Ey Nebi!

Ey kızgın çölleri vahalara çeviren,ey cehaletin pençesinde kararmış kalpleri nurlandıran,ey hasretini bağrımıza bir kor gibi koyan Resul,asırlar var ki kokunu aradık tüm güllerde,hasretini akıttık gönüllerimize,dillerimizden selavatını,kalplerimizden muhabbetini eksik etmedik yıllarca,seni sevdik ama çok sevdik ravzana yüzümüzü sürdük ve ağladık,dualarımızda hep seni andık,mevlidini okudu en güzel hafızlarımız,hayatını ezberledi zihinlerimiz ama ey nebi!sen gidince hafakanlar üzerimize çöktü,mirasın Kur'an ve Sünneti buyurduğun gibi anlamadı yüreğimiz ve asırlar var ki bunun acısını çekmekte ümmetimiz.


Ey Nebi!

Sen ki çölün cehalet fırtınalarına,kasırgalarına dayandın,Yasir ve ailesinin işkencelerine şahit oldun ve cenneti müjdeledin.Bilal'in "Ehad Ehad." seslerini işitti kulakların sabır buyurdun ve ümmetine zorluklara göğüs germeyi tavsiye ettin.Buyurdun ki:"Sizden öncekilerin etleri demir taraklarla taranırdı da yine inandıklarından dönmezlerdi."ama biz en ufak sam yellerine yenik düştük,kavrulduk kuruduk yandık.Hayatta haklı mücadelelerimizde yıldık,nefislerimize mahkum ettik kalplerimizi,hüzünlerimizi avuçlarımızla gömdük toprağın derinliklerine.


Ey Nebi!

Sen buyurdun ki:"Ümmetimin Allah için dökmüş olduğu gözyaşı cehennem ateşine bedeldir."yine buyurdun ki:"Allah için ağlayan göze cehennem ateşi dokunmaz."Bizler de ağladık,hem de her şey için ağladık,yarınlarımız için çocuklarımız için,mal için,mülk için ağladık ama Allah için ağlamadık ağlayamadık ya Resulullah.Tüm hissiyatımızı ruhumuzu ve sevgimizi dünyevileştirdik,her şeyde çıkar gözettik,sıcacık gözyaşlarımızdan ellerimize düşen ruhumuz değildi sadece,aynı zamanda maddi arzularımızdı tuz olup akan,yanaklarımıza.

Ey Nebi!

Sen doğruydun,yalanı ihanet münafıklığın alameti saydın ve doğruluk dürüstlük erdemdir buyurdun ümmetine.Bizim ise kalbimizi yalan süsledi,yalanı haramı hasedi güzel belledi gönüllerimiz ,çünkü haramın tatlı yüzüne aldandı zihinlerimiz,bağlandı basiretimiz ve köreldi gözlerimiz.Günahlarla kuşatıldı kalplerimiz ve senin aydınlık ikliminden gelen ışıklarına kapandı pencerelerimiz,ışık olan her şeye çekildi perdelerimiz.Kendimize zindan ettik her şeyi,oysa sen kalplere şifa olan Kur'an'a sarılın kurtulursunuz buyurmuştun bizde sarıldık ama mushafın dışını kavradı kollarımız içine nüfuz etmedi kalplerimiz.Okumadık okuduksa da anlamadık anlamaya çalışmadık ve kalplerimizi kararttık ya Resulullah.

Ey Nebi!

Sen ibadette ihlası samimiyeti öğütledin"Riya gizli şirktir."buyurdun.Yine buyurdun ki:"Öyle namaz kılanlar vardır ki yanlarına yorgunlukları kalır,öyle oruç tutanlar vardır ki yanlarına sadece açlık kalır."Bizler ibadetlerin şeklini yaptık manasını unuttuk,asıl olan ilahi rızayı ihmal ettik, ya da ibadeti fuzuli görüp asıl olan kalp temizliğidir dedik.Zahir-Batın(İç-Dış) dengesini kuramadık ya Resulullah.

Ey Nebi!

Sen adildin ve hep adaletli olmayı öğütledin ümmetine.Adaletsizliğe karşı hep savaştın,hep dik durdun.Hani Medine'nin ileri gelen ailelerinden olan Fatma Binti Kays adında bir kadın hırsızlık yapmış ve yakalanmıştı,yargılanmış ve suçu kesinleşmişti.Cezanın uygulanmaması için en çok sevdiğin sahabelerinden biri olan Usame Bin Zeydi sana elçi olarak göndermişlerdi.Sen Usameye çok kızmış ve şöyle buyurmuştun:"Ey Usame Allahın emrini yerine getirmemem konusunda bana aracı mı oluyorsun."daha sonra mescide giderek halka şu uyarıyı yapmıştın."Unutmayın sizden öncekiler aralarında zengin ve güçlü kimseler suç işlediklerinde onları cezalandırmazlardı.Buna karşılık fakir ve güçsüz kimseler suç işlediklerinde en ağır cezaları verirlerdi.İşte onlar bu yüzden yok oldular."Bizlerde adaletten saptık,fakiri ezip zengini yücelttik adil olamadık ya Resulullah.

Ey Nebi!

Sen çağlara hükmettin ve öyle bir din getirdin ki kıyamete kadar sürecek,öyle bir kitap getirdin ki hükümleri hep baki kalacak ve Allah tarafından korunacak.Bizler sımsıkı sarıldığınızda delalete düşmezsiniz buyurduğun kitap ve sünneti doğru okuyup doğru anladığımızda ve ruhumuzda ve hissiyatımızda Allah'ı daim hissettiğimizde seni anlamış ümmet olacağız.Umarız ki o gün geç kalınmış bir gün olmaz.