Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 40 yaşında peygamber oldu, 23 yıl peygamberlik yaptı.

Hz. Muhammed (s.a.) otuz beş yaşından itibaren sık sık Mekke'nin yakınlarındaki Hira Mağarası'na çekiliyordu. Burada Allah'ı ve onun yaratıcı gücünü düşünüyordu. Bu mağarada bir müddet kaldıktan sonra tekrar Mekke'ye dönüyor, Kabe'yi tavaf edip evine geliyordu. 610 yılının Ramazan ayının 27. gecesinde yine Hira Mağarası'nda olduğu bir sırada vahiy meleği Cebrail kendisine gelerek "Oku!" dedi. Peygamberimiz "Ben okuma bilmem." karşılığını vermesine rağmen aynı isteği iki kez daha tekrarladı. Sonra Alâk suresinin ilk beş ayeti Hz. Peygamber'e okudu. Bu ayetlerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Oku! Yaratan Rabbinin adıyla. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömerttir. O Rab ki kalemle yazmayı Öğretti. İnsana bilmediğini de Öğretti." Bu yaşadıklarına bir anlam veremeyen Hz. Muhammed (s.a.) titreyerek hızlıca evine geldi. Eşinden kendisini örtmesini istedi. Derin bir uykuya daldıktan sonra uyandı. Başından geçenleri eşine anlattı. Hz. Hatice de onu yatıştırdı. Daha sonra eşinin başına gelen bu durumu sormak maksadıyla Hz. Hatice'nin akrabası olan Varaka b. Nevfel'in yanına gittiler. Varaka b. Nevfel, Tevrat ve İncil'den haberdar olan bilge bir insandı. Hz. Muhammed (s.a.)'in başından geçenleri dinleyince ona gelenin vahiy meleği olduğunu, eğer hayatta kalacak olursa İslam'a daveti sırasında onun yanında olacağını bildirdi.


Varaka'nın sözleri Hz. Muhammed (s.a.)'in içini rahatlatmıştı. Hz. Muhammed (s.a.) bu ilk vahiyden sonra aynı tecrübenin tekrarlanması için zaman zaman Hira Mağarası'na gidi- yor ve vahiy meleğinin gelmesini bekliyordu. Fakat kendisine bir süre vahiy meleği gelmedi. İşte ilk vahiyden sonra aradan geçen bu zamana "Fetretü'l-Vahiy"adı verilir. Bu süre içerisinde Hz. Peygamber psikolojik olarak vahye hazırlanmıştır. Peygamberimizin, Rabbinin kendisini terk ettiği düşüncesine kapıldığı bir sırada Cebrail Hira Mağarasından dönerken yeniden ona göründü. Peygamberimiz onu ilk gördüğü zamanki gibi endişe içinde evine geldi ve yatağına uzandı. Daha sonra Cebrail gelerek Rabbinin şu ayetlerini bildirdi: "Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve insanları uyar. Rabbini her şeyden üstün tut, elbiseni temizle. Kötü şeylerden uzaklaş." (Müddessir suresi, 1. 5. ayetler.) Bu ayetlerle birlikte Hz. Muhammed
(s.a.)'e İslam'a davet görevi verilmiştir.