1- Tuvalette ve hamamda selam verilip alınmaz,

2- Günaha sebep olan veya günahla meşgul olduğu halde selam verilmez alınmaz.

3- Kur'an okuyana, hadis rivayet edene, vaaz edene, ezan okuyana veya ezan okunurken karşılaştığımız kişilere, kamet getirene ve namaz kılanlara selam verilmez,

4- Fitneye sebep olacağı endişesi ile, genç ve yabancı kadınlara selam verilmez. Onların selamına sesli cevap verilmez.

-Selamlaşmak, karşımızdaki insana duyduğumuz güzel duygu, düşünce ve dileklerimizin bir ifadesidir. İnsanlara karşı duyduğumuz güzel duygularımızı selamla bildirdiğimiz zaman onları sevindiririz. Onlar da bize karşılık vererek bizi sevindirirler. Böylece aramızdaki dostluk ve sevgi bağları güçlenir. Bununla ilgili olarak Peygamberimiz (sav) bir sözünde şöyle buyurur: ''Birbirinize selam verin ki aranızdaki sevgi artsın. (Ahmet bin Hanbel, II, 223-493). Peygamberimiz (sav) bir başka sözlerinde de, Tirmizi'nin İbnu Mes'ud'dan kaydettiği bir diğer rivayette şöyle buyurulmuştur: "(Musafaha etmek üzere mü'min kardeşinin) elinden tutup musafaha yapman da selamlaşma cümlesindendir."Tirmizi, İsti'zan 31



- Selamlaşmanın kaynağı rabbimiz Allahtır. Çünkü Allah (c.c) ile peygamberimiz (sav) miraç olayında bizzat selamlaşmışlardır. Bizler bu selamlaşmayı her namaz kıldığımızda Tahiyyat duasını okuyarak hatırlamış oluyoruz.

-Hz. Muhammet(Sav) bir hadislerinde; Size birbirinizi sevdirecek bir şeyi haber vereyim mi? İşte o selamlaşmaktır. Öyleyse aranızda selamı yayınız buyurmuştur.

-Selam vermek, karşımızdaki kişiye onun hakkında iyilik düşündüğümüzü, bizden ona zarar gelmeyeceğine dair söz vermek ve bu konuda bize güvenebileceğini ona hatırlatmak demektir.

-Niyetimizin iyi olması şartıyla istenilen kelime veya cümlelerle selam verilebilir.


-Selamlaşmak insanlar arasındaki sevgi ve muhabbet duygularını güçlendirerek kin ve nefret duygularını yok eder. Bu olay kısa sürede topluma akseder ve o topluma huzur ve güven hakim olur.