Geleceği görmemiz doğru mudur??

Korkutucu bir soru ister istemez akla geliyor; peki, ya bizler Çar, Başkan, Cumhurbaşkanı olmayan bizler acaba rüyalarımızda geleceğin hangi olaylarını görüyor ve anlam veremediğimiz için unutup gidiyoruz. Bu düşüncenin karşıtı da var ; Acaba geleceği rüyalar yoluyla kesin öğrenseydik veya anlamladırabilseydik, bekleme sürecinde yaşamlarımız Cehenneme dönmezmiydi? Sanırım dönerdi ve o zaman unutmanın veya anlam verememenin bir tür insansal savunma içgüdüsü olduğunu düşünmemiz gerekiyor.


Bazı insanlardan duyarız; "Benim rüyalarım hep çıkıyor" diye ; ama çıkan rüyalar genelde pozitif ve ufak tefek olaylardır . Çok önemli veya çok genel olaylar pek bu hatırlama faslına girmezler. Doğu Anadolu´daki büyük deprem öncesinde bu yönünün olduğunu söyleyen bir okurum bütün büyük depremleri kara bulutlar şeklinde muhakkak rüyalarında önceden gördüğünü söylemiş ve çok büyük bir felaketin olacağını haber vermişti. Evet; Sezginin rüyadaki simgelenmiş hali doğruydu. Ama nerede ve ne zaman bilgisi yoktu. Olsaydı da acaba kamuoyuna iletilebilirmiydi? Ve de iletilse ne çapta bir paniğe ve kayba neden olurdu? Sayısız rüya yorum kitapları vardır, bu kitaplarda bir sürü şeyin anlama geldiği anlatılır fakat gerçeklerle bağdaşma oranları çok düşüktür. İşte burada kişisel rüya sembollerindeki farklılık ortaya çıkar, yukarıdaki örnekte olduğu gibi. O kişi için kara bulutlar depremi veya bir doğal afeti simgelerler ama bir diğeri için kara bulutlar belki de finansman sıkıntısının darboğazıdır veya öteki için sadece kara bulutlardır. O zaman anlaşılıyor ki, kişinin kendi rüya sözlüğünü oluşturması işe yarayabilir, böylece her insanın özgün rüya kitabı ortaya çıkacaktır. Ve bir zaman sonra da yorumlar anlamlı ve etkili olabilecektir ama tabii istenirse. Bu bir yaşam biçimidir ve sonuçları düşünülerek seçilmelidir.