Adıyaman'ın Tarihi, Özellikleri, Tanıtımı - Delinetciler Portal

Adıyaman'ın Tarihi, Özellikleri, Tanıtımı

  1. TARİHÇE

    CUMHURİYET ÖNCESİ
    Adıyaman,tarihinin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biridir.Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılan incelemelerde kent tarihinin M.Ö40.000 yıllarına kadar uzandığı anlaşılmıştır.Yine Samsat-Şehremuz Tepede'deki tarihi bulgulardan M.Ö.7.000 yılına kadar Paleolitik M.Ö.5.000 yıllarına kadar Neolitik M.Ö.3.000 yıllarına kadar Kalkolitik ve M.Ö.3.000-1.200 yılları arasında da Tunç çağı dönemlerinin yaşandığı anlaşılmıştır.Bu dönemde bölge Hititlerle Mitaniler arasında el değiştirmiş ve Hitit devletinin yıkılmasıyla (M.Ö.1.200) karanlık bir dönem başlamıştır.M.Ö.1.200'den frig Devletinin kuruluşu olan M.Ö.750 yılları arası dönemle ilgili olarak yazılı kaynağa rastlanmamıştır.Ancak;bu dönemde yöre ,Asur etkisine girmeye başladığından,samsat'ta bulunan Asur etkili mühürler ve Kahta Eskitaş Köyünde bulunan Hitit Hiyeroglif'li kitabeler,Anadolu'daki tarihi sislilerin ilimizdede aynen devam ettiğini göstermektedir.Bu dönemde de Adıyaman ve çevresinde Hitit Devletinin yıkılmasıyla ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletlerinden biri olan Kummuh Devleti hüküm sürmektedir.


    M.Ö.900-700 yılları arasında yöre Asur etkisine kalmakla birlikte,Asurlular tamolarak egemen olamazlar.6.yüzyılın başlarından itibaren yöreye Persler hakim olur ve yöre Satrap'lar(valiler)eliyle yönetilir.M.Ö.334 yılında Makedonya kralı Büyük İskender'in Anadolu'ya girmesiyle Pers'ler hakimiyetini kaybetmiş ve M.Ö.1.yüzyıla kadar yörede Makedonyalı selevkos Sülalesi hüküm sürmüştür.Bu sülalenin gücünün zayıfladığı sıralarda,Kral mithradetes 1 kallinikos Kommagene krallığının bağımsızlığını ilan etmiştir.(M.Ö.69) Başkenti Samosota (Samsat) olam Kommagene Krallığı,egemenliğini M.S.72'ye kadar sürdürmüş,bu tarihte yöre Roma imparatorluğunun eline geçmiş ve Adıyaman Roma İmparatorluğunun Syria(Suriye)Eyaletine,6.Lejyon olarak bağlanmıştır.Roma İmparatorluğunun 395 yılında Btı ve Doğu Roma olarak ayrılmasıyla Adıyaman Doğu Roma İmparatorluğuna katılmıştır.643 yılından itibaren bölgeye İslam akınları başlamakla birlikte İslam hakimiyeti ancak 670 yılında Emevi'lerle kurulur.758 yılında ise,2,Abbasi komutanlarından Mansur İbni Cavene'nin hakimiyetine girer.926 yılına kadar Abbasi hakimiyetinde kalan II'de bu tarihte Hamdanilerin egemenliği başlar.958yılında yöre yeniden Bizanslıların eline geçer.


    1114-1181 yılları arası yöreye Türk akınları olur.1204-1298 yılları arasında Samsat ve yöresini Anadolu Selçukluları ele geçirir.1230-ve1250 yıllarında Moğol saldırıları yaşanır.1298'de yöre ve ilimiz Memlüklülerin eline geçer.1393 yılında Adıyaman bu kez de Timurlenk tarafından yağmalanır.Büyük bir istikrarsızlığın olduğu ortaçağ boyunca Adıyaman,Bizans,Emevi,Abbasi,Anadolu Selçukluları,Dulkadiroğulları arasında el değiştirmiş ve nihayet Yavuz Sultan Selim'in iran seferi sırasında 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır.Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman,başlangıçta merkezi Samsat'ta bulunan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken,Tanzimattan sonra bir kaza olarak Malatya'ya bağlanmıştır.


    CUMHURİYET DÖNEMİ

    Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 yılına kadar eski eski idari yapısı korunarak Malatya'ya bağlı kaza konumunda olan Adıyaman 1 aralık 1954 tarihinde 6418 sayılı kanunla Malatya'dan ayrılarak müstakil il haline gelmiştir.

    Güncelleme : 2009-07-10
  2. 2007-11-08 #2
    GENEL ÖZELLİKLER

    Adıyaman ili merkezi Orta Fırat bölümü içinde yer alır. Kuzeyde bulunan Çelikhan ile Gerger ilçesinin bir kısmı Doğu Anadolu Bölgesine, Batıda bulunan Gölbaşı ile Besni ilçesinin bir kısmı ise Akdeniz Bölgesine dahil edilmiştir.

    Adıyaman ilinin Kuzeyinde Malatya ili (Pütürge, Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçesi), Batıda Kahramanmaraş ili (Merkez ile Pazarcık ilçesi), Güneybatıda Gaziantep (Araban ilçesi), Güneydoğuda Şanlıurfa ili (Siverek, Hilvan, Bozova ve Halfeti ilçeleri), Doğuda ise Diyarbakır ili (Çermik ile Çüngüş ilçesi) bulunmaktadır. Merkez ilçe dahil 9 ilçesi ile 406 köyü vardır. İlçeleri Merkez, Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut ilçeleridir. Adıyaman ili 370 25' ile 380 11' kuzey enlemi, 370 ve 390 doğu boylamı arasında yer alır. Adıyaman ilinin yüzölçümü 7 614 km2 , göller ile 7.871 km2 olup, rakımı 669 m dir.

    Eski coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap Yarımadasından, Kuzeyde Toros sıradağlarına doğru uzanan Arap çöllerinin sona erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar yer almaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay gibi saran bu topraklara binlerce yıldan beri (Verimli Ay (Hilal) adı verilmiştir. Ortadoğu Ülkelerinin merkezinde yer alan cerimli Ay (Hilal) topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıt' alarından gelen ana kara yolları birbirlerini kesmektedir. Tarih boyunca Verimli Ay (Hilal) bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, büyük ticaret ve sanayi şehirleri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur. Verimli Ay (Hilal) bölgesinin bir parçası sayılan Orta Fırat Bölümünün illerinde olan Adıyaman şehri, Cerimli Ay (Hilal) bölgesinin en üst sınırını oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri dolayısıyla ile tarihin her döneminde insanların yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olmuştur.

    ADIYAMAN'IN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ
    İlimiz, çok sayıda doğal,tarihi ve kültürel değerlere sahiptir. Dicle ve Fırat nehirleri arasında kurulan ilimiz,çok eski çağlardan beri tarihi bir merkez olagelmiştir.Palanlı Mağarasındaki resimler tarihi M.Ö 40000 yılına kadar uzanan buluntular mevcuttur.Giritille ve Samsat Höyüklerinde Neolitik ve Kalkilitik çağlara ait izler bulunmuştur.Hititlerden Kommagenelere ve arasında Selçuklulardan Osmanlılara el değiştiren ilimiz tarihin her döneminde uygarlıklara sahne olmuştur.Dünyanın 8. harikası olarakda adlandırılan Nemrut Dağı,2150 m.yüksekliğine uzanan zirvesi,devasa heykelleri ve ilginç yapısyla kendine özgü bir güzellik sunar.
    Zirvesinde Kommagene Krallarından biri olan, I. Antiochos'un mezarı bulunur.

    Nemrut Dağı, aynı zamanda Krallığın dinsel merkezdir.Kaya parçalarının biraraya getirilmesi ile yapılmış olan dev taş heykellerin bulunduğu teraslarla çevrilidir.Aresmia'nın (Eski Kale) eteğpinde Kommagene Kralı Mithradetes'i selalaya harika bir Herkül rölyefi bulunmaktadır.Yine burada Kommagene Krallığına ait kalıntılar vardır.

    Tarihin bilinen ilk köprülerinden biri Cendere Köprüsü de ilimiz sınırları içinde yer almaktadır.

    Özellikle Kommagene Kralığı döneminden kalan eserler [(Nemrut Dağı , Arsemia (Eski Kale), Karakuş Höyüğü , Cere Köprüsü)] yerli ve yabancı turistler için bir cazibe merkezidir. Nemrut'ta gündoğumu ve günbatımı ayrı bir güzellik taşımaktadır.

    KONAKLAMA TESİSLERİ
    Turizm Bakanlığından İşletme begesine sahip 20 adet tesisin yanısıra, İl ve ilçelerde ayrıca belediye belgeli 30 adet tesis mevcut olup,645 oda ve 785 yatak pastelidir.
    EĞLENCE VE MESİRE YERLERİ
    Ad
    ıyaman Kalesi
    Günümüzde Belediye tarafından dinlenme parkı haline dönüştürülen kale, orman manzarası ile bütünleşerek daha da güzel bir görünüm kazanmıştır.

    Gölbaşı Tatil Köyü
    Özel İdare Müdürlüğü tarafından özel teşebbüse kiralanan butatil köyü içerisinde günlük dinlenmenin yanı sıra sezonluk olarak da halkımıza haftalarca kalma imkanı sağlamaktadır.Şirin evleri,güzel manzarası ve yüzme havuzuyla halkımızın dinlendiği ve hoşca vakit geçirdiği yerlerdendir.
    Gölbaşı Gölleri
    Gölbaşı,Azaplı ve İnekli gölleri kıyılarının doğu kesimleri ağaçlık ve gölgeli yerler olduğundan mesire yeri olarak yararlanılmaktadır.

    Değirmenli
    Gölbaşı-Malatya Karayolunda Göksu ırmağı boyunca akarsuyun yer yer çağlayanlar oluşturduğu ağaçlık bir alandır.
    Değirmen Çayı (Su Gözü)
    Eski Besni'nin 10 Km. Güneyinde Sofraz Çayının doğduğu,ağaçlık ve sarp kayalardan oluşan güzel bir yerdir.
    Örenli (Pirin)
    Antik Perre şehri yakınında bulunan Örenli Köyündeki bir bölge,sit alanı özelliğinden dolayı koruma altına alınmştır.Güzel bir içme suyu kaynağına da sahip olan alan,günümüzde mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
    Beşpınar
    İlimizin 4 Km. Doğusunda Ziyaret Çayı kenarında Kahat yolu üzerinde beş ayrı pınarın bulunduğu ,halkımızın en fazla uğradığı bu yer,Özel İdare Müdürlüğünce düzenlenerek özel teşebbüse kiralanmıştır.
    Adıyaman Şehir Parkı
    1994 yapımı tamamlanarak hizmete açılmıştır.Kafeterya,düğün aslonu,çocuk parkı ve açık gezinti alanı ile halka hizmet vermektedir.
    İçmeler
    İlimiz sağlık turizmi açısından önmeli üç adet içmeye sahiptir.
    Kotur İçmesi
    Adıyaman'a 25 Km. uzaklıkta ve Kuzey Batısındadır.Akçalı Köyüne 5 Km. mesafede şifalı bir soğuk su içmesidir.Bu su bazı mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.
    Besni İçmesi (Çömrük Çeşmesi)
    İl merkezinin 48 Km. Batı istikametinde Besni İlçesinin 6 Km. Kuzeydoğusundadır.Bu içmenin suyu böbrek taşlarına,kronik kabızlık,bağırsak ve mide iltihaplarına iyi gelmektedir.
    Çelikhan İçmesi
    İlçenin 23 Km. Kuzeydoğusunda bulunöaktadır.Bu içmenin mide,bağırsak,karaciğer safra kesesihastalıkları ile böbrek taşı,gut,şişmanlık ve diabette kullanılması büyük ölçüde faydalıdır.

    Nemrut Dağı Milli Parkı
    Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.
    Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.
    UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.
    Tarihçe
    İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı'nın keşfine gitmek gerekir.
    Nemrut Dağı'nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı'nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı'na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos'un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı'nın sırrını ve Antiochos'un yasalarını içermektedir.
    Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı'ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.
    Kommagene Krallığı
    Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.
    Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı olarak anılan Darius'a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.

  3. 2007-11-08 #3
    Besni İlçesi



    Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir 'Türk Yurdu' haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.
    Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir.
    Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur.
    İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir.
    Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz.



    İlçemiz Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Adıyaman İlinin batı kesiminde yer almakta olup, Yüzölçümü 1330 Km2.dir Km2. ye 82 kişi düşmektedir.

    İlçemizin Doğrusunda : Adıyaman
    Batısında : Gölbaşı İlçesi
    Kuzeyinde : Tut İlçesi
    Güneyinde: Araban ve Halfeti ilçeleri bulunmaktadır.

    İlçemiz zaman zaman kara iklimi, zaman zamanda Akdeniz ikliminin tesirinde kalmaktadır. Ancak genellikle 1050 metrelik rakımın da tesiri ile kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise serin ve kuraktır. İlçemizde Akdeniz iklimin etkili olduğunun en önemli delillerinden biri özellikle güneyinde bulunan belde ve köylerinde zeytin ağaçlarının bulunmasıdır. Zeytin ağacı Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsüdür. Besni İlçesinde zeytin tarımının yapılabilmesi ilçemizde bozulmuş Akdeniz ikliminin etkili olduğunun bir göstergesidir.

  4. 2007-11-08 #4
    Çelikhan İlçesi




    ÇELİKHAN'IN TARİHİ VE KÜLTÜRÜ

    Çelikhan ilçesi, Adıyaman ve Malatya ile birlikte 1071 yılında yapılan Malazgirt savaşından sonra Selçuklu Türklerinin eline geçmiştir. 1391 yıllarında Yıldırım Beyazıt komutasındaki Osmanlı Türkleri bu bölgeyi Memluk Beylerinin elinden almış ise de; 1401 yılında Timur ordularına terk etmişlerdir.1516 yılında yapılan Koçhisar savaşı sonunda bölge, Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından Dulkadiroğlularından alınarak Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.

    1839 tarihli Tanzimat Hareketinden sonra yapılan, adli, askeri ve idari düzenlemeler sonrasında, Merkezi Harput olan Mamuratul'Aziz eyaletine bağlanmıştır. Bu eyalete bağlı 3 sancaktan biri de Malatya'dır. Ortaköy (Porğa) 1864 tarihine kadar Malatya sancağına bağlı bir kadılıktır.1864 tarihli vilayetler kurulması hakkındaki nizamname ile büyük kadılıklar Bucak Müdürlüğü haline getirilmiştir. Porğa Bucağı da bunlardan bir tanesidir.

    Ortaköy adi ile kurulan Bucak Müdürlüğü bölgesinde o tarihlerde Porğa, Bulam, Abdulharap ve Köseuşağı adında 4 köy bulunmaktadır.

    Bu durum 1 Haziran 1954 tarihine kadar devam etmiştir. 04 Mart 1954 tarih ve 6325 sayılı Yeniden 10 Kaza Kurulması hakkında Kanun gereğince 01 Haziran 1954 tarihinde Malatya İline bağlı olarak kurulan Çelikhan İlçesi; daha sonra 14 Haziran 1954 tarih ve 6418 sayılı kanunla kurulan Adıyaman iline bağlanmıştır.





  5. 2007-11-08 #5
    Gerger İlçesi


    İlçenin tarihi; İlin genel tarihine uygun bir karakter taşımakla birlikte coğrafi olarak dağlık bir alanda yer alması ve ulaşım zorlukları nedeniyle bazı farklılıklar gösterir.

    Bazı kaynaklara göre M.Ö.VI.Yüzyılın ilk yarısında yaşayan Selevkos Kralı Arsemes, Fırat üzerinde aşağı ARSEMİA adlı bir kent kurmuştur. Bu kent Gerger Kalesi olarak halen bulunmaktadır. Aşağı ARSEMİA KOMMAGENE krallı, zamanında kışlık kent olarak kullanılırdı.

    Bu bölge daha sonra Doğu ROMA (Bizans) İmparatorluğunun eline geçmiştir. Bu tarihlerde, halkın geneli Hristiyanlık dininin Gregoryan Mezhebine bağlı olup, Hicri 135 yılında Abbesi halifelerinden Ebu Cafer-el Mansur'un Adıyaman, Kahta ve Samsatla birlikte burayı da fethettiğini görmekteyiz. Bölge bu tarihten sonra İslamlaşmaya başlamıştır. Daha sonra Gerger ve çevresi Abbasilerin zayıflamasıyla HAMDANİLER'in sonra tekrar Bizansın eline geçmiştir. Selçuklular zamanında Gümüştekin 1066 yılında Hısn-ı Mansur'u ele geçirmiş fakat iç karışıklıklardan dolayı geri çekilmiştir.

    Selçukluların bölgedeki hakimiyeti 1071 yılında Büyük Selçuklu İmparatoru ALPARSLAN'ın Bizans İmparatoru Romanos Diognes (Romen Diyojen)'i Malazgirt'te uğrattığı büyük yenilgiden sonra kesinleşmiştir.

    Bölge, Selçukların yıkılmasından sonra Artukoğullarının eline, onlardan sonra da I. Haçlı Seferi münasebetiyle Haçlıların eline geçmiştir. Zengiler, Artuklular,Frank Kontluğu,Eyyubiler ve daha sonra da Anadolu Selçukluların eline geçmiştir. Baba İshak isyanı nedeniyle Türkiye Selçuklularının zor duruma düşmesini fırsat bilen Moğolların saldırıya geçmesiyle bu bölge de Moğol istilasına maruz kalıp Moğolların eline geçer.

    Bu bölgenin daha sonra Memlukluların onlardan sonra da Timurluların eline geçtiğini görmekteyiz. Timurluların çekilmesinden sonra yörenin DULKADİROĞLULARI'nın eline geçtiğini ve uzun süre onların elinde olduğunu görüyoruz. 1515 Turnadağ savaşıyla yöre Osmanlıların eline geçmiştir.

    Adıyaman İli ve İlçelerinin sonraki tarihi süreç içerisinde durumu şöyledir; Adıyaman, 1849 yılında sancak haline getirilen Diyarbakır'a bağlanmıştır. 1859 yılında Malatya Sancak olunca Gerger, Malatya'ya bağlanmıştır.

    Cumhuriyet dönemine Malatya-Pütürge İlçesine bağlı köy olarak giren Gerger 1 Aralık 1954 yılında İl olan Adıyaman'a bağlanmıştır. İlçe merkezi 1954-1957 yılları arasında halen köy tüzel kişiliğine sahip Güngörmüş köyünde bulunuyorken. 25.06.1957 tarih ve 9642 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 7022 Sayılı Kanunun uygulamasıyla 10 Şubat 1958 yılında İlçe merkezi Budaklı köyü ALDUŞ mezrasına (şimdiki Gerger İlçesi) nakil edilmiştir.

    Coğrafi Konumu ve Yapısı


    İlin genel yüzölçümü 7.614 Km. olup, bunun 702 Km.si İlçemizi kapsamaktadır. Adıyaman'ın kuzeydoğusunda yer alan Gerger' in kuzeyinde Malatya' nın Pötürge ilçesi; doğusunda Diyarbakır' ın Çüngüş ve Çermik ilçesi ve Şanlıurfa' nın Siverek ilçesi; güneyinde Kahta; batısında Sincik İlçeleri ile sınırdır. İlçenin doğu ve güney sınırını Fırat Nehri üzerinde yapılan Atatürk Baraj Gölü çizmektedir.

    Deniz seviyesinden yüksekliği 770 M.dir. İlçe, tümüyle dağlık bir bölgede kurulmuştur.En yüksek noktası Kımıl Dağı 2250 M. Yüksekliğindedir. Kürdek, Hacı Bazı ve Kımıl önemli dağlarıdır. Çet, Kürdek, Ovacık, Kımıl Dağı ve Beyaz Çeşme yaylaları ilçe sınırlarındadır. Ayrıca Güngörmüş ve Gürgenli Köyleri' nin arasında Kara Göl isminde bir göl bulunmaktadır.

    Gerger ilçesinde bulunan yaylalar Çet, Kürdek, Ovacık, Kımıl Dağı ve Beyaz Çeşme yaylalarıdır. İlçenin 5 km. uzağında Eskikent Köyü'nün kuzeyinde Murfan mağaraları da bulunmaktadır.

    Gerger ilçesi; il merkezine 105 km. uzaklıkta ve ulaşım karayolu ile yapılmaktadır. Karayolu ağı ise; Adıyaman, Kahta, Narince, Gerger ve Gölyurt' a kadar gitmektedir. Yol asfalttır. Gölyurt karayolu' nun 18 Km. ‘si stabilizelidir.

    İlçe sınırlarında bulunan önemli akarsular, başta Fırat nehri olmak üzere Demirtaş Çayı ile Çifthisar Çayıdır.

    İklimi; kışları soğuk, yazları sıcak ve kuraktır. Bu özellikleri ile Akdeniz iklimi ve kara iklimine sahiptir.


  6. 2007-11-08 #6
    Kahta İlçesi

    Kahta, medeniyetlerin doğuş yeri olan Mezopotamya'ya yakınlığı nedeniyle tarih süreci içerisinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşim merkezidir. M.Ö.VII. yüzyılda Asur, VI.yüzyılda Pers, IV.yüzyılda Makedon ve Seleukos egemenliğinin hüküm sürdüğü görülmektedir. M.Ö. I.yüzyılda bölgede hüküm süren Arsames, günümüze önemli tarihi eserler bırakmıştır. Kommagenelilerin atası olan Arsames, bugünkü Fırat Arsameia'sı olarak bilinen Gerger Kalesi ile Nymhois Arkameia'sının kurucusudur. M.Ö.109'da bağımsızlığına kavuşan, doğu ve batının kültür, sanat ve inançlarının sentezi olan Kommagene Medeniyeti M.S. 72'de Anadolu'da Romalılar tarafından ortadan kaldırılarak Suriye Eyaletine bağlanan son krallık olmuştur.

    Kahta, Arap, Ermeni, Artuklular, Haçlı Seferlerini müteakiben Selçuklular, Babiller, Moğollar, Memlükler ve Dulkadiroğuları hakimiyetinde kaldıktan sonra 1516 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı hakimiyetine girerek önce Dulkadirli Emaretine, Kanuni zamanında ise sancak merkezi haline getirilen Samsat'a bağlanarak Zülkadiriye Eyaletine (Maraş) bağlanır.

    Kahta 1531 yılında Malatya'ya, 1349 yılında ise Hısn-ı Mansur'a (Adıyaman) bağlanır. 1859 yılında Malatya sancak olunca Kâhta'da diğer kazalar gibi yeniden Malatya'ya bağlanır. Bu durum Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasına kadar devam eder.

    Kahta Cumhuriyet döneminde Malatya'ya bağlı bir ilçe olarak yapılandırılır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yer değiştirerek eski Kâhta'nın 26 k.m. güneyindeki şimdiki yerine taşınır. İlçemiz 1954 yılında Adıyaman'ın il olmasına müteakip, Adıyaman'a bağlanmıştır.

    lçe Adının Kaynağı; Kahta adının nereden geldiği yolunda kaynaklarda pek bilgi olmamakla beraber, tarihte, Orta Asya'da Ötüken ve Karakurum yakınında Kahta isimli bir kentin varlığı göz önüne alınırsa Kahta isminin Orta Asya kökenli bir isim olduğu sonucu çıkarılabilir. 'Kahta' isminin Persçede 'Dağın Eteği' anlamına geldiği ve Komagenelilerden önce bölgede hakim olan Persler tarafından kullanıldığı , bu adın da eski yerleşim yerinin konumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Eski ilçe merkezi Eski Kahta'dır ve Nemrut Dağının eteklerinde yer almaktadır.

    Bugün dünyanın sekizinci harikası olarak tanımlanan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan, ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlayan önemli bir turizm çekim merkezi konumundaki Nemrut Dağı tepesinde bulunan Kommagene Kralı Antiochus Theos'un Anıt Mezarı Kommagenelilerin bıraktığı en önemli tarihi mirastır. Kommagenelilerden kalan tarihi ören yerleri bugün ilçenin en önemli ekonomik kaynağını teşkil etmektedir. İlçe sınırları içersinde bulunan Nemrut Dağı ören yerindeki tarihi eserler, 1987'de UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak ilan edilmiştir.

    Coğrafi Durum

    İlçe Merkezinin yerleşim yeri ova üzerindedir. İlçenin kuzey bölgesi dağlık olup, bu bölgede köyler tarım arazisi dışına, yamaçlara kurulmuştur. Güney bölümündeki köyler ise ova içerisindedir.

    Kahta; 38-17 doğu boylamı ile 37-45 kuzey enlemi üzerinde yer alır. Denizden yüksekliği 750 metredir. Kuzeyde yüksekliği 2000 metreye ulaşan sıra dağlarla çevrili ilçe 1490 km2'lik yüz ölçüme sahiptir. Adıyaman ilinin 33 km. doğusunda yer alır. İlçe yüzölçümünün -Kahta merkez dahil- yaklaşık üçte ikisi 1. derecede, kalan yaklaşık üçte biri ise 2. derecede deprem bölgesi içindedir.

    Kahta ilçesi, doğuda Gerger ilçesi, güney ve güneydoğuda Şanlıurfa ili, güneybatıda Samsat ilçesi, batıda Adıyaman, kuzeyde Sincik ilçesi ve Malatya ili ile çevrilidir. Şu anda ilçenin doğu ve güneydoğu kesimindeki sınırını Atatürk Baraj Gölü meydana getirmektedir.

    İlçenin kuzey kesimi dağlık alanlardan meydana gelirken, güney kesimi düzlük alanlardan meydana gelmektedir. Kuzeydeki en yüksek nokta Nemrut Dağıdır (2.206m.), dağlık alanlardan güneye doğru gidildikçe önce plato alanlarına sonra geniş ovalara geçilir. Kahta Antitoros Dağlarının güney eteklerinde başlayıp güneye doğru alçalan ve Harran ovasına doğru uzanan bir arazi yapısına sahiptir. İlçe merkezi düz bir alanda kurulmuştur.

    Dağlar : Güneydoğu Toroslar silsilesi üzerinde Karadut Köyünün kuzeyindeki 2.206 m. yüksekliğindeki Nemrut Dağı ilçenin belli başlı önemli dağıdır.

    Akarsular : İlçenin en önemli akarsuları Kahta Çayı ve Kalburcu Çayıdır

    Kahta Çayı : Çelikhan yöresindeki Bulam, Abdülherap ve Recep sularını alarak güneydoğu istikametinde ilerleyip Kahta topraklarına girer. Tarihi Cendere Köprüsünden geçtikten hemen sonra Eski Kâhta (Kocahisar) Köyü istikametinden gelen çay ile birleşerek güneye doğru ilerler. Zilan Çayını da alarak baraj gölüne dökülür. Geniş yataklı bir su olup, çevresinde fasulye, tütün, susam, çeltik ve pamuk ziraati yapılır.

    Kalburcu Çay:Fırat Nehrini destekleyen kollardan biridir.Kakurtlu Çayı civarında Ziyaret ve Çakal Çayını alarak Ayaz Köyü doğusundanFırat Nehrine karışır.Çevresi ziraate elverişlidir

    Göller:Kahta'da tabi göl yoktur. Ancak Topraksu teşkilatinca Mülk Köyünde '100. Yıl Göleti' adı verilen bir 'Sulama Göleti', Dut Köyünde de aynı şekilde'Dut Göleti' adında bir sulama göleti yapılmıştır.



  7. 2007-11-08 #7
    Samsat İlçesi


    İlçenin Tarihi Yapısı

    Eski adı Samusata - Sumaysat olan Samsat yörede tarihi en eski olan yerleşim yerlerinden birisidir. Bazı kaynaklardan M.Ö 6000 yılında Orta Asya'dan gelen Türklerden Prohititler tarafından kurulduğu belirtilmektedir. Fırat'ın batı ve doğu kesimleri arasında en elverişli geçit yerinde bulunduğundan Samsat tarih boyunca önem kazanmıştır.

    Sümerler zamanında Semizata adı verilen Samsat' ın demir çağında Hitit Krallığının merkezi olduğu sanılmaktadır. Bölge M.Ö. 708 II. Sargon tarafından zapt edilerek Asur' a bağlı bir eyalet durumuna gelir. M.Ö. 605 yılında Babiller'in eline geçer. Daha sonra sırasıyla Medlerin, Perslerin (M.Ö. 553), Mekadonya Krallığının (M.Ö. 333) ve Selevkos' ların hakimiyeti altına girer.

    Samsat M.Ö. 69'da Kommagene Krallığının merkezi olur. Kommagene Kralları Antichos sanıyla anılır. 150 yıllık süre içinde 4 kral tahta geçti. Bunlardan Kral Antichos III' nün Romalılara yenilgisi üzerine Kommagene Devletinin egemenliği sona erdi. M.S. 72 yılında bir Roma eyaleti haline getirilen Samsat bir ilim merkezi olur.

    Ünlü bilgin Lukianus bu dönemde Samsat'ta doğar.
    Bu arada birkaç kez Perslerle Romalılar arasında el değiştirir. M.S. 271'de tekrar Romalıların eline geçer. Bu dönemde nüfusu 50.000'i geçer.

    Daha sonra Bizans'ın ve sonrada Arapların eline geçer. Samsat'a Hz. Ömer zamanında Şimşat, Şümişat denir. 1085'te Melikşah 1114'de Zenginler 1180'de Selahattin Eyyubi 1203'de Anadolu Selçuklularından Rüknettin süleyman II Samsat'a hakim olur. 1237'de Harzemşahlar tarafından yağma edilen Samsat 1240'da Moğol İmparatoru Hülagü Han tarafından sonrada Dulkadiroğulları tarafından istila edilir.
    1392'de Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı devletine bağlanır. 1401'de Timur tarafından tahrip edilir. 1516'da Yavuz Sultan Selim tarafından tekrar Osmanlılara katılır. Osmanlı yönetiminde eski önemini kaybeder ve sancak merkezi olur.

    Gittikçe küçülen Samsat, Cumhuriyetin kurulmasıyla bucak merkezi olur, 1960'da ilçe merkezi haline getirilir ve Adıyaman iline bağlanır.


    Samsat ilçesi Atatürk Barajı Göl suları altında kalmasından dolayı 05.03.1988 tarihinde eski yerleşim yerinden tahliye edilmiş ve 21.04.1988 tarihli 3433 sayılı kanunla merkezi değiştirilerek bu günkü yerine taşınmış bulunmaktadır.


    Günümüzde yapılan arkeolojik araştırma ve kazılarla eski Samsat ve civarında eski dönemlere ait saraylar, su kemerleri, kaleler ve benzeri yapılar, kıymetli eşyalar bulunmuştur. Bu eserlerden bir kısmı Adıyaman müzesinde sergilenmektedir.



  8. 2007-11-08 #8
    Sincik İlçesi


    İlçenin Tarihi ve Coğrafi Yapısı :

    İlk çağlarda Sincik' in içinde bulunduğu Adıyaman ve Kahta yöresinde bir çok devlet egemenliği kurulmuştur. Hititler, Hurriler ve Mitaniler M.Ö. 1600 -1000 yıllarında bu yöreye hükmetmişlerdir. M.Ö. 69 M.S. 72 senelerinde bu yörede kurulan Kommagene Krallığından sonra Sincik ve çevresine Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu daha sonra Selçuklu ve Osmanlı Devleti bu yöreye hakim olmuşlardır. 1954'e kadar Malatya İline bağlı bir nahiye olan Sincik; 1954 ten sonra Adıyaman'ın İl olması ile Kahta İlçesine bağlı bir köy iken 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.


    Coğrafi Konum:

    Sincik İlçesi Adıyaman İlimizin 70 Km kuzey doğusunda yer almaktadır. Kuzeyde Malatya, Kuzey Doğusunda Pütürge, Doğuda Gerger, Güneyinde Kahta, Güney Batısında Adıyaman ve Batıda Çelikhan ile çevrili olup, 1325 metre rakımlıdır. İlçe rakımı güneyden kuzeye doğru artmaktadır. Sincik dağlık ve dağınık araziye sahip olup, Güney Doğu Toros dağlarının güney kesimindeki dağ ve tepelerde oluşmaktadır. Sincik' in en yüksek dağı kuzeydeki Türk Dağıdır (1608 m). Nemrut Dağı ise Sincik' in doğusunda yer alıp kuş bakışı olarak Kahta'dan çok Sincik'e yakındır. Sincik'te bozkır iklimi özellikleri vardır. İlçede kışlar çok soğuk ve kar yağışlı yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer. Yazlar sıcak olmasına rağmen rakım yüksek olduğundan kısmen bir serinlik hakimdir. Sincik' te Kıran Çayı, Aksu Çayı ve Yarpuzlu (Birimşe) Çayı bulunmaktadır.

    İlçemiz birinci derecede deprem bölgesinde bulunduğundan Doğu Anadolu Fay Hattının Hatay-Mersin'e uzanan fay parçaları üzerindedir. Ancak ilçemizde bilindiği kadarıyla büyük ölçekli herhangi bir deprem meydana gelmemiştir.

    Yüzölçümü ve Arazi Dağılımı :

    İlçemizin Yüz Ölçümü 364 Km2' dir. Bu miktar İlin yüz ölçümü içerisinde 4.78'lik bir yüzdeye sahiptir. Arazi dağılımı aşağıdaki gibidir.



  9. 2007-11-08 #9
    Gölbaşı İlçesi

    675 - Adıyaman'ın Tarihi, Özellikleri, Tanıtımı

    Adıyaman' a 63 Km uzaklıkta olan Gölbaşı İlçesi, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'yu, Doğu Anadolu'ya bağlayan Gaziantep-Malatya karayolu ile Adana-Malatya demiryolu yönünde yer almaktadır.

    Gölbaşı gölünün güneybatısına kurulmuş olan ilçenin, Doğusunda Malatya'nın Doğanşehir İlçesi ile Adıyaman'ın Tut İlçesi, batısında Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Çağlayancerit İlçeleri, kuzeyinde Kahramanmaraş'ın Nurhak İlçesi, güneyinde Adıyaman'ın Besni İlçesi yer almaktadır.

    Gölbaşı ilçe merkezinin yeri, önceleri boş bir arazi iken 1934 yılında demir yolunun geçmesiyle bir yerleşim merkezi haline gelmeye başlamıştır. Civar İl ve İlçelerden başlayan göçler sonucu 1954 yılında Besni İlçesine bağlı bir köy olmuş, 1958 yılında da ilçe durumuna getirilmiştir. Gölbaşı, gösterdiği hızlı gelişme seyri ile Adıyaman'ın büyük ilçelerinden biri durumuna gelmiştir.

    Gölbaşı ilçesinin deniz seviyesinden yüksekliği 866,8 m. yüzölçümü 784 km. karedir. En yüksek dağı 2500 m. yüksekliğindeki Akdağ olup, bunu Meydan ve Boruk dağları izlemektedir. Engebeli bir arazi yapısına sahip olan Gölbaşı ilçe sınırları içerisinden Göksu çayı geçmektedir. Ayrıca bir birleriyle bağlantılı Gölbaşı, Azaplı ve İnekli gölleri mevcuttur.

    Gölbaşı'nın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Geçici Köy koruculuğu, halı kursları, esnaflık ilçenin istihdam alanlarındandır. İlçedeki Kömür İşletmesi, tekstil atölyesi, küçük sanayi ve benzer işyerleri istihdam sahalarıdır. İlçede kurulu büyük fabrika, sanayi tesisi yada işletme bulunmamaktadır.

    İlçede sanayi kuruluşu olarak Kömür İşletmesi, Tekstil İşletmesi, Un Fabrikası, Yem Fabrikası, Poşet Fabrikası ve Tavuk Çiftliği bulunmaktadır.

    Gölbaşında tarihi yapı olarak, Harmanlı Kasabası Göksu üzerindeki Paşa Köprüsü, Köristan (Yaylacık) Köyü'ne 16 km.uzaklıktaki Göksu üzerindeki Vicne Köprüsü ve Altınlı Köprüsü bulunmaktadır. Bunlardan Altınlı Köprünün yapım tarihi kesin olarak bilinmemelktedir. Bu köprü üç kemerli olup, taşları harç kullanılmadan sıkıştırma suretiyle yapılmıştır. Köprü ayaklarında sulara karşı korunmak amacıyla koni şeklinde mahmuzlar yapılmıştır. Ayrıca Nasırlı Köyü'nde, köyün ilk kuruluş yeri olan Mendede'de bir höyük (Mendede Höyüğü) bulunmaktadır. Kız Kapan'da su sarnıçları, basamaklarla çıkılan mağaralar bulunmaktadır. Çevrede çok sayıda cam, ok demirleri, çanak ve çömlek kalıntılarına rastlanmıştır. Köyün güneyinde 2 km. uzaklıkta "Çardak" veya "Gölün Başı Mağarası" adı verilen yerdeki mağarada, öküz başı rölyefi bulunmaktadır. Buraya "Musa Gediği" mevkii de denilmektedir. Ayrıca, köyün kuzeyinde "Kırk Bayır" denilen yerdeki mağaralarda mezarlara rastlanmıştır.

    Gölbaşı, Belören'de tarihî kalıntılar bakımından zengin bir yerleşim merkezidir. Köyün 6 km. kadar batısında eski yerleşim yeri olan " Heyik" mevkii bulunmaktadır. Buranın tarihi bir şehir olduğu , dükkan olması muhtemel kalıntılardan, yine buradaki mezar kalıntılarından anlaşılmaktadır.Taşlar doğal halindedir.Belören'in kuzeyinde 5 km. uzaklıktaki etrafı surlarla çevrili Keykubat Kalesi bulunmaktadır. Kale, Roma harcı ile yapılmıştır. Yine Belören'in Beldenin güneyine 5 km. uzaklıkta, "Kent" denilen yerde taş mimari parçalar ile mezar kalıntıları bulunmaktadır. Belören'in güneyinde, 2 km.uzaklıkta "Peri Önü" mevkiinde de bir höyük vardır. Buranın da eski bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Ayrıca Gölbaşı'nın kuzeyinde yer alan Çataltepe köyündeki "Köristan" veya "Kölisten", denilen yerde dağın üzerindeki kalıntının ne olduğu kesinlik kazanamamıştır. Bu kalıntıların yel değirmeni veya bir kiliseye ait olduğu söylenmektedir.

    Çataltepe Köyü'nün güneybatısında Kara Mağara denilen doğal mağaranın üzerinde 1 m. çapında ve 2 metre derinliğinde tahıl saklama veya şarap kuyuları olduğu söylenen kalıntılarla karşılaşılmıştır. Ayrıca burada kilise ve ev kalıntıları bulunmaktadır. Bunlar da burasa bir yerleşim olduğunu açıkça göstermektedir. Bunun yanında Belören'in 4 km. uzaklığında 4 küçük mağaradan oluşan küçük kaya, 1,5 km. uzaklığında İllez Kani, Kaba Öğüt denilen ören yerleri ile Höyük mevkii ve Tilki Kalası bulunmaktadır. Burada çok sayıda mimari taşlara, keramiklere ve sarnıçlara rastlanmıştır. Beş Tepe Mevkiindeki bulunan mağarada, nişlere ve Roma harcına benzer harçla yapılmış kalıntılara rastlanmıştır. Bu bölgede yapılacak arkeolojik araştırmaların, karanlıkta kalmış bazı noktaları aydınlatacağı da açıktır.
    İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Paşa Köprüsü, Köristan (Yaylacık) Köyü'ne 16 km.uzaklıktaki Göksu üzerindeki Vicne Köprüsü ve Altınlı Köprüsü bulunmaktadır.



  10. 2007-11-08 #10
    Tut İlçesi

    20 Mayıs 1990 tarih ve 20552 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 09.05.19990 tarih ve 3644 sayılı kanun ile, ilimize bağlı Besni İlçesi'nin 12 köyü Besni'den ayrılarak,Tut Bucak Merkezi merkez olmak üzere, Adıyaman İli'ne bağlı küçük şirin bir ilçe oluşturulmuştur. İlçemiz, kuzeyde Malatya İli'nin Doğanşehir İlçesi,doğuda Adıyaman,batıda Gölbaşı ve güneyde de Besni İlçeleri ile çevrilmiştir.

    Deniz seviyesinden yüksekliği 1050 m. olmasına rağmen, güney kısmında ılıman bir iklim hüküm sürmektedir. İlçemizin arazisi genellikle dağlık ve engebelidir. Toprakları tarıma elverişli olmadığından ;insanlar, ya tütün, ya da Antep fıstığı dikmek suretiyle bir karış toprağını dahi değerlendirmektedirler.

    Arazi dağlık olduğu için toprak kayması çokça görülür. Erozyona oldukça sık rastlanmakta, çeşitli aşınmalar göze çarpmaktadır.

    İlçenin batı kısmında (tarihi hakkında kesin bilgi bulunmayan) mağaralar vardır. Bunlardan birisinin içinde mozaik, diğerinde ise; elinde kalkan ve ok tutan bir insan kabartması ile ortasında taştan yapılmış masa ve sandalyeler bulunmaktadır. Masanın bir tarafında taht ve üstünde başı taçlı bir kral, yanında da ayakta duran insan kabartmalarının olduğu bilinmektedir. İlçe merkezinde tarihi bir cami vardır. İlçemiz, tarihi zenginlikleri ,eşsiz iklimi, bol yeşili , geniş su kaynakları ve emsalsiz mesire yerleri ile Adıyaman'ın en şirin ilçesidir.

    Yapılan araştırmalarda 1920' li yıllardan bu yana ilçede İlkokul (ilköğretim okulu) olduğu,ilk zamanlarda kız öğrencilerin daha az okula gittiği, sadece erkek öğrencilerin okuduğu söylenmektedir. Bu gün ise kız ve erkekte % 50'lik eşitlik olduğu görülmektedir. Ancak 8 yıllık zorunlu ilköğretimden sonra lisede kız erkek dağılımında oran % 50'yi bulmamaktadır.

    İlçe merkezinde okur yazarlık oranı % 90,-95'dir. Köylerde ise bu oran % 80 civarındadır.


  11. 2007-12-01 #11
    çok güzel bir site:cool:

  12. 2008-08-17 #12
    942 - Adıyaman'ın Tarihi, Özellikleri, Tanıtımı


    Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.
    Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.
    UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.
    Tarihçe

    İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı'nın keşfine gitmek gerekir.
    Nemrut Dağı'nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı'nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı'na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos'un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı'nın sırrını ve Antiochos'un yasalarını içermektedir.
    Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı'ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.
    Kommagene Krallığı
    Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.
    Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı olarak anılan Darius'a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.
    İklim
    Kahta ilçe sınırlarındaki Nemrut Dağında karasal iklim özellikleri görülmektedir. İlçe sınırlarındaki Atatürk Baraj gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli bir ölçüde değişikliğe uğrayarak Akdeniz iklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır. Ancak yaz ortasında bile, Nemrut Dağında gün doğumu oldukça soğuk olur.


  Okunma: 21929 - Yorum: 11 - Amp