Bu konuda genelleme yapmaktan başka çaremiz yok çünkü kişisel bazda bir kıyaslama yaparsan erkekten daha duygusal kadınlara da kadından daha duygusal erkeği de görebilirsin. Dediğim gibi genelleme yapmamız gerekiyor ve bu genelleme de kadınlar açık ara erkeklerden daha duygusaldırlar. Zaten öyle de olmak zorundadır. Hem biyolojik hem hormanik hem de hayata bakış açısı olarak ele aldığımızda erkeğin daha duygusal olma şansı bulunmamakla birlikte olmamalıdır da.


Kadın ve erkeği dikkatlice incelediğinizde açık bir şekilde iki türün birbirini tamamladığını görürsünüz. Yani biri bir konuda baskınsa diğeri başka bir konuda baskındır. Yaratılıştan kaynaklanan bu durumu doğada desteklediği için bu durum günümüze kadar aynı şekilde gelmiş. Çok basit bir örnek vermek gerekirse: Vücut, yani kas gücü olarak erkeklerin daha güçlü olması olması gereken bir durumken kadınların daha dayanıklı olması da gerekli olan bir durumdur.

Erkekler büyük güç gerektiren kısa süreli işleri başarabilirken kadınlar daha az güç gerektiren fakat uzun süreli işlerde başarılıdırlar. İlginç mi geldi bu durum? Hiç ilginç gelmesin çünkü olması gereken bu. Kadınların yaşam koşuları gereği daha dirençli olmaları gerekmektedir. Doğum olayı göze aldığınızda kadınların acıya daha dirençli olmalı gerekliliğini görürsünüz. Daha da basit bir örnek vermek gerekirse, bizim küçümsediğimiz çocuk bakımı ve ev işleri. Küçük küçük yüzlerce iş. Erkeklerin bu işlere ne sabrı ne de direnci yeterlidir.

Kadın mı Erkek mi Daha Duygusal?


Duygusallıkta bu paralelde hareket eden bir durumdur. Erkeğin doğa gereği duygusallıktan kaçınması gerekmektedir. Kadına göre daha sert ve acımasız yaşam koşullarında duygusallık büyük bir dezavantaj olmaz mıydı? Evet olur. Bundan dolayı erkek olaylara duygusal olarak yaklaşmamalı. Bu durumun neticesinde kullanılmayan organ körelir prensibi devreye girer ve erkek az olan duygusallığı iyice kaybeder. Peki bu duygular, olaylara duygusal yaklaşmak gereksiz mi? Hayır çok ama çok gerekli. Mesela çocuk büyütmek. Büyük duygusallık ister. Olaya duygusal yaklaşamayan bir kişi sağlıklı çocuklar büyütemez. Acıma merhamet ve sevgi duygularının yoğunluğu çocuğu koruyup kollar. Bunun yanında ikili ilişkilerde kadının duygusallığı ilişkinin sağlıklı ilermesini sağlar. Ne hikmetse erkekler bundan çok şikayetidir fakat şunu bilmelidirler ki kadınların olaylara erkeklere göre daha duygusal yaklaşmaları ilişkiyi korur. Erkek olaylara mantıklı yaklaşmaya çalışırken kadından da bunu bekler ama beklememeli. Eğer kadınlar da erkekler gibi olaylara mantık yönüyle ve sert yaklaşsalardı hemen emen her konu çıkmaza girer ve büyük problemlere neden olurdu. İkili ilişkiler konusunda tecrübeli olan insanlar, konuşmayan yani duygularını erkeğe aktarmaya çalışmayan kadınlardan korkulması gerektiğini söylerler. Yani kadın olaya sadece mantık çerçevesinde bakıyorsa erkek zor durumdadır demektir. Bu arada beni sakın yanlış anlamayın. Kadınlar olaylara mantıksızca yaklaşıyor demiyorum, erkeklere göre daha duygusal bakıyorlar diyorum. Bunu denemek isterseniz yapmamanız gereken büyük bir hata yapın ve durumu görün. :)