Az Gelişmişliğin Sosyolojisi - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Az Gelişmişliğin Sosyolojisi

  1. Az Gelişmenin Niteliği

    Az gelişmiş ülkeler sorununun temeli olarak karşımıza çıkan «az gelişme» "değişik sebeplerin meydana getirdiği bir «sonuç» tur. İlk bakışta göze çarpan sebepler arasında,
    - Tabiattan gelen güçlükler ve engellemeler,
    - Kaynakların kıtlığı veya yeterince kullanılamaması,
    - Sosyo-kültürel güçlükler,
    - Gelişme hızını kesen bir nüfus artışı veya gelişme için yeterli olmayan bir nüfus yoğunluğu,
    - Toplumları derinden etkileyen büyük dönüşümlerin dışında kalınması,
    - ^Teknolojide ve organizasyonda gecikmişlik,
    - Dış güçlerin yararına işleyen bir ilişkiler düzeni,
    - Gelişmede yer alan insan ve madde kaynaklarının kötü kullanılması veya elden kaçırılması
    sayılabilir. Başlıca dört kümede toplayabileceğimiz bu çok sayıdaki sebeplerin ortaklaşa yanı, bir engelleme, sınır çizme, gelişmeden alıkoyma ve zaman içinde duraklatma sonucunu yaratmaktır. Düşündüğümüz dört küme ise, sıraladığımız sebeplerin ve benzerlerinin dört kategorisini adlandıran «Mekân, Toplum, ilişkiler ve Tarih» kategorileridir.
    Konunun Adlandırılması
    Az gelişmiş ülkelerle ikiz olan «az gelişme» olayı, söz konusu ettiğimiz kategoriler içinde yer alan sebeplerin ortak görünüşler kazandırdığı ayrı bir dünyayı önümüze serer. Günümüzün iktisatçıları, sosyologları, demografları ve politikacıları bu ayrı dünyanın ülkelerini ekonomisi gelişmiş ülkelerden ayırt etmek için bazı deyimler kullanmaktadırlar. Bu deyimleri, «ülke», «millet» ve «devlet» kavramlarına bağlı olarak üç bölükte- toplamak mümkündür. Girişilen bu adlandırma denemesi, hangi kavram etrafında olursa olsun, bir «ayırma» ve «temel sayılan özelliği belirtme» amacını gütmektedir.

    Ülke : Az gelişmiş, gecikmiş, gelişen, gelişme halinde, geri bıraktırılmış, geri kalmış, kalkınan, yarı gelişmiş, yeteri kadar gelişmemiş,
    Millet: Hızla değişen, huzursuz, proleter, yoksul,
    Devlet: Genç, yeni...

    Üç kavram etrafında toplanan bu deyimlerin yanı sıra, az gelişmiş ülkeleri topluca anlatmak için kullanılan deyimler de vardır. Bunlardan en yaygın olanı ve bir terim özelliği kazananı «Üçüncü Dünya» dır. «Bakir toprak» ve "Bakir dünya» deyimleri de az gelişmiş ülkelerin bütünü hakkında kullanılan "Üçüncü Dünya»ya eklenebilir.

    Gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasındaki farklılığın ve özelliklerin belirtilmesine bağlı olarak şu noktalar ilgimizi çekmektedir :
    1) Yeni deyimlerle anlatılmasına rağmen üzerinde durulan «olay», yüzyılımıza has "yeni" bir olay olmayıp "eski" bir olaydır. Haklı olarak işaret edildiği gibi, "yeni bir biçim altındaki oldukça eski bir sorun" sözkonusudur.
    2) Üç kavramın yanı sıra kullanılan «sıfat»lar ya gelişmiş ülkelere ait özelliklere karşıt olarak, ya da onların inkârı suretiyle elde edilmektedir. Bu arada dikkati çeken bir başka taraf da gelişmiş ülkelerin durumunun bir «veri» olarak ele alınması ve "az», «under», «unter»... gibi kelimelerin aracılığı ile gelişmedeki bir eksikliğin dile getirilmesidir.
    3) Gelişmeye bir sınır çizilemeyeceğine göre hiç bir ülkenin gelişmenin sonuna vardığı söylenemez. Üstelik, «kaynaklar»ın yeterince kullanılıp kullanılmaması bakımından da, gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasında kesin bir ayırma yapmak mümkün değildir.
    4) Bir mukayeseden doğuyor görünse de, gerçekte az gelişmişlik bu ülkelerin sosyal ve ekonomik yapısından, hayatlarının her alanında etkileri görülen iç çelişkilerinden doğmaktadır.
    5) Çeşitli ülkeler için aynı deyimlerin kullanılışı, bu ülkeler arasında bir takım derece farklarının bulunmadığı ve hepsinin aynı düzeyde yer aldığı anlamına gelmez. Gelişmiş ülkeler arasında olduğu gibi az gelişmiş ülkeler arasında da dikkate değer farklar vardır.
    6) Ağırlığın «iç» veya «dış» faktörlere, başka ülkelerle ilişkilere verilmesine göre olayın adlandırılması değişebilmektedir.

    Devamı ektedir.


    Eklenmiş Dosya
  Okunma: 2090 - Yorum: 0 - Amp
Kullanıcı Oylaması: /5 -