Yazı , düşüncenin harflerle ifade edilerek kalıcı hale getirilmesidir.Söz ve hareket geçicidir , iz bırakmaz.Buna karşılık yazı sürekli bir tanıktır.Bu çerçevede Orta Asya Türkleri de Göktürk Ve Uygur yazılarını yaygın olarak kullanmışlardır.


Göktürk (Orhun) Alfabesi

Göktürk Kitabeleri'nde kullanılan gelişmiş alfabe , Türklerin çok daha önceleri yazıyı kullandıkları fikrini kuvvetlendirmiştir.Nitekim , yapılan son araştırmalar da bu fikri desteklemektedir.Isık gölü civarında M.Ö. V ve VI. yüzyıllar arasına ait olduğu tespit edilen Esik Kurganı'nda gümüş bir kepçe bulunmuştur.Bu kepçe üzerindeki yazının Göktürk alfabesiyle yazılmış olduğu anlaşılmıştır.Yine , M.Ö. II. yüzyıla ait Tanrı dağlarındaki Kurday Kurganı'nda bulunan beş harfli yazıda Orhun alfabesiyle yazılmıştır.38 harften oluşan Göktürk alfabesi ; Uzak Doğu'dan , Orta Avrupa'ya kadar geniş bir alanda kullanılmıştır.

Uygur Alfabesi

Uygurlar döneminde , Göktürk alfabesi bırakılmıştır.Muhtemelen , Hint kültürünün ürünü olan Sogd alfabesi benimsenmiştir.Uygurlar bu alfabeyi kendilerine göre küçük değişiklikler yaparak kullanmışlardır.18 harften oluşan bu alfabeye Uygur alfabesi denilmiştir.Göktürk yazısı daha çok sert cisimlere kazınarak yazılırken , Uygur alfabesi kağıt üzerine yazılmaya elverişli görünmektedir.Bu alfabe VIII ve XVIII. yüzyıllarlar arasında Türk ve Moğol devletlerinde yaygın olarak kullanılmıştır.


Uygurlar döneminde , kağıt üzerine yazı yazma , kağıt yapımı da geliştirilmiştir.Uygurlara ait tahtadan yapılma yüzlerce harf bulunmuştur.Bundan da Uygurların ilkel tipte bir matbaa yaparak , baskıya geçtikleri sanılmaktadır.Uygurlar , Çin ve Hint eserlerinin pek çoğunu Türkçeye çevirmişlerdir.Kendileri de çok sayıda yazılı eser meydana getirmişlerdir.Uygurlar döneminden kalan en önemli eserlerden biri olan "Altun Yaruk" Çinceden Uygur Türkçesine çeviridir.Buda dinine ait dini ahlaki konuları işlemektedir.Yine "Sekiz Yükmek" ve "İki Kardeş Hikayesi" de en meşhur Uygur metinleri arasındadır.

İlk Türk Devletlerinde Yazı ve Dil


Türk Dilinin Önemi

Orta Asya'da Türk diye nitelenen kavimlerin en önemli müştereği dil , yani Türkçe idi.Çeşitli Türk boyları , önceleri değişik adlarla anılırdı.M.S. VI. yüzyıldan itibaren bu boylara genel isim olarak Türk denmesinin birinci dayanağını Türk dili oluşturdu.Boylar , konuşmaları sayesinde tek bir millet olduklarını anladılar ve beraber yaşama arzusu duydular.

Türk Dilinin Ailesi

Dilimizin tarihi , milletimizin tarihi kadar eskidir.Türkçe dünyadaki çeşitli dil grupları arasında Ural-Altay dil grubu içinde yer alır.Finlilerin ve Macarların dili de Ural dilleri içine girer.Altay dilleri arasında ise Türkçe ile birlikte Moğol , Mançur ve Kore dilleri vardır.Türkler soy bakımından Moğollardan ve Korelilerden ayrıdır , ama dilleri onlarınki ile aynı kökten çıkmıştır.Bu diller sonradan birbirinden ayrılmış , aralarında sadece eski bir akrabalık kalmıştır.

Türkçenin ilk dönemlerine ait yazılı belge olmadığı için , Türk dilinin ilk dönemleri hakkında açık ve kesin bilgilere sahip değiliz.Ancak , Orhun Kitabeleri'ndeki ifade ve kelime zenginliğine bakılarak , Türkçe'nin başlangıç tarihi çok eski devirlere götürülmektedir.