Anksiyete bozukluğunun ne olduğunu duymuş olabilirsiniz. Günlük hayatımızda hepimizin yaşadığı bunalma hissinin zamanla artarak insan sağlığını olumsuz olarak etkilemesidir.

Anksiyete bozukluğu olan hastalarda çabuk sinirlenme ,telaşlanma ,sese karşı aşırı duyarlılık , çarpıntı ve panik atak görülmektedir. Bu belirtilere zamanla karın ağrısı , titreme , mide bulantısı,yorgunluk gibi fiziksel rahatsızlıklarda eklenmektedir. Hasta kaygılı ve endişeli bir hayatı yaşamaya başlar ve tedavi görmezse ağır sonuçları olabilir.

E-Anksiyete Sendromu ise bu rahatsızlığın internet ile ilgili olan versiyonudur. Günümüz iletişim çağı ve internet hayatımızın en büyük vazgeçilmezi oldu. Artık internete girmek için bilgisayarlara ihtiyacımız yok telefonlarımız var. Çok büyük kolaylık gibi görünen bu durum aslında kendimiz veya ailemiz veya arkadaşlarımıza ayırdığımız zamanı da internette geçirmeye vesile oluyor.

E-Anksiyete Sendromu Nedir?



Yapılan araştırmalara göre her beş kadından biri ve her beş erkekten dördü gece uyumak yerine zamanını internette geçiriyor. E-Anksiyete Sendromu işte burada devreye giriyor. Bir çok insan farkında olmasa da internet hesaplarını ve mail adreslerini sürekli kontrol ediyor. Bir gecede 6 kere 7 kere hatta 10 kere kontrol eden insanlar ver ve bu durum onlara artık garip gelmiyor. Bir şeyleri kaçırma,yetişememe ve geç kalma duygusu ile tekrarlanan bu durum telafisi zor bir ruhsal bozukluğa doğru ilerliyor. İşin kötü tarafı bu rahatsızlığa yakalanan insanlar bunun farkında bile değil.


E-Anksiyete Sendromu Nedir? 1


E-Anksiyete Sendromu sonrasında kişi ailesinden ve sosyal hayatından uzaklaşıyor. Uyku düzenini bozulması ve yeterli dinlenememe sonucu depresyona giriyor ve durum tedavi edilmesi gereken ruhsal bir hastalığa dönüşüyor.