Üç cephede savaştık

1-Doğu cephesi
2-Güney cephesi
3-Batı cephesi

DOĞU CEPHESİ:
15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir Paşa komuta etti. Ermenilere karşı savaştık. Galip geldik ve Ermenilerle Gümrü anlaşmasını imzaladık. Bu anlaşma yeni Türk devletinin ilk askeri ve siyasi zaferidir.

GÜNEY CEPHESİ:
Kuvay-i Milliye birlikleri Fransız ve Ermenilere karşı savaştı. Galip geldik. Sonucunda Ankara anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile Hatay hariç Türkiye-Suriye sınırı belirlendi. Fransızlar bu anlaşmanın sonunda Anadoluyu terketti.

Not: Hatay Misak-ı Milli sınırları içinde olmasına rağmen Ankara anlaşmasına göre sınırlarımız dışında kaldı. Atatürk' ün faaliyetleri sonucunda Atatürk' ün ölümünden sonra anavatana katıldı.

Not: Anadolu'nun güneyini tamamen işgal eden İtalyanlara karşı sıcak bir savaşa girilmedi. İtalyanlar ikinci İnönü savaşından sonra Anadoluyu terketti.

BATI CEPHESİ
:Yunanistan ile savaştık. Batı cephesine ilk atanan Ali Fuat Cebesoy' dur. Daha sonra İsmet Paşa atanmıştır. İlk kazanılan zafer I. İnönü dür. Bu savaşın en önemli sonucu Türk ordusuna ve Türk milletine verdiği moral olmuştur. I. İnönü den sonra Sevr Antlaşmasını makyajlayarak bize kabul ettirmek için Londra konferansını topladılar. Fakat TBMM'yi tanımadıkları için, konferansa yalnızca Osmanlı Hükümetini davet ettiler. Mustafa Kemal'in de konferansa delege olarak katılabileceğini ya da bir temsilci yollayabileceğini Osmanlı Hükümeti'ne bildirdiler. Osmanlı Hükümeti de itilaf devletlerinin bu önerisini TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya iletti. Ancak TBMM bu teklifi kabul etmedi ve çağrılmadığı bir konferansa, katılamayacağını bildirdi. Bunun üzerine İtilaf Devletleri, İtalya'nın aracılığı ile TBMM'yi resmen Londra Konferansı'na çağırdı. Konferans 23 Şubat'ta Londra'da açıldı. İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nda küçük değişiklikler yapmak istediler. Türk delegeler buna şiddetle karşı çıktılar.

İstanbul Hükümetinin temsilcisi Sadrazam Tevfik Paşa, söz sırası kendisine gelince, "Ben sözü Türk Milletinin gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başdelegesine bırakıyorum" diyerek konuşma yetkisini TBMM temsilcisi Bekir Sami Bey (Kunduh)'e bıraktı.

Bu konferansta istedikleri sonucu alamadılar. Bu konferansın bizim açımızdan en önemli sonucu itilaf devletleri TBMM' yi hukuken tanımış oldu. İstediklerini elde edemeyen işgalci güçler Türklere saldırması için Yunanlılara destek verdi.

TBMM 1 mart 1921 de Türk-Afgan dostluk anlaşmasını imzaladı. Bu anlaşma ile misak-ı milliyi tanıyan ilk asyalı Müslüman devlet Afganistan oldu. 16 mart 1921 de Rusya ile Moskova anlaşması imzalandı. Ve Misak-ı Milliyi tanıyan ilk Avrupalı devlet Rusya oldu. Fakat bu anlaşma ile Ruslara bırakılan Batum Misak-ı Milliden bir tavizdir. (Misak-ı Milliyi tanımak Sevr Antlaşmasını reddetmek demektir. )

İşgalcilerin Londra konferansında ki teklifleri TBMM tarafından reddedilince Yunanlılar saldırıya geçti ve ll. İnönü savaşı yapıldı. Bu savaşta Türklerin galibiyeti ile sonuçlanınca M. Kemal paşa İsmet paşaya çektiği telgrafta "Siz orada yalnız düşmanı değil milletin kötü talihini de yendiniz." Sözünü söyledi.

Kurtuluş savaşının ilk ve tek büyük yenilgisi Eskişehir-Kütahya savaşıdır. Burada alınan yenilgi sonucunda Yunanlılar, Polatlıya kadar gelmişlerdir.

Eskişehir-Kütahya yenilgisinden sonra TBMM de büyük tartışmalar başladı. M. Kemal Paşadan cepheye giderek orduya komuta etmesini isteyen TBMM Mustafa Kemal paşaya Başkomutanlık yetkisi verdi. M. Kemal Paşa bu yetkiyi almakla birlikte;

1-Yasama yürütme yetkisine
2-Yargı yetkisine sahip oldu

M. Kemal Paşa başkomutanlık yetkisiyle ilk çıkarıldığı kanun Tekalif-i Milliye kanunudur. Bu kanunun amacı ordunun ihtiyaçlarını karşılayarak Sakarya savaşına hazırlamaktır. Fakat ulaşım ve iletişim şartlarından dolayı bu kanun Sakarya dan çok Büyük Taarruz da işe yaramıştır.