İnsanda solunum sistemi burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerden oluşur.Yutakta mikropların iltihap oluşturması faranjite sebep olur.

Gırtlak yutak ile soluk borusunu birbirine bağlar. Kıkırdaktan yapılmıştır. Solunum için alınan havayı yutaktan soluk borusuna iletir. İç yüzeyindeki epitel doku, gırtlağın yan duvarlarında bir çift kıvrıntı yaparak ses tellerini oluşturur. Ses telleri sayesinde seslerin oluşması sağlanır. Gırtlaktaki seslerin konuşmaya dönüşmesinde yutak, ağız, dil, diş ve dudaklar da rol oynar. Normal olarak hava verilirken konuşulur. Ancak vantriloglar nefes aldıkları zaman da konuşabilirler. Gırtlağın iltihaplanmasıyla laranjit hastalığı oluşur.

İnsanlarda Solunum Nasıl Gerçekleşir?


Soluk borusu gırtlak ile akciğer arasında bulunur. Üç tabakadan oluşur:

1. İç tabaka: Silli silindirik epitelden oluşur. Goblet hücreleri vardır.

2. Orta tabaka: Yemek borusuna bakan kısmı düz kas, diğer kısmı ise at nalına benzeyen C harfi şeklinde kıkırdak halkalardan yapılmıştır.

3. Dış tabaka: Bağ dokusundan oluşmuştur.

Soluk borusu iki kola ayrılarak bronşları meydana getirir. Kıkırdak halkaları tam halka şeklindedir. Bronşların iltihaplanmasına bronşit denir. Her broş bir akciğere girerek akciğer içinde bronşçuk denilen kıkırdaksız küçük kollara ayrılır.

Akciğerler pleura denilen iki yapraklı akciğer zarıyla çevrilmiştir. Arası kaygan sıvı ile doludur. Bu sıvı akciğerleri korur ve çalışmasını kolaylaştırır. Sıvının iltihaplanmasıyla zatülcenp hastalığı ortaya çıkar.

Sağ ve sol olmak üzere iki akciğer bulunur. Sağ üç, sol iki loptan oluşur. Bronşçuklar üzüm salkımı görünümündeki hava petekleri ile, bunlarda alveollerle sonlanır. Bir alveol 0.2 mm çapındadır. Bir akciğerde 300 milyon kadar bulunur. (70-100m2) .Alveol hücrelerinin salgıladığı lipoprotein, alveolde ince bir tabaka oluşturur. Lipoprotein alveolün yüzey gerilimini düşürmeye yarar. Yüzey geriliminin düşmesi, suyun korunması ve havanın dışarı atılması için daha az kas gücünün kullanılmasını sağlar.

Yetişkin bir insanda akciğer, yaklaşık 6 litre hava alabilir. Solunum esnasında ise 3 litre hava alınıp verilebilir. Bunun ancak 0.5 litresi değiştirilebilir. Çok kuvvetli soluk alıp vermede 4,5 litre hava akciğerlere girebilir. Buna canlı kapasite denir. Geriye kalana artık hava denir. Artık hava sayesinde alveoller ve kılcal damarlar arasında difüzyon sürekli tutulur. Akciğerlere giren hava ile akciğer içindeki artık hava birbiriyle karışır.

-Soluk alış veriş hızı, kandaki CO2 miktarı ile ayarlanır.

-Soluk alış veriş hızı ve şiddeti sinirler tarafından denetlenir.

- Solunum refleksini omurilik soğanındaki ve beyindeki solunum merkezleri düzenler.

-Beyindeki solunum merkezi ise istemli solunumu kontrol eder ve kısa bir süre soluk tutulabilir.

-Kandaki O2 miktarının artıp azalması solunum hızını etkilemez.

İnsanda gerçekleşen terleme ve soluk alıp verme olayları homeostasisin sağlanmasında doğrudan etkilidir.