Yaşadığımız dönem öyle bir dönem ki her an gözlerimizi dört açıp olup biteni takip etmemiz gerekiyor. Çoğu zaman bir anlık dalgınlık bile büyük zararlara neden olabiliyor. Özellikle sosyal medya ve sinema dünyası dikkatle izlenmeli yazılan söylenen ne varsa belirli kurum veya kişiler tarafından yorumlanmalıdır. Devlet güvenliği için bu şart oldu. Zira bu mecralar devletler arası savaş alanlarına döndüler. Özellikle kara propaganda ile toplumların bir şeylere yönlendirilmesi için bu alanlar sıkça kullanılmaya başlandı.


Sosyal medya ve sinema üzerinden bu tür açık veya gizli mesajları çokça görmeye başladık. Önceden bu konulara dikkat eden ve insanların dikkatini bu mesajlara çekmek isteyen insanlara paranoyak gözüyle bakılırdı ama artık mesajlar o kadar açık verilmeye başlandı ki dikkat etmesinde fark edebiliyorsunuz. Geçenlerde "The Equalizer 2’den Türkiye’ye Mesaj" adlı bir yazı yazdım ve bu konudan bahsettim. Bu filmde Türkiye Hükümetine bir mesaj gönderildi. Hem de açıktan açığa verilen bir mesajdı. Mesajın içeriği açıkça şuydu: Bizim olanı alırız...


Ve kısa bir sonra Türkiye'de bir gelişme yaşandı. Amerika kendisinin olduğunu iddia ettiğin bir şeyi aldı ve verdik veya vermek zorunda kaldık. Filmi seyredenler bilirler filmde mesaj şu şekilde verildi: Gerekirse kaba kuvvete başvurur, döve döve alırım denildi mesajda. Arkasından olan olaylar bu mesajın arkasının boş olmadığını gösterdi ki en azından bana.


Demem o ki, dünyada ne olup bittiği iyi anlamak istiyorsanız sinema dünyasını ciddiye alın.