İnsanoğlu var olduğundan beri evreni ve çevresinde olup biten olayları öğrenme,araştırma merakı duymuştur. İlk Çağdan günümüze bilim insanlarının çalışmaları,dünyanın akıl almaz bir biçimde değişmesine neden olmuştur. Ancak bilim insanları çalışmalarında her zaman özgür olamamış, düşüncelerini açıklama ve yayma konusunda değişik engellerle karşılaşmışlardır. Orta Çağ Avrupa'sındaki Skolastik düşünce sistemi bu engellere örnek olarak verilebilir.


Skolastik düşünce, doğrunun zaten var olduğu düşüncesinden hareket ederek mevcut kitapların okunmasına dayalı bir öğretimi esas alır. Bu düşünce sisteminin temeli Hristiyanlık dinidir, ona dayanır ve onu desteklemeye çalışır.


Orta Çağda Avrupa'ya hâkim olan feodalite rejiminde, kilisenin ve din adamlarının her alanda büyük etkisi ve egemenliği vardı. Kilise-Feodalite rejimi; bilim, kültür ve sanata ait her şeye yasaklama getirmiş ve kilisenin her söylediğinin doğru olduğu fikri topluma benimsetilmeye çalışılmıştır. Kilisenin söylediklerinin tersini söyleyenlere çok büyük cezalar verilmiştir. Kilisenin bu tutumu yeni çağda da belli bir süre devam etmiştir. Öyle ki Dünya'nın döndüğünü iddia eden Galileo (1564-1642) gibi bir bilim adamı bile, bu iddiasından vazgeçerek yakılmaktan kurtulabilmiştir. Avrupa, Orta Çağda bu karanlık dönemi yaşarken İslam dünyasında bilim ve düşünce
özgürlüğü vardı. Bu ortamda bilim alanında büyük ilerlemeler kaydedilmişti. Avrupa Haçlı Seferleri sırasında Müslümanlarla tanıştığında, Skolastik düşünceden kurtulma fırsatını yakalamıştır. XII. yüzyılda Endülüs'teki zengin İslam kültürü, Avrupa'yı etkilemiştir. Buradan pek çok eser Arapçadan Latinceye çevrilerek Avrupa'ya yayılmıştır.


Endülüs'te yetişen İslam bilginleri Hristiyan öğrencileri eğitmiş, onlar da bu bilgileri kendi ülkelerine aktarmışlardır. Böylece İslam dünyasının tıp, astronomi, matematik, felsefe, kimya vb. alanlardaki bilgi birikimi, Avrupa'ya yayılmıştır. Tüm bu gelişmeler Avrupa'nın aydınlanmasında büyük rol oynamıştır.

15. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa'da meydana gelen gelişmelerle bilimsel düşüncenin önündeki engeller kalkmaya, düşünce özgürleşmeye başladı. Bu durum Avrupa'da, günümüz bilimsel birikimine temel oluşturan gelişmelerin yaşanmasına neden oldu. 19. yüzyıla kadar süren bu gelişmeler; Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform. Aydınlanma Çağı ve Sanayi İnkılabındır.