Mekki Ayetlerin Özellikleri

Mekke'de indirilen Kuran ayetleri, iman ve inkarı anlatmış, ahireti kazanmak amacıyla neler yapılması gerektiğini açıklamıştır. Ancak Müslümanların, Medine'ye göç etmesiyle birlikte yeni bir toplum kurulmaya başlanmıştır. İslam daha güçlü temellere dayanmış ve yayılmıştır. Bu sayede Medine döneminde indirilen ayetler, bu niteliklere göre gönderilmiştir. İbadetler ve imanın şartları bu dönemde ortaya konmuştur. Bundan dolayı Medine'de indirilen ayetler, Mekke'de inenlere kıyasla daha uzundur. Medine dönemi, beşeri hukukun ortaya çıktığı bir dönemdir. Bu hususları anlatan Bakara, Al-i İmran ve Nisa sureleri, Kur'an'ın en uzun surelerinden bazılarıdır.



1. "Ey inananlar" başlığıyla başlayan ayetler inmiştir

2. Oruç, zekat ve hac gibi ibadetler ayetlere konu olmuştur.
3. Alışveriş gibi toplumsal münasebete dayanan konulara bir hakkaniyet inceliği konulmuştur
4. Aile ve toplumu anlatan sureler indirilmiştir.
5. Ceza hukukunu anlatan ayet ve sureler indirilmiştir.
6. Cihat anlayışını anlatan sureler indirilmiştir.
7. Ankebut suresi örneği gibi münafıkları anlatan sureler indirilmiştir.

Medenî Âyetlerin Özellikleri

Kur'ân'ın Medine'deki muhatapları Allah ve Resûlü'nün bütün talimatlarına iman ederek teslim olmuş kimselerdir ve nâzil olan vahyi can kulağıyla dinlemekte ve hidâyetinin gereğini yapmaya âdeta can atmaktadırlar. Böyle muhataplara konuşan bir hitabın da daha fazla eğitici ve öğretici formda gelmesi, bilgileri ve konuları detaylarıyla beraber uzun uzun vermesi pek tabiîdir. Bu bakımdan Mekkî âyetlerin aksine Medenî âyetler, gözle görülür derecede uzun pasajlar hâlinde nâzil olmuştur. Uzun âyetler muhtevalarının da teenni ile okunup anlaşılarak gereğinin yerine getirilmesini hâsıl etmiştir. Çünkü Mekke'deki kısa âyetler vicdan ve duyguları harekete geçirirken, uzun Medenî âyetler aklı ve idraki harekete geçirmiştir. Yine önceki dönemden farklı olarak âyetlerdeki secî'lerin azaldığı da görülmektedir. Medenî âyetlerde görülen bu farklılıklara rağmen, yine de dönem âyetlerinde çok güçlü psikolojik motivasyonlar yer almaktadır. Meselâ Medenî bir sûre olan Haşr sûresi'nin 21. âyeti, Allah kelâmına karşı insanın ne kadar da katı kalbli ve ağlayamayan kuru bir çift göze sahip olduğunu haykırmakta ve Mekke'dekilere benzer şekilde ruhlarda büyük bir tesir icra etmekte "Eğer Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah korkusundan başını önüne eğdiğini ve paramparça olduğunu muhakkak görürdün. Biz bu misâlleri insanlara düşünsünler diye anlatıyoruz." Muhatapların kimlikleri doğrultusunda Medenî âyetlerde "Ey iman edenler!" diye hitap edilmesi; namaz, zekât, hac, nikâh, boşanma, alışveriş, faiz ve savaş gibi konularda detaylı bilgilerin verilmesi, adam öldürme, hırsızlık ve zina gibi birtakım suçlarla ilgili belirlenmiş cezaların konulması, detaylı miras dağılımının yapılması, münafıklardan söz edilmesi, ehl-i kitapla nasıl ilişki kurulacağı ve mücadelede bulunulacağının anlatılması, Medine döneminin diğer mümeyyez vasıflarındandır. İdeal bir yönetimin tesisi anlamında istişareden ve ihtilâf vukuunda Hz. Peygamber'e (aleyhisselâm) müracaat edilmesinden söz edilmesi de bu dönem âyetlerinin muhtevaları arasında yer almıştır. "Resûl" olarak Hz. Peygambere itaatin emredilmesi de yine dönemin karakteristiklerindendir. Zîrâ Kur'ân'da yaklaşık otuz âyette Allah ve Resûlü'ne itaat ّemri mânâsında "أَطِيعُوا اللهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ" şeklinde ifadeler geçmektedir ve bu âyetlerin tamamı da Medenî'dir. Bu âyetler şayet Mekke'de, Resûl'e (s.a.s.) itaatin gerçekleşmeyeceği bir ortamda nâzil olsaydı, -hâşâ- ilâhî sözün değeri ve ağırlığı buharlaşacak, böylece belâgate muhalif bir hâl ortaya çıkacaktı ki, mu'cizü'l-beyan olan Kur'ân-ı Kerîm bundan her zaman münezzeh olmuştur. Medenî âyetlerin muhtevalarından bir başkası da, mü'minlere zafer ve fetih vaat edilmesidir. Ayrıca Hz. Peygamber'in (s.a.s.) eşlerinden ve aile hayatından söz eden âyetler de Medine'de nâzil olmuştur.