Sözlükte din ile ilgili yeni görüş ve davranışları benimseyenler anlamına gelen ehl-i bid’at asr-ı saadetten sonra ortaya çıkmış şer’i bir delile dayanmayan bazı inanç ve davranışları benimseyen grupları ifade etmek üzere kullanılan bir tabirdir.


Ehl-i bid’at, “aklı esas alıp nassları te’vil etmek suretiyle Hz. Peygamberden sonra sünnete aykırı bazı inanç ve davranışları benimseyenler”. Şeklinde tarif edilebilir. Ehl-i sünnet alimlerince Cehmiyye, Havaric, Mürcie, Şia, Kaderiyye, Mutezile gibi fırkalar ehl-i bid’at olarak kabul edilmiştir. Şii alimler de, Hz. Peygamberin Hz. Ali’yi nass ile tayin etmesine rağmen buna aykırı davranan ashabı ve onların yolundan giden topluluğu ehl-i bid’attan saymıştır.


Ehl-i Bid’atın Temel Özellikleri:

- Nassların ruhuna ve islamın temel yönelişlerine vâkıf olmamak ve yabancı kültürlerin etkisi altında kalıp nassları uzak yorumlara Te’vile tabii tutmak.

- Hz. Peygamberin ashabına karşı iyi niyetli olmamak ve onların özellikle dini ilgilendiren rivayet, anlayış ve uygulamalarına değer vermemek.

- Hz. Peygamberin kavli ve fiili sünnetine karşı menfi bir tutum takınmak, kendi görüşleriyle bağdaşmayan bazı sahih rivayetleri reddetmek.

- Ashabtan itibaren oluşan çoğunluğun din anlayışından kopup ayrılmak, azınlık pisikolojisi içinde karşı grupları küfürle itham etmek ve dinin temel hükümlerini sürekli olarak tartışmaya açık tutmak.