Rahmetli ses sanatçısı Mükerrem Kemertaş'ın seslendirdiği ve milyonların gönlünde taht kuran bu türkünün hikayesi aşağıdaki gibidir.

Bu türkünün hikayesi; Erzurum’un Ilıca nahiyesine bağlı Tikkir (Çiğdemli) köyünde geçmektedir. Mustafa ve Gülbahar’ın dillere destan aşklarını bilmeyen yoktur. Sevda çeken bu gençlerin ailelerinin rızası ile evlenmelerine izin verilir ve evlenirler. Fakat beraberlikleri ne kadar sürmüş bilinmez.Seferberlik ilan edilmiş ülkedeki tüm gençler; okuyan, okumayan tümü askere çağrılmıştır. Vatan borcu namus borcudur. Bu kutsal görevden geri kalmak olur mu?


Mustafa sevdasını evde koyarak ayrılır. Bu ayrılık o günlerde ölüme gitmek gibi bir şey… Belkide bir daha Gülbahar’ını göremeyecek, gülüm diye; doya doya koklayamayacaktır. Gülbahar’ın ise ki gözü iki çeşmedir; ama elden ne gelir ki? Nice kahraman, fedakar Türk Kızları gibi o da Mustafa’ sını uğurlamıştır askere, gidiş o gidiştir… Aradan yıllar geçer fakat hiçbir haber gelmez. Öldü mü, kaldı mı? Kimse bir şey bilmez.Ev halkı artık Mustafa’ dan umutlarını kesmiştir… Gülbahar her sabah kalktığında bahçeye çıkar yavuklusunun yoluna uzun uzun bakarak geleceği günü bekler. Bekler ama; ne gelen var nede haber… Gülbahar her geçen gün erimiş, erimiş hatta ağlaya ağlaya göz pınarları da kurumuştur. Gelinlerinin bu durumu kaynanasını ve kayınbabasını çok üzmektedir. Kayınbabası Gülbahar’ ın her sabah yavuklusunun yolunu gözlemesine, uçan kuşlardan haber istemesine o kadar üzülür ki; dayanamaz ve bu ağıtı yakar.


Huma kuşu yuvasından havalanan ve çok yükseklerde günlerce uçan bir kuştur. Mustafa’yı da Huma kuşuna benzetir ve huma kuşunun haberci bir kuş olmasına atıf ederek başlar söylemeye.

Huma Kuşuyükseklerden seslenirYar koynunda bir çift suna beslenirSen ağlamakirpiklerin ıslanırBen ağlim ki belki gönül uslanır.

Not: "Yar Koynunda birçift sunabeslenir." ifadesi; gelinin iki çocuğuna yanı torunlarına atıftır.

Gülbahar da kayınbabasının bu dörtlüğüne nazire olarak aşağıdaki dizelerle karşılık verir.

Sen bağ olki ben bahçende gül olim

Layık mıdır yanim yanim kül olim

Sen ağam ol ben kapında kul olim

Koy desinler buda bunun kuludur