bunun iki nedeni var:

Birincisi, yeterince yazı yazmak için vaktim olmadı.
İkincisi, her düşündüğümü, her yaptığımı, yani bütün fikirlerimi ve hayatımla ilgili sırları bu defterlere nasıl emanet edebilirdim? Hatta bu yazdıklarımı bile bir gün, ihtimal pek yakın bir günde yok etmeyecek miyim? Şimdiye kadar hep öyle olduğu içindir ki, anılarımı toplayan bir derlemem yoktur."

* * *

Mustafa Kemal Paşa'nın, "Karlsbad ve Viyana'da geçen günlerim" başlıklı anı defterinin son sayfasında bu samimi not var.
Defteri Prof. Afet İnan, 1931'de Çankaya'daki eski köşkün kütüphanesinde buldu. Götürüp Atatürk'e gösterdi.
Atatürk çok duygulandı.
Kimseye emanet edemediği için yırttığı anı defterlerinden geriye sadece 6'sı kalmıştı. Bu defter, onlardan biriydi.
1918 yazında eski harflerle ya da Fransızca olarak, günü gününe, hatta saat saat tuttuğu bu notlarda, hem kişiliğinin ipuçları, hem de ileride yapmayı planladıklarının eskizleri vardı.
Afet İnan'a "Bunu sen sakla, ileride yayımlarsın" dedi.
İnan, o defteri ilkin 1970'te bir konferansta kullandı.
Sonra da 1983 yılında yayımladı. (Türk Tarih Kurumu, Ankara)

* * *
Atatürk'ün günlükleri, önceki gün Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde düzenlenen bir panelde yeniden gündeme geldi.
Prof. Dr. Ahmet Mumcu bu defterlerin yayımlanmasını istedi.
Haklı bir talep...
Çünkü benim gibi, günlüklerin Afet İnan ve Ali Mithat İnan (Gündoğan Y., 1996) tarafından yayımlanan bölümünü okuma fırsatı bulanlar bile, o satırların Atatürk'ü anlamayı nasıl kolaylaştırdığını fark eder.
Afet İnan'ın yayımladığı defter, Mustafa Kemal'in 37 yaşında bir general olarak Karlsbad'da tedavi gördüğü sırada yazılmıştır. Defterde, emir eri Şevki'nin kendisini tıraş ederken yanağını kanatması yüzünden Ata'nın nasıl sinirlenip "Yanımda yürümesine bile hiddetleniyordum" demesine benzer pek çok ilginç anı vardı.
Paşa günlüklerinin bir yerinde harcamalarının aldığı maaştan fazla olduğundan yakınır, bir başka sayfaya kendisini derinden etkileyen bir şarkının sözlerini not alır.
Ama Avrupa'yı ve Batılı kadını gördükten sonra "Elime yetki versinler, sosyal yaşamda istenen devrimi bir anda bir darbeyle uygularım" notu da bu defterdedir.
Şöyle devam eder:
"Ben bazıları gibi bu işin yavaş yavaş yapılabileceğini kabul etmiyorum. Neden ben bu kadar yıllık bir yükseköğretim gördükten, uygar yaşamı ve toplumu inceledikten ve özgürlüğü elde etmek için hayatı ve yılları harcadıktan sonra cahiller derecesine ineyim? Onları kendi dereceme çıkarırım. Ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar."
Bu satırlar, Jakoben bir ihtilalcinin habercisidir.

* * *
Harp Okulu'ndaki öğrencilik yıllarından 1933'e kadar tutulmuş günlükler toplam 32 defterdedir.
Hareket Ordusu'yla 31 Martçıların üzerine yürürken, Meclis'in Bursa'ya taşınma ihtimalini tartışırken hep o defterlere not almıştır. O defterler, bir liderin hangi koşullarda, hangi duygular ve düşüncelerle doğduğunu ele verir.

Halen bu defterlerin 23'ü ATASE'de, 8'i Anıtkabir'de, 1'i de Cumhurbaşkanlığı'nda korunuyor.
Dilerim öneri ciddiye alınır ve 3 yıl önceki "Uluslararası Atatürk Kongresi"nde Genelkurmay tarafından yayımlanacağı vaat edilen bu defterler Atatürk'ün de istediği şekilde halkıyla buluşur.