Su, şüphesiz bütün canlılarda önemli işler gördüğü gibi bitkiler içinde zorunlu bir ihtiyaçtır. Bitkiler aldıkları suyun %90'dan fazlasını terleme yoluyla kaybederek vücut iç ısısını düzenler. Geri kalan suyun büyük bir kısmı ise çözücü olarak iş görür. Aynı zamanda bitkiler, suyu hücrelerindeki merkezi kofulda biriktirerek büyürler. Ayrıca su, bitki için iyi bir besleyici olarak da iş görür. Fotosentezle üretilen organik bileşiklerin yapısındaki hidrojen atomlarının büyük bir bölümü ve bazı oksijen atomları sudan karşılanır. Topraktaki mineral besin maddeleri ve su, bitki kütlesine katkı sağlasa da kütlenin başka bir ifadeyle, bitkideki organik maddenin büyük bir bölümü atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanır. Bir bitkinin susuz kütlesi kuru ağırlığı olarak ifade edilir. Bitkisel bir materyalin kurutulmadan önceki ve kurutulduktan sonraki ağırlığı karşılaştırılarak içerdiği su miktarı dolayısıyla kuru ağırlığı tespit edilir. Bitkilerde kuru ağırlığın ortalama %95'ini organik maddeler, geri kalan %5'ini ise inorganik maddeler oluşturur.


Bitkilerin Beslenebilmesi İçin Gerekli Koşullar ve Elementler


Eğer bir element, bir bitkinin tohumdan büyümesi ve yaşam döngüsünü tamamlayabilmesi için gerekli ise, o elemente yaşamsal öneme sahip elzem (mutlak gerekli) besin elementi adı verilir.


Bitki köklerini topraksız bir besin çözeltisine daldırarak bitki yetiştirme tekniğine hidroponik kültür adı verilir.

Bitkilerin Beslenebilmesi İçin Gerekli Koşullar ve Elementler 1



Tarım topraklarının yanlış kullanım sonucu kirlenmesi, tarım dışı amaçlarla toprak kullanımı, erozyona karşı yeterli önlemlerin alınmaması ve su kıtlığı gibi pek çok nedenle geleneksel tarım uygulamaları verimsizleşmektedir. Dolayısıyla topraksız ortamda ve besin çözeltisi içinde ürün elde etme yöntemi günümüzde geleneksel tarım uygulamala-rının bir alternatifi olarak önem kazanmaktadır.

Bitki için elzem elementlerin belirlenmesinde hidroponik kültür tekniği kullanılır.

Bitkiler hidroponik kültür yöntemiyle tespit edilen elzem besin elementlerinden bazılarına nispeten fazla miktarlarda gereksinim duyarlar. Bu tür besin elementlerine makrobesleyici ya da makro besin elementi adı verilir. Bu besin elementleri karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O), azot (N), kükürt (S), fosfor (P), potasyum (K), kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) olup, ilk altısı organik bileşiklerin ana bileşenidir. Makro besin elementlerinden C, H ve O hava ve su ortamından sağlanırken, diğerleri topraktan inorganik iyon formunda alınır.

Bitkilerin çok az miktarlarda gereksinim duydukları besin elementlerine ise mikrobesleyici ya da mikro besin elementi adı verilir. Bu elementler bitkilerde başlıca enzimatik reaksiyonların kofaktörleri olarak işlev görür ve tamamı toprak ortamından inorganik iyon formunda alınır. Mikrobesleyiciler sekiz adet olup demir (Fe), klor (Cl), bakır (Cu), mangan (Mn), çinko (Zn), molibden (Mo), bor (B) ve nikel (Ni)'den oluşur.

Her bitkide besin elementlerinin miktarları farklıdır. Bu farklılığa bitkinin türü, yaşı, kök büyümesi, toprak özellikleri, toprakta kullanılabilir halde bulunan besin elementlerinin miktarı ve çeşidi, uygulanan tarımsal yöntemler ve iklim gibi birçok faktör neden olur. Ayrıca besin elementlerinin miktarları bir bitkinin organları arasında da değişkenlik gösterir.