Dorothy Mary Crowfoot Hodgkin, (12 Mayıs 1910 - 29 Temmuz 1994) Britanya'lı, protein kristallografisi bilim dalının kurucusu.

Biomoleküllerin üç boyutlu yapılarını belirlemek için kullanılan X-Işını kristallografisi tekniğinin öncülüğünü yaptı. En önemli başarıları kolesterol, penisilin , B-12 Vitamini ve insülin'in moleküler yapılarının keşfidir. B-12 Vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülüne layık görülmüştür. Olağanüstü bilimsel yetenekleri ve eriştiği başarıların yanısıra alçakgönüllü olması, insanlarla iletişimi çok sevmesi, sosyal eşitsizlikler ve barış konusunda tutkulu olması, karakterinin öne çıkan diğer yanlarıydı.


Dorothy Mary Crowfoot 1910'da Mısır'da doğdu. Babası arkeolog ve eskiçağ uzmanı John Crowfoot ve annesi de Grace Mary Crowfoot idi. Çocukluğunun ilk dört yılı ailesi ile birlikte yurdundan uzakta Anadolu'da geçti. Bu dönem içinde her yıl bir ay kadar ülkesine gidiyordu. Birinci Dünya Savaşı süresince ailesinden ayrı İngiltere'de akrabaları yanında kaldı. Savaş sonrası annesi ülkesine dönüp çocuklarının eğitimi ile meşgul olmasını sonraları hayatının en mutlu dönemi olarak adlandıracaktı. 1921'de Leman Kolejine girdi ve tekrar yurtdışına giden ailesini ziyaret amacıyla sık sık Kahire ve Hartum'a yolculuk yaptı. Hem annesi hem babası püriten ahlaka sahip kişilerdi. Kendini ön sırada görmeyen , insanlığa hizmeti amaçlayan prensipleri çocuklarını kuvvetle etkiledi ve daha sonraki başarılarında yankısını buldu.


Küçük yaşta kimyayı çok sevdi ve annesi bilimlere genel bir ilgi duymasını teşvik etti. Mükemmel temel eğitimi onu üniversiteye çok iyi bir şekilde hazırladı. Oxford Üniversitesi Somerville Koleji'nde başlaığı öğrenimini, Cambrige'de John Desmond Bernal'in yanında sürdürdü. Bu sırada X-Işını Kristalografisinin protein yapılarıın belirlenmesindeki gizligücünün farkına vardı. 1934'de Oxford'a döndü ve1977'ye kadar sürdüreceği Somerville Koleji akademik görevine 1936'da başladı. 1960'da Kraliyet Cemiyeti Wolfson profesörlüğüne atandı.


1934'de Robert Robinson'un verdiği küçük bir miktar kristal insülin örneği ile başladığı çalışmalar olağanüstü bilimsel araştırma projelerinden biri oldu. İnsan bedeninde çok geniş ve karışık etkileri olan bu hormon zihnini tamamen meşgul etmeye başladı. Halbuki bu aşamada X-Işını Kristalografisi bu molekülün karmaşıklığı ile başedebilecek seviyeye erişmemişti. O ve diğer meslekdaşlarının bu tekniği geliştirmeleri senelerce sürdü. Bu çalışmalarla 35 sene sonra 1965'de insülinin yapısını çözene kadar her defasında daha büyük ve karmaşık molekül yapılarını ortaya çıkarmak mümkün oldu. Ancak gidecek yolu henüz bitmemişti. İnsülin üzerine aktif çalışmalar yapan laboratuvarlarla işbirliği yaptı, tavsiyeler verdi, dünyayı dolaşıp insülinin ve onun şeker hastaları için önemini anlatan konferanslar verdi.


Ona bilim alanında yol gösteren John Desmond Bernal bilim ve politikada yaşamını derinden etkiledi. Bernal bilim dünyasında büyük kabul gören seçkin bir bilim insanı, Komünist Partinin bir üyesi , ve 1954 Macaristan işgaline kadar Sovyet rejimlerinin inançlı destekçisiydi. O , Bernal'den daima "bilge" diye bahseder, içten bir hayranlık duyar ve severdi. Arasıra birbirlerine aşık olduklar. Her ikisinin de evlilikleri sarsıntısız değildi. Dorothy 1937'de ,bir zamanlar Komunist Partisi üyesi olan Tomas Hodgkin ile evlendi. Thomas zeki, çekici, enerjik ve etkileyici bir talip idi. Dorothy Thomas'ı da sevdi ve önemli problemler ve karar anında onun fikrini sorup danıştı. Bu "durumun" tüm sıkıntısını sessizce sineye çekti.

Bilimsel çalışmalarının yetkinliği ve uzmanlığına karşın zihni tek yönle sınırlı , tek taraflı bir bilim insanı değildi. Birçok ödüller aldı ama onun ilgilendiği daha çok insanlarla üşüncelerini paylaşmak alışveriş içinde olmaktı. Zekasını sıklıkla başkalarının problemleri meşgul etti, sosyal eşitsizlikler ve çelişkileri durdurmaya çaba sarfetti. Bunun sonucu olarak Pugwash'ın 1977-1988 arasında başkanlığını yaptı.